Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Medyadan Seçmeler > Ekonomi eski AKP'yi özlüyor
Ekonomi eski AKP'yi özlüyor
Açıl Sezen / Gazeteport


Kim ne derse desin...

AKP'nin yüzde 47 oy almasının perde arkasındaki temel gerekçe ekonomideki başarı idi.

Yüzde 47 oy, herkesin "Yarın işten çıkarılır mıyım?" endişesini yaşadığı bir dönemden "Acaba şu siteye mi taşınsam" dönemine geçişin yansımasıydı.

Ülkenin borcu düştü, enflasyon geriledi, faiz hadleri indi, refah seviyesi yükseldi.

Bunda yurtdışındaki ekonomik gelişmelerin katkısı yok mu?

Elbette var.

Ama Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerek.

AKP geçtiğimiz hükümet döneminde yapılması gerekenleri yapmış, yapılmaması gerekenleri yapmamış bir hükümet olarak ekonomide doğruyu bulmuştur.

****

Bu süreçte kilit rolü "yapılmaması gerekenleri yapmamak" oynamıştı.

Hükümet şimdi yapmaması gerekenleri yapıyor.

Faiz dışı fazlayı düşürüp 7 milyar dolarlık harcayacak para yaratıyor.

SSK ve Bağkur prim borçlularını affediyor (hem de IMF anlaşmasının bitişini gösteren anlaşmanın mürekkebi kurumadan).

Çay fiyatını enflasyonun iki katı oranında belirliyor.

Sırada çiftçi borçlarının silinmesi olduğu konuşuluyor.

AKP'nin son beş yıldır uyguladığı bir ekonomi stratejisi vardı.

Önce ortaya bir değişiklikle ilgili görüş atıyor, sonra buna gelen piyasa ve IMF tepkilerine bakıp devamına karar veriyor ya da askıya alıyordu. Tekstildeki ilk KDV indirimi girişimlerinde de birçok başka konuda da aynı doğru stratejiyi izledi. 

Şimdi bu strateji değişti.

IMF anlaşması bitince uyarı mekanizmasının bir ayağı eksik kaldı.

Hükümetin elinde "icraatının doğruluğunun sağlamasını yapacak" sadece piyasanın tepkisi kaldı.

****

Ancak, tek başına piyasanın etkisi yanıltıcı olabiliyor.

AKP çay fiyatını enflasyonun iki katı açıkladığında piyasa çok önemsemedi.

Çünkü yurtdışında hava gayet iyiydi.

Hükümet faiz dışı fazlayı düşürdüğünde de piyasadan tepki almadı.

Çünkü yurtdışında hava yine iyiydi.

Piyasa bunları tolere etti.

Üstelik bir yanda kapatma davası, diğer yanda yurtdışı kriz ve artan cari açık varken... 

Ama son SSK ve Bağkur affı tüm piyasayı tedirgin etti.

Önce IMF açıklaması, ardından JP Morgan raporu bunu gösterdi...

O yüzden tüm dünya yüzde 1 düşerken biz yüzde 2 düşüyoruz. O yüzden tüm dünya yüzde 2 çıkarken biz yüzde 0.3 çıkabiliyoruz.

Hafta boyunca yerli-yabancı aracı kurumlardan çok sayıda eleştirel rapor gelecek.

Bu raporlar yabancı yatırımcıların eline gidiyor, onları tedirgin ediyor.

Çok mu önemli?

"Bana ne, gelmesin yabancı yatırımcı" diyebilirsiniz.

Ama unutmayın ki, Türkiye ne çektiyse 1990'lardan bu yana uyguladığı tam da bu politikalardan çekti.

Halkını düşünen hükümet olmakla popülist hükümet olmak arasındaki sınır çok ince...

Bu yol doğru yol değil.

Türkiye yeniden hükümetlerin kaşıkla verip kepçeyle aldığı günlere doğru gidiyor.

