| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
“Eski zamanların birinde, Hint İmparatoru, satranç oyununu hediye olarak Pers İmparatoruna göndermiş. Mektubunda oyunla ilgili hiçbir açıklama yapmazken yanına şöyle bir mektup eklemiş: “Kim daha çok düşünüyor, daha iyi biliyor, daha ileriyi görüyorsa o kazanır. İşte hayat budur”.
Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesini ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini istemiş. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taşının hareketini ve oyunun anlamını çözmüş; daha sonra da on günde tavlayı icat edip imparatora sunmuş.
Pers İmparatorunun baş veziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu, dünyanın, en popüler oyunlarından biri bugün.
Senenin birliği olarak tavla bir tanedir. Dört köşesi dört mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı altışar hane on iki ayı, pulların toplamı ayın otuz gününü, siyah beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı on ikişer hane günün yirmi dört saatini simgeler. Hint İmparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj da hazırlar:
“-Evet, kim daha çok düşünüyor, daha iyi biliyor, daha ileriyi görüyorsa o kazanır. Ama biraz da talih gerekir. İşte asıl hayat budur”.
Satrançta rakibin taşı alınır, tavlada ise, pul oyuna sokulabilecek şekilde kırılır; düşünmek acıdan arınmıştır. Duygu da ise, bir şans daha tanınır….”
Kaynak: Leman 20.02.2008 08 Küçük İskender
SATRANÇ VE BUĞDAY
Hindistan Sultanı Shirham, satranç oyunu çok hoşuna gittiği için, satranç oyununu bulan vezirine,” dile benden ne dilersin”? Der.
Nazır:
“-Sultanım, satranç tahtasındaki ilk kare için bir buğday, ikinci kare için iki buğday, üçüncü kare için dört buğday, beşinci kare için sekiz buğday, altıncı kare için on altı….vb katları tanesi kadar vermeni dilerim”,der.
Sultan da düşünmeden ve de buğdayın o kadar fazla edeceğini hesaplamadan, satranca bir teşekkür karşılığı olarak,
“-Kabul veririm”, dedi.
Sultanın erzak başısı, satranç tahtası başında buğdayları kare ve katları şeklinde saymaya başladı. Sayarlarken 256 taneyi 4 dakikada, 16. karede 65536 buğday tanesine gelindiğinde 18 saat geçer; 24. karede 8 milyon 400 bin buğday tanesini saymak için 97 gün olur; geride 40 kare vardır. Böylece 18 kentilyon 446 katrilyon, 744 trilyon 73 milyar 709 milyon 551 bin 616 buğday tanesini saymak için 584 milyon yıl çalışmak gerektiğini anlar.
(Ne dersiniz, elinizle birkaç avuç buğday, bir de satranç takımı alıp deneyin, nasıl olacak). Her konuda çokbilmiş havalarına girmek doğru değildir. “El elden üstündür” demişler.
Sayımın bir aşamasında sultan Shirham kendi zekâsıyla, bilge nazırın alay ettiği şüphesine kapılır, zeki ve bilge vezirinin boynunu vurdurur.
(Kaynak: Anonim)
Cevat Kulaksız
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""