Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Cevat Kulaksız > Tecavüz ve tecavüzcüler
Tecavüz ve tecavüzcüler

Fuhuş ve tecavüz, tarihin ilk mesleklerinden sayılır. Doğaya bir bakarsanız, her canlının bir erkeği, bir de dişisi vardır. Yaratan onu, üremesi, neslini devam ettirmesi için, mutlaka dişili erkekli yaratmıştır. Ancak, insanlar arasındaki dişi erkek birleşmesini, evlilikle meşru hale getirirken, bunun dışındaki birleşmeleri de zina saymış. Zorla, istem dışı yapılan cinsel temas, tatmin de tecavüz sayılmış.

Tecavüz olayları çok değişik biçimde olagelmiş. Tecavüz olaylarında, ne yazık ki, küçük çocuklara yönelince çok daha iğrenci oluşuyor. Küçük çocuklara tecavüz edenlere sübyancı denilmekte. (Sübyancı: (TDK) Ergenlik çağına girmemiş çocuklara karşı cinsel ilgi duyan kimse, pedofi)l.

Köylerde, kırsal kesimde, gençlerin cinsel arzuları, cinsel tecavüz hayvanlara yönelmekteydi ve bu olay, 1950 li yıllarda çok doğal karşılanırdı.

İnsanın ergin, olgun çağında cinsel yönden mutlaka tatmin edilmesi gerekir. Tatmin edilmeyen cinsellikte, sapkınlık vardır. Cinsel arzuları, ayıp, yasak, günah önleyemez. İran’da cinsel tatmin olayı, üç, beş aylık muta nikâhıyla meşrulaştırılmıştır. Kişi cinsel tatmin olayını, çocuklara yöneltmişse bu psikolojik bir hastalıktır. O kişi psikatriye giderek, psikolojik destek alması, tedavi görmesi gerekir. Bu tür bunalım ve saplantılarda mutlaka bir psikiyatriye gidilmelidir. Kişinin psikolojisi bozulduğu zaman, köy, kasaba, kırsal kesimde, kimi muska yazdırarak, kimi hacıya hocaya okutarak tedavi olmaya çalışır. Bu durum tedavi olmaktan ziyade, tedaviyi geciktirir.  En sonunda kronikleştikten, iş işten geçtikten sonra doktora gidilir. O zaman da, “doktor bile çaresini bulamadı” diye yorum yapılır. Oysa zamanında tıbbın müdahalesine başvurulsa idi, tedavisi koyla olurdu. Bu bütün hastalıklarda böyledir.

Her yıl, gazeteye yansıyan nice tecavüz olaylarına duyarız. En yakınlarına alçakça tecavüz edenlerden tutun da (ensest ilişki), en küçük çocuklara, bebeklere bile tecavüz edenlere rastlanılmıştır. (2006 da İzmir’de 17 aylık bebeğe tecavüz olayı) Tecavüz, tek bir ülkeye özgü değil, dünyanın her yerinde rastlanan ahlaksız bir olay olduğu kadar, psikolojik bir rahatsızlıktır. 

Aşağıda bazı tecavüz olaylarını irdeleyeceğiz.

 

KIZINA 24 YIL TECAVÜZ ETTİ!

Kızına 24 yıl tecavüz edip, 6 çocuk yaptı. Sapık babanın itirafları şok etti.

Avusturya polisi, kızını 24 yıl boyunca evinin bodrumunda hapsettiği ve kendisinden yedi çocuk sahibi olduğu iddia edilen 73 yaşındaki adamın hakkındaki suçlamaları kabul ettiğini belirtti. Bu akıl almaz iğrenç ensest tecavüz ilişkisi Avusturya’da yaşandı.
Polis, Josef F. adındaki adamın bugün yapılan sorgulaması sırasında suçlarını itiraf ettiğini açıkladı.
Josef F, şimdi 42 yaşında olan kızını hapis tuttuğu ve 24 yıl boyunca defalarca cinsel tacizde bulunduğunu anlattı.
Bu tecavüzler sonucunda kızından yedi çocuk sahibi olan sapık babanın, çocuklardan biri ölünce onun cesedini fırına attığını söylediği belirtildi.
24 yıl boyunca korkunç bir işkenceye maruz kalan Elizabeth F. ile hayattaki altı çocuğu halen tedavi altında.

Josef F. hakkındaki iddiaları bugünkü sorgusunda kabul etti

Kaynak: http://www.haberaktuel.com/Avusturyada-sapik-baba-oz-kizina–24-yil-tecavuz-etti!-haberi–126235.html

Yukarıda, tüm dünya basınında yayınlanan, insanı şok eden haberdeki gibi, tecavüz olayı bazen aile içinde de (ensest tecavüz) olabilmektedir

Tecavüz olayından sonra, tecavüzcü yasalarca cezalandırılırken, tecavüze uğrayan ne yazık ki, pek düşünülmez. Zorla yapılan cinsel tacizde tecavüze uğrayanlarda çok büyük manevi travma (sarsıntı, vuruk) yaratır. Öylesine bir travma yaratır ki, bunun intikamını, karşı taraftan alamazsa, kendini daha feci çıkmazlara sürükleyerek, kendi felaketi ile toplumdan intikam almaya çalışır.

Ne yazık ki, tecavüze uğrayan kişiye çevresi, kinli, alaylı, ayıplı tavırlarla bakar. Ne ki, tecavüze uğrayanlara, “o abu işe alışmış” sapıklığı ile yaklaşanlar vardır.

Genelevlere düşenlerin geçmişlerini inceleyin, içten anlattıkları röportajları inceleyin; geneleve düşenler, “küçükken ağabimin, dayımın vb tecavüzüne uğradım”  diyerek (iş işten geçtikten sonra) içindeki dehşetli travmayı anlatırlar.

Çağdaş ilerlemiş ülkelerde, tecavüz eden de, tecavüze uğrayan da, topluma tekrar sağlıkla kazandırılması için psikolojik tedavi altına alınmaktadır. O tür vatandaşlarımızı, aşağılayıp, toplumdan dışlamadan psikolojik tedavi vermeliyiz. Aksi halde, aynı suçu işleyip çıktıktan sonra, aynı suçu işleyenlere de rastlamaktayız.

Tüm bu nedenlerle, bütün çocuklarımızı daima gözetim altında, uzaktan uzağa daima kollamalıyız.

 

TECAVÜZDEN SONRA:  

Devlet ise tecavüzcüyü cezalandırırken, tecavüze uğrayana kol kanat germelidir.         Çünkü onun yüreğindeki, ruhundaki tecavüz kat kat fazladır. Tecavüze uğrayan mutlaka psikolojik destek almalıdır. Tecavüz eden de psikolojik eğitime tabi tutulmalıdır.

Geçenlerde komşuları tarafından lezbiyen ilişkiye zorlanan iki küçük kız kardeşi okullarından uzaklaştıran mantık, saldırganı değil, mağduru ezmek alışkanlığından hızla vazgeçmelidir.

Giden aylarda Suudi Arabistan Kadı mahkemesi, silahlı altı kişinin tecavüzüne uğrayan bir kadına, davayı basına taşıması gerekçesiyle 200 kırbaç ve 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Arap News gazetesinde yer alan haberde, kadınların, kendi erkek akrabalarının dışındaki erkeklerle toplum içine çıkmasının kanunen yasak olduğu Suudi Arabistan'da, akrabası olmayan bir erkek ile aynı arabada oturduğu gerekçesiyle tecavüz kurbanı kadına daha önce verilen 90 kırbaç cezasının 200 kırbaca çıkarıldığı belirtildi. Hele bu çağda, tecavüze uğrayanın cezalandırılması ayrı çağ dışı bir olaydır.

Bir zaman önce, TV kanalının birinde bir uzmandan dinlemiştim. Bu tür tecavüze teşebbüs eden kişiler, mutlaka küçükken, tecavüz olayına uğramış olabilirmiş. Böylece, güya toplumdan intikam almaya çalıştığını da söylemişti.

Kendini herkesten daha çok fazla Müslüman olduğunu sanan, kendisinin, bir TV programında “şeriatçı” olduğunu söyleyen Hüseyin Üzmez’in geçmişinde, okulda okurken başından şöyle bir olayın geçtiğini Can Dündar 29.4.2008 günlü Milliyet’teki köşesinde anlatmakta: 

İsmet Paşa Cumhurbaşkanı iken, memleketi Malatya’ya gider ve orada bir Ortaokulu ziyaret eder. Orta son sınıfların dersine girdi.

Derste kendisini ayakta karşılayan öğrencilerden birine beklenmedik bir soru sordu:

“- Sen ne zaman İnönü olacaksın?”

Çocuk kilitlenip kaldı. Ne cevap vereceğini düşünürken yanındaki haylaz öğrenci kulağına eğilip tüyo verdi:

“- Sen öldüğün zaman!..”

Bu laf duyuldu. Sınıf kahkahaya boğuldu. İsmet Paşa gittikten sonra “haylaz”ı disipline verdiler. 1 hafta süreyle okuldan uzaklaştırıldı.

“Haylaz”ın adı, Hüseyin Üzmez’di. Evet 14 yaşındaki kıza tecavüze yeltenen şimdilerde 78 yaşındaki olan Vakit’in köşe yazarı Hüseyin Üzmez’di. Hüseyin Üzmez’de İnönü, Atatürkçülük, sol düşmanlığı demek ki ta o zamanları varmış.

Hüseyin Üzmez’in mazisinde böyle tuhaf olayları da vardı.

İLK SİLAHLI SAĞ EYLEMCİ
                 Malatyalı olan Hüseyin Üzmez, 1952 yılında henüz lise öğrencisiyle gazeteci Ahmet Emin Yalman'a suikast girişiminde bulundu. ‘İlk sağ eylemci' olarak bilinen Hüseyin Üzmez, Ahmet Emin Yalman'ı öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûm oldu ve 10 yıl hapis yattı.

KARISI DA KENDİSİNDEN 50 YAŞ KÜÇÜK
                 Hüseyin Üzmez, iki çocuk annesi karısını boşayıp,
Bursa'da 9 Ocak 2003 tarihinde kendinden 50 yaş bir kız çocuğu ile evlenmiş. Hüseyin Üzmez'in 5 yıl önce Bursa'da nikâh kıydığı kendinden 50 yaş küçük Ayşe Yılmaz'ın ailesi bu evliliğe karşı çıkmış ve nikâha gitmemişti.
                 Bursa'nın Arabayatağı Mahallesi'nde kuruyemişçilik yapan kayınpeder Mustafa Yılmaz sonradan bu evliliği onayladıklarını, “Peygamber Efendimiz de Ayşe anamız 9 yaşındayken evlenmişti. Kızımın evlenmesine ilk zamanlar karşıydım ama sonradan normal karşıladım” demişti.

Hüseyin Üzmez’in Timaş Yayınları'ndan yeni çıkan “Can Pazarı” adlı kitabında da, bir erkeğin kendinden çok küçük yaştaki sevgilisinin öyküsünü anlatması da kendisine de benziyordu.

Hüseyin Üzmez’in 2.12.2001 de Gülden Aydın ile yaptığı röportajdan çok tuhaf olan şu sözlerini aldık:

“Doğru. Ben de kendimi şeytana benzetirim. Çünkü en olmadık şeyler aklımdan geçiyor.

Cezaevindeyken imanınız çok ciddi bir sarsıntı geçirmiş?

— Tabii. Beş vakit namaz kılanların içinde Müslüman olmayan birini tespit ettim. Bunları görünce boşluğa düştüm. Bunlar yalancı dedim, Allah filan da yok herhalde. Tam bir sene Allah'ı inkâr etmeye çalıştım ama namazı terk etmedim, belki ahiret vardır diye”

TUTUKLANDI:

Mudanya İlçesi'nde gece, 14 yaşındaki L.Ç.'ye tecavüz ettiği iddiasıyla gözaltına alınan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, Emniyet Müdürlüğü'nde sorgusunun tamamlanmasından sonra adliye sevk edildi yargılanmak üzere tutuklandı.

Hüseyin Üzmez’in çok küçük yaştaki kızla evlenmesi, 14 yaşındaki küçük bir kıza tecavüze teşebbüs etmesi, onun psikolojisi bozuk sübyancı bir yapıda olduğunu gösterir.

Çıktığı TV programlarında, karşı görüştekileri şok altında bırakan, “şeraitçiyim” gibi laf etmesi çok dikkat çekiyordu.

İşin garibi, Sağ dinci geçinen birçok kişinin katıldığı, “hangi gazeteyi, köşe yazarını okuyorsun” anketinde, birçok AKP li Milletvekillerin, Hüseyin Üzmez’i okuduklarını söyledikleri gazetelere yansıyan haberlerde görülmesi, ayrı bir ilgi noktasını oluşturmakta.

Ayrıca, Hüseyin Üzmez’in çalıştığı ve dinci yayınlar yapan gazete ve gazetecilerin, “kim bilir, komplo”, kimileri yanlışlık var belki de hap içirmişler” gibi sözlerle, olayın üstünü örtmeye çalışmaları, dikkat çekici idi. Yandaşı gazetecilerin “Abi”, “Hüseyin Abi” diye dilden düşürmedikleri, 78 yaşındaki Hüseyin Üzmez’in cinsi sapık olması, acaba onlara nasıl etki yapmıştır ki. Yaşlı başlı, üstelik, “şeriatçıyım, dinciyim” “milliyetçi muhafazakar gazeteciyim” diyerek, yoksul bir ana kıza para vererek, yoksulluğunu sömürmesi, üstelik ana ile kızı aynı anda cinsel tecavüzde bulunması nasıl bir ahlak anlayışıdır? 

Ne yazık ki, ülkemizde bu örnekte olduğu gibi, akla hayale gelmedik yaşta ve yerde, bu tür tecavüzler olması, bu konuda yeterli eğitim almadığımızı, cinsel yönden tatmin olmamış toplum olduğumuzu göstermekte.

Aşağıdaki site adresinden aldığım, tüm gazetelerde çıkan, sürekli kuran okuyan birinin tecavüzcü-sübyancı çıkması da ayrı bir acı olayın örneği.

KUTSAL EMANET HAFIZI SÜBYANCI ÇIKTI                    25 Nisan 2008 

Topkapı Sarayı'ndaki kutsal