Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Cevat Kulaksız > Gaziantepte İranlılar
Gaziantepte İranlılar
 Gaziantep’e geldiğimde ilk dikkatimi çeken, cadde ve sokaklarda dolaşan Arap Alfabesi plakalı otobüsler oldu. Bu otobüsler, Suriye yakın olduğu için, Suriye otobüsleri olduğunu sanıyordum. Suriye otobüsleri varsa da, aslında çoğunluklu İran otobüsleri idi.

Otobüslerin çoğunluğunun camları, renkli ve içerisi görülmüyordu. Yolcu bayanların hepsi kara çarşaflı olduğu için, dışarıdan görülmesi istenmiyor olmalı, diye düşündüm.


Bazen şehir içinde, Ramaza ayı olmasına karşın, kara çarşaflara bürünmüş kadınların, lokantalara girdiğini gördüğümde şaşırmıştım. Toplum içinde bu kara çarşaflılar, kapkara bir hayalet gibi görüyorlardı.


Hemen her gün, Gaziantep Yeşil Cami önündeki Başkarakol Parkında yerlere sere serpe uzanmış yatan İran’dan gelen çeşitli insanlar görürüsünüz. Beton zemine battaniyelerini, kilimlerini sermiş, üstleri başları pek de düzgün iyi giyimli olmayan, köylü kılıklı insanların horul horul uyuduklarını görünce, parkta banklarda oturan Gazianteplilere, -kim bunlar neyin nesidir- diye sorduğumda şunları söylediler:

Bunlar İran’lılar. Buralara gezmeye geliyorlar. Otobüsleri ile gelip Gaziantep’te alışveriş yapıyorlar, pahalı otellerde kalmıyorlar, görüldüğü gibi burada parklarda, otobüslerin içinde yatıyorlar. Buradan sonra, Suriye’ye gidiyorlar, bazı ziyaret yerlerini ziyaret ediyorlar, tekrar İran’a dönüyorlar”.


Parkta, İran’lı erkeklerin yana varıp, nereden gelip nereye gittiklerini sorduğumda, sadece “İran” diyorlar, Suriye’yi gösteriyorlardı. Türkiye’den sonra, Suriye’ye gidiyorlardı. İran’lılar, Türkçe bilmiyorlar, Farsça ve az da olsa İngilizce konuşmak istiyorlardı; yahut da Türkçe konuşmak istemiyorlardı.

Yerli Gazianteplilerin alışıp önemsemediği, benim gibi ilk görenlerin şaşkınlıkla baktığı, kuru betonda ince battaniye üstünde yatan İran’lılar, gerçekten çok ilginç görünüm arz ediyorlardı. Parka oturup İran’lıları şaşkınlıkla izlemeye başladım. Kuru yerde yatan insanlar, belleri ağrımış olmalı ki, zaman zaman bir yana, bazen bir yana, bazen sırtüstü yatıyorlar, nöbetle vücutlarının ağrısını hafifletmek için döne döne yatıyorlardı. Bazıları da, hemen yakınlarındaki halı gibi çimlere uzanmaya çalışıyorlarsa da, parkın bekçisi düdük sesi ile onları uyarıyor, eli ile sert bir işaretle çimden ayrılmalarını istiyordu. Parkta gelip geçenler, Batı illerimizin hiç birinde hoş görülmeyecek bu yatan insan manzaraları, görüp önemsemiyorlardı. Ne ki, zabıta ve polisler bile bu manzaraya bir şey demiyorlardı.

Park içi yollarda beton zemine battaniye serip oturan, yatan İranlılar, yer sert olduğu için, zaman zaman park çimenlerine oturmaya kalkınca, park bekçisi elinde düdükle onları çimlerden çıkarıyordu.

Başkarakol Parkının ve Cadde kıyısında otobüsleri beklerken, yanlarına yaklaştığımda, otobüs bagajında yufka ekmekler, kocaman ocaklar, kocaman kazan tencereler, kap, kaşıklar, tüpler vb. İçlerinde çeşitli yiyecekler olduğunu tahmin ettiğim çuval gibi torbalar. Yattıkları ve mola verdikleri yerlerde, tüplü ocakla yemek pişirip topluca yiyorlar.

Bazen beş-on otobüslere varan İran’dan günübirlik gelen İran’lılar, otobüslerin bagajlarında getirdikleri benzin ve mazotu yarı fiyatına satarak, Türkiye turlarını daha da ucuza getiriyorlar.


İRAN PAZARI:

İran’lıların en çok bulundukları ve alışveriş yaptıkları Gaziantep’in Hozan Mahallesi Türkmenler Caddesi ve yan sokaklarda bulunan bütün dükkânların vitrinlerinde Arap harfleri ile Farsça olarak ilan ve reklamlarla dolu. Gaziantep’in Türkmenler Caddesine girdiniz zaman, Arap Harfleri ile yazılı dükkân vitrinlerini görünce, sanki bir Arap veya Fars şehrine gelmiş gibi hissediyorsunuz. Farsça konuşanlar, Farsça pazarlıklar, zuladan çıkan çeşitli eşyalar, sulaya, otobüslere konulan çeşitli eşyalarla uğraşanları görürüsünüz.

İran dan gizlice zulalarından getirdikleri başta ucuz İran akaryakıtını, bazı eşyaları Gaziantep’te satıyorlar, giderken de ilgilerini çeken porselen, tekstil vb eşyaları alıyorlar.

Batılıların İran’a uygulamakta oldukları ticari engeller nedeni ile İran’lılar, günü birlik, beş, onbeş günlük gazilerle, Türkiye’ye bavul turizmine yöneldikleri görülmekte. Bu nedenle her gün, Gaziantep sokaklarında her gün, üç, beş, on İran otobüsleri dolaşmakta. Türkiye’de işlerini bitiren İran’lılar, komşu Suriye’ye giderek, orada yatan İslam büyüklerinin kabirlerini ziyaret ederek tekrar İran’a dönmekteler.

İran’dan Türkiye’ye gelen otobüsler, eski model, bakımsız, şoförlerinin uzun yolda uykusuz, kurallara uymama gibi nedenlerle, Türkiye’deki yol boylarında, ne yazık ki, hemen her yıl feci kazalar olmakta, pek çok kişi yaşamlarını yitirmekte.

Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008