Şirin Kırşehir'in güzel insanına...
Onur duydum, gurur duydum. Benimde Kırşehirli olmam bu gururu daha fazlası ile yaşattı. Hem de öğle yaşattı ki. Bir olayı yani Kırşehir de yaşanmış bir olayı anlatırken ta gözlerinin içinin güldüğünü, daha Türkiye’mizde, bilhassa yaşanan olaydan sonra Kırşehir’imizde böyle insanlarımızın olduğunu ve Kırşehir insanının ne kadar kadirşinas olduğunu anlattıkça anlattı. O anlattıkça ben gurur duydum, o anlattıkça ben Kırşehir deymişim gibi heyecanlandım. Yapılan yardımları ve o yolda kalmış insanlara yardımı ben yapıyormuş gibi oldum. Benim memleketimin insanlarının hepsi aynı heyecanı yaşarlar onu da biliyorum. Dünyada en güzel insan şeklini bana sorsalar derim ki! Yollarda naçar kalan insanların yardımına koşan insan derim. Bu yazıyı olayın kahramanı olan AYHAN arkadaşımdan dinlediğimi aynen aktarıyorum.
Ya!!! Kardeşim siz neymişsiniz? Ne biçim insanlarmışsınız? Derken ben sanki kötü bir haber alacakmışım gibi şok oldum. Ama anlattıkça rahatladım ve şehrimizle ve onun Emirel mu mini olan sevgili başkanımın yaptıkları bana haklı gururu yaşattı. Devam ediyordu: 29 Ocak 2008 tarihinde Salı günü Kırıkkale’den Mersin yönüne özel arabamla yolculuk yapıyordum. Sabah saatlerinde tahminen 10- 11 sıralarında Kırşehir’e ulaştım, trafik ekiplerinden yolların kapalı olduğunu, seyahat edemeyeceğimizi anladım. Şehir merkezine gitmemizin doğru olacağını söylediler. Bizde şehir merkezine vardık. Orada 3- 4 saat bekledik ve tekrar yola çıktık, fakat yine yolların kapalı olduğunu, hem Kayseri, hem Kırıkkale istikametinin kapalı olduğunu söylediler. Bizde tekrar şehir merkezine döndük. Oğlum yeni ameliyat olmuş onun sıkıntısı, nerede kalacağız sıkıntısı, aynı zamanda otellerin konumunu düşünürken bu sıkıntılara son veren bir haberle dünyalar bizim oldu. Bizi belediyenin sosyal tesislerine yönlendirdiler. Burada Sayın Kırşehir Belediye Başkanı gelip “hoş geldiniz, hepiniz benim misafirimsiniz, ben tüm otellerde yer ayırttım ücretsiz olarak kalabilirsiniz” deyince şaka zannettim, baktım rüya değil, gerçekti. Bir aile reisi olarak bütün sıkıntılarım bir anda ortadan kalktı ve sevince boğuldu. Olaylar o kadar güzel gelişiyordu ki!
Her otobüse birer görevli bindirerek bizleri otellere yönlendirdiler. Bizimle beraber iki aile de ( KERVAN SARAY, COŞKUN TUNA) otelinde misafir ettiler. O güzel Kırşehir şehrinde o güzel insanların misafirperverliği bizleri çok mutlu etti. Otel sahipleri ve çalışanları misafirperverliğin en güzelini yaptılar. Ellerinden gelen tüm imkânları seferber ettiler, bizlere kucak açarak o soğuk kış gününde baba evindeymişiz gibi bir hal alarak misafir olduk. O geceyi sıcak aile yuvası olarak gördüğüm otel ve sahiplerinin sıcaklığı beni çok mutlu kıldı, başkanıma çok dua ettim, Müslüman Türk milletinin hasletlerini bir daha kavrama şansını yakaladım. Allah bu insanlardan razı olsun duaları ile onları selamlıyorum.
Arkadaşım anlattıkça kendinden geçiyor, görmüş olduğu o sıcaklığı, o misafirperverliği ballandıra, ballandıra anlattıkça bana dönüyor “ ula Kırşehirliler! Harika insanlarsınız, sizler Ahi evren çocuklarısınız, sizler Caca beyin, sizler Âşık paşanın torunlarısınız diye övgüler yağdırıyordu. Tabii ben çok hem de çok memnun oldum. Doğum yerim memleketim, hasret kokan Kırşehir’imden bir daha gurur duydum, her zaman duyacağım. O güzel şehrin güzel insanlarının seçmiş olduğu güzel başkanına ( HALİM ÇAKIR BEYE) teşekkür ediyorum. Bu ulvi olan gururu bana yaşattıkları için. Saygılar sunuyorum, işte bizim insanımız, işte bizim güzel yanlarımız, işte bizim millet oluşumuz. Otel sahiplerine ve tüm Kırşehirlilere ayrıca başkanıma sevgi ve selamlarımla...!