KIRŞEHİR

Lastik
Fabrikası sahibi ve aynı zamanda Türkiye'deki en büyük lastik pazarlama şirketinin patronu olarak bilinen 66 yaşındaki Abdülkadir Özcan, Kızılcahamam Soğuksu Caddesinde bulunan Yaylakent sitesindeki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu dün [19 Mayıs 2008] hayatını kaybetti. Kızılcahamam devlet hastanesine kaldırılan Abdülkadir Özcan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Abdülkadir Özcan adını geniş bir şekilde Türkiye' de ilk ve tek askeri uçak lastiği üretebilen lastik fabrikası konumunda olan ve özelleştirilen Kırşehir’de kurulu Petlas'ı satın aldığı dönemde duyurmuştu.
1977'de temeli atılan ve 1989'da üretime başlayan Petlas Lâstik Fabrikası, 1997'de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 35 milyon dolara Kombassan Holding'e satıldı. Ancak 2001 sonrasında krize giren Kombassan, Petlas'ı Abdülkadir Özcan'a satmıştı.
Orta Anadolu’nun en büyük şirketi nasıl doğdu?
Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik San. ve Tic. A.Ş. 1970 yılında Ankara’da Özcan ailesi tarafından kuruldu. Şirket, Toyo-Japonya, Hankook-Kore, Maxxis-Taiwan ve Alessio-İtalyan firmalarının Türkiye Yetkili Temsilciliğini yürütüyor. Abdulkadir Özcan A.Ş. lastik dışında aynı zamanda akü, zincir, jant gibi otomotiv sanayinde kullanılan diğer ürünlerdede pazar lideri konumunda olup, Ankara’ da merkez ofisinde yaklaşık 100 personeli ve Ankara dışında tüm Türkiye’ ye yayılmış 12 Bölge Müdürlüğü ve depolarında çalışan yaklaşık 500 personel istihdam ediyor.

Cenazesi bugün toprağa verilecek
Abdülkadir Özcan'ın cenazesi bugün [20 mayıs 2008] Ankara Kocatepe Camiinde kılınacak öğle namazının ardından Karşıyaka mezarlığında toprağa verilecek.
Merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
Gelen Yorumlar
Toplam 7 yorum,
1-7 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda. Okuyucu yorumları onaydan sonra yayınlanır. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
ALLAH RAHMET ETSİN, ANCAK!
Abdülkadir ÖZCAN hakkın rahmetine kavuşmuştur.Ancak cenaze namazı esnasında yaşananlar tüm topluma ibret olması gerekir. Evet ilimizdeki Petlası almış ve bire bir irtibatımız olmamıştır, ancak; cenaze namazı esnasında bir vatandaşın, "2003 yılında yaptığım işin karşılığını alamadığım için hakkımı helal etmiyorum" demesi çok manidardır. Yaşam 50-60-90 yıl da olsa göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Önemli olan bu kısa yaşamda kişileri kırmamalı ve vebal, ah almadan çalışmalıyız. İnanıyorsak ki Elhamdüllah Müslümanız elbette ki inanacağız burdan öbür tararafa bir şey götüremiyoruz. Götüremiyeceğimiz servet için de geride kalanlardan veya bizden önce gidenlerden vebal almak onların hakkını gaspetmek doğru birşey değildir. Gazeteleri okurken üzüldüğüm birşey ise Eski Diyanet İşleri Başkanlarının görüşü. BUNA HİÇ GEREK YOKTU - Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş: Merhum şahsı tanımıyorum, ancak onunla çalıştığını iddia eden ve kendisinde hakkı kaldığını öne süren kişinin “Hakkımı helal etmiyorum” demesine gerek yoktu. Cenazesine de gitmemesi gerekirdi. İslam’da ölüleri hayırla anma geleneği vardır. O ZAMAN NEDEN GELMİŞ -Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz: Bu vatandaşın davranışının anlamı şudur: ‘ Benim hakkım ona geçti helal etmiyorum. Kıyamet günü onunla hesaplaşacağım.’ Peygamberimiz namaz kılınmadan önce sorardı: Bunun kimseye borcu var mı? Yok derlerse namazını kılardı. Varsa o zaman ‘Borcunu ödeyin sonra kılalım’ derdi. Eğer ödeme imkanı yoksa kendisi bırakır diğerlerinin kılmasını isterdi. Şimdiye kadar sayısız cenaze törenine katıldım. Böylesine hiç rastlamadım. Bu iki görüş beni üzmüştür. Zira İslam dininde açık ne net ifadeler vardır. Peygmber efendimiz cenazeyi kıldırmadan önce meftadan hakkı olan var mı yok mu diye sorar ve bu hakkın kaldırılmasından sonra cenaze namazını kıldırmazmış. Hatta bir cenaze musalla taşına taşınırken meftanın üzerinde kul hakkı olduğunu görmüş ve cenaze namazına dururken "Ey cemaat meftanın üzerinde kul hakkı vardır içinizden bu rahmeti kazanmak isteyen var mı diye sorduğunda da Hz.Ebubekir Efendimiz gerekli ödemeyi yapacağını belirtmiş ve cenaze namazı kılınmış. Böylesine hasas bir olayı telkin yaparak anlatmak dururken Eski Başkanlar " Cenaze namazına gelmese iyi olur" şeklinde kaçamak cevaplar vermektedir. Bu durum hepimize ders olması gerekir. Bu dersi iyi algılayıp yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerde kul hakkı yememeğe dikkat etmeliyiz. Yine de Allah Rahmet etsin.
Mehmet ALTIPARMAK
| 21 Mayıs 2008 Saat
12:23
BİLİNMEYEN NOKTA..
Sayın Altıparmak olaya doğru yönden yaklaşmış. Ancak, yaklaşımında bir eksiklik olduğu kanaatindeyim. Eksiklik şuradan ileri gelmektedir: Petlas binlerce kişi ve kuruluş ile iş yapan bir müessesedir. Bu işleri sayın meftanın adına genel müdürleri, müdürleri ve diğer muhasebe elemanları yürütmektedir. Bu sebeple, sayın Abdülkadir Özcan'ın her türlü alacağını ve borcunu birebir bilmesi mümkün değildir. Cenazeye katılan alacaklı öncelikle Petlas'ın konuyla ilgili yetkililerine başvurup alacağını istemesi gerekirdi. Ardından -eğer alacağını tahsil edememişse- hukuki yollara başvurmalıydı. Öncelikle bu zatın bu yolları deneyip denemediğine bakmak gerekir. Eğer bütün yolları denemiş ve alacağını tahsil edememişse haklıdır. Ancak bütün yolları denemeyipte sadece cenazeye katılıp "hakkımı helal etmiyorum" demek bence de biraz ahlâka ve islam dininin örfüne aykırıdır. Ayrıca da bencilliktir. Kendisi de bir ticaret erbabı olan Sayın Altıparmak zannederim bana hak verecektir.
AHMET OZANOĞLU
| 21 Mayıs 2008 Saat
22:10
AHMET OZANOĞLUNA CEVAP!
Değerli hemşerim haberlerin altına yorum yaparken mümkün olduğunca yorum yapmak için yorum yapmamaya çalışıyorum. Her zaman bahsettiğim Saygı Sevgi ve Maneviyettan uzaklaştığımız için ve toplumu her alanda yetiştirmesi yönlendirmesi gereken kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmemesinden basediyor ve herkez üstüne düşen görevi layıkı ile yapmasını temenni ediyorum. Elbette Rahmetlinin arkasından konuşulmaz ancak yapılan bir eksiklik yanlışlık varsada düzeltmek lazım."Bu Vatanı bölemiyecekler" yazıma yaptığınız yorumda ifade ettiğiniz gibi yazı yazarken ve yorum yaparken biraz okur ve araştırırım. Abdülkadir Özcan Petlası Mart 2005 aldığı için cenazede hakkını helal etmeyen Said Açıkgöz adlı vatandaş 2003 yılında Abdülkadir Özcana yaptığı bir işin parasını alamadığını ifade ediyor.Yani sizin düşündüğünüz gibi Petlas ile bir alakası yok.Zira ateş düştüğü yeri yakıyor azçok vicdan sahibi bir insan savunmasız bir cenazeden intikam almaya çalışıyorsa demekki canı çok yanmıştır. 2003 yılından beri heryolu denediki yaptığı işle ilgili parayı alamadığı için cenaze namazında isyanını dile getiriyor. Helalik isteyen için de çok zor bir durum mefta ve mefta yakınları içinde zor bir durum. Allah her iki tarafa da sabır versin. Esas ibret alınması gerekenler bizleriz. Zira amel ve yaşantımz iyi ise ebediyete intikal edince arkamızdan hayır dualar tersi isede cenaze anında yakınlarımıza ve Allah katında hesap da da bizleri sıkıntılı dönem bekleyebilir. Bu nedenle yaşantı boyunca hareketlerimize dikkat etmeli ve yaşam sona ermedende en azından helaleşmeliyiz. Değerli hemşerim bir diğer yanıldığınız nokta da şahsımla ilgili ben 1985 yılından beri TSE de çalışmaktayım ve ticaretle uzaktan yakından bir alakam bulunmamaktadır. Yapıcı eleştiriye herzaman canım feda kırıcı ve alaycı olmamak şartı ile ne demişler "insanlar konuşla konuşa hayvanlar koklaşa koklaşa" eh bizde insan olduğumuza göre konuşa konuşa doğru yolu buluruz.Çünkü aklın yolu birdir.Saygılar sunuyorum....
