|
Cuma akşamı arkadaşlarla evde “şarap+muhabbet" yapılınca Cumartesi sabah kahvaltıyı dışarıda yapmak farz oldu. “Haydi karşıya Rumeli Hisarı’na gidelim" denince de ilk hedefimiz elbette “Sade Kahve"ydi. Sade Kahve pazarları genelde yer bulamadığınız, cumartesileri bir 5-10 dakika ayakta beklerseniz yer bulabildiğiniz leziz bir kahvaltı mekanı. Boğaz manzarası ve deniz havası eşliğinde dört başı mamur bir kahvaltı yapabileceğiniz gayet sadeli kahveli bir yer.
Omletli, menemenli, peynir tabaklı, söğüşlü, simitli, ballı, kaymaklı nefis bir kahvaltıyı gayet keyifle yapabiliyor, üstüne kömür ateşinde pişmiş Türk kahvenizi höpürdete höpürdete içebiliyorsunuz. Bugün biz oradayken kendini “yerli Deyvid Kapırfild�" olarak tanıtan yaşlı bir illüzyonist amca da küçük bir şov yaptı. Arada böyle sürprizlerle de karşılaşabilirsiniz. Neyse efendim, gidenler biliyordur ama gitmeyenlere güzel bir haftasonu kahvaltısı için ısrarla tavsiye ederim. İki orta bir sade, haydi bana müsade :)
Yorum Ekleyin | 13-Mayıs-06 | hedonistanbul
|
|
|
Kadıköy Rıhtım Caddesi'nden Tepe Nautilus'a dönerken hemen sol köşede nefis bir kebapçı var: Kilis Kebap Bus. Bu aralar oradan geçerseniz hemen arabanızı kenara çekin (yaya iseniz kendinizi çekin:) Kebap Bus'ın önündeki taburelere kurulun ve çöp şiş, urfa, adana ne isterseniz söyleyin ve afiyetle yiyin. Üstelik Kebap Bus'ta öyle her yerde bulunmayan Sütaş şişe ayran da var :)
Kebap Bus küçük ve salaş bir yer olmasına karşın ünlüler tarafından da tercih ediliyormuş... Duvardaki Polat Alemdar (gerçek adı neydi ya bu adamın?), Hasan Kaçan vs fotoğraflarının yalancısıyım. Gaziantep yemekleri sevenler için Kebap Bus'ta "yuvalama" çorbası da var. Ha unutmadan, "cuma ve cumartesi çiğköfte günümüzdür" :)
Yorumlar (1) | 26-Mayıs-06 | hedonistanbul
|
|
|
Nefish Avrupa yakasında Akatlarda, Anadolu yakasında ise Caddebostanda şubesi bulunan bir balık restoranı. İki şubesine de hiç gitmedim ama ikisinden de yemeksepeti.com üzerinden ara sıra yemek söylüyorum. İşyerinde olduğum zamanlar Akatlardakinden, evde olduğum zamanlar Caddebostandakinden. Ama deneyimlerim sonucu şunu söyleyebilirim ki Akatlar Nefish'in hizmeti ne kadar iyiyse Caddebostandakinin hizmeti o kadar kötü. Balıkseverlerin aklında bulunsun...
