Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > KIRŞEHİR HABER > Osmanlı’nın temeli Kırşehir’de atıldı
Osmanlı’nın temeli Kırşehir’de atıldı

Aylık olarak yayımlanan “YESEVİ” dergisinde yer alan makalede Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş kararının Kırşehir’de alındığı belirtildi.

 
YESEVİ Dergisinin Ekim 2007 sayısında Araştırmacı-Yazar Erdoğan Aslıyüce tarafından kaleme alınan makalede, Anadolu’nun Moğollar tarafından istilası ile yaşanan tarihi olaylar ve Osmanlı Devletinin kuruluş süreci anlatılıyor.

 

Şimdi suları çekilerek kuruyan ve tarihe tanıklık eden Hılla Gölü’nün kenarında oldukça önemli kararlar alınmıştı.
    

Tarihi vesikalara dayanarak hazırlanan makalede; Moğolların Anadolu’yu işgali, Ahilerin Kayseri savunması ve sonrasında Anadolu’da Türk Birliğinin yeniden kurulması için yapılan çalışmalar yer alıyor. Moğol işgali sonrasında Ahi Evran-ı Veli’nin ev sahipliğinde Şeyh Sadrettin Konevi, Aşıkpaşa’nın babası Muhlis Paşa, Hüsamettin Kaşi, Şeyh Edebali, Şeyh Affan, Hacı Bektaş-ı Veli ve Kaya Şeyhi’nin Kırşehir merkezindeki Hılla Gölü kenarında toplanarak ülkenin geleceğini görüştükleri anlatılıyor.

 

Kurulacak yeni devletin dilinin Türkçe olması gibi önemli kararların alındığı ve yapılan ikinci toplantıya Kayı Boyu Beyi Ertuğrul Gazi’nin de katıldığı belirtilen makalede şu görüşleri yer veriliyor:

 

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN DOĞUŞUNA İLİŞKİN AZ BİLİNENLER

 

Türkler Anadolu kapılarında gözüktüklerinde Doğu Roma'nın yani Bizans'ın Anadolu coğrafyasında yaşayan insanları Balkanlara naklettiğini Süryani yazara şöyle anlattı:

 

“Türklere yenilen Rumlar bir daha onlara karşı duramadılar. İmparator Mihael'i korku almıştı. Korkak ve kadınlaşmış müşavirlerinin sözlerine bakarak sarayını bırakıp Türklere karşı çıkmadı. Hıristiyanlara acıyarak adamlar gönderdi. Pont'da (Karadeniz'de) kalmış halkın bakiyelerini (kalanlarını) topladı. Eşyalarını atlara ve arabalara yükletip denizin ötesine (balkanlara) nakletti. Böylece ahalisiz kalan bu yerlerde Türklerin yerleşmesine yardım etti ve bu sebeple de herkesin tenkidine uğradı.” (1)  (Turan Osman, Selçuklular ve İslamiyet, Turan Neşriyat, İst.1971, s.37)

           

H.A.Gibbons, Türklerin Anadolu’yla ilgili kaynaklarından habersiz ortaya attığı peşin hükümlü nazariyeleriyle “göçebe Türklerin devlet teşkilatı kurmak kabiliyetine malik olmadıkları” saçmalığını kabul edenler ede dursun.” (2) Köprülü Fuat, Osmanlı Devletinin Kuruluşu, TTK ,Ankara-1988, sayfa 12)

 

İHANET VE ÇÖKÜŞ

 

Anadolu Selçuklu Devleti, II. Gıyasettin Keyhüsrev (1237-1246) döneminde uğradığı Kösedağ (1243) bozgunu sonrası Moğollar Sivas, Tokat'ı teslim almış Kayseri'de Ahiler şehri, (tabiri caizse)  arslanlar gibi savunurken kuşatmanın 15. günün Kayseri İğdişbaşı'sı (muhafızı) Ermein mühtedi (dönme) Hüsamettin Hocak Moğol ordusu komutanı  Baycu Noyan ile gizlice anlaşarak, şehrin durumu ve müdafaa taktiğini düşmana bildirmesi sonucu Moğollar Kayseri'yi ele geçirmişlerdir.

           

Moğollar, Kayseri'yi koruyan başta Ahiler olmak üzere şehrin bütün erkeklerini kılıçtan geçirmiş. Çok sayıda genç kız ve kadınları esir alıp götürürken şehri yakıp yıktılar. Kösedağ Savaşı sonrası Anadolu Selçuklu Devleti istiklalini ve istikbalini kaybetmiştir.

 

HILLA'DA ALINAN KARARLAR

 

Hilla Gölü kenarında Ahi Evran'ın ev sahipliğinde Şeyh Sadrettin Konevi, Baba İlyas’ın oğlu Aşıkpaşa’nın babası Muhlis Paşa, Hüsamettin Kaşı, Şeyh Edibali, Şeyh Affan, Hacı Bektaş-ı Veli,

Kaya Şeyhi Türklüğün geleceği için toplanırlar. Anadolu'nun zenginliklerinin Moğollar tarafından yağmalanışı sonucu, baş gösteren sıkıntılar ve ülkenin geleceğini görüşürler

 

Anadolu Selçuklu Devletinin içine düştüğü kaostan kurtulmasının mümkün olamayacağı hükmünü vermelerinden sonra ne yapılması gerektiğinin cevabını ararlar.

 

1) Anadolu Selçuklu Devleti'ni yaşatabildiğimiz kadar yaşatalım.

 

2) Anadolu'da Türk Birliğinin yeniden tesisi için beyler arasında hiç kimse ile ihtilafı olmayan birisi bulunmadı.

