Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Diğer Haberler > Aman Dikkat! Bilgisayar başında ”fıtık” olmayın!
Aman Dikkat! Bilgisayar başında ”fıtık” olmayın!
Uzmanlar uyarıyor: Monitörünüz uygun yerde ve yükseklikte değilse fıtık olma riskiniz yüksek.
Başkanı Prof. Dr. Recai Tuncer, bilgisayar ekranı uygun yerde ve yükseklikte değilse, boyun eğilerek ya da dönerek sürekli pozisyonda kalıyorsa, bu pozisyonların boyun fıtığına zemin hazırladığını bildirdi.

Prof. Dr. Tuncer, yaptığı açıklamada, boyun fıtıklarının, bel fıtığından sonra en sık görülen omurga hastalığı olduğunu söyledi.

Boyun fıtığının en sık trafik kazası, bir yerden düşme, başa bir şey çarpması gibi durumlarda ortaya çıktığını, uygun olmayan pozisyonlarda çalışan insanlarda da görülebildiğini kaydeden Tuncer, bilgisayar ekranının yanlış yerde durmasının boyun fıtığına neden olduğunu belirtti. Tuncer, "bilgisayar kullanırken boynun pozisyonu önemli.

Bilgisayar ekranı uygun yerde ve yükseklikte değilse, boyun eğilerek yada dönerek sürekli pozisyonda kalıyorsa, bu kötü pozisyonlar boyun fıtığına zemin hazırlıyor. Özellikle banka memurlarında boyun fıtığına daha fazla rastlanıyor" dedi.

Prof. Dr. Recai Tuncer, bilgisayar başında çalışmak zorunda kalan kişilerin ekranı mutlaka göz hizasına, ve boynun düz pozisyonda durduğubir konuma yerleştirmeleri gerektiğini kaydetti.

Boyun fıtığında yaşın da önemli olduğunu belirten Tuncer, genç yaşlarda omurgada fıtık yapan disklerin büyük bölümünün su olduğunu söyledi. Yaş ilerledikçe sıvının azaldığını ifade eden Tuncer, "sıvı azalınca da elastikiyet azalıyor. Bununla birlikte de zedelenme olasılığı yükseliyor. Boyun fıtığı, 40 yaşın üzerindeki kişilerde daha sık görülüyor" dedi. Tuncer, şöyle konuştu:

"Boyun ağrısı, omuza ve sırta yansır. Bu, daha başlangıç dönemidir. Daha ileri aşamaya geçince kol ağrısı eklenir. Boyun ve kol birlikte ağrıyorsa, bu orta derecede ileridir. Daha ileri aşamasında ise sadece kol ağrısı kalır, boyun ağrısı kaybolur. Kola giden sinirlerin kökleri direkt olarak etkileniyordur. Bu belirtiler genel olarak yana doğru çıkmış boyun fıtıklarında görülür.

Eğer ortaya doğru fıtık oluşursa, direkt olarak omuriliğe baskı yapar. Bunda da ikinci grup belirti olarak, boyundan aşağısında güçsüzlük, yürümede güçlük, ellerde beceri azalması, ince işleri yapamama, uyuşmalar ortaya çıkar. "

TEDAVİSİ BEL FITIĞINA GÖRE DAHA KOLAY


Boyun fıtıklarının bel fıtıklarından daha kolay tedavi edilebildiğini belirten Tuncer, boyun fıtıklarının bel fıtıklarına göre ameliyat dışıyöntemlere de daha fazla cevap verdiğini kaydetti.

Prof. Dr. Recai Tuncer, boyunda yatarak istirahate de gerek olmadığını vurgulayarak, boyunluk takmanın önemine işaret etti. Özellikle boyun fıtığının başlangıç dönemindeki hastaların mutlaka boyunluk takması gerektiğine değinen Prof. Dr. Tuncer, "boyunluk, başın boyun üzerindeki ağırlığını azaltır ve boynu istirahate alır. Eğer siz boynu istirahate almadan başka işlemler yaparsanız, bundan yeterince cevap alamazsınız"dedi.

Prof. Dr. Tuncer, başlangıç döneminde bu tedaviyi alan hastaların yüzde 80-90'ının iyileştiğini, bunun kalıcı olması için de hastalara görev düştüğünü söyledi. Boyun fıtığının tekrar edici olduğuna dikkati çeken Tuncer, şöyle konuştu:

"Aynı yerden de tekrar edebilir, bir üstten veya alttan da tekraredebilir. Bu hastaların hareket yeteneği bir miktar kısıtlanır. Bukısıtlandığı zaman mevcut hareketleri yapmak için bir üst veya alt tarafdaha hareketli hale gelir. Bu hareketli omurga bölgelerinde yeni fıtıklaşma riski artar. Hasta bilmeli ki, bir kez geçirdiklerinde, 'iyi oldum, hastalık hiç olmamış gibi oldum' diyemez, çünkü omurga buhastalıktan sonra hiç hasta olmamış haline dönmez. Bunu engellemek içinomurganın destek dokularını, yani kasları güçlendirmeniz lazım. Kasları güçlendirme egzersizleri yapacaksınız. Bunlar gayet basit, çok kolaylıkla yapılabilen egzersizlerdir. Ama ne yazık ki, bazen hekimler unutur, bazen hastaya verirsiniz, hasta bir süre sonra 'ben iyiyim' derbırakır. Hastalık bundan sonra tekrar eder.
Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008