|
Lise dönemlerimde Konya'da yaşarken oturduğumuz askeri lojmanlardan şehir merkezine gitmek için çoğu zaman otostop yapardık. Yazın ise en yakın arkadaşımla Anamur'da kaldığımızda, gece bara gitmek için otostop yapardık. Sonra biraz büyüdük, üniversite yıllarında Bodrum'da tatil yaparken Gündoğan'dan Club Flipper'a günübirlik gitmek için otostop yapar olduk. Sonrasında çeşitli tatillerde arabamız olmadığında otostop yaptık. Ankara'da üniversitede okurken evim okulumun yanındaydı, okula gidip gelmek rahattı, ama ara sıra ODTÜ Tiyatro Festivaline gittiğimizde otostop yaptığımızı hatırlarım. Otostop yaptığımız zamanlardan bir çok ilginç anı hala durur bir yerlerde.
Neyse efendim sadede gelecek olursam: Bugün ilk defa otostoplanan taraf ben oldum :) Sabah işe gelirken tam köprü girişinde 30-40 yaşlarında bir kadın otostop yapıyordu ve birlikte karşıya geçtik. Yarım saat boyunca İstanbul hakkında atıp tuttuk. İstanbul'daki çarpık yapılaşmadan bahsederken anlattığı bir kaç anekdot ilginçti. Bir tanıdığı yatırım olsun diye arsa almış. Sonrasında adam iş için Almanya'ya gitmiş ve iki sene orada kalmış. Yurda döndüğünde arsasına bakmak için gitmiş ve arsasına devasa bir iş merkezi yapıldığını görmüş. Doğal olarak mahkemeye vermiş ve mahkemeden çıkan sonuç şu: "Yapılan bina arsadan değerli olduğu için binanın yıkılmamasına, gelirinin yarısının arsa sahibine verilmesine karar verlmiştir." Yani kısaca "Adalet mülkün temelidir." :) İkinci ilginç anekdot da şöyle. Otostopçu hanımın (bu arada ilginçtir kısa otostop yolculuklarında isim söylenmez) evi Fenerbahçe Stadyumunun yanındaymış. Stadda inşaat devam ederken bir gece saat 2 civarı ağır iş makineleri oldukça yüksek sesle çalışmaya başlamış. Kadın polise telefon açmış ve durumu şikayet etmiş. Polis'in verdiği cevap aynen şöyle: "Hanfendi, biz de Fenerbahçeliyiz..." :)
Yorumlar (1) | 09-Mayıs-06 | teşhistanbul
|
|
|
Devlet Planlama Teşkilatı'nın 2003 yılı verilerine göre; 81 il içinde;
• En fazla (10.018.735) nüfusuyla BİRİNCİ • En yüksek (% 90,69) şehirleşme oranıyla BİRİNCİ • En yüksek nüfus yoğunluğuyla (km2 ye 1928 kişi) BİRİNCİ • Tarım hariç tüm sektörlerde istihdam sayı ve oranlarında BİRİNCİ • Tarımda sondan BİRİNCİ :) • En yüksek okur-yazar oranıyla (%93,39) BİRİNCİ • En yüksek kadın okur-yazar oranıyla (%89,5) BİRİNCİ • İmalat sanayi işyeri sayısında (3543) BİRİNCİ • Kırsal nüfus başına tarımsal üretim değerinde sondan BİRİNCİ :) • Daire sayısında (3.393.077) BİRİNCİ • Gayri Safi Milli Hasıla içinde payı (%22) BİRİNCİ • Toplam banka mevduatı içindeki payı ile (%44) BİRİNCİ • Fert başına gelir ve kurumsal vergide (258 milyon TL) BİRİNCİ • Fert başına telefon kontör değerinde BİRİNCİ :) olan ilimiz tahmin edin hangisi? :)
Yorumlar (1) | 25-Mayıs-06 | teşhistanbul
|
|
|
Atv'nin Hava Durumu programında İstanbul'un hava durumu İstanbul (Avrupa Yakası) ve İstanbul (Anadolu Yakası) olarak ayrı ayrı veriliyor. Ben iki kere rastladım ikisinde de sıcaklık aynıydı :) Ama evden çıkınca sağnak yağmurla karşılaşıp, işe vardığında günlük güneşlik bir havayla rastlayan ya da evden çıkınca açık bir havayla karşılaşıp işe vardığında her yeri karlar altında gören bir insan olarak Atv'nin bu olayını gönülden destekliyorum :)
Yorumlar (1) | 26-Eylül-06 | teşhistanbul
|
|
|
Şimdi size dünyada sadece İstanbul'da olan, sadece bir kişinin yaptığı, eşi benzeri olmayan bir meslekten bahsetmek istiyorum: “Trafik Konisi Toplayıcılığı�" :)