 

3) Belirleyeceğimiz kişiyi serhata uç beyi olarak tayin edilmesini ve güçlenene kadar korunmasını sağlayalım.

 

4) Serhat'a tayin edilecek uç beyi, hiçbir zaman diğer Türk beyleri ile çatışmamış daha güçlü beyliğin himayesine gönderelim.

 

5) Kurulacak yeni uç beyliğinin resmi dili Türkçe olmalıdır.

 

6) Uç Beyliği, yer, yurt tutup güçlenene kadar sevgi ve saygıdan ayrılmayacak, güçlendikten sonra küffara karşı cihat edecek.

 

7) Peki kim olacaktı bu uç beyi ?

 

Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat (1219-1237) döneminde Erzincan civarında Harzemşah Celalüddin Mengü Berdi arasında 1230'da Yassı Çemen'de yapılan savaşı Selçuklular kazanır.

 

“Osmanlı Beyliğini kuran Kayı Aşiretinde Alaaddin Keykubat zamanında Ankara'nın batısındaki Karacadağ taraflarına yerleştirilmişlerdir. Karacadağ Ankara ilinin Haymana ilçesi civarıdır. Haymana ismi de Hayme Ana'dan türemiştir.

 

HILLA GÖLÜ

 

1243 Kösedağ Savaşı sonrası Moğol hakimiyetine giren Anadolu'yu yeniden ayağa kaldırmak isteyen Alpler-Erenler Selçuklu Devleti'nin ve Anadolu Türk Birliğinin geleceği hakkında düşünmeye başladılar....

 

1250 yılının güneşli bir mart gününde Kırşehir'de toplanmaya karar verirler. Dönemin zenginlerinden büyük kervan sahibi ve tüccarlarından Hüsametin Kaşi'nin rehberliğinde devrin büyük bilgini Muhiddin-i Arabi'nin eserlerinin sarihi Şeyh Sadreddin Konevi ile Kaşi Kırşehir'de Karakurt yolu üzerinde bulunan ve birçok Kırşehirlinin dahi bilmediği HILLA GÖLÜ kenarında gözlerden ırak buluşurlar.

 

Hılla gölü ki yaz kış 30 derece sıcaklıkta olmasına rağmen içinde balıkların yaşadığı bir göldü. (2007'de küresel ısınma sebebiyle kurumuştur.)

 

Uzun görüşmeler sonunda  Kırşehir yakında bulunan Kayı aşiretinin Beyi Ertuğrul Gazi'nin en uygun isim olduğuna karar verilmesiyle haberciler yola koyuldular.

 

KARAR VE UYGULAMA

 

İkinci toplantıda Kayı Boyu beyi Ertuğrul Gazi'de katıldı. 1251 yılının bir Nevruz günü gerçekleşir, bu toplantı.

 

Alp-erenlerin çalışmalarını ve düşüncelerini Ertuğrul Gazi'ye anlatırlar onun da kabul etmesinden sonra çalışmalar başlar.

 

Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus (1246-1257)'tan alınan fermanla Ankara dolaylarındaki Kayı aşireti Söğüt ve Damaniç bölgesine iskan edilir.

 

Ertuğrul Gazi'nin oğlu Osman Gazi 1258 yılında Söğüt'te doğmuştur.1281 yılında Ertuğrul Gazi vefat edince yerine cesur, cömert ve kerem sahibi bir Osman Gazi geçti. Kılca Hisar (1285), ikinci zaferi (1286) Karacahisarı (1288), başarılarından sonra III. Alaaddin Keykubat tarafından Söğüt Malikhanesine ilaveten  Eskişehir ve İnönü taraflarını verdiği ayrıca “tabl, alem ve nakkare” gönderdi.

 

İşte Osmanlı Cihan Devletinin kısacık doğuşu....


Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda. Okuyucu yorumları onaydan sonra yayınlanır. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
insanlari dogru bilgilendirelim!
Kirsehirin tarihteki yeri elvetteki tartisilamaz, bu sebeple memleketimizle ne kadar ögünsek yeridir, rahmetli Semsi Yastimanin dedigi gibi"Kirsehirde dogdum , türkmenim diye , heryerde ögünmek istiyom"... gelelim meseleye Hirla gölü, dünyada benzeri belki vardi belki yoktu bir doga harikasiydi cocuklugumda balik yakalar kavanozda beslerdik, dogal bir akvaryumdu, demek ki bizim bilmedigimiz tanikligi da varmis tarihe, suan eski halinden eser yok, *** hirla gölünün kurumasnini nedeni kirsehir belediyesi dolayisiyla baskanidir, akil almaz, dayihane bir fikirle sanki evdeki akvaryumu temizlermis gibi suyu bosaltilmis ici temizlenmek istenmis, bu is yapilirkende milyonlarca can katledilmis, Allahin bir taktiri olarakta canlarin bedeli gölle ödetilmistir. Daha sehrimizde gölün kurudugundan haberi bile olmayan hemserilerimiz var, bence bu Kirsehirde cok önemli bir katliyamdir, cevreci tüm grup ve doga severleri bu isin hesabini sormaya davet ediyorum. yapanin yanina kalmamasi gereken bir olaydir, küresel isinma diye kapatilmak istenen olayda milyonlarca su canlisi göz göre göre telef edilmistir, bir dogal gölde, havuza cevrilmek isterken doganin cezasi olarak kurumustur, su an resimlerde kalan o güzelim hilla gölü belkide Kirsehirin son doga harikasiydi... seyfe , ökse derken hilla, bilmem sirada baska kaldimi?
Fatih Sivri | 02 Kasım 2007 Saat 15:27
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008