"Yallelli" albümüyle hayatımıza giren ve çoğumuzun unuttuğu hatta bilmediği ezgileri bize sunan Mecaz grubunu artık hemen hemen hepimiz tanıyoruz.
Zeynel Demir, Mahmut Karagenç, Özgür Çelik, Murat Tosun, Mehmethan, Neşet Kutas ve Hüseyin Özdoğan’dan oluşan Grup Mecaz, şimdilerde yeni kaset çalışması içerisinde. Muhabirimiz, stüdyoda ziyaret ettiği grubunun üç üyesiyle (Zeynel Demir, Mahmut Karagenç ve Özgür Çelik) Mecaz’ı konuştu.
Röportaj: Derya Altuntepe
Fotoğraf: Kürşat Ünkaracalar
Neden Mecaz? Zeynel Demir: Birincisi duyum olarak çok hoşumuza gitti. Mecazın içerdiği anlamda var tabii. Gerçek anlamının dışında yani mecazi anlatımı taşıması. Bizde türkülere mecazi anlamda bir şeyler kattığımızı düşünüyoruz. Bu bakımdan mecaz sözünü tercih ettik.
Mecaz, bildiğimiz kadarıyla ilk albümü Yalelli'yi çıkartmadan önce hem ülkemizde hem de yurt dışında önemli projelere imza attı. Bize albüm çıkartmadan önceki dönemden bahseder misiniz?
Mahmut Karagenç: Projelerimiz vardı. Gerek ülkemizde gerekse de yurtdışında düzenlenen yarışmalarda ülkemizi temsil ettik. Üniversiteler ve liseler arası halk oyunları yarışmalarında çaldık. Hem ülkemizde hem de yurtdışında bir çok festivale katıldık.

Polonya'da düzenlenen folk müzik yarışmasında birinciliğimiz var. İngiltere'de düzenlenen yarışmada ise dünya ikinciliğimiz bulunuyor. Tabii kazandığımız bu başarılardan sonra bizden bir materyal sunmamız istendi. "Biz sizi burada dinledik güzel fakat bize bir kaset ya da CD bırakın" şeklinde taleplerle karşılaştık. Olmaması da bizi bir albüm yapmaya teşvik etti. Bundan sonra da gidebildiğimiz sesimizin soluğumuzun yetebildiği yere kadar da gitmeye çalışacağız.
1999'da Polonya'da dünya çapında gerçekleştirilen folk müzik yarışmasında birinciliğiniz bulunuyor. 2001'de de dünya ikinciliğiniz var. Bu kadar önemli başarılar elde eden Mecaz grubunu insanlar neden geç tanıdı?Zeynel Demir: Albümü İzmir'den yönetmeye çalışıyoruz. İzmir'deki görevimizden dolayı. Yaptığımız iş vesilesiyle buraya sık sık gelemiyoruz. Müziğin kalbi İstanbul'dadır. Bu bir gerçek. Her ne kadar Mecaz albümü İzmir'den çıktıysa da İzmir'den bu anlamda çıkan ilk profesyonel kaset ise de burada yaşamak insanı çok farklı noktalara götürüyor.
Bütün medyanın yoğun bir şekilde yer aldığı televizyonların hemen hemen bir çoğunun burada olduğu bir bölgeden İzmir'den bunları yönlendirmek zor oluyor. O açıdan tabii o dönemler biraz zorlandık. Özellikle promosyon döneminde. İkinci albümde de bunu yaşayacağız.
Bizim en büyük hedefimiz; kendi çalışmalarımıza yönelip kendimize özgün üretimlerimizi ortaya koymak. Onun dışında gün yüzüne çıkmamış türkülerden hareket edip onları halkla buluşturmak. Onların icra edildiği alandan direkt halka sunmak. Bu anlamda derleme çalışmalarımız var. İkinci albümde de bu çalışmalar doğrultusunda repertuar hazırladık.
Mecaz'ı Lalelli isimli kıvrak türkünüzle tanıdık. İlk albümünüzden bahsedelim biraz. Zeynel Demir: Halk oyunları ekiplerine yıllarca müzik yaptık. Bunu yaparken de bir çok yöreden esinlendik. Bu anlamda Karadeniz, Ege, Akdeniz, Doğu Anadolu gibi bir çok bölgede bulunmamız repertuarın oluşmasında bize yardımcı oldu. Hem birçok bölgede bulunmamız hem de yaptığımız iş gereği her yöreden türkülere çabuk ulaşma gibi bir şansımız oldu.
Özgür'ün TRT'de çalışıyor olması, bir dönemem benim orda çalışmam ve sürekli repertuarın elimizin altında olması aynı zamanda konservatuardaki görevimizde bunu gerektiriyor. Anadolu’ya yayılsın istedik. Türkiye'de sadece lokal bir bölgeye hitap etmek istemedik. Türkü icra ediyoruz türkülerin ulaşacağı ne kadar kitle varsa biz oraya ulaşmak istedik.