Akatlar Nefish cici, Caddebostan Nefish kaka... 212 Nefis cici, 216 Nefish kaka :)
Yorum Ekleyin | 01-Haziran-06 | hedonistanbul
|
|
|
Öğlen canımız balık çekti ve Arnavutköy’e balık yemeğe gittik. Tabii ki Adem Baba’ya. Bilenler bilir, Adem Baba Arnavutköy’de üçüncü şubesini de açan pek leziz bir balık restoranı. Şu an midemde enfes bir lüfer dururken ben bilmeyenlere Adem Baba’yı anlatıp huzurlarınızdan çekileceğim :)
Az önce de belirttiğim gibi Adem Baba’nın Arnavutköy’de 3 mekanı var. Benim en sevdiğim sağ köşedeki. Bu öğlen her zamanki gibi orada yer yoktu ve aynı sokakta olan soldaki mekana gittik. Adem Baba’nın en leziz şeyi bence balık değil peynirli yeşil salatası. Gidip sofraya kurulduktan sonra hemen peynirli yeşil salatanızı istiyorsunuz, üzerine limonunu güzelce sıkıp, içine düşen çekirdekleri ayıklayıp, zeytinyağını da boca ettikten sonra balığınız gelene kadar güzelce yumuluyorsunuz. Bir de yanına kalamar tava söylerseniz değdirmeyin keyfinize. Gazetelerin pazar eklerine göre Adem Baba’nın en lezzetli yaptığı şey tavada hamsi. Ama ben mezgitten tekire, lüferden çipuraya her türlü balığı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Gidecek olanlara birkaç tavsiye: Arabayla giderseniz arabanızı valelere veriyorsunuz. Ama arkadaşın anlattığına göre valelerden biri geçenlerde bir müşterinin arabasını park ederken güzelce vurmuş. Ama Adem Baba masrafları karşılamış. Bir de çok temiz bir mekan olmasına rağmen bugün başıma geldiği gibi salatadan kürdan çıkabiliyor. Kürdanı yemeyip garsonlara verirseniz yemek sonunda tatlıyla özür diliyorlar :) Bu arada, Adem Baba’da alkol yok. Lütfen ısrar etmeyiniz :) Afiyet olsun.
Yorumlar (2) | 12-Mayıs-06 | hedonistanbul
|
|
|
Abartmıyım. Sadece Cambaz Meyhane'deydim :) Bu gördüğünüz foto da Cambaz Meyhane fasıl ekibinin dünyalar tatlısı solisti. İşini severek yapan, şarkı söylerken gözlerinin içi parlayan, Bülent Ersoy'un tabiriyle şarkıyı "fevkaladenin fevkinde" okuyan bir güzel insan :) Birbirinden şahane Türk san'at musikisi şarkılarıyla bize çok çok keyifli bir gece yaşattı.
Cambaz Meyhane İstiklal'e girince sağdan ben diyim dördüncü, siz diyin beşinci sokakta :) İmam Adnan Sokakta yani. Cambaz binasının ikinci katında, duvarlarında devasa boyutta eski İstanbul fotoğrafları olan leziz bir mekan. Ermeni kadınların yaptığı harika mezelerle geceye başlayıp, ara sıcaklarla rakıyı fondipleyip, fotoğraftaki hanfendinin söylediği en oynak şarkılarla kurtlarınızı dökebilirsiniz... Benim gibi içince susan adamların bile kafasına kadeh koydurtacak kadar eğlenceli yani :) Felekten bir gece çalmak isteyenlere ısrarla tavsiye eder kemancıya para sıkıştıraraktan sıradaki şarkıyı sizin için isterim :) Hatırla ey periiiii o mesud geceyiiiii, çamların altındaaaaa verdiğin buseyiiiiii... (Fotoğrafı sarhoşken çektiğim için çift görmüşüm, kusura bakmayın :)
Yorum Ekleyin | 30-Mayıs-06 | hedonistanbul
|
|
|
Diyarbakır’da meşhur olup Ankara’da şubesini açan Recep Usta, Ankara’dayken düzenli olarak gittiğimiz bir lezzet yuvasıydı. İstanbul’da açıldığını duyunca uzun zamandır gitmeye niyetliydik ama bir türlü fırsat olmamıştı. 30 Ağustos resmi tatil olunca, bir grup boğaz düşkünü olarak ilk önce planımızı Tünel’deki Canım Ciğerim’e gidip (bir ara gittiğimde bir şeyler yazarım buraya) ciğer yeme üzerine yaptık, ama sonra birden aklımıza Meşhur Tavacı Recep Usta gelince kendimizi Recep Usta’da bulduk.
