Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Türkiye Haber > Atatürk yüzyılın lideri seçildi
Atatürk yüzyılın lideri seçildi

 


ABD'de Brown Üniversitesi öğretim görevlisi Profesör Arnold Ludwig, geliştirdiği bir metodoloji sonucunda, Atatürk'ün 20. yüzyılın en büyük siyasi lideri olduğunu ortaya koydu.


 
'Dağın Arslanı: Siyasi Liderliğin Doğası' adlı kitabın yazarı Prof. Ludwig,

Amerika Atatürk Derneği'nin (ASA) toplantısında, geliştirdiği 'siyasi büyüklük skalası' ile, Atatürk'ü işbaşındaki ABD Başkanı George W. Bush ile karşılaştırdı. Sonuçta, Bush 15 puan alırken Atatürk 32 puan topladı. Ludwig'in çalışmasında, Nelson Mandela 20 puan, Winston Churchill 22 puan ve Bill Clinton da 15 puan almıştı.

MAO'DAN 2 PUAN YÜKSEK
 
Ludwig'in daha önce yaptığı çalışmada, Atatürk 31 puan ile birinci olurken, Mao Zedong ve Franklin D. Roosevelt 30 puanla ikinci olmuştu. Aynı çalışmada, Charles De Gaulle altıncı, Woodrow Wilson 15. olmuş ve Ronald Reagan da 25 numarada yer almıştı. Psikiyatrist olan Prof. Ludwig, 'kültürel özellikler ve önyargılardan arındırılmış' bir yöntemle dünya liderlerini 11 ayrı kategoride değerlendiriyor. Her kategoride liderlere 0 ile 3 arasında puan verilirken, sadece iki kategoride 0 ile 5 arasında puan verilebiliyor. Bu kategoriler, sıfırdan ülke yaratmak, toprakları genişletmek, iktidarda kalınan süre, askeri başarı, sosyal tasarım gücü, ekonomik başarı, devlet adamlığı, ideoloji ortaya koyma, ahlaken örnek olma, siyasi miras ve ülkenin nüfusu olarak sıralanıyor.

İŞTE KRİTERLER

Amerika'lı tarihçi Prof. Arnold Ludwig, dünyanın çeşitli siyasi önderlerinin başarı ve önem derecelerini sınıflandıran 11 kritere göre 20. yy'ın en büyük liderlerini belirledi.
Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk toplam 31 puan alarak yüzyılın en büyük lideri oldu.

Ludwig'in verdiği bilgiye göre bu ölçeğin kriterleri,

* sıfırdan ülke yaratmak,
* toprakları genişletmek,
* iktidarda kalınan süre,
* askeri başarı,
* sosyal tasarım gücü,
* ekonomik başarı,
* devlet adamlığı,
* ideoloji ortaya koyma,
* ahlaken örnek olma,
* siyasi miras
* ülkenin nüfusu ölçütlerinden oluşuyor.

Liderlere, bu kriterlerin her biri için 0 ile 3 veya 0 ile 5 arasında puan veriliyor. Prof. Ludwig, kitabında, 20'nci yüzyıla damgasını vuran yüzlerce lideri bu sisteme göre kıyasladığını ve Atatürk'ün en üst sırada geldiğini anlattı. Buna göre Atatürk, Ludwig'in kitabında bu 11 kriterden toplam 31 puan aldı.
Gelen Yorumlar
Toplam 8 yorum, 1-8 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda. Okuyucu yorumları onaydan sonra yayınlanır. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
FETHULLAHÇILARA DUYURULUR..

Ulu önderin dünyanın en büyük lideri olduğunu düşmanlarımız bile kabul eder hale gelmişken ABD'de ikamet eden Türk vatandaşı Fethullah'ın Türkiyedeki adamları M.Kemal Atatürk'e fırsat buldukça medyalarında, okullarında, dersanelerinde küfür etmeye devam ediyorlar. Ama, şunu bilsinler ki bu böyle gitmez, gitmeyecekte! Elbette Türk Halkı yeri ve zamanı geldiğinde bu şaklabanlara bir dur diyecektir.
AHMET OZANOĞLU | 20 Mayıs 2008 Saat 21:41
152 ÜLKE TEMSİLCİSİ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İÇİN NE DEDİ
Ahmet Ozan Bey

