Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Cevat Kulaksız > Hangimizin yaşlılığının nasıl olacağını kim bilir?
Hangimizin yaşlılığının nasıl olacağını kim bilir?

İlk yıllarımda, huzurevlerini yadırgar, huzurevine bırakılan ana-babaların durumunu görünce, çocuklarını ayıplardım. Aşağıda anlatacağım ve tanık olduğum olayları, şimdiki çocukların ana-babalarına karşı tutum ve davranışlarını görünce, toplumumuzda huzurevlerinin ne kadar gerekli olduğunu öğrendim.

 

Babalarına-analarına bakmayan çocukları huzurevlerine giden yaşlıları görüp üzüldüğümü, “ben de böyle çok yaşlanınca beni de huzurevine atarmısınız” diye büyük oğluma şaka olarak sorduğumda, belki espri olsun diye bana, “amma yaptın baba Türkiye’nin en iyi huzur evini bulur, parasını da peşin veririm” dedi. Ben de “aferin oğlum, parasını hem de peşin veriyor” diyerek, buruk bir sevinç duydum. Demek ki, toplumumuzda artık her vilayete, her ilçeye bir huzurevi gerekliymiş; gerek değişen çağ koşulları, gerek azalan sevgi saygı yüzünden buna iyice inandım. Ana babaya sevgi-saygı ve şefkat galiba eskidenmiş.

 

Türkiye’de ilk düşkünler evi 1980 de Abdülhamit zamanında açılır.

 

Hasan Pulur, yanında bir arkadaşı ile İstanbul Yakacık’ta bir huzurevine ziyarete giderler. Huzurevinde yaşlıca bir adam çekinerek Hasan Pulur’gile doğru sokularak, “size birkaç telefon numarası versem, ararmısınız” diye ricada bulunur. Hasan Pulur, “buradan her zaman telefon etmek mümkün, niye buradan etmiyorsunuz” diye sorunca, yaşlı adam şunları söyler:

 

Bu telefon numaraları çocuklarımın, ben arayınca çıkmıyorlar, benden kaçıyorlar, buradaki arkadaşlara alay konusu oluyorum”!

 

Hasan Pulur ve arkadaşı çok üzülürler. Ertesi günü istenilen numaraya telefon ederler. Oğlu telefona çıkıp durumu anlayınca, ilgisiz bir tavırla şöyle der:

 

Şimdi de bunu mu icat etti, yabancılara mı telefon ettiriyor”. Telefona çıkan öteki oğlu ve kızları da aynı ilgisiz tavır içindelermiş.

 

Yani kadere bakın ki, çocuklar babalarını huzurevine atmışlar, arayıp sormadıkları gibi, telefon eden babalarının telefonuna bile cevap vermiyorlar.

 

Huzurevinde başka bir anıya tanık olurlar, Hasan Pulur köşesinde şöyle anlatmakta:

 

Bir hâkim eşiymiş, eşi ölünce Darülaceze’ye yatırırlar. Bir süre sonra hastalanmış, oğlunu aramışlar gelmemiş; kadıncağız birkaç. Gün sonra ölmüş. Yine oğlunu arayıp haber vermişler, Bodrum’da tatildeymiş, gelmemiş, gömmüşler!”.  Yani tatilini bölüp, anasının cenazesine gelmemiş! Toplumda çocuklar ve babalar, analar ne hallere düşmüş, yorumunu siz yapın.(Kay: Milliyet. Hasan Pulur)

 

ASILAN BABA: Giden yıl, evden çıktım komşu siteden otobüs durağına doğru gidiyorum. Bir sokakta yedi sekiz kişi ile polis arabası bir dubleks (iki katlı) evin kapısının önünde durmakta olduğunu gördüm. Neyin nesi diye merak edip yaklaştığım zaman, dediler ki, “komşu şu…. yaşlı adam kendini dala asarak intihar etmiş”. Ne diyeceğimi şaşırdım, sadece elimizden rahmet dilemek, belli belirsiz, “vah vah yazıklar olsun” diye mırıldanmak geldi. Meğer o yaşlı adam, oğlan kız elinde itilip kakılmaktan canından bezmiş, intihar etmiş. Yorumunu siz yapın.

 

Komşu köylerin birinde şöyle hazin bir olaya tanık olmuştum: (Kişileri teşhirle rencide etmemek için, gerçek isim ve yerini vermiyorum). Karısı ölmüş 70 yaşında bir yaşlı adam köyünde tek başına yaşamakta. Bir kızı başka yerde evli, oğlunun biri Almanya’da, biri de Ankara’da bir hastanede hastabakıcı olarak çalışmakta. Ankara’daki beş çocuk babası oğlu, “baba yalnız kaldın, tarlamızı evimizi satalım, Ankara’dan bir daire alalım, ben sana bakarım” diyerek babasını ikna eder; malı mülkü nesi varsa satılır ve Ankara’dan bir daire alınır. Dairenin tapusu oğlunun üstünedir.  İlkin çok rahatlar, aradan altı mı, bir yıl mı geçince, torunlar, “dede senin başın kokuyo ayrı yatağa yat, ayrı odada yat, filan derken, dedeyi bodruma atarlar. 70 lik dede sakalına aşağı gözyaşı döküp ağlarken, pişmanlık ve üzüntü içinde, kızına ve Almanya’daki oğluna, “durumunun kötü olduğunu, kendisine bakmaları” için haber salarsa da, onlardan, “baba malını mülkünü öteki oğluna yedirdin, o baksın” diyen kötü haber gelir. Kötü kader 70 lik dede üzerinde hükmünü yürütmektedir.

 

Olaya kısmen tanık olan Ankara’daki komşuların yardım ve desteği ile 70 lik dedemiz, yine sakalına doğru gözyaşlarını akıtarak Ankara Valiliğine, huzurevine gitmek için başvurur. Oğlu hakkında tazminat davası açılır, oğlunun maaşına tazminat oranı kadar haczedilir, babaya verilmeye başlanır. Baba Ankara’da huzurevindedir. Kendi görünüşte huzurludur, ama yüreği yaralıdır, torunlarını, çocuklarını özlerse de, onları göremez; kötü kader hükmünü yürütmektedir. Günlerden bir gün 70 bilmem kaç yaşındaki dedemizin vadesi dolar; ölünce çocuklarına haber verirlerse de, onlarsız kimsesizler mezarlığına defnedilir. Ama dedemizin gözleri açık gittiğini, görenler ibretle anlatırlar.

 

Bu çağda, bakınız çevrenize, yörenize mutlaka buna benler böyle dedeler, nineler (tıpkı bunun gibi değilse de) görebilirsiniz. Öyleyse, çağımızın huzurevi gibi çağdaş sığınma yerlerine önem verelim, her il, her ilçeye huzurevleri yapalım. Oradaki yaşlıları zaman zaman ziyaret edelim. Unutmayalım bizim geleceğimiz de yaşlılıktır, kimin ne olacağını Allah bilir.

 

Yine uzaktan bir yakınımın, çocukları olduğu halde, ana ve babalarının ikisi de huzurevinde öldüler.

 

KIRŞEHİR VE KAMAN HUZUREVLERİ İNŞAATI BİTMEK ÜZERE

 

İlimizin en büyük ihtiyaçlarından olan Huzurevinin tamamlanması için yapılan girişimler olumlu sonuç verdi, Kırşehir Milletvekilleri Mikail Aslan ve Abdullah Çalışkan’ın destek girişimleri ile inşaat hızla bitmek üzere.

 

Çağdaş toplumlar, yaşlılarına, çocuklarına ve ihtiyaç sahiplerine sahip çıkabilen ve onlara zor zamanlarında elini uzatabilen toplumlardır. Bu anlayışla Kırşehir’de yardıma muhtaç olan yaşlılarımızın barınmalarını sağlayabilmek amacıyla, yapımına başladık. 15.685 m2 arsa üzerinde 4.500 m2 kapalı alana sahip 3 blok, 128 yatak kapasiteli ve 64 odadan oluşan Huzurevi, revir, mutfak, yemekhane, dinlenme alanları ve yürüme parkuru bulunacaktır. 2005 yılı birim fiyatlarıyla 1.831.872 YTL.’ye mal olmakta olan Kırşehir Huzur evi bitmek üzere olduğunu öğrendik.

