| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
|
“Kardeş emekli oldum, çocuklar okudu, faydalandı, büyüdüler, yuvadan uçtular. Şimdi hepsinin bilgisayarı, interneti var kitapların yüzüne bakmıyorlar artık. Koyacak yerim yok, ev daraldı. Ben de ihtiyacı olanlar alsınlar, diye kapının önüne koydum. Alan olmazsa çöpçü götürecek”.
Avrupa’nın en az kitap ve gazete okuyan toplumu olarak “okuma özürlü olduk” diye düşünmeye ve söylenmeye başladım. Gerçekten okuyan, yüksek mevkilere gelenlerimiz bile, kitap okuma gereksinimi duymamakta. Onlardan birkaç kişiden, “Okuyarak buraya geldim, bundan sonra kitap okusam ne olacak?” diyenleri gördüm. Genelde aydın görünenimiz bile kitap okuma gereksinimi duymuyor.
Bunları düşünürken, kitapların sahibi bayan, “lâzımsa komşu kitapları alabilirsin”, dedi.
Doğum yerim olan Kaman Yelek Kasabası İlköğretim Okulu için kütüphane açılmış, öğretmenler oradan buradan kitap istemekte idiler. Bunu düşünerek kitapları eve taşıma gereğini duydum. Kitapların toplamı boyumu aşıyordu. Komşuların yardımı, arabaları ile kitapları evime taşıdım. Eşim, “evdeki kitaplar yetmedi mi” diye söylenmeye başlamıştı.
Neyse günlerce sonra, güç bela bir araba temin ederek, kitapları Ankara’dan köyümün okuluna gönderdim.
Evin önüne, çöpe kitap atma olayına birkaç kez daha rastladım. Ancak 26.02.08 günü, yine aynı durağa başka sokaktan giderken, Batıkent İnönü Mahallesi 22. Sokak CarrefourSA ya 300m uzaklıkta, her gün çöp atılan yerde, yine pek çok ansiklopedi ve değişik kitapları görünce, oradan geçmekte olan iki genç Serdar Yılmaz, İsmail Kurtuluş, kitapları göstererek, “ağabey çok yazık şu kitaplara bak, doğuda nice okulda kitap yokken, buradan kitaplar çöpe atıyorlar; hâlbuki bazı kuruluşlar bu kitapları toplayıp, doğuya gönderseler, ” dediler.
İşim çok acele idi. İşimi halledip döneyim, bu kitapları da eve götürürüm; sonra da bir köy okuluna gönderirim, diye düşündüm. Bizim burada belediye çöp alma ekibi akşam 19.00 dan sonra geliyor. Acele etmeme rağmen, Kızılay’dan dönüp geldiğim zaman, kâğıt toplayıcılar kitapları alıp götürmüşler. O ansiklopediler böylece hurda kâğıt fiyatına satılacak.
Ne yazık ki, çok kitap okumayı “inekleme”, “kafa şişirme” gibi olumsuz sözlerle küçümseyenlerimiz vardır. Bazı zenginlerin içinde, “evinde çok kitap var” desinler, göstermelik kitabı vitrinlerde koruyanlara rastlamaktayız. Sonuç olarak az kitap okuyan, az kültürü olan, az emekle köşeyi dönmeci, hempacı bir toplum olduk.
Gerçekten de, arada bir kitap toplama kampanyaları yapılarak, evlerde fazla görülen kitaplar, ihtiyaç duyulan okullara, gönderilse daha iyi olacak diye düşündüm.
Bir gün önce de, Ankara-Kızılay Metro çarşısında kurulan bir standa, cezaevleri için, kitap topluyorlardı. Demek ki, her konuda olduğu gibi, bu konuda da, organizasyon gerekiyor.
Bunun farkına varan bazı illerin valileri, bazı belediyeler, kitap okuma, kitap okuyup en iyi özet çıkaranlara ödül verme gibi kitap okumayı tevfik edici kampanyalar düzenlemekteler. Kırşehirde de, giden haftalarda sayın valimizin önderliğinde böyle bir kampanya vardı. Biz de bazı bayram ve özel günlerimizde birbirimize kitap hediye etme alışkanlığı edip, her ay kitap alma, bir kitap okuma alışkanlığı edinmeliyiz.
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""