Türkiye’yi sarsan küresel kredi krizinden Kırşehir de nasibini aldı. YTL’nin aşırı değerlenmesi, nakliye ve üretim giderlerinin yükselmesi, enflasyon dengelerinin bozulması, Uzakdoğu mallarının piyasayı ele geçirmesi esnafı zor durumda bıraktı. Maliyetlerin yükselmesi nedeniyle ihracatçı işletmeler ithalata yöneldi.
Bu seyir özellikle Mart ayında güçlendi. Yeni açılan şirket sayısı geçen yılın aynı ayındakinin altına inerken, kapananların sayısında yüzde 53'le rekor bir artış yaşandı.
Ülke genelinde reel sektörde canlılık ve ekonomide büyümenin göstergesi kabul edilen şirket kuruluş kapanışlarına ilişkin veriler, bu alanda Mart ayında bozulmanın daha da arttığını ortaya koydu. TOBB verilerine göre Mart ayında yeni açılan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1.61 azalarak 9 bin 762’ye gerilerken, kapanan şirket sayısı yüzde 53.07 oranında rekor bir artışla 4 bin 64 oldu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Ticaret Sicili verilerine göre, bu yılın ilk üç ayında açılan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,15’lik bir artışla 29 bin 923 olurken, kapanan şirket sayısı yüzde 22,94’lük artışla 13 bin 67’ye ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 29 bin 8 yeni şirket açılırken, mevcut şirketlerden 10 bin 629’u kapanmıştı.
EKMEK UCUZ OLMAKTAN ÇIKTI
Türkiye’de, özellikle büyük şehirlerde, yoksulluk sınırının altında bir gelirle geçinmek zorunda olan 20 milyona yakın yurttaşın temek gıdası olan ekmek artık yalnızca tefeciyi doyuruyor. Çiftçilerin artan girdi maliyetleri nedeniyle ürünü erken dönemde satması ya da tüccara borçlanması tefecinin para kazanmasına yol açıyor. Buğday stokları tüm dünyada son 30 yılın en düşük seviyesinde.
Açlık sınırı 953, yoksulluk sınırı 1.253 YTL’ye ulaştı!
Türkiye Kamu Sen'in yaptığı araştırmaya göre, açlık sınırı mart ayında önceki aya göre yüzde 0.71 artışla 953 YTL, tek kişinin yoksulluk sınırı da yüzde 0.63 artarak bin 253 YTL'ye ulaştı. Aynı araştırma dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının da bir önceki aya göre yüzde 0.39 artışla 2 bin 503 YTL'ye yükseldiğini ortaya koydu. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için günlük 19.15 YTL'lik harcama yapması gerekiyor.
Ortalama bin 31 YTL maaş alan memur, maaşının yüzde 55.71'ini gıdaya harcıyor.
Geçen yılın aynı döneminde dört kişilik bir ailenin gıda ve barınma harcamaları toplamı 861 YTL olurken, bu oran 2008 yılının mart ayında 993 YTL'ye ulaştı. Aynı dönemde ortalama memur maaşı ise 945 YTL'den bin 31 YTL'ye çıktı.
Son bir yılda memur maaşları ortalama yüzde 9 oranında artarken, gıda ve kira harcamalarındaki ortalama artış ise 15.4 oldu. Memur maaşları son bir yıl içinde reel olarak yüzde 6.4 eridi. Bir memurun, kira ve gıda harcamalarını yaptıktan sonra elinde 85 YTL kalırken, bu yıl aynı ayda elinde kalan paranın yalnızca 38 YTL olduğu belirlendi.
Türkiye Kamu-Sen'in yaptığı yazılı açıklamada, konfederasyonun Araştırma Geliştirme Merkezi'nce hazırlanan ve TÜİK'ten alınan Mart ayı fiyatlarına göre yapılan "asgari geçim endeksi" araştırmasına göre, çalışan tek kişinin yoksulluk sınırının bin 253 YTL 76 YKr'ye yükseldiği, 4 kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin ise 2 bin 503 YTL 80 YKr olarak belirlendiği kaydedildi. Araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya oranla yüzde 0,39 oranında arttı. Çalışan tek kişinin açlık sınırının ise bir önceki aya göre yüzde 0,71 oranında artarak 953 YTL 91 YKr oldu. 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamalarının toplamı da 2008 yılı Mart ayında 993 YTL 69 YKr'ye yükseldi.
Açıklamada, Mart ayında bir memurun ortalama maaşının yüzde 96,31'ini yalnızca gıda ve barınma için harcamak, diğer ihtiyaçlarını ise maaşının yüzde 3,69'u ile karşılamak zorunda kaldığı vurgulandı.