| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
Her ne kadar gündem; terör ve teröre bağlı gelişmelerle, Milli Takım’ımızın Norveç zaferi ile Çarşamba günü Bosna Hersek karşısında ne yapabileceği ise de, biz gündem konularını, bugün kaleminden kan damlamakta olan (!) meslektaşlarımıza bırakıp, basın olarak içinde bulunduğumuz rezaleti objektif kriterlerde dile getirmeye çalışacağız…
Başlıktan da anlaşılacağı üzere bugün ki konumuz yerel basın.
Sevgili okurlar.
Yaygın basının bugün içler açısı durumu ortada.
Nasıl bir yayın politikası izliyorlar görüyoruz…
Tam anlamıyla hükümete güdümlü, Başbakan’ı, Maliye Bakanı’nı, bakanları, eleştirmekten ürken korkan bir basın!.. Vah ki vah!
Peki yerel basın ne durumda?
Yerel basınsa tam anlamıyla “meslek iflası”nın içinde!
Tek parti iktidarı, yaygın basın gibi yerel basını da bitirdi…
Bugün istisnalar dışında, ülkenin hiçbir ilinde, yerel basının o ilin belediye başkanına, yerel yönetimine ve milletvekillerine ciddi anlamda eleştiri getirmesi rastlanılan bir olay değil! İktidarı, yönetimleri, milletvekillerini kızdırmaktan dikkat ve özenle kaçınıyorlar…
Çünkü, yerel basın, belediyelerin reklam, ilan vs gibi konular için vereceği paralara ciddi boyutlarda tutsak olmuş durumda. Yerel yönetimlerin baskı işlerini alabilme vs. gibi işlerde bunun içinde tabi…
Sadece yazılı basın mı böyle?
Yerel televizyonların durumu ise tam bir felaket!
Hangi ile giderseniz gidin, bakın o ilin yerel televizyonlarının ekranlarına belediyelerin, insanları kusturacak kadar sık yayınlanan gereksiz reklamlarıyla doludur…
Sevgili okurlar;
Bir televizyonda, haftanın yedi, senenin 365 günü sabahtan akşama kadar belediye reklamı yayınlanır mı? Hem de gereksiz, tamamen televizyona belediye tarafından ciddi miktarlarda para aktarımı için verilmiş olduğu açıkça belli olan reklamlar!...
Bir çok ile gidin araştırın, öğrenin, görün bakın belediyeden her ay o ilin yerel televizyonlarına neredeyse fiks hale gelmiş, (gerekli olmayan)reklam, ilan tutarı olarak ne kadar para aktarılıyor!... Belediyeler, bu reklamların halkın büyük ölçüde tepkisini çektiğini ve halkı belediyeye karşı güvensiz duruma getirdiğini bilmiyorlar mı?
Bir ilimizde 6-7 dolayında günlük olarak yayın yapmakta olan yerel gazete, 2-3 de yerel televizyon var…
Düşünebiliyor musunuz, tek bir gazete dışında, öbürleri tamamen belediyenin sözcüsü, temsilcisi ve destekçisi olmuş durumda…
İlin televizyonları gazetelerden daha belirgin biçimde, neredeyse belediyenin yayın organı konumunda bir görünüm ortaya koyuyorlar…
Her ay düzenli olarak belediyeden sözümüz ona reklam ve ilan bedeli karşılığı olarak belli miktarlarda para alıyorlar!..
Öyle ki, salt belediyeden ilan ve reklâm bedeli almak için yayın hayatında yer almayı planlayan ve hayatiyetini tamamen belediyeden gelecek olan gelirlere bağlamış olan yerel gazeteler ve televizyonlar var…
Sayıştay, devlet ve millet adına belediyeleri denetlerken, ilin televizyonlarına ödenmekte olan, neredeyse fiske edilmiş reklam, ilan, canlı yayın harcamalarına bakıyor mu? Bu paraların nasıl ve ne amaçla sarf edildiğini vicdanları tatmin edecek ölcüde inceliyor mu?
Sayıştay denetçileri, belediye başkanlarının; salt kendilerini, bağlı oldukları partiyi eleştirmesin, usulsüzlükleri, yolsuzlukları ortaya dökmesin diye yerel televizyonlara, (gazetelere) kucak dolusu devletin parasını aktarma gibi zafiyetlerini; nasıl tespit ediyorlar ya da denetimlerde amacı belli bu harcamaların üzerinde gereken biçimde duruyorlar mı?
Belediye başkanları, iktidar milletvekilleri ve iktidar partisinin il yöneticileri, istediklerinde, görevlerini namusuyla yapan, dürüst basın mensuplarını kukla haline getirdikleri medya patronlarına talimatlar vererek, yerel televizyon ve gazetelerden rahatlıkla attırabiliyorlar…
Nasıl ki yaygın basında, muhabirler Başbakan’a, Maliye Bakanı’na, bakanlara vb. hoşlarına gitmeyecek sorular soramıyorlarsa, daha doğrusu sormaları patronları tarafından engelleniyorlarsa, yerel basında da durum ayni.
Televizyonlara söyleşi ve açık oturum programlarına davet edilen ilin belediye başkanına, yerel yöneticilerine ve milletvekillerine hoşlarına gitmeyecek sorular sorulamıyor ve icraatları eleştirilemiyor. Sormaya ve eleştirmeye kalkan televizyon program yapımcı ve sunucularının, sevgili patronlar tarafından işi anında bitiriliyor…
Bugünün tek parti iktidarı, ne yazık ki bir “demokrasi despotu” konumuna gelmiştir. Bu ülkede her şey bana bağlıdır, istediğimi yaparım, herkes bana uymak zorundadır. Bana uyum sağlayan yücelir, sağlamayan “çeker gider” görüşündedir…
Basın sustuğu, maddi çıkar hesaplarıyla yönetimlerin kuklası olduğu, gerçekleri halktan sakladığı sürece ülke halkından hiçbir zaman gerçek anlamda saygı görmeyecek ve bir gün gelecek, bugünler için tarih önünde hesap verecektir…
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""