Recep Usta’nın ünlüler, milletvekilleri, sanatçılar vs’nin yemek yerkenki fotoğraflarından oluşan küçük broşürü yine masada duruyordu. (Giderseniz broşürdeki “devasa bir karpuz içine konmuş bebek” fotoğrafına bakmanızı öneririm:) Broşüre yine gülümseyerek göz attıktan sonra Meşhur Tavacı Recep Usta’da yine her zamanki zevk törenini yaşamaya başladık. Recep Usta’ya ne zaman giderseniz gidin, ritüel şöyle gerçekleşiyor: Önce masanıza kuruluyorsunuz. Siparişinizi veriyorsunuz, ne isterseniz isteyin bol ekşili roka salatanız ve bostananız hemmen masanıza geliyor. Ardından da yine bol ekşili kuru patlıcan dolması ve içli köfte... Onları hızla mideye indirdikten sonra da istediğiniz harikulade yemek geliyor. Adından da anlaşılacağı üzere Meşhur Tavacı Recep Usta’nın en meşhur yemeği tava :) Bence daha meşhur olması gereken yemeği ise kaburga dolması. Kuzu kaburganın bademli iç pilavla doldurulmasıyla hazırlanmış yemek ötesi bir yaratı... Garsonlar kaburga dolmanızı sıcak sıcak getiriyor, sizin için ayıklıyor ve bir tepside masanıza bırakıyor. 2 kişilik kaburga dolmasını -eğer obez değilseniz- iki kişi doya doya yiyebilirsiniz. Bu arada yemeğin yanına bakır kaplarda gelen köpüklü ayranı özel tasıyla höpürdete höpürdete içiyorsunuz. Salataları, dolmayı, içli köfteyi, tavayı, kaburga dolmayı afiyetle yediniz bitirdiniz... Ama bitmedi! :) Asıl her şey şimdi başlıyor. Çünkü Meşhur Tavacı Recep Usta’nın bir meşhuru daha var: İrmik Helvası. Yazın giderseniz içi dondurmayla gelen irmik helvası... İnsanı şeker komasına sokabilecek irmik helvası :) Hemen sonrasında soda içmenizi tavsiye ederim. Ya da bir tane lavoba-aç yutmanızı :) Çünkü insan zevke doymuş bir halde sandalyesinde boş gözlerle durup kalıyor. Amaaa... Mırra dağıtan elemanın sesiyle birden kendinize geliyorsunuz. Elemanın “espressonun ağası” olarak tanımladığı mırrayla boğazınızı yaktıktan sonra artık gerçek hayata dönebilir elinizi havaya kaldırıp boşluğa bir imza atarak hesabınızı isteyebilirsiniz :) - Başım üstüne! Gitmek isteyenler için ayrıntılı bilgi: www.tavacirecepusta.com'da
Yorumlar (24) | 30-Ağustos-06 | hedonistanbul
|
|
|
Bir pazar sabahı kahvaltı yapmak için Moda'ya giderseniz sakın Dodo'ya gitmeyin. İstediğiniz şeyi yarım saatte getiren garsonlardan, kötü ve lezzetsiz peynirlerden oluşan peynir tabaklarından, tabelasında "bir kuş sütü eksik kahvaltı" yazıp da her şeyi eksik olan yerlerden hoşlanıyorsanız gidin tabii :)
Zaten atalarımızın da dediği gibi, "siparişi geç, hesabı erken getiren mekandan korkacaksın" :) Gitmeyecekler için, Dodo, Moda'da Kırıntı'nın yanında...
Yorumlar (3) | 12-Haziran-06 | hedonistanbul
|
|
|
Muhlama, kara lahana sarması, hamsili pilav...