 

Öte yandan, ölen eski Kaman Belediye Başkanı Turgut Aslan zamanında inşaatına başlanan, öncülüğünü Kaman- Der’in yaptığı Kaman Huzur evini de inşaatı bitmek üzere. 470 metrekare alanda 3 katlı ve 52 kişi kapasiteli, içinde revir, kafeterya gibi birçok sosyal faaliyetlerin olduğu örnek bir yaşlı bakımevi olacak.
 

Bu arada, muhtaç olan hemşerilerimize gerekli olacağını düşündüğümüz, huzurevlerine giriş koşullarını da aşağıda ekleme gereğini duyduk. Sosyal Hizmetler Kurumundan aldığımız bilgiye göre, Türkiye genelinde, değişik il ve ilçelerde olmak üzere 72 yerde huzurevleri bulunmaktadır.

 

Bunların dışında, Türkiye genelinde, değişik il ve ilçelerde, gayrimenkul takas yoluyla TOKİ ye yaptırılmakta olan, inşaatı devam eden ve proje aşamasında, 63 tane huzurevi, yaşlılar bakımevlerinin inşaatlarının devam etmekte olduğu bildirildi.

 

Yine bunlardan ayrı olarak, diğer kurum ve kuruluşlardan devir alınan ve açılması planlanan 24 tane huzur evi olduğu öğrenildi. Yine inşaatı devam eden, 10 özürlü, bakımevi rehabilitasyon merkezi; altı tane Çocuk yuvası ve Gençlik merkezi, gündüz bakımevi; dört tane Toplum Merkezi gibi tesislerin inşaat halinde bulunduğu  öğrenildi.

 

SHÇEK HUZUREVLERİNE GİRİŞ KOŞULLARI ve BAŞVURU 

Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerine kabul edilecek yaşlılarda aranan nitelikler:

 

A) HUZUREVLERİNE KABUL KOŞULLARI

1.  60 yaş ve üzeri yaşlarda olmak,

2.   Kendi gereksinimlerini karşılamasını engelleyici bir rahatsızlığı bulunmamak, yeme, içme, banyo, tuvalet ve bunun gibi günlük yaşam etkinliklerini bağımsız olarak yapabilecek durumda olmak,

3.   Ruh sağlığı yerinde olmak,

4.   Bulaşıcı hastalığı olmamak,

5.   Uyuşturucu madde yada alkol bağımlısı olmamak,

6.   Sosyal ve/veya ekonomik yoksunluk içinde bulunduğu sosyal inceleme raporu ile saptanmış olmak.

 

B) HUZUREVİ YAŞLI BAKIM VE REHABİLİTASYON MERKEZLERİNE KABUL KOŞULLARI

1.   60 yaş ve üzeri yaşlarda olmak,

2.   Bedensel ve zihinsel gerilemeleri nedeniyle süreli yada sürekli olarak özel ilgi desteğe, korunmaya ve rehabilitasyona gereksinimi olmak,

3.   Ruh sağlığı yerinde olmak,

4.   Bulaşıcı hastalığı olmamak,

5.   Uyuşturucu madde yada alkol bağımlısı olmamak,

6.   Sosyal ve/veya ekonomik yoksunluk içinde bulunduğu sosyal inceleme raporu ile saptanmış olmak.

 

Huzurevleri İle Huzurevi Yaşlı Bakım Ve Rehabilitasyon Merkezlerine Kabul Edilecek Kişilerden (Yaşlılardan) İstenen Belgeler

1.   Dilekçe

2.   Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği

3.   Nüfus Cüzdanı Örneği

4.   İkametgâh Belgesi

5.   Gelir Durumunu Gösterir Belge Örnekleri

6.   Sağlık Kurulu Raporu (*)

 

Sağlık Kurulu Raporunun karar bölümünde “Huzurevine girmesinde sakınca yoktur” ya da “Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde bakım görmesinde sakınca yoktur” ibaresi yer almalıdır.

 

Kaynak: yasli@shcek.gov.tr

Yaşlı Bakım Hizmetleri Dairesi Başkanlığı

 

Cevat Kulaksız

ckulaksizster@gmail.com

 

Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008