ATATÜRK KİMDİR;
ATATÜRK ULUSLARARASI ANLAYIŞ, İŞBİRLİĞİ, BARIŞ YOLUNDA ÇABA GÖSTERMİŞ ÜSTÜN KİŞİ, OLAĞANÜSTÜ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRMİŞ BİR İNKİLAPÇI, SÖMÜRGECİLİK VE YAYILMACILIĞA KARŞI SAVAŞAN İLK ÖNDER, İNSAN HAKLARINA SAYGILI, DÜNYA BARIŞININ ÖNCÜSÜ, BÜTÜN YAŞAMI BOYUNCA İNSANLAR ARASINDA RENK, DİL, DİN, IRK AYIRIMI GÖSTERMEYEN, EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU
Unesco Rus delegesi ve 152 Ülke Temsilcisi

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çok önemli son yüzyılın dünya lideri.Biz Türklerin Ulu önderi Hala bir bölümü zavalı yaşam süren islam ülkeleri içinde yol gösterici Gazisi(Yara almış İslam mücahiti) dir.Her Türk ün onu özümsemesi kural olmalıdır.Büyük Atanın bağımsızlık anlayışını dünya takdir ediyor.O hem kısa düşünenlerin hemde ülke kacaklarının özgürce yaşamalarını özgür nefes almalarını sağlayan ulu önderdir. O nedenledirki TV de ağıt yakan bir ülke kacağı Ulu Ata ya ne yapabilirki.Onun medyası doğru bir iş yapacaksa Ülkeye getirsin bağımsız yargıda yargılansın betaat etsin.Bugün İslam ülkelerinin yarıdan çoğu bu ağlayan adamlar tarafından sığlaştırılmakta ve uyuşturulmaktadır.Türk dirençi Cumhuriyette ve Atatürk ilke ve inkilaplarındadır.Ya değilse besleme basınla bir yere varılmaz.

Belseme basın ve pasta düşkünü kalem takımı kudurmuş akıllar ancak fani lidere havlar başkaca yapacakları olamaz.Onlar Talibani Afganın ve Çizme altındaki din kardeşlerimizin ufkunun açılması yerine karekteri bağımsızlık olan Ulu Ata ya futursuzca saldırabilirmi sanıyorsunuz.Damat Ferit ve hegomanyacı kafa ancak Samda köşkte yaşar.

Bağımsızlığı ve Atatürkcülüğü Özümsemiş Çağdaş Türkiye 'nin insanlarına selam olsun.
Yaşar AVCI | 22 Mayıs 2008 Saat 09:20
DÜNYA GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E NE DEDİ
İkbal
Pakistan Millî Şairi, 1958
Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken O'nun bakışıyla cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.


Vladimir İliç Lenin
Rus İhtilali Lideri, 1921
Mustafa Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. O, soygunculara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranıyla birlikte alt edeceğine inanıyorum.



Jawaharlal Nehru
Hindistan Başkanı, 1963
Kemal Atatürk veya bizim O'nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı. Büyük devrimlerini okuduğum zaman çok duygulandım. Türkiye'yi modernleştirme yolunda Atatürk'ün giriştiği genel çabayı büyük bir takdirle karşıladım. O'nun dinamizmi, yılmaz ve yorulmak bilmezliği insanda büyük bir etki yaratıyor. O, Doğu'da modern çağın yapıcılarından biridir. O'nun en büyük hayranları arasında bulunmakta devam ediyor.



Franklin Roosevelt
ABD Başkanı, 1937
Mustafa Kemal hakkındaki bilgiyi, O'nu çok iyi tanıyan birisinden edindim. SSCB'nin Dışişleri Bakanı Litvinof'la görüşürken, onun fikrince bütün Avrupa'nın en değerli ve ilgi çekici devlet adamının bugün Avrupa'da yaşamadığını, Boğazların gerisinde, Ankara'da yaşadığını, bunun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi.



General Douglas Mac Arthur
ABD Uzak Doğu Kuvvetleri Başkomutanı, 1963
A sker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye'nin en ileri memleketler arasında hakettiği yeri almasını sağlamıştır. Yine O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını oluşturan, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir. Ben Atatürk'ün sadık arkadaşlarından biri olmakla büyük övünç duyuyorum.



Kurt Georg Kiesinger
Federal Almanya Başbakanı, 1968
Ben Türk - Alman dostluğunu yakından tanıyan bir neslin çocuğuyum. Küçük yaşımda bir adamın kahramanlıklarını, yaptığı hizmetleri, ülkesi için giriştiği özverileri gördüm. Bu adam Mustafa Kemal'di. Bugün daha iyi kavrıyorum ki, o insan büyük bir devlet adamıydı. Büyüktü, çünki, ölçüyü korumasını her zaman bildi ve eserini tehlikeye sokacak sınırları aşamadı. Yürekliliğin ve kendi yürekliliğinin sınırlarını da çizebilecek kadar anlayışlıydı.


Nikita S. Kruşçev
Sovyetler Birliği Başkanı, 1963
Yakın ve Orta Doğu'da ilk cumhuriyet, doğuşunu O'na borçludur. Bu cumhuriyet, birçok ulusun milli özgürlük savaşalarına ışık tutmuştur. Atatürk'ün yönetimindeki Türkiye'nin uluslararası otoritesi yükselmiş ve ülkesi dünya siyasetinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.



Lord Kinross
İngiliz Devlet Adamı, 1960
Atatürk, tarih boyunca gelip geçmiş en büyük devlet adamlarından biridir. Hiç bir zaman yaşadığı zamanın üzerinde durmamış, ileriyi görerek ona göre iş yapmıştır. Atatürk'ü Mussolini ve Hitler gibi yöneticilerden ayıran nokta işte bu niteliktir. Onlar her yaptıklannda kendilerini düşünerek hareket ediyorlardı. Atatürk, kendisinden ötesini, 20-30 yıl ilerisini görerek hareket ederdi

Muhammed Eyüp Han
Pakistan Devlet Başkanı, 1963
Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biri değildir. biz Pakistan'da O'nu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. O, yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildir. Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık duygularıyla O'na çevirnişlerdir.








Yaşar AVCI | 22 Mayıs 2008 Saat 09:21
SAYIN AVCI..
Sayın Yaşar Avcı sizinle tanışmayı çok isterim.Eğer siz de isterseniz diyalog kuralım.

Ben İstanbul'da ikamet eden bir Mucurlu'yum.3 Mart 1966 doğumluyum.Evliyim ve 7 yaşında bir oğlum var.Mail adresim:mucurman@gmail.com.

Saygılar.

AHMET OZANOĞLU | 23 Mayıs 2008 Saat 10:01
SARI SAÇLI MAVİ GÖZLÜM YİNE GEL.AŞIK MAHSUNİ

MUSTAFA KEMAL'İN MANGASI

Askerler geceyi beklediler,
Bozkır gecesini!...
Sıcak toprak üstünden
Bir buğu yükseliyordu.
Yıldızlara baktı Hasan Çavuş,
Dedi: "Emme de parlak bu gece"
Bir sigara yaktı.

Mangasından tekmil getirdi Memiş Onbaşı:
Aydınlı İsmail'in bacağında sızı varmış,
Tireli Hüseyin sabaha kadar uykusuz kalmış.
Bodur Ali ah diyor bir memlekete gitsem,
Yine hafiften bir türkü tutturmuş,
Giresun'lu Rüstem
Tüfeği elinden düşmez Bergama'lı Ahmet'in,
Avrat, tüfek, at,
Namus sözüdür, diyor,
Büyük taarruz bir an önce başlasın istiyor.

Az ötede Mustafa Kemal'in Çadırı
Gecede bir gümüş ehram gibi pırıldar.
Kapısında bir nöbetçi
Kulak vermiş içerdekileri dinliyor.
Silâh sesleri duyar gibi
Ürperiyor yağız teni
Kulakları pusuda bir kaplan gibi dikilmiş,
Düşünüyor Büyük Taarruzun neticesini!...

"Mustafa Kemal"i gördüm,
Bir şeyler süzüldü ışık ışık içime.
Daha dağ, daha kaleyim.
Bir başlasın top sesleri hele,
Afyon'a girmezsek iki saatte,
Öleyim" diyor...
Mustafa Kemal'in mangasında,
Korkudan eser yok
Günlerdir yarı aç, yarı tok
Bir kaşık tuzu bulunsun diye vatan macerasında,
Paşalar Paşanın kumandasında
Zaferden zafere koşuyor


Cahit KÜLEBİ
Yaşar AVCI | 23 Mayıs 2008 Saat 11:49
SARI SAÇLI MAVİ GÖZLÜM YİNE GEL.AŞIK MAHSUNİ
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm

Sana Hasret Sana Vurgun Gönlümüz
Neredesin Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost
Bu Gemi Bu Karadeniz
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Ararım İzini Dolmabahçeden
Bir Daha Dönmezmi Bu Yola Giden
İçimde Sen ,Gözümde Sen sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Kurban Olam Yürüdüğün Yollara
Kara Peçe Yakışmıyor Kullara
Uyan Bak Bizim Hallara
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Bulutlar Terinden, Dağlar Kokundan
Sarhoştur Sevdiğim Mahsuni Bundan
Bir Daha Gel, Gel Samsundan
Sarı Saçlım Mavi Gözlüm
Nerde Nerde Nerdesin Dost

Kaynak: Asik Mahzuni Serif
Yaşar AVCI | 23 Mayıs 2008 Saat 11:50
Atatürk Kırşehir'de
ATATÜRK'ÜN KIRŞEHİR'E GELİŞİ Çok güç şartlarda Kurtuluş Savaşı'na başlayacağını anlayan Mustafa Kemal savaşın, Anadolu nun çoğunluğunu oluşturan köylüler üzerinde sözü geçen ileri gelenlere dayandınlarak yürütüleceğine inanmıştı. Bunun için Sivas'tan Ankaraya çıkmayı kararlaştırdı. Heyet-i Temsiliye'nin yanındaki para ile ancak 20 yumurta,1 okka peynir ve 10 ekmek alınabilirdi. Otomobillerinin benzini, Sivas Amerikan Okulu'ndan hediye olarak sağlanmıştı. Fakat, Tüık Milleti'nin büyük desteğini alan Atatürk, yol boyunca sıkıntıya düşmemiş, sevgi gösterileriyle yoluna devam etmişti. Çünkü, bütün yurdumuz işgal altında bulunuyordu. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, yüce vatanseverliğin verdiği duygular ile bu onur kırıcı durum karşısında kayıtsız kalamazdı. Her türlü tehlikeyi göze alarak, Türk Milleti'ni yeniden diriltme çabasına giriştiler. Onların bu hareketi içte ve dışıa bütün düşman çevrelerinde engellenmek istendi. Milli irade esasına dayandırılmak istenen ve gerçek güç kaynağını halktan alan Anadolu İhtilali, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının cesur adımlarıyla serpilip gelişiyordu. "Kuvay-i Milliye amil ve iradeyi milliye hakim kılmak esastır" düşüncesi, bu hareketin esasını oluşturuyordu. Nitekim, Erzurum ve Sivas Kongreleri nde alınan kararlarda halk iradesinin esas alınmasının temel fikir olduğu apaçık görülüyor. Ulu Önder Atatürk ve arkadaşları hu amaçla 22 Aralık 1919 Pazartesi günü saat 08.30 'da Mucur'a geldiler. Kaymakam Cevat Bey, heyeti karşıladı ve kendilerine Hükümet Konağı'nı tahsis etti. Gece Mucur'da kaldıktan sonra Hacıbektaş'a gitmeyi istiyordu. Çünkü, Hacıbektaş'ta 4 milyon Bektaşi'ye hakim olan Cemalettin Efendi oturuyordu. İstanbul'la ilişkiyi kesen Bektaşilerin başı Çelebi Cemalettin Efendi, Mustafa Kemal'in kendisine uğrayarak Ankara'ya geçeceğini öğrenince, erken davrandı ve orıu karşılamak üzere Baştarla'ya gitti. Cemalettin Efendi'nin bu hareketi Mustafa Kemal e verdiği önemi gösteriyordu. Talat ve Enver Paşalar, Cemalettin Efendi ce karşılanmasını istediklerinde, onları dergâhında karşılamıştı. Heyet, o gece Hacıbektaş ta Cemalettin Efendi nin konuğu oldular. Atatürk'ün Mucur ve Hacıbektaş'a gelişi haberi Kırşehir'de büyük heyecan uyandırmıştı. Sivas Kongresi'nin kararları elden ele dolaşıyor, kahvelerde, topluluklarda okunarak açıklanıyordu. Birçok Kırşehirli, Hacıbektaş'a kadar giderek destek verdiler. Mustafa Kemal, Hacıbektaş'tan ayrılırken, Çelebi Cemalettin Efendi'den tamamen Kuvay-i Milliye'ye taraftar olduğuna dair söz aldı. Mustafa Kemal, ertesi gün Mucur'a geldi ve 24 Aralık 1919'da Kırşehir'e doğru hareket etti. Bu sırada, zamanın Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey, Gençler Derneği üyeleri Mustafa Nural, Reşat Özdeş ve Necati Bey den bir karşılama programı yapılmasını istedi. 24 Aralık 1919 günü öğle üzeri, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Mucur'dan 3 arabayla hareket ettikleri haberi bir anda Kırşehir de yayıldı. 200 kadar atlı Gölhisar Çiftliği sırtlarını tutmuştu. Başta Mutasarrıf Vekili Ali Hikmet Bey olmak' üzere, halk Kılıççı Köprüsü yanında yerlerini almıştı. Atatürk ve arkadaşlan, Kılıççı Köprüsü'ne geldikleri zaman arabalarından inerek kendilerini ümitle bekleyen halkı selamladılar. Atatürk kalpaklı ve asker elbiseliydi. Şimdiki Gazi İlkokulunun önünde ve Kapıcı Camii civarnda kurbanlar kesildi. Hacı Ali, Mübzimin Ethem Hoca, Termacı'nın Hafız (Şevket) karşılıklı tekbirlerle kurbanlar kestiler. Halk coşkun bir şekilde alkışlıyor, atlılar güzergâh üzerinde çeşitli gösteriler yapıyorlar ve cirit oynuyorlardı. Durum Atatürk'ün hoşuna gider ve bir müddet seyreder. Heyet şehre geldiğinde doğruca hükümet binasına gitti. Ali Hikmet Bey tarafından bilgi verildi. Buradan Belediye'ye, sonra Idadi Okulu na (Kale) uğrandı. Oradan Gençler Demeği'ne gidildi. Mustafa Kemal ve arkadaşları Gençler Demeği'nce onurlarına verilen çayı içtiler. Sıtkı Doğu'nun konuşmasından sonra Gençler Demeği'nin içtüzüğünü inceleyen Atatürk, anı defterine şunları yazdı: "Kırşehir Gençleri, vatanımızda gençliğin kıymetli enmuzeci olduklarını isbat edecek efkar-ı metine ve musube ile mütehalli bulundukları kanatı ile vas-ı imza eyleriz" 24 Aralık 1335 M. Kemal H. Behiç. A. Rüstem M. Müfit Hüseyin Rauf Atatürk, daha sonra buradaki kalabalığa hitaben bir konuşma yaptı. 30 Ağustos 1936 tarihli "Kırşehir Gazetesi"nde yayınlanan "Atatürk'ün Kırşehir Gençler Derneği'ndeki Söylevi" şöyle: "Milletimiz teşkilât fikrini henüz zihnine sokmamıştı. Ekseriya bunu hükümete tereder. Bu, milletimizin öteden beri itiyat ettiği bir ahlâktır. Fakat, zaman, hadisat ve tecarüb gösterdi ki, bizatihi milletin mütehassıs ve mütefekkir olması lâzım. Her ne şekilde ve vasıfta olursa olsun ahara terketmemek lazımdır, bugünkü netice hasıl olur. Nazarımızı tarihe çevirecek olursak, millet derecei hakimiyetinden aşağı doğru inmeye başIamıştır. Fakat düşününüz Milletimizin her ferdi mütefekkir ve mütehassıs bir tarzda yetiştirilmiş olsaydı muhakkak bu hale gelmeyecekti. Memleketin ve milletin idaresini derühte etmiş olanlar içtihadatında hata etmiş olur, fakat bütün bu hataların netice-i müelmesinden millet muaazarrı olmuştur. Mütarekeyi müteakip milletimiz, teesüfle söylenir, mukadderatının nıüsamahakârı bir halde bulunuyor, mevcutiyemizi imhaya hahişker olan düşmanlar, acı darbeler indiriyor, milletimiz parçalanmaya namzet bulunuyordu. Şayanı teşekkürdür ki, bazı ahval, haizi kıymet olan milletimizi teyakkuz ve intibaha getirdi. Yer yer efradı milletimiz yekdiğerini aramağa, bulmağa başladı. Bunun neticesi olarak teşkilat meydana geldi. Devletimizin istiklalini mahvetmeğe çalışan ecanib, milletimizden böyle bir ruhu tecelli edeceğine intizar etmiyorlardı. Burada yaşayan insanları his siz mahlükattan ibaret zannediyorlardı. "Böyle bir milletin hakkı bekası olamaz" kararlarını ittihazda bir millet mevcutiyeti nazar-ı dikkate alınmadı, milletimizin hadisat ve darebat neticesi olarak yer yer taazzuv etmesine ehemmiyet vermemişlerdir. Bu ehemmiyet verilmeyen parçaların müdafaa etmek istedikleri ve verdikleri karar ve bütün milletin kabul ettiği nokta-i esası : kuvayı milliyenin âmil, iradei milliyenin hakim olmasıdır. Ve bu teşkilatın ruhu budur. Bu maksatla teşkilatı teşmile başladığı zaman, ecanip nazarı dikkatini Türkiye'ye çevirmeye başladı. Mahiyeti asliyesine inanmadı; muhtelif memurlar, heyetler gönderdiler; bizde bir hissi hayat keşif ve onu yakından temas ile tetkike başladılar. Ve binaenaleyh anladılar ki, miskin bir millet değildir, altı yüz sene ve daha evvelden beri hakimiyetini ispat etmiş, efendilik yapmış bir millet, onIarın tasavvur ettiği gibi esir bir millet değildir. Binaenaleyh ecanip tamamen kani olmalıdır ki; Türkiye ve Türkiye'de yaşayan Millet,, başlı başına bütün cihan milletleri içinde müessir bir mevcudiyete maliktir, bu izale edilemez. Elhamdülillah devletimiz ve milletimizin istiklali mevzuu bahsolmaktan çok uzaklaşmıştır. İstiklâlimize her suretle hürmet edilmesi tahakkuk etmiştir. Bu bizim için kâfi değildir, bu maksat ve gayemizi temin edemez, maddeten takarrürünü görmek mecburiyetindeyiz. Tamamen mutmain olmak atideki küşayiş ve temeddünü bihakkın temin edebilmek için vatan sahibi olarak görüşmeliyiz. . Müstakil yaşamak için feyizli vatanın teminine muhtacız. Çizdiğimiz bir hudud vardır, bu hududu ecanibin elinde bırakmayacağız, ehemmiyetimiz pek kavidir. Bu teşkilat henüz bir şekilden ibarettir, bugün yarın buna bir şekil hendesi gibi bakamayız. Buna ruh verebilmek için de her ferdi milletimizin dimağını inkişaf