Kütüphanelere olan ilginin artan oranda azaldığı belirtiliyor. Halk kütüphaneleri ilgilileri 2007 yılında bir önceki yıla oranla okuyucu sayısında azalma olduğunun gözlendiğini söylüyor. Kütüphanelere olan ilginin azalmasında televizyon ve internet alışkanlıklarının artması baş neden olarak gösteriliyor.
Kitap okumak ve araştırma amacıyla kütüphanelere gelen okuyucu sayısının, televizyon ve özellikle internetin hayatımıza daha fazla girmesiyle çeyrek oranda düştüğü gözlendi. Uzmanlar bu durumun özellikle çocuklar ve gençler arasında okuma sevgisinin zayıflaması, toplumun geleceği, ülkenin kültür, bilim, sanat dünyasında açacağı yaralar bakımından oldukça önemli bir konu olduğu görüşündeler. Kütüphanelere daha çok dersleri için öğrencilerin geldiğini belirten kütüphane ilgilileri yetişkinlerin yok denecek kadar az sayıda kütüphaneye geldiklerini belirtiyorlar.
Okuma sevgisinin okul ve ailenin ortak çalışmalarıyla geliştirilebileceğini ifade eden ilgililer, "Okuyan öğrenci, başkalarının bilgi, deney ve deneyimlerini paylaşan öğrencidir. Okumak, sağlıklı beyin gelişiminin, geniş düşünebilmenin temellerindendir. Bu nedenle okumayı seven öğrencinin derslerdeki başarısı da artar. Okuyan; öğrenci olsun, yetişkin insan olsun daha iyi görür ve daha geniş düşünür. Okuma sevgisi ve okuma alışkanlığı çocuklara okul öncesi yıllardan başlanarak, sabırlı, bilinçli, sevgi dolu çabalarla kazandırılabilir," şeklinde konuşuyor.
Biz de KIRŞEHİR Yeni HABER güncel internet haber gazetesi olarak, tüm kütüphane ve kitapsever halkımızla, tüm kütüphane yetkili ve ilgililerinin halkın okuma alışkanlığı ile ilgili bilgi, görüş ve düşünceleriyle Kırşehir ve ilçeleri ile diğer yerleşim yerlerinde bulunan halk kütüphaneleri ve okuma salonlarının durumları hakkında bilgi, görüş ve düşüncelerini bizimle paylaşmalarını ve bize bilgi iletmelerini bekliyor ve rica ediyoruz.

Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum,
1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda. Okuyucu yorumları onaydan sonra yayınlanır. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
OKUMA ALIŞKANLIĞI VERMELİYİZ
Avrupa'da en az gazete ve kitap okuyan toplum olduğumuz söylenir. Sanki okuma özürlü bir millet olduk. Türkiye'de 450 bin kahvehane varken, 1500 kütüphane var. Kahvehanelere de ruhsat verilirken, 'kıraathane' diye verilir. 'Kıraathane', "okumahane" demektir.
Kahvehanelerimiz gerçekten okuma hane yeri midir? Ne yazık ki, içilen sıgara dumanından sanki kanser üretim merkezi gibi.
Okuma alışkanlığını kazandırmak için şunları öneriyorum:
1- Her kahvehanede kaesinlikle sigara içilmesi önlenmeli.
2- Her kahvehaneye, küçük bir dolap içinde de olsa, bir kitap dolabı konmalı.
3- Herkesin okuması için her gün en az üç gazete alınmasının sağlanması. Alamıyorsa, gazete bayiilerinden gazeteleri almak için, Sosyal Yardılaşma ve Dayanışma Fonu'ndan destek alınmalı.
4- Valiler, belediye başkanları, kaymakam ve muhtarlar ve bulunacak sponsorlerlerle en az iki ayda bir kitap okuyup kitap özeti çıkarma yarışması yapılmalı. Birinci gelene küçük bir ödül verilmeli (örneğin 10-15 kitaplık bir koli)
5- Tüm okullar ve devlet dairelerinde 15 dakika kitap gazete okuma saati (mesela sabahları) ayarlanmalı.
6- Bayram ve yılbaşlarında, doğum günlerinde kitap hediye edilme alışkanlığı öğütlenmeli.
7- Yeni evleneceklere, filan kütüphaneye bir kitap alıp verme zorunluğu getirilmeli.
Kitap ve gazete okumayan milletler, kültürlü olamaz. Kültürlü olmayan ülkeler, kalkınamaz. Yaratcı olamaz. Kültürlü olmak, hemen olmaz, gelgeç heverslerle de olamaz. Amerika'dan AB den şu kadar milyar Dolarık kültür alalım da kültürlü olalım diyemeyiz. Avrupa'da, Amerika'da "elin adamı" kozetin üstünde oturup çiş yaparken bile gazete kitap okurmuş. Biz hala klozeti yadırgıyoruz. (En sağlıklı çiş psivar ve kolzette olduğunu uzmanlar söylüyor. Buna ilişkin geçmiş ayları tararsanız bir yazım var). Saygılarımla...
Cevat Kulaksız
| 02 Mart 2008 Saat
15:49