Mahmut Karagenç: Ayrıca derleme aşaması sırasında yapılan alan araştırmalarında teyzelerin söylediği Mavili türküsüne yer verdik. Bu türküyü ham haliyle aldık ve bu albümde bütün Türkiye'ye ulaştırılmaya çalıştık. Mecaz olarak bu türküyü TRT repertuarına kazandırdık.
'TRT ARTIK BU MİSYONUNDAN VAZGEÇTİ'Zeynel Demir: Türkiye genelinde bir derleme çalışması yapılmış olsa inanın ki yüzlerce türkü çıkacak. O türküleri şuanda icra edenler son nesil diyebilirim. 20-30 yıl önce söylenmiş türkülerin icracıları şuanda yaşıyorsa onlardan bu dokümanların alınması ve bir sonraki nesle aktarılması lazım.
Bu anlamda bireysel çalışmalar dışında çok ciddi çalışmalar yok. En değerli hazinelerimiz türküler. Bunların şuanda yaşıyor olduğunu bilip ciddi çalışmaların yapılmaması bence içler acısı bir durum. Enstitü niteliğinde bir çalışma yapılabilir. Bir halk müziği enstitüsü kurulabilir ve sadece bu çalışmalar yürütülür.
TRT artık bu misyonundan vazgeçti. TRT’de sadece var olan mevcut repertuar icra ediliyor. Belki bir beş yıl sonra bunları kaybedeceğiz ve hiç birisinden haberimiz olmayacak. Bu anlamda sahip çıkmamız gerekiyor.
Mahmut Karagenç: Unutulmaya yüz tutmuş bir sürü değerlerimiz var. "Silikon Vadileri" tamam çok önemli bir yer ve oraya yatırım yapılması lazım. Fakat oraya yatırım yapılıyorken kendi kültürünün ve özünün yaşatılabilmesi için bazı imkanlara gerek olduğu unutulmamalı.
Bu gibi çalışmaları yapan insanlar cebinden neyi ne kadar karşılayabilir. Bunun desteklenmesi ve enstitü haline getirilmesi ve bu işe soyunanlara yardım edilmesi olayı daha ciddi boyutlara getireceğine inanıyorum.
“HERKES BİHABER”Mahmut Karagenç: Bunu her alanda görebiliriz.Biz elimizden geldiği kadarını yapabildiğimiz kadarını yapacağız. TRT repertuarındaki 5 bin türkünün piyasa diye tabir ettiğimiz olguda en fazla bunun bin tanesi tüketiliyor.
Geriye kalan 4 bininden herkes bihaber. Geçmişte sevginin anlatımına bir bakın ve şimdi sevginin anlatımına bir bakın. Şuanda sevgi artık bayağılaşmış bir şekilde anlatılıyor. Ne ekerseniz onu biçersiniz.
Zeynel Demir: Anadolu'yu genel anlamda ele aldığımızda oradaki yaşantının her kesitini mutlaka türkülerde görmek mümkün. Çocukları anlatacak türküler, belirli bir yaş grubunu anlatacak türküler var Anadolu'da. Her şeyi türkülerde bulmak mümkün.
Artık çocuklarımız türkülerden bihaber büyüyor. İçinde olduğumuz piyasayla doğru orantılı. Bunun eğitim kurumlarında sadece seçmeli ders olmasıyla da alakalı.
Mecaz, Night of the Sultans'ın müziklerini yaptı. Bize hem bu projeyi hem de bu projeye müzik anlamında katkılarınız anlatır mısınız?Zeynel Demir: Night of the Sultans projesinin müziklerini yaptık. Bu projenin müziklerinin yüzde 70'ini biz geri kalanını İsrailli müzisyenler yaptı. Night of the Sultans, Sultans of the Dance'dan kopanların oluşturmuş olduğu bir proje.
İkinci albümünüzden bahsedebilir miyiz?Zeynel Demir: Yine yurdun belirli bölgelerine ait halk ezgileri var. Birkaç tane yeni derleme var. Yine bestelerimiz ve kendi çalışmalarımız var. Birincinin devamı niteliğinde bir albüm olacak tabi birazda sürpriz olsun.
Mahmut Karagenç: Bu albümde birikimlerimizi gene süzgecimizden geçirip tortusuz bir şekilde sevenlerimizle paylaşacağız. Her sene albüm yapacağız diye de bir iddiamızda yok. Öncelikle hepimiz hocayız. Her sene albüm çıkartmaktan önemli değil önemli olan albümün içeriği.
Kaynak:Gerçek Gündem