| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
Kırşehirli 20 öğrencinin, kanlarını akıtarak yaptığı ve Genelkurmay'a gönderdiği Türk bayrağı, büyük yankı uyandırdı. Kırşehir Anadolu Öğretmen Lisesi'nden 18, Hacı Fatma Erdemir Anadolu Lisesi'nden 2 öğrenci olmak üzere toplam 20 öğrencinin bir araya gelerek toplu iğneyle parmaklarından akıttıkları kanla yaptıkları Türk bayrağı, bir yandan vatandaşların beğenisini toplarken ve yaygın basında manşet olurken diğer yandan da bazı tartışma ve yorumlara da yol açtı.
Taraf gazetesinin haberine göre, Kırşehir’de bir grup lise öğrencisinin kendi kanlarıyla çizdiği Türk Bayrağı’nı Genelkurmay’a göndermeleri ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın da bunu “Biz böyle büyük bir milletiz” diyerek onaylaması tartışma yarattı. Kırşehir Valiliği konuyu incelemeye aldı.
Kırşehir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Kazım Kaya, Taraf’a kendilerinin de valiliğin de konuyu incelemeye aldığın belirterek şunları söyledi: “Biz derhal konuya el attık ve soruşturduk. Şimdi elimizde bununla ilgili rapor var. Öğrenciler bu işi okul dışında yapmışlar. Her iki okulun müdürü de dinlendi. Her iki idarecimize de bundan neden üst yönetimin bilgisi olmadığı soruldu. Müdürlerimizin ikisi de bu olaydan kendilerinin de haberleri olmadığını söyledi. Sayın valimiz Ankara’da ama konuyla ilgili bilgisi var. Ve her iki okul yöneticisiyle telefonla da görüştü.”
YÖNLENDİREN VAR MI?
Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Kaya, “Öğrencilerin ifadesine başvuruldu mu?” sorusu üzerine de “Henüz değil. Ancak sadece iki okul değil, başka okullardan da çocuklar varmış. Ama sadece çocukların kendi kararları mı yoksa onları yönlendiren olmuş mu, bu önem kazanır. Tüm bunlar hafta başından itibaren netleşir”.
VAHİM OLAY
Kanla yapılmış bayrak olayına, özellikle Genelkurmay Başkanı’nın tutumuna Prof. Dr. Baskın Oran şu tepkiyi gösterdi:
“Bu çocukların kendi vücutlarını kanatarak böyle bir şey yapmış olmaları ürpertici. Ama asıl vahim olan Genelkurmay Başkanı’nın kanla yapılmış bayrağı çok makbul sayması. Çünkü kan meselesi daha önce her fırsatta çokça gündeme getirildi ve buna şimdi de devam ediliyor.
Bu konu, “Türk milleti” dediğimiz olayın kan üzerine oturup oturmadığı meselesini de akla getiriyor. Kürt’e, Ermeni’ye, Yahudi’ye hakaret ettiğinde 301’den yargılanmıyorsun. Bu son olay bu anlayışın da şaşmaz göstergesi. Genelkurmay Başkanı’nın yol açtığı bu vehamet, aslında milliyetçi şartlandırmanın nasıl ilkokul çocuklarına kadar yaygınlaştığını gösteriyor.”
Kırşehir’de bir grup öğrenci, Hakkari Dağlıca’da şehit edilen 13 askerin anısına, parmaklarından akıttıkları kanlarla yaptıkları Türk bayrağını Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a göndermişti.
Emre Aköz'ün yorumu:
Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz de "Kan Kültürü" yazısında konuyla ilgili olarak şu yorumu yaptı:
"Şehit ve gazi aileleri için Habertürk televizyonu tarafından toplanan 86.5 milyon lira, geçen gün Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'a teslim edildi.