İstanbul'da düzenli olarak arabasıyla köprüden geçen herkes mutlaka biliyordur. Sabah trafiğin yoğun olduğu saatlerde Boğaziçi Köprüsü'nde (Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde de vardır kesin) Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçişte trafik konileri dizilerek ek şerit açılıyor. Akşam da tam tersi. Trafik yoğunluğu bitince bu konileri toplayan bir adam var. Bir kamyonetin arkasında özel olarak oluşturulmuş düzenekte oturan bu adam, kamyonet yavaş yavaş ilerlerken yolun kenarındaki trafik konilerini alıyor ve kamyonetin kasasındaki kişiye veriyor. Ve benim gördüğüm kadarıyla hiçbir koniyi de ıskalamıyor. Valla ben olsam gözüm Boğaziçinin harika manzarasına kayar ve kesin birkaç tanesini tutamam... (Ki araba sürerken birkaç kez dalıp gitmişliğim ve arabanın bariyerlere doğru kaymışlığı vardır:) Görmeyenlerin umarım gözünde canlanmıştır. Bir daha denk gelirsem ilk fırsatta fotoğrafını çekip buraya koyarım. Bu yazıyı okuyanlardan çekebilen olursa göndersin, bu eksantrik olay belgelensin :) Bu arada, bu yazıyı yazmadan önce trafik konilerinin adını bilmiyordum. Hatta bu yazıyı dün yazacaktım ama o aletin adını bilmediğim için yazamadım :) Çevremdeki birkaç kişiye sordum, onlar da bilemediler. "Trafik hunisi�", "trafik kulesi�", "çizgili trafik aparatı�" gibi garip isimler uydurup durduk :) Allahtan Google icad oldu da cahiliye devri bitti :)
Yorumlar (2) | 31-Mayıs-06 | teşhistanbul
|
|
|
Boğaziçi Köprüsünün iki bacağı arasında yol boyunca tam 40 tane aydınlatma direğinin olduğunu biliyor muydunuz? Ben de bilmiyordum, ama dün eve giderken saydım :)
Yorum Ekleyin | 08-Haziran-06 | teşhistanbul
|
|
|
Bu sabah köprüden geçerken önümdeki arabanın arkasında bir kağıt vardı. Kağıtta İsrail saldırıları sonucu ölen Lübnan'lı bebeklerden birinin fotoğrafı vardı ve üzerinde "Dikkat! Bebek Var! Yaklaşmayın!" yazıyordu.
Etkili ve tepkili geldi, paylaşayım istedim.
Yorum Ekleyin | 03-Ağustos-06 | teşhistanbul
|
|
|
Üsküdar'da dolmuş duraklarında (metro inşaatının olduğu yerde) devamlı Meksika şapkasıyla dolaşan bir dolmuş kahyası var. Üsküdar'a yolunuz düşerse amigoyu görmeden geçmeyin derim :)
Yorum Ekleyin | 21-Eylül-06 | teşhistanbul
|
|
|
Her sabah arabamla karşıya geçerken köprü trafiği tıkalı olduğu için sağımdaki solumdaki araçlarda bulunan insanları inceliyorum. Bu sabah fark ettim ki yüzler ve araçlar farklı olsa bile her sabah -özellikle Boğaziçi Köprüsü trafiğinde- aşağıdaki insan tiplerini mutlaka görüyorsunuz.
• Sürücü koltuğunda makyaj yapan bir kadın. • Şoförü sıkıntıdan patlarken arka koltukta gazete okuyan bir adam. • Sol şeritte yerini garantiye alıp direksyon başında gazete okuyan bir adam. (Dikkat ettim gazete hep Hürriyet oluyor) • Broadway, Tofaş Şahin gibi eski bir arabanın içinde 4 adam. • Devamlı cep telefonuyla konuşan bir işadamı. (Genelde sinyal vermeden şerit değiştirirler) • Direksyonu iki eliyle kavramış, önünden başka hiçbir yere bakmadan dur-kalk yapan orta yaşlı bir kadın. • Arabasında ayıcıklar, oyuncaklar vb. olan sarı saçlı bir genç kız. (Ya üniversite öğrencisi ya da genç profesyonel) • “Bu trafikte niye karşıya müşteri aldım” dercesine bir surat ifadesiyle habire şerit değiştiren taksi şoförü. • Direksyon başında bir şeyler yiyen bir kadın. • Karısı yan koltukta uyurken arabayı mutsuz bir şekilde kullanan bir adam. • Önde oturan ebeveynleri konuşurken suratsız bir ifadeyle camdan dışarıyı seyreden bir çocuk. • Ve sağındaki solundaki araçlarda bulunan insanları inceleyen bir adam :)
Yorum Ekleyin | 01-Şubat-07 | teşhistanbul
|
|
|
İnsan İstanblue adıyla bir votka çıkarıp bu güzelim isimli votkanın reklamını ne kadar kötü yapabilir?
İşte bu kadar... Buyrun izleyin:
Yorumlar (4) | 03-Ocak-07 | teşhistanbul
|
|
|
Napoléon Bonaparte zamanında şöyle buyurmuş:
“Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu." Ben de şimdi şöyle buyuruyorum: "Allah esirgemiş..." :)
Yorumlar (1) | 02-Mart-07 | teşhistanbul
|
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |