Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Cevat Kulaksız > Bir trafik kazasında adalet nasıl karartıldı!
Bir trafik kazasında adalet nasıl karartıldı!

Polisin tutanağı, raporu değiştirilerek, tutulan avukat satın alınarak, yüzde yüz masum suçsuz olan kişi nasıl suçlu hale getirildiğinin gerçek öyküsünü aşağıda okuyacaksınız.

 

Şimdilik Yargıtay’da olan olayda geçen gerçek isimleri vermeden, olayı dosdoğru anlatmaya çalışacağım.

 

2006 da Ankara’da (yer saklı) bir trafik kazası olur. Bir bayanın kullandığı özel oto sokakların kesiştiği bir kavşakta aşırı hız nedeni ile bir kamyonete ön yandan çarpar. Çarpmanın şiddeti ile kamyonet sürücünün yanında bulunan bir kişi ve yoldan geçen bir vatandaş olmak üzere iki kişi hayatını kaybeder. Kamyonet sürücüsünün ayağı kırılır, hastaneye kaldırılır. Sonra da hapse.

 

Olay anında ilk etapta polis gelir, gerçeğe uygun rapor tutulur. Aşırı hız nedeni ile, bir bayanın kullandığı özel oto kamyonete çarpar. Ama iş sonradan değişir.

 

Kamyonete çarpan bayan sürücü bir ilimizin emniyetinde amirin baldızıdır. Emniyet amirinin üzerine gitmesi ile, tutanak tutan polisler öylesine bir baskı altına alınır ki, “rapor baldızımın aleyhine çıkarsa, elimden çok çekersiniz, üzerinize çeşitli suçlar, belalar yüklenir, sürgüne gidersiniz” gibi tehditler savurur; “olayı kapatın” diye kesin talimat verilir. Özel oto sürücüsü bayan yüzde yüz haksız olduğu halde, tutanaklar değiştirilerek adalet karartılır. Hâkim kararı verirken, “yandan çarpılan araç nasıl kusurlu olur” diye, epey zorlanarak karar verir. Polisin tuttuğu raporda 6/8 kamyonet sürücüsü kusurlu görüldüğünden, karar kamyonet sürücüsünün aleyhinde verilir.

 

Ayağı kırılan kamyonet sürücüsü önce hastaneye, sonra cezaevine konurken, bayan sürücü torpil sayesinde elini kolunu sallayarak serbest dolaşmaya başlar.

 

Aradan zaman geçer, hapisteki kamyonet sürücüsü çıkar, dosya yargıtaya gider.

 

Bir gün, Kırşehir’li ve kaza raporunda imzası olan polislerden biri, kamyonet sürücüsünü “tek gelmesi şartıyla” diyerek bir kahvehanede buluşmak üzere telefonla çağırır. Buluştukları kahvehanede hemşerimiz polis memuru şunları anlatır”

 

“Bak kardeşim, bu kazada senin hiç suçun yoktu. Asıl hızlı gelen, kavşakta sana çarpan o bayan sürücü idi. Biz kaza raporunu yazdığımız günün gecesi idi. O kadın sürücü filan yerde emniyet amirinin baldızı imiş. Kaza raporunda imzası bulunan arkadaşları gece topladılar, gecenin geç saatlerine kadar rapor yazıp, seni nasıl kusurlu göstereceğimiz diye rapor yazıp yazıp bozduk, sonunda seni 6/8 kusurlu gösteren raporu hazırladık. Ben bundan çok pişmanım. Geceleri gözüme uyku girmiyor, vicdan azabı çekiyorum, benim de çoluğum çocuğum var,  ben ifademi değiştireceğim.

 

O saf temiz yürekli, Kırşehir’li kamyonet sürücüsü, polise, “aman abi sen ne yapıyorsun, olan oldu, başın derde girer” diye polisi korumaya çalışıyor.

 

Adaleti karartan polis, vicdan azabı çektiğini söylüyor, ama ifade değiştirmenin belki başını ağrıtacağını da biliyordu.

 

Kamyonet sürücüsü, durumu avukatına anlatır, bunu dosyaya, mahkemeye yeni delil olarak sunulmasını ister. Ama avukatın tavrı değişmiştir. Avukat şunları açıkça anlatır:

“Bu karar senin için en iyi karardır. Sen bana iki üç bin lira verdin, sen kaç paralık adamsın, o bayan sürücünün yakınları imiş, beni ziyarete geldiler. Bu işi fazla kurcalama” diyerek, bir zarf içinde önüme para koydular gittiler, içinde yirmi bin YTL varmış. Ya işler böyle sen buna razı ol, fazla da üstüne gitme”…

 

İşte bunları söyleyen avukat açıkça karşı tarafa satılmıştı. Yüzde yüz haklı iken, suçlu çıkarılan kamyonet sürücüsü, namusu şerefi üzerine yemin ederek olanı biteni böylece anlattı.

 

Bu gerçek olayın şahısları, araba plakaları, dosya numaraları, avukatın ismi bende saklıdır. Mağdur olan kişi, şahsen tanıdığım, saf tertemiz bir insan; bunları bana yemin ederek anlattı. Bu olay karşısında içim burkuldu, yüreğim sızladı. Siz olsanız, kararan bu adalet karşısında ne yapardınız”. 

 

Halen yargıtayda olan bu olayda, gerçeğin aydınlatılmasına yardımcı olacak bir vicdanlı avukat arıyordu, mağdur olan kişi.   Zaten maddi manevi yıkıntıya uğramış, arabası elinden gitmiş, hapse düşmüş bu dürüst masum insana nasıl yardımcı olunabilir?  Demek ki, hak ve adalet tek başına da kalabiliyormuş.

 

Cevat Kulaksız

ckulaksizster@gmail.com

Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda. Okuyucu yorumları onaydan sonra yayınlanır. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Tuz kokarsa
Sayın Cevat Kulaksız ibret verici bu olayı buraya taşıdığınız için teşekkürler. Emniyet amiri, polis, avukat, kararı veren hakim, bakar mısınız; kimler yok bu yanlışlar silsilesinde? Vatandaşın hakkını, hukukunu, mal ve can güvenliğini korumakla görevli olan kişiler. Krokisi var, tanığı var, bilirkişisi var. Hakim bunların hiç biri ile bağlı olmadan karar verir, vermiş olmalı. Diğerlerinin yoksa O'nun vicdanı var. Mahkeme nasıl böyle karar vermiş? İki trafik polisinin raporu vatandaşın geleceğini nasıl karartır? İnşaallah Yargıtay atlamaz bu kararı. Devenin dediği (nerem doğru ki?) gibi olmaz umarım.
Hani derler ya; yağ kokarsa tuzlarsınız. Ya tuz da kokmuşsa? Tanrı hepimizi bu kokmuşluktan esirgesin.
Çavuş Kaya | 15 Haziran 2008 Saat 16:11
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008