Tören sırasında Büyükanıt, çerçeve içine yerleştirilmiş bir Türk bayrağını medya mensuplarına gösterdi ve kısaca öyküsünü anlattı:
Kırşehir'den liseli bir genç grubu göndermişti... "Bizi de askere alın" diye not düşen gençler, bayrağın kırmızı bölümünü kanlarıyla oluşturmuşlardı.
Org. Büyükanıt, bu "armağanı" gazetecilere gösterirken, "Hepsi 18 yaşında ya da altında... Biz böyle bir milletiz " dedi.
Çocukluğumu hatırlıyorum da... Bazı yakın (erkek) arkadaşlar, avuçlarının içini bıçakla keserek kanatırlar ve el ele tutuşarak birbirlerini " kan kardeşi "ilan ederlerdi.
Avuçları yerine, işaret parmaklarının ucunu keserek de aynı şeyi yapanlar olurdu.
Bir insana ya da bir gruba olan bağlılığını... Kanını akıtarak ya da bir organını kesip atarak gösterme... Uzun bir geçmişe dayanır.
Bu geleneğin " kurban " kültürüyle bağlantısı vardır ama çoğu kez ondan da üstün sayılır.
Çünkü kurbanda genellikle başka bir canlının (koyun, deve, horoz, vs.) kanı akıtılır.
Bu olayda ise kişi kendi kanını ya da organını feda ederek, bir bakıma "fanatikliğini" ortaya koyar...
Kimi millet, kimi din, kimi aşiret için yapar bu gösteriyi.
Öte yandan, terör ya da organize suç örgütlerinin elemanları arasında da bu tip kanını dökme, organını kesme törenlerine rastlıyoruz.
Bağlılık ifadesi kadar, özür dileme amacıyla da yapılır bu işler.
Mesela Japon mafyası Yakuza'nın üyeleri, bir hata yaptıklarında, gık demeden, serçe parmaklarının ucunu bıçakla keser. Hatalarla birlikte, kesilen parmak sayısı da artar.
Bu tip kan akıtma olaylarının " eğlence " için de yapıldığı vakidir. Mesela 16'ncı yüzyılda sünnetdüğün şenlikleri sırasında padişahın ve halkın önünde sırtlarına nal çaktıranlar olurdu.
Bildiğim kadarıyla kan kaybından ölenler olduğu için bu tip gösteriler daha sonraları yasaklanmıştır.
Evet, böyle bir gelenek var.
Ama yine de tuhaf!
"Tuhaf" olan şu:
İki gencin, delikanlılığın heyecanı içinde, mesela parmaklarının ucunu iğneyle kanatarak, birbirlerini "kardeş" ilan etmesini hoş görebilir. Hatta olaya gülüp geçebilirsiniz.
Ama Genelkurmay Başkanı'na, "kandamlaları" ile yapılmış bir bayrağın, armağan olarak gönderilmesi...
Onun da bunu iftiharla medyaya göstermesi; hislenmesi, gururlanması...
Mithat Cemal Kuntay'ın " Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/ Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır " dizelerini okuması...
Bu kadarı fazla değil mi?
Medenileşmenin, uygarlaşmanın bir göstergesi de... Şiddetin ve kanın, toplumsal hayattan mümkün olduğunca uzaklaştırılması, denetim altına alınmasıdır.
Liseli gençlerin, kanlarını akıtarak "armağan" bayrak yapmasını... Gayet makul, hatta övülmesi gereken bir davranış olarak görmek... Medeniyet kavramıyla nasıl bağdaşıyor?
Biri bana bunu anlatsın!
"Gençler yollamış bir kere... Peki, ne yapılmalıydı " derseniz... Bence cevap basit:
Öyle bir armağanı kabul etmezsiniz!
"Hassasiyetinizi anlıyoruz ama... Önce okulunuzu bitirin... Askere gelin... Biz sizi eğitelim...
Ondan sonra bir saldırı olursa yurdunuz için kanınızı dökersiniz..." dersiniz; olur biter.
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""