| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
Son günlerde yaşadığımız olaylar bana Reha Muhtar’ın sık sık kullandığı “Acı var mı acı” sözünü hatırlattı. Zira 1967 yılında İlahiyat Fakültesinde bir grup kız öğrencinin eylemi ile gündemimize oturan ve bu konuda herkesi söz sahibi yapan ve nihayet daha sonra 1997 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla yasaklanan türbanın yüksek öğretimde serbest olması, 518 milletvekilinin katılımında yapılan oylamada 103 ret oyuna karşılık 411 oyla kabul edildi.
Türk Ocakları Ankara Şube Başkanı Sayın Türkan Hacaloğlu’nun konuyla ilgili bir anısı ile sizleri yıllar öncesine götürelim: Türkan Hocamın öğretmenlik yıllarında zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Sağlam bir yönetmelik yayınlatır. Yönetmelikte orta ve liselerde okuyan kız öğrencilerin türban takmasının yasak olduğu belirtilmektedir. Ancak işgüzar yöneticiler dışardan bitirmelere katılan üç çocuklu bayan bir öğrenciden sınava girerken başını açmasını ister. Amacı sadece okulu bitirmek olan üç çocuk annesi bayan, buna şiddetle karşı çıkar ve sınavı terk eder. Bu olayı öğrenen Türkan Hocam; yönetmeliğin “okuyan öğrencileri kapsadığını bitirmelere katılan öğrencileri kapsamadığını” Müdüre aktarır. İdarecilerin keyfi uygulamasına karşı gelir ve haksızlığa mani olur.
1967 yılında başlayıp 2008 yılına kadar süren türban yasağı bu tip idarecilerin keyfi davranışları ile toplumun her kesimini germekten başka bir şey yapmamıştır. Yıllardır nüfusun yüzde 98’i Müslüman olan ülkemizde gelmiş geçmiş siyasilerimiz bunu çok iyi kullanarak hem halkı, hem kurumları germişler ve bu uğurda oy kazanmışlar ve oy kaybetmişlerdir. Bu yasağın gerçek anlamda kalkmasını veya kalkmamasını siyasiler bir araya gelerek çözümleme gayretine girmemişlerdir.
Türban sürekli olarak irticanın habercisi olarak gösterilerek toplumun her kesiminde dışlanmak istenmiştir. Bu arada annesi türban takan erkek çocuklar bile vebalı gibi bazı kurumlara kabul edilmemişlerdir. Sizin anlayacağınız Hasan Sağlam’ın yayınladığı yönetmeliği kendine göre algılayan kurum ve kuruluşlar, türbanı yıllardır sorun olarak önümüze çıkarmışlardır.
Yıllardır sorun hale gelen türban şimdi AKP ve MHP’nin bir araya gelmesi ile son yıllarda alışamadığımız bir çoğunlukla 103’e karşı 411 oyla üniversitelerde serbest bırakılmıştır. Umarım işgüzar rektörler türemez ve dini inancı nedeni ile samimi olarak türban takanlar huzur içine eğitimlerini tamamlarlar. Ancak sıkıntı elbette ki temelden çözülmüş değildir. Şöyle ki kamusal alan olarak tarif edilen yerlerde türban takılmasının yasak olması yakın bir gelecekte tartışmalara yeni bir boyut kazandıracaktır. Zira üniversiteyi türbanlı olarak bitiren öğrenciler okul bitiminde mezun olunca tahsilli birer anne olarak evlerinde oturup çocuk bakmayacaklar herhalde!
Şimdilik çözülmüş gibi görülen türban sorunu fazla değil üç beş yıl sonra ülke gündemine tekrar ateş gibi düşecektir. Siyasilere kızdığım nokta da burasıdır. Siyasiler sorunları şark kurnazlığı ile günü birlik çözmektedir. Merkez Bankasının Başkanı, 2008’in sıkıntılı geçeceğini söylüyor kimse bunu umursamıyor. Millet olarak elektriğe yapılan yüzde 19, doğalgaza yapılan yüzde 12, çevre ve temizlik, taşıt ve emlak vergileri yüzde 7.2 civarında zamları hükümetin verdiği yüzde 2+2 ile nasıl karşılayacağını düşünürken siyasilerimiz ise halkın yumuşak karnı olan “Türban” konusunu gündeme oturtmuşlar ve günü kurtarmak anlamında bir çözüm sağlamışlardır. Şimdi türban yasağı Sayın Cumhurbaşkanının imzası ile kalkacak ve malum muhalefetin Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu ile gündemi meşgul etmeye devam edecektir. Bu arada iktidar ve muhalefet el ele halkı uyutmaya devam edecek ancak 2008 yılı da sıkıntılı geçecektir.
Ne diyelim üniversitede türban serbest, peki bu üniversitelerde mezun olan türbanlı öğrenciler kamuda çalışmak isteyince ne olacak şimdiden görür gibi oluyorum. Malum muhalefet irtica geliyor diye Anıtkabire gidip şikayet edecekler yeni Cumhuriyet mitingleri yapacaklar ve bugünkü iktidar sayısal üstünlüğü devam ettirirse kamuda da serbest olması için MHP’nin desteğini isteyecektir. Gerçi türbanlı ve tahsilli bayanların çalışmasında bence bir mahsur yok zira dini inancı nedeni ile başını örten bayanın başını örtmeyen bayandan bir eksiği yoktur elbette ki. Fakat bu güzelim ülkemizi karıştırmak isteyen dış güçlerin, türban ve kamusal alan diyerek ülkeyi kaosa sürüklemek için yerlerini alacaklarından adım gibi eminim.
GSM: 0 542 610 40 40 Tel: 0 312 416 63 53
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""