Mehmet ALTIPARMAK
| 22 Mayıs 2008 Saat
01:51
ALTIPARMAKLAR TRİKO..
Sayın Altıparmak, Ben İstanbul'da ikamet eden bir Mucurlu'yum.Triko dokuma işi yapıyorum.Bize çok yakın bir bölgede sahibi Kırşehirli olan ve bizim gibi dokuma yapan "Altıparmaklar Triko Ltd.Şti." var. Ben,bu şirketin size ait olduğunu düşünüyordum.Eğer,yanılıyorsam özür dilerim. Hakkınızı helal edin. saygılar.
AHMET OZANOĞLU
| 23 Mayıs 2008 Saat
10:08
Sayın Ahmet Ozanoğlu'na!
Değerli hemşerim Kırşehirliyim ancak doğma büyüme Ankara da ikamet ediyor ve cevap yazımda da belirttiğim gibi 1985 yılından itibaren TSE'de çalışıyorum. İstanbulda bulunan Altıparmak Triko benim amca çocuklarının firması akraba ve gönül bağımız mevcut olup ticari bağlantımız bulunmamaktadır. Elbette ki yanlış anlaşılmalar ve yanlış bilgilendirilmeler olabilir. Ne demişler İnsandır şaşar beşer. Önemli olan önyargılı olarak yargısız infaz yapmamak gerekir. Seviyeli sohbetin olduğu yerde hoşgörü sınırsızdır. Triko işinizde ki kazancınızın bol ve daim olması temennisi ile hoşçakalın.
Mehmet ALTIPARMAK
| 23 Mayıs 2008 Saat
14:49
MEHMET BEY..
Ticaret adamı olmak kötü bir şey değil.Ben sizi suçlamak ya da eleştirmek için yazmadım.Sadece merak ettiğim için bazı şeyleri öğrenmek istedim.Merak etmekte de haklıymışım.Atık anlıyorum ki Altıparmak ilesi çok geniş bir aileymiş.
Ayrıca,sizi eleştirmek haddime düşmez.Ben sizi eleştiremem.Çünkü,Kırşehir'de cemaatlerin gittikçe yaygınlaştığı ve ağırlığını iyiden iyiye hissettirdiği bir dönemde ekip arkadaşlarınızla birlikte çok güzel ve çağdaş bir internet gazetesi çıkarıyorsunuz.
Size ve ekip arkadaşlarınıza teşekkür eder,saygı ve sevgilerimi sunarım.
AHMET OZANOĞLU
| 23 Mayıs 2008 Saat
21:36
Abdulkadir Özcanı bilmem ama
Abdulkadir Özcan'ı bilmem ama oğulları Sabri Özcan ve Mustafa Özcan *** . Onların *** hakkımı *** birçok insan tanıyorum. Ben de onlara *** etmiyorum. Hükmü veren Allahtır. Benim hakkım *** inanıyorum ve *** ben ***.
Sayın “İsmimi Veremem” diyen okuyucumuz;
Yukardaki yorumunuz (ya da mesajınız) içerisinden bazı kelimeleri çıkarıp anlamsız hale getirerek yayınlamayı (yayınlamayabilirdik te) daha uygun bulduk. Nedeni ‘isminizi verememekten’ kaynaklanmaktadır. Selamlar..
Ismimi Veremem
| 05 Haziran 2008 Saat
15:08