Bugün 24 Kasım!
Hayallerin mahkûmu iken beni evine alıp hayatın ve gecelerin ayazından kurtaran ve bana hayali yeniden öğreten, saygıdeğer öğretmenim Bilal ŞEN’e ve dostları kendisini unutsa da, dostlarını unutmamak için yaralarının kabuk bağlamasına izin vermeyen, dostlarının kanı kurumayan kılıçlarına inat, dostluğun hamalı olan; hallerimin haldaşı, öğretmenim, abim, dostum Tekin BAŞER’e saygı ve dualarımla…
***
“Bunlar kim? Öğrencilerin mi?”diye soranlara derim ki: “Hayır, onlar benim gönlümün misafirleridir; bedenim ve ruhum onların hizmetkârıdır.”
“Çalışmayanları barındırmayacaksın burada. Koparıp atacaksın.”diyenlere derim ki: “Bir ayağı aksayan bir adam, aksadığı için bacağını kesip atarsa, aksayan bacağından kurtulmuş olmaz. Tam tersine sağlam bacağının değerini ortadan kaldırmış olur. Elindeki altınlardan toz tutanları temizlemek yerine çöpe atan birinin altına değer verdiğini söylemek mümkün müdür?”
“Onlar ailelerinden ve bu arkadaşlarından uzaklaşmadıkça bu iş çözülmez.”diyenlere derim ki: “Bir gülü dikenlerden kurtarmak için dalından koparan, gerçekten o güle iyilik etmiş mi olur? Söyle bana dalından kopan bir gül, zemzemle doldurulmuş altın bir vazoda bile olsa kaç gün yaşayabilir?”
“Kardeşim adamın önüne dağ gibi yığmışız bilmesi gerekenleri; ama adam kör! Hem de anadan doğma kör, koskoca dağı görmüyor!”diyenlere derim ki: “Bilgi bir dağ gibi ufku kapatmaz, masmavi bir deniz gibi uzanır ve ona bakanlar, kollarının ufku sarmaya yetmeyeceğini bilirler; ancak ufkun kendilerine sımsıkı sarıldığını hissederler. ”
“Eti senin kemiği benim.” diyenlere derim ki: “Onun ruhuna yoldaş olmak varken, onun etine ve kemiğine talip olmak ne acı! Hangi sarraf elindeki altını toz edip de rüzgâra bırakır?”
“Dayak cennetten çıkmadır” diyenlere derim ki: “Böbürlendiği için cennetten kovulan, cennete gitmeye çalışanlara ancak cennetin kapısına kadar eşlik edebilir; ama asla yol gösteremez.”
“Bu çocukların hayatı hata!” diyenlere derim ki: “Hayvanlar doğar doğmaz yürürler ve bunu yaparlarken hiç hata da yapmazlar; çünkü onlar ne geçmişin acısını ne de geleceğin kaygısını taşırlar. Oysa insan yürümek için binlerce kez düşüp kalkar ve sadece düşünce pes etmeyenler yürümeyi başarır.”
“İyi de kardeşim nasıl kurtulacak bu dünya! Nasıl uzaklaştıracağız kötülükten onları?”diye soranlara derim ki: “Onları kötülükten uzaklaştırmayacağız, onların kalplerini sevgiyle dolduracağız. O kadar çok dolduracağız ki sevgi kalplerinden etrafa taşacak, bir ummana dönüşecek. O zaman ona yaklaşmak isteyen tüm kötülükler o ummanda boğulacak…”
“Seviyoruz ama yine de olmuyor!”diyenlere derim ki: “Sevgide cimrilik edenlerin ülkesinde yaralar asla kabuk bağlamaz.”
Ne ücret ne de daha iyi yaşam olanakları… Bugün öğretmenlere verilecek en iyi hediye, onları sahte sanatların, sanatçıların ve içi boş spor faaliyetlerinin ve sporcuların gölgesinden kurtarmaktır. Bu gölgeden onları kurtarmak için, yapılması gereken ise üzerlerine düşen gölgenin sahiplerini oradan uzaklaştırmaktır. Zira öğretmenleri yerinden uzaklaştırarak onları ve dolayısıyla insanlığı o karanlık gölgeden kurtaramazsınız; çünkü öğretmenlerin durdukları yer durmaları gereken yerdir. Onlar yerlerini asla terk etmemeleri gerektiğini bilirler. Onlar karanlık gölgelere rağmen kara tahtaları bembeyaz cümlelerle süslerler. Asla ümitsiz değildirler; çünkü onlar bir insanı bir dünya olarak bilirler.
Eğitimin, spordan ve magazin programlarından daha çok konuşulduğu bir zamanda, daha güzel bir öğretmenler gününe kavuşabilmek temennisiyle… Tüm öğretmenlerimin ve öğretmenlerin öğretmenler gününü kutluyor, saygılarımı sunuyorum.
HaberAktüel.com / Burhan Yemiş
Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.