Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Cevat Kulaksız > Döndü'lerin, Döner'lerin dönmeyen dramları
Döndü'lerin, Döner'lerin dönmeyen dramları

Anadolu’nun birçok köyünde, beldesinde, ta peygamberden beri gelen kız çocuklarını aşağı bir yaratık gibi gören çağ dışı bir zihniyet vardır. Adamın yedi erkek evladı olduğu zaman, sevinir, bir şey demez de, ama yedi kızı oldu mu, bunu ailesinde utanılacak bir olay gibi görür. Türk aileleri arasında kız çocuklarının isimlerini araştırırsak, ilk çocuk olduğu zaman adını “İlkay” veya “İlknur” koyar. Ama peş peşe kız oldu mu? Adları Yeter, Dönüş, Döndü, Döner, Songül, gibi sanki öyle olsun şeklinde bir telkin çağrıştırır, sanki yaratılışa bir emir veya telkin gibi, oysa bu isimlerin konması öylesine doğuma hiçbir etkisi olmayacaktır. Köyde kendi akrabalarımızın arasında bile böyleleri vardır..

 

Öte yandan sürekli kız doğuran ana, ailede aşağılanan bir varlık olarak görülür. Kocası, oğlan için kuma getirir, yani karısının üstüne bir kadın daha alır yahut da, oğlan doğurmuyor diye karısını boşar, başka kadınla evlenir. Veya oğlan buluncaya kadar, kadına doğum üstüne doğum yaptırılır. Peş peşe kız doğuran analar için bazı yakınları, “cins inekmiş bizim inek yine dişi doğurdu” diye pek de hoş olmayan espri yapanlara da rastlanırdı. İşte aşağıdaki bu şiir, böylesi anaların çilesini anlatmakta. Ne yazık ki, Anadolu kadınlarının çilesi yüzyıllarca böylece olagelmiştir. Bu şiir böylesi analara ithaf edilmiştir. Bunun için, çocuğu olmayanlar, oğlu olmayanlar günümüzde bile, nice hurafelere, hacılara, hocalara, yatırlara, dedelere başvuranlar, çalıya çaput bağlayanlar vb nice akla hayale gelmeyen yöntemlere başvuranları görmekteyiz. Bu bilim dışı inanç yüzlerce, binlerce yıl devam ede gelmiş.

 

{Günümüzden 3500–4000 yıl önce Mezopotamya’da, Kral Etana’nın oğlu yoktur. Etana her gün Güneş Tanrısı Şamaş’a kurban sunarken ve tanrıdan kendisine bir erkek varis bağışlaması için yakarır. Şamaş’a “Ey Tanrı, ağzından olurun çıksın, bana doğum otunu bağışla, bana doğum otunu göster; üzerimdeki yükü kaldır ve benim için bir ad (ün) yap” , diye yakarmaktadır. (Ortadoğu Mitolojisi Prf. S.H.Hooke Sf:61)}  

 

Selçuklu Beyi Tuğrul Bey kısırdı, ardı ardına evlendiği iki karısını da boşadı. Çocuk olmuyordu bir türlü. Üçüncü eş olarak Bağdat Halifesi Mutasım’ın kızını aldı, o da altı ay sonra ölüverdi. Müneccimler, sağaltmacılar, üfürükçüler, şamanlar, «her dolunaydan sonra yeni sünnet edilen bir çocuğun pipi kapçığını yutmasını» önerdiler. Onu da yaptılar, Tuğrul Bey pipi kapçığı yuttuğu halde bir çare olmadı. Tuğrul Bey’e bir çocuk vermemişti Tanrı, Türk elleri üzgün kalmıştı bunun için… (Kaynak: Semerkant. Âmin Maalof Sf: 43–44)

 

DÖNDÜ’NÜN ÇİLESİ YİNE DÖNMEDİ

 

“Oğlan için yedi kardeş olduk” şiirimi yazarken, konuyla tam “cuk” oturmuş bir gazete kupürü (kesiği) bulduk. 19.9.1989 günlü Hürriyet Gazetesinin 9. sayfasında “Yedi Çocukla Ortada Kaldı- Döndü’nün dramı” başlıklı bir haber bulduk.

 

Kaman İlçesinin Sarıuşağı Mahallesi’nde oturan Hacı Demir, amelelik yaparken, yedi çocuk sekiz baş nüfusa bakamadığı için, adeta değil gerçekten açlıktan ölmüştü. Çünkü Çilesi dönmeyen Döndü, amelelik yaparken hastalanıp tek odalı evinde yatakta 8 ay yattıktan sonra ölen kocası için şunları söylüyordu. “Orda burda amelelik yapan kocam Hacı hastalanıp yatağa düştü; ağzına akıtacak bir kaşık çorba, yarasına, derdine em olacak bir ilaç bulamadık. Konu komşumuzda yoksuldu, onlardan çorba geldi, ekmek yok, ekmek geldi çorba yok, evde kapanın elinde kaldı, Hacı yokluktan açlıktan öldü”.

 

Döndü Hanımın erkek kardeşi olan kadar babası kız doğurtmuş anasına. Bunun adını “Döndü” koymuşlar, dönsün de oğlan olsun diye. 18 yıl önce Hacı ile evlenen Döndü Hanım peş peşe kız doğurmuş; Amele Hacı, “avrat, oğlan bulana kadar devam” demiş, karısına. “Ananın kaderi kıza demişler” Sonunda altı kız bir oğlanla, tek odalı yoksul evinde dul kalıvermiş Döndü Hanım.  Dönmemiş Döndü Hanım’ın çilesi bir türlü. Anadolu’da nice böyle Döndü’ler çile çekmişler, acıları, çileleri dilden dile söylenir olmuş.

 

“OĞLAN” DİYE DİYE ALTI KIZ OLDUK”

“Hamileymiş anam bir güz günü,

Daha unutmadan düğününü,

Anam hiç unutmazdı o günü,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Anam demiş, “ilk oğlan olursa,

Murat koyalım adını oğlansa,

Oğlan değil de, ya kız olursa!

“Oğlan”diye altı kız kardeş olduk.

 

“Sağlıklı olsun da” demiş, babam,

Kız, oğlan hepsi değil mi ki adam,

Yaratmadı mı ki hepimizi cüdam”,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Oğlan da kız da olsa ne fark eder,

Ama yine de onları almış bir keder,

İnşallah oğlan olur” demiş peder,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.                          

                                                                                           

Kız doğurmuş hamile anam ilkin,                     

Adını koymuşlar hemen “İlkin”

Oğlan değil kız doğurdu silkin,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Bir yıl sonra anam yine hamile,

Doğurmazsa eğer erkek bile,          

Kız oldu, adı döndü “Nurgül’e,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Daha sonra yine kız oldu “Yeter”

Babam üzgün demiş “artık yeter”,

Ederim yoksa karı seni beter”,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Sonra geldi bir daha kız kardeş

Dönsün diye adı konmuş “Dönüş”,

Babam “bu da olmadı hanım” demiş,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Oğlan olursa bu kez adı “Soner”,

Kız olursa ah, ümit yine söner,

Ya kız olursa bu oğlana döner,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Hep kız oldukça babam şaşırmış,

Oğlan” diyerek hep anamı şişirmiş,

Anam, babam erkek oğul istermiş,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Babam üzgün, “tek arzum oğuldu”,

Cins inekmiş yine dişi doğurdu”,

Oğuldan başka dileğim yoğudu,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Türbeye gittim, muska da olmadı,

Yetti gayri hiç ümidim kalmadı,

Muradımız tek bir tek oğlandı”,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

“Ne etsem de tek oğlan doğursam,

Şu herifin elinden bir kurtulsam,

“Allah’ım ne etsem ne yapsam,

“Oğlan” için altı kız kardeş olduk.

 

Altı Kızlar evde sıra sıra dizildi,

“Oğul” diye anam babam üzüldü,

“Oğlan istedik Haktan olan kızdı,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Yine kız oldu Allah’ım beşinci,

Babamı aldı bir keder bir sancı,

Adı “Döndü” olsun bu kaçıncı,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Altıncı da kız oldu adı “Songül”

Anam der “felek bana bir gül”

Ne olur bize ver bir tek oğul,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Yetti bize gayri kız Allah’ım,          

Nedir benim bu çile günahım,

Bir oğlanda kaldı arzum ahım,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.

 

Babam sonunda dedi, “altı damat”

Bunda da bir hayır vardır elbet,

Verir onlara Tanrı kadir kısmet,

“Oğlan” diye altı kız kardeş olduk.


Öte yandan, 30 yıl önce yayınlanmış bir dergiden aldığımız, “Kırşehir’in Bozkır Köyünden okumasız yazmasız 55 yaşındaki (o zaman) Pembe Özdemir” de çocuk isteğini şu dizelerle dile getiriyor:

 

“Kırşehir yolunda giderim savak

Ne pek sallanıyor meyvesiz kavak

Ellere vermişsin irili ufak

               Bir de bana ver de kız olsun bari

               Gelin doğurdu de, söz olsun bari.

Otururken bir taş düştü dizime

Yayılırken kurt karıştı kuzuma

Muhannetler kulak vermez sözüme

               Bir de bana ver de kız olsun bari

               Gelin doğurdu de, söz olsun bari”.     

 

Olandan habersiz bu yazıyı yazıp bitirdiğim Ağustos 2007 de, Uludağ Üniversitesinde okuyan çok yakınım (amcamın torunu) Döndü, adını beğenmediği için, mahkeme kararı ile değiştirdiğini öğrendim, güncelliğine şaşırdım. Böylece benim çok yakın akrabalarımdan üçüncü kişi adını mahkeme kararı ile değiştirmiş oldu.

 

Kaynak: Hürriyet Gazetesi 19.9.1989 Sf: 9

 

CevatKulaksız

 

ckulaksizster@gmail.com

Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008