ettirmek, heyeti umumiyenin mukadderatini vukubulacak taarruz ve tecavüzden kendilerini muhafaza edebilmek için teşkilâta müttehiden tevessül etmek lâzımdır. Vahdeti vatana ait fikirlerimiz kısa oluyor, diğer vatandaşımıza vukubulacak zarardan müteessir oluyoruz. Bütün Millet bir vücut gibi bir hale getirilmelidir. Her millette bir vücut gibi bir hale getirilmelidir. Her miilette olduğu gibi bizde de bir işe Müteşebbisler başlar, en son ferde ve yukarıya doğru sirayet ettirilir. Az zamanda matlup vechile istikameti hakiyeye sevk edebilmek için münevverler daha çok vazifedardır. Münevverlerin vazifeleri gayet büyüktür. Hiç bir millet yoktur ki, ahlâk esasatına istinad etmeden tefeyyüz etsin. Münevverlerimiz vatan ve millet fikirlerini vermekle beraber rakip milletlere karşı muhafazai mevcutiyeti için lâzım olan hususatı temin ederlerse vazifelerini daha vasi surette ifa etmiş olurlar." Gençler Derneği'nden ayrılırken halk kendisini coşkun bir şekilde alkışladı. Kapıdan ayrılırken Kırşehir Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Müftü Halil Gürbüz Efendi ile beraber çıktılar. Çalışmalar hakkında bilgi alarak bir müddet yürüdükten sonra kalmaları için ayrılan Sayit Efendioğlu Mustafa Efendi'ye ait ırmak kenarındaki eve gittiler. Gece şehrin ileri gelenleri ile temaslar yaparak durum hakkında fikir alışverişinde bulundular. Gece şehirde fener alayları tertiplendi. Ata'nın kaldığı evin önüne gelen fener alayı mensuplanndan Ömer Aydın Bey'in bir taşın üzerine çıkıp verdiği söyleve, Mustafa Kemal şöyle karşılık verdi: "Bu milletin içinden çıkan bir Kemal: 'Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini Yok imiş kurtaracak bahtı kara maderini' demiş." Gene bu milletin bağnndan çıkan milletimizin asalet ve kahramanlığına dayanan bir Kemal de diyor ki: "Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara maderini" Atatürk, daha sonra şöyle hitabede bulundu: "Aziz ve mübarek vatanımızı kurtarmak için bütün münevverler , herkesin hazır olması Iazım. İstanbul'a gitmeyeceğiz. Anadolu en büyük hazinedir. Sine-yi vatanda ihtilas çarelerini beraberce, ölünceye kadar aramağa, temin etmeğe çalışacağız. Kırşehirlilerin duyguları hepimizin müşterek davasıdır. Sizlerin bu asil duyguları bizi çok mütehassıs etti. Ben ve arkadaşlarım sizleri sevgi ile selamlarız" Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Kırşehir'e gelişlerini Mazhar Müfit (Kansu) şöyle anlatıyor: "24 Kanunevvel 1335 Çarşamba günü, Mucur'dan hareketle Kırşehir'e geldik. Hava sisli ve nemli, ara sıra yağmur yağmakta idi. Kırşehir'e geldik. Gireceğimiz sırada, yani şehrin methalinde kurbanlar kesildi. Misafir olacağmız haneye geldik"
Yaşar AVCI | 24 Mayıs 2008 Saat 21:10
KURTULUŞTA KIRŞEHİRLİ 2 ANEKDOT
İKİ AKEKDOT Müfit Efendi (Kurutluoğlu, Kırşehir): "İstanbul'dakiler bizi onlara karşı isyan etmiş olarak ilan ettiler. İsyan etmedik, hakkımızı istiyorduk. Gasp edilen hakkımızı geri almak ve yaşamaya layık bir millet olduğumuzu dünyaya ispat etmek için toplandık. İslam kardeşlerimizi, bize karşı silah kullansınlar diye kandırdılar, İstanbul'da oturan bir küçük zümredir. Kendilerine verilecek cevap, vatana ihanet suçu işlediklerini bildirmektir!" (I.Dönem Zabıt Ceridesi, 24.C., s.284,285) ----------------- İstiklal Marşında Kırşehir Oyu Bundan sonra Kırşehir Mebusu Müfid Efendi, marşın Hamdullah Suphi Bey tarafından bir kere daha okunmasını teklif eder. Artık bundan sonra, kabul edilen marş, İstiklâl Marşı olarak zabıtlara geçmeye başlar. Hamdullah Suphi´nin ikinci defa okduğu marş, ayakta alkış-lar ve gözyaşları arasında dinlenir.Çantay, bu açıklamasına şu dipnotu düşer: " Mustafa Kemal Paşa, marş okunurken sıraarının önünde onu ayakta dinliyor ve mütemadiyen alkışlıyordu."
Yaşar AVCI | 24 Mayıs 2008 Saat 21:17
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008