| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
"Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşıyacağım demek Topkapı Sarayı Ankara'ya taşınsın demekten farksız." tepkisinde bulunan ATO Başkanı Sinan Aygün, "Taş yerinde ağırdır. Merkez Bankası da Ankara'da ağırdır. İstanbul'a taşıyıp, finans çevrelerinin oyuncağı haline getirmek yanlıştır.''diye konuştu.
Yılmaz KARAKOYUNLU
Yazıyor
Merkez Bankası'nın Bizans'a taşınması, İstiklal mücadelemizin ruhuna aykırıdır.
1920'de TBMM'yi kurup egemenliğin kayıt şartsız millete ait olduğunu ilan ettiğimiz gün, memlekette para basma yetkisi hala Osmanlı Bankası'na aitti.
1923'te Cumhuriyeti ilan ettiğimizde devletin en önemli bağımsızlık ölçütü para basma yetkisi, hala Osmanlı Bankası'nın elindeydi...
TÜRKİYE TANIMLAMASI
Mustafa Kemal, Merkez Bankası'nı kurmadan evvel bu ülkede çeşitli bankalar kurdu. İş Bankası, Emlak Bankası, Halk bankası... Hepsinin başına 'Türkiye' tanımlamasını koydu.
Hatta Osmanlı'dan devraldığımız Ziraat Bankası'nın adını da, Cumhuriyetin kurumu haline getirmek için ismini Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası'na çevirmişti...
Merkez Bankası kurulması düşünüldüğünde para basma yetkisi otuz yıllığına Osmanlı Bankası'ndan devralınarak yürürlüğe konuldu. Amaç, egemenliğin millete ait olduğunun ikinci en önemli kriteri olan para basma yetkisinin sahiplenmesiydi. Bu yetki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na devredilmiştir.
***
Bir ülkenin parlamentosu nasıl ki başkentin dışında olamazsa, Merkez Bankası'nın da başkentin dışında bir mahalde olması düşünülemez... Bütün dünya ülkelerinin Merkez Bankaları başkenttedir. Bu bir tesadüf basitliği değil, devletin egemenlik iddiasının ispat kararlılığıdır.
Dünyanın bazı başkentleri aynı zamanda ülkelerinin en hareketli, hengameli şehirleridirler. Bu nedenle Merkez Bankaları'nın bu kentlerde olması, iki ihtiyacın bir arada karşılanmasının talihidir.
MÜMKÜN OLMAZ
Ama kentlerden birisi, ekonomik yoğunluğu nedeniyle farklı konum kazanmıştır diye ülkenin en önemli kurumunu tayinle ev taşıyan memur durumuna düşürürseniz, bunun hem anayasal, hem de ulusal iftiharlarla bağdaştırılması mümkün olmaz.
Efendim, en büyük finansal merkez İstanbul'muş. Uluslararası mali ilişkilerin derinliği, bu ihtiyacı gerektirecek kurumsal değişimler gerektirirmiş. Eğer kafa bu anlayışın savunmasındaysa, o zaman Hazine Müsteşarlığı'nı da İstanbul'a nakletmek düşünülmelidir.
Bir zamanlar gündemde Ankara'yı rahatlatma projeleri vardı. Örneğin, Tarım Bakanlığı'nın Konya'ya, Ticaret Bakanlığı'nın İzmir'e, Bayındırlık Bakanlığı'nın Adana'ya. Sanayi Bakanlığı'nın Bursa'ya taşınması düşünülmek istenmişti. Ama Merkez Bankası'nı başka yere taşımak fikrini hiç kimse aklına getirmek cesaretini gösteremedi...
***
İş bu kadar basit görünüyorsa, örneğin neden Hazine Müsteşarlığı'nı, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nı, İstanbul'a taşımak kimsenin aklına gelmiyor.
Merkez Bankası'nı Ankara'dan çıkarmak, istiklal ve iktisat kültürümüze karşı ciddi bir ayıptır.
Bankaları İstanbul’a taşınma meselesi nereden çıktı?
Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınma meselesi nereden çıktı, hangi ihtiyaçtan doğdu, kimin aklına geldi, sebepleri ne belli değil? Başbakan ‘kanunsa kanun değiştiririz” deyip, kestirip attı ama ya makul ve ikna edici bir sebep söylenir ya da sabah akşam bu konu eleştirilir. Veya muhalefetin dediklerine kulak kabartılmaya, MB’nın İstanbul’a taşınmasını Cumhuriyet değerleri ile ilintilendirmeye başlanır! Attı ama herkes “neden” diye soruyor. Kendine göre cevabı olan da çok. Öte yandan hükümetin gerekçeleri de pek işe yarar gibi durmuyor. Türk ekonomi hayatının büyük kısmının İstanbul’da cereyan etmesi en söylenen ve sağlam argüman olarak sunuluyor.
Fakat bu yanıt tatmin edici olmadığı gibi ne kastedildiği de şüpheli. Bir kere Türkiye’nin ekonomik hayatının-ki yüzde 30’luk bir orandan söz ediliyor-tek şehirde toplanması hiçbir ekonomist veya iktisatçının kabul edebileceği bir veri, 83 ilden birinin yüzde 30’a sahip olması zaten yanlış.
Ancak konu bu da değil. Merkez Bankası’nın ekonomik performansın yüsek olduğu bir ile taşınması neyi kolaylaştıracak. Bugün için artık finans işlemleri tamamen elektronik ortamda yapıldığı gibi, Türk bankaları uluslararası muhataplarından bile gelişmeş altyapıya sahipler.
Konuy ilkel örneklere indirirsek, bir bankaya Merkez Bankası 100 milyon dolar gönderecekse trenle mi gönderiyor? Hiç uzatmaya gerek yok hangi finansal bankaçılık hizmeti “elle” yapılıyor?
Mazeretlerden biri de özel ve resmi bankaların genel müdürlüklerinin İstanbul’da olması. İyi de bu ne demek? O zaman ne oluyor. Bundan önce bazı bankaların genel müdürlüklerini İstanbul’a taşıdıkları ve taşımayı düşündükleri anımsanınca, Merkez Bankası operasyonunun daha önce düşünülmeyi başladığı fikri de akla geliyor.
Öte yandan küçümsenerek bakılan bir başka eleştiri de hiç kulak ardı edilmemeli. Merkez Bankalı genellikle ülkelerin başkentlerinde olur. Ancak bu özel durum Türkiye için daha farklı.
Merkez Bankası’nın Ankara’da bulunması cumhuriyetin kuruluş sembolleri ile de ilintili. Keza bir milletin /ülkenin devlet sayılması şartlarından biri-hale geçerli uluslar arası kabulllere göre-para ile ilintili.
Para basma kültürü Osmanlı’dan bu yana bu topraklarda mukim. Ve parayı Merkez Bankası basıyor. Neyi parasını? Türkiye Cumhuriyeti’nin! Doğal olarak Merkez Bankası’nın Cumhuriyet sembollerinden biri olarak Ankara’da kurulması ve bulunmasının bir sembol değeri var.
“Efendim önemli mi?” Evet önemli. “Hayır değil” demek ve Banka’nın taşınmasına makul gerekçeler bulamamak elbette muhalefetin ve kamuoyunun ilgisini çeker.
Öte yandan Avrupa Birliği projesini destekleyen meyda, ekonomik organizasyonlar ve büyük holdinglerin çoğunlukla İstanbul’da bulunması, Merkez Bankası’nın bu alana sembolik olarak kaydırılması olarak da görülebilir.
AB ve başta ABD olmak üzere Batı bakışının Türk ekonomisi üzerinde kötü niyetli beklentileri olduğunu düşünenler açısından, “yakında Merkez Bankası’nı Brüksel’e veya New York’a da taşırlar” türünden elbette gekçek olamayacak ama sarkastik yaklaşım ve eleştiriler ortaya çıkabilir.
Bunların hepsinin nedeni de elbette AKP hükümetinin Merkez Bankası’nı İstanbul’a taşımasının akla yatkın sebeplerinin bulunmaması olur.
Ankara kulislerinde “inşallah gündem değiştermek için bu konuya ortaya atıyorlardır” söylemlerinin başladığını da ekleyelim.
İyibilgi
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""