Bunlar adını çok duyduğum ama bir türlü yeme fırsatımın olmadığı Karadeniz yemekleri. Dün sabah Sabah gazetesinde Nostoni adlı Karadeniz yemekleri yapan yerin methedilerek haber yapıldığını görünce fırsat bu fırsat diyerek gitmeye karar verdim. Akşam arkadaşlarla doluştuk arabaya kaybola kaybola yarım saat sonra nihayet bulduk Nostoni’yi. Karadeniz yemeklerini hiç yememiş iki kişi, her sene Karadenize giden, babası düzenli olarak Karadeniz yemekleri yapan bir kişi ve babaanne tarafından Karadenizli olan bir kişiden oluşan ekibimizle mutfak kenarındaki masamıza kurulduk. Lazca “lezzet” anlamına gelen Nostoni’de 7 masa var ve bu 7 masayla sadece 1 garson ilgileniyor. Hal böyle olunca da biz oturduktan 5 dakika sonra anca siparişi verebildik. Yemeklerimiz de yarım saat sonra gelebildi. Sabah gazetesi Nostoni’ye serviste 3 yıldız vermiş. Benden 2 yıldız anca çalışır. Her şeyin tadına bakalım mantığıyla muhlama, kara lahana sarması, mısır ekmeği, fasülye turşusu kavurması ve hamsili pilav söyledik. Sırasıyla yemekler hakkındaki fikirler şöyle: Muhlama (Bazı yörelerde “kuymak” da deniyormuş): Tereyağında ve mısır ununda özel Karadeniz peynirinin eritilmesiyle yapılan yemek. Fondue’nün Karadenizcesi yani :) Mısır ekmeğini bandıra bandıra yedikten sonra Kardenizli arkadaş da dahil herkesin fikri muhalamanın pek leziz olduğuydu. Kara lahana sarması: En merak ettiğim yemekti. O kadar bekledikten sonra gelen kara lahana sarmasının içindeki kıyma resmen çiğdi. Eti çok pişmiş seven ben çatalla sarmayı ikiye yardıktan sonra kıymayı gördüm ve yemedim tabii ki... Kara lahana sarması tabakta öylece kaldı. Yani hakkında fikir beyan edemeyeceğim. Fasülye turşusu kavurması: Önceden yemiştim. Genel kanı vasatın üstünde olduğuydu. Hamsili pilav: Biz diğer yemekleri yedikten 15 dakka sonra geldi. Yani yemek siparişini verdikten 45 dakika sonra. Ama ben çok beğendim. Midye dolmasına yakın bir tadı vardı. Yine olsa yine yerim :) Karadenizli arkadaş da pilavının kendilerinin hazırladığından farklı olduğuna ama gayet lezzetli olduğunu söyledi. Yemeklere Sabah gazetesi 3 yıldız vermiş. Benden 2,5 yıldız anca... Ve son olarak gelelim Sabah gazetesinin 3 yıldız verdiği ambiyansa... Duvarında kemençe görmediğim, süsleme olarak üzerinde “Çeşme” yazan maket teknenin olduğu Karadeniz mekanına 1 yıldızdan fazla vermiyorum malesef... O da duvardaki balıkçı ağının hatırına :) Nostoni’ye 2-3 ayda bir Karadeniz yemeği yemek için gidilebilir. Adresi ve telefon numarası aşağıda. Şimdiden afiyet olsun uşaklar :) Bayar Caddesi Bahçeli Sokak 3/1 Sahrayıcedid 0216 467 30 77
Yorumlar (2) | 31-Aralık-06 | hedonistanbul
|
|
|
Maçka G-Mall'daki Num Num'ın sebze çorbası...
Budur.
Yorum Ekleyin | 29-Kasım-06 | hedonistanbul
|
|
|
İstanbul'un boğazından lıkır lıkır geçen Yeni Rakı...
İnleyen Nağmeler... Uçan kuşlar... Martılar... Buyrun afiyetle izleyin :)
Yorum Ekleyin | 28-Aralık-06 | hedonistanbul
|