| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
Eskilerde çok revaçta olan, kalaycılık, nalbantlık, çerçicilik, sepetçilik, elekçilik, semercilik, sayacılık, seyyar demircilik gibi meslekler vardı. İşte bu eski mesleklerin son temsilcileri teker teker aramızdan meslekleriyle birlikte, mesleği yürütenler de yok olmaya başladı.
Kalaycılık mesleği olanlar, kalaylatmak için kap kalmadığından, bakırcılık ve bakırdan süs eşyası yapmaya yöneldiler.
Öküzle eşekler azalınca da, bunları nallayan nalbantlar da birer birer yok oldular.
İstiklal Savaşımızda Türk ordusunda mühimmat taşıyan binlerce at, eşek ve öküzü nallayacak yeterli nalbant bulunamadığı için, devlet Konya'da nalbantlık okulu açtığını bilmem kaç kişimiz bilir. Karavana kazanlarını kalaylatacak kalaycı bulunmayınca kalaycılık kursu açılırmış. O zamanları evde, orduda kullanılan bakır tencere ve bakır sahan dediğimiz bakır tabaklar, zamanında kalaylanmazsa, mavi renkli bakır oksit zehiri oluşur, bu da zehirlenmelere neden olur. Daha 15–20 yıl önce kalaylanmayan kaplardan zehirlendikleri için, onlarca kişinin hastaneye taşındıklarını hatırlıyorum.
Eskiden köy köy dolaşan seyyar kalaycılar vardı. Kalaycılığı, Güney illerimizde Abdalların bir kolu, seyyar Yörükler yaparlardı.

Şimdilerde, Erzincan, Kahramanmaraş gibi iller başta olmak üzere, tüm kalaycılar, bakırdan süs eşyası yapımına yöneldiler. Çünkü bakırın kalaylama masrafı oldukça artık pahalıya gelmekte idi.
Kalaycılık mesleği de eskiden revaçta olan mesleklerdendir. Çünkü kalaylanması gereken tencere ve kaplar, kazanlar hep bakırdandı. Yemen Türküsünde bile "karavana bakırdandır- askerimiz fakirdendir…." Kalaycılar üstüne türküler yakılır, kalaycılar üstüne deyimler söylenirdi. Çok temiz şeyler için, "kalaylı kap gibi denirdi. "Kalaylı tas yoğurdu ellere vayy", türküsünü elbette bilirsiniz.
Oldukça pis çocuklar için, "bu ne be kalaycı çırağı gibi" diye benzetme yaparlardı.
Sadrazam Öküz Mehmet Paşa’nın babasının öküz nalbantı olduğunu bilinirdi.
***
İşte kaybolan mesleklerden Kırşehir'imizin son kalaycısının bu dünyadan göçtüğünü, gazeteye yansıyan haberlerden öğreniyoruz.
45–50 yaşın üzerindekiler, kalaycı ve bakıcıların Kırşehir Uzun çarşıda bulunduğunu, bakırcıların çekiç seslerini, kalaycıların körük ateşini mutlaka görmüşlerdir.
Kırşehir'in tek kalaycısı olan Mehmet Sallabaş'ın, kalp krizi geçirmek suretiyle hayatını kaybettiği öğrenildi.
Tarihi Uzun Çarşı'da yaklaşık 40 yıl kalaycılıkla uğraşan 57 yaşındaki Mehmet Sallabaş, geçirdiği kalp krizi sonrasında hayatını kaybetti.
Kalaycı Mehmet Sallabaş'ın hayatını kaybetmesi ile kalaycılık mesleği ve kültürü tarihe karışırken; Sallabaş'ın son dönemde kendisine destek verilmediği için kalaycılığın yanında geçimini sağlamak üzere hayvan kellesi de üttüğü öğrenildi.
Baba mesleği olan kalaycılık kültürünün yaşatılması için ne gerekiyorsa yapacağını kaydeden Mehmet Sallabaş'ın 27 yaşındaki oğlu Hüseyin Sallabaş, babasının yaşadığı sıkıntıları anlatarak, "Babam, tam bir Osmanlı hayranıydı ve bu kalaycılık kültürü Osmanlı Döneminden geldiği için yaşatmak istedi. Ancak, bugüne kadar bu kültürü yaşatma adına ne yaptıysa karşılık göremedi. Küçücük dükkânda yıllarca kalay dövüp bu kültürü güç şartlara rağmen yaşatmak istedi. Öyle ki; Bağ-Kur'a olan borcunu ödemek için bankalardan kredi çekti ve borcunu ödemeye çalıştı. Ancak, kendisi de vefat edince borcu kaldı. Ne yapacağımı bilmiyorum" dedi.
Acep şimdilerde Kırşehir Uzunçarşı’da kalaycıların körük, bakıcıların çekiç, demircilerin tempolu sesleri duyulur’mola. O zamanları, tüm o çarşıyı dolduran ve bu dünyadan göçen ustaların ruhları şad olsun.
Kalay Nedir: Bir element olup simgesi Sn olup Latince stannumdan gelir. Gümüşümsü gri renktedir. Havada kolaylıkla okside olmaz, korozyona karşı dirençlidir. Bu özelliğinden ötürü diğer metallerin (korozyondan korumak amacıyla) kaplanmasında kullanılır. Tarihçesi M.Ö. 3000 yıllarına dayanır. Mısır'da ve Mezopotamya'da bronz alaşımında kalay kullanılmıştır.
Cevat Kulaksız
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""