Ekonominin bir sahibi olmalı

Ekonominin bu kadar dalgalı olduğu ortamlarda en önemli unsur ekonomiyi yönetenler arasında koordinasyon.
Son örnek ABD'de görüldü. Merkez Bankası ile Hazine Bakanı Paulson'ın sözcülüğünde mükemmel bir koordinasyon ile dünyanın gördüğü en ağır krizlerden biri önemli ölçüde aşıldı.
Bizim ise son dönemde en çok sıkıntı yaşadığımız alan koordinasyon.
Ekonominin dümenini bir yandan Unakıtan, bir yandan Şimşek, bir yandan Çağlayan çekiyor.
Merkez Bankası Başkanı'nın mali gevşeme yaratacak uygulamadan haberi yok.
Hükümetle görüş ayrılığı söylentileri ayyuka çıkıyor, "istifa etti" dedikodusu yayılıyor.
Başbakan "Görüş ayrılığı olabilir, ama Merkez'e müdahale etmeyiz" diyor.
İşte orada yanılıyor.
Hükümet ile Merkez Bankası arasında görüş ayrılığı olabilir mi?
Hele böyle bir dönemde iki kafadan iki ayrı ses çıkması doğal görülebilir mi?
AKP'nin içinde ekonominin bir sahibi olması şart.
Her kafadan bir ses çıkıyor.
Geçen hükümet döneminde Babacan-Unakıtan ikilisi piyasalarla iletişimi çok iyi yürütüyordu.
Babacan gitti, koordinasyon bitti.
Partisinin isteklerine ülkenin iyiliği için "Hayır" diyerek gem vuran Unakıtan artık kimseye "Hayır" diyemiyor...
Koordinatör Bakan Nazım Ekren'in ise sesi çıkmıyor.
Piyasa biraz Mehmet Şimşek'e güveniyor, ama onu da kimse dinlemiyor.
Tüm bürokratlar ağız birliği etmişcesine "Hükümetin sözü en az dinlenen bakanı" olduğunu söylüyor.
Hükümette ekonominin dümenini tutacak bir kişiye ihtiyaç var.
Çünkü bozulan rotayı yeniden tutturmak için ödenecek bedel her geçen gün artıyor.

Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda. Okuyucu yorumları onaydan sonra yayınlanır. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
HER ZAMAN VE HER DEVİRDE OLDUĞU GİBİ AKP TÜRK TİPİ BİTİRİYOR İŞİNİ
AKP %47 oy alınca tavrını değiştirdi.Güncel olmayan Cumhuriyetle bağdaşmayacak şeylere daldı.Akil adamlar Başbakanın İspanyadaki VELEVKİ SİYASİ SİMGE OLSA NE OLUR sözüne bu iş burada bitti dedi.16 500 000 'u düşünürken Siyaset adamı tek tek 75 000 000 düşünmesi gerekir.Siyaset adamı köpüğe prim vermez.Siyaset adamı akil olur.Siyaset adamı iyi düşünür.6 Yıldır Cumhuriyetin kazanımların içe ve dışa satan iktidar geçmiş bütün iktidarları kötüledi.Az kalsın Çanakkaleyi biz gemilmez yaptık Hatta Kurtuluşu biz yaptık diye bilecek kadar oldular.Sayın Demirel'i Ecevit'i aratır oldular.%47 oyla ilk önce marjinal grupların keyfine daldılar.Bugünkü Yüce Ulusun Yüce Mahkemeside bu yönde karar kıldı.

Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem beyefendi keşke %34 oy alsaydık dedi.Turan Çömez bey Tavuk çiftliği meselesinden AKP den ayrıldı.Ertuğrul Akbayır çok şey söyledi,Bugün Anapın başkanıda çok şey söylemek istedi.Ancak Bizler yanıldık Bu AKP bizim anlayışımızda biri değil.

Bir Alman Başbakanın dediği gibi Atatürk neden çok büyük Lider ÖLÇÜLÜ davranmasını bildiği için büyük insan O.İşte dediği;

Kurt Georg Kiesinger
Federal Almanya Başbakanı, 1968
Ben Türk - Alman dostluğunu yakından tanıyan bir neslin çocuğuyum. Küçük yaşımda bir adamın kahramanlıklarını, yaptığı hizmetleri, ülkesi için giriştiği özverileri gördüm. Bu adam Mustafa Kemal'di. Bugün daha iyi kavrıyorum ki, o insan büyük bir devlet adamıydı. Büyüktü, çünki, ölçüyü korumasını her zaman bildi ve eserini tehlikeye sokacak sınırları aşamadı. Yürekliliğin ve kendi yürekliliğinin sınırlarını da çizebilecek kadar anlayışlıydı.

İşte Ulu önder bizim Atamızı diğer maceracılardan ayıran özelliği buydu.

Ülke idare edenler ölçülü olmak mecburiyetinde.

Doğru olmak mecburiyetinde.

Vatandaş bireydir ve kendini bağlar.İyi kötü olabilir.Siyasetci dürüst ve yansız olmak mecburiyetinde.
Yaşar AVCI | 06 Haziran 2008 Saat 09:17
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008