| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
Siz hiç İstiklal savaşımızda cephelere cephane taşıyan kağnıları düşündünüz mü? Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasını Mehmetçiklerimizden sonra, o kağnı ve öküzlere borçlu olduğumuzu hiç düşündünüz mü?
İşte bu olayın bilincinde olan Kastamonulu işçi emeklisi Celal Aslan, emekliliğinde kağnı yapıp satmaya başlamış. İstiklal Savaşımızdaki kağnıları ve önemini, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şu şiiri ile daha iyi anlarız sanırım. Kastamonu Tosya Aşağıkayı köyünden olan Celal Aslan, İstiklal Savaşında, Kastamonu İnebolu’dan Rusya’nın yardımı olan cephaneleri Ankara’ya cepheye taşınmasında büyük rolü olan kağnıları unutamadığı için onların anısına minyatür kağnı yapıp satmaya başlamış. Ankara Atatürk Merkezindeki Kastamonu Günleri Fuarı standında yaptığı birbirinden güzel kağnı boyunduruğu arasındaki öküzleri ve her şeyi ile mükemmel kağnıları satarken şunları anlattı:

“Kastamonu Tosya ilçesi Aşağıkayı köyündenim. Köyüm orman köyü idi. İnebolu’da bir hidrolik fabrikasında 33 yıl çalıştıktan sonra emekli olup İstanbul’a yerleştim. İnebolu’nun İstiklal Savaşındaki konumu ve cephane taşıyan o kağnıları unutamadım. Bu kağnılara Şerife Bacı Kağnıları diyoruz.
Çünkü kağnı ile cephane taşıyan kadınlardan birinin ismi Şerife Bacı idi.
Cephane taşırken yağmur yağmaya başlayınca, sırtındaki çocuğunun battaniyesini alıp, ıslanmasın diye mermilerin üstüne seren kadındır, Şerife Bacı. Orada bulunan bir erkek, “Çocuğu hasta edersin, battaniyeyi çocuğun üstünden neden alıyorsun” dediği zaman Şerife Bacı şunları söylemiştir: “Bu battaniyesiz çocuğum hasta olur, ölürse ben ağlarım; bu mermi ıslanır cephede iş görmezse vatan tehlikeye girer herkes ağlar”, deyince adam dediğine bin pişman olup Şerife Bacının eline ayağına sarılmak ister. İşte bu kağnılı günlerin anısına bunları yapıp satıyorum”.

Standın önünden geçenlerin hayranlıkla izlediği kağnıları yapan Celal Aslan devamla şunları anlattı:
“Bu kağnıların tanesini 150 YTL den satıyorum. On günde bir kağnı yapıyorum. Üç yıldır bu kağnıları özenle yapmaktayım. Şimdiye kadar, 100 kadar kağnı yapıp sattım. Kağnının üzerinde saban, tırmık, yaba, üvendire, cephaneliği temsilen yuvalarına monte edilmiş mermiler var. Bu kağnıları dernekler, vali, kaymakamlar alıyorlar. Bir yerlere hediye vermek için alıyorlar”.

Mustafa Kemal’in Kağnısı
Yediyordu Elif kağnısını
Kara geceden geceden
Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı yasla
Herbir heceden heceden…
Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
Doğrulmuştu yola, önceden önceden…
Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden…
İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
Niceden niceden…
Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
Nasıl durur Mustafa Kemal'in Kağnısı
Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden …
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
Düşerim gerilere iyceden iyceden…
Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
Örtüldü gözleri örtüldü hep
Kalır mı Mustafa Kemal'in Kağnısı bacım
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik
Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden…
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
Cevat Kulaksız
ckulaksizster@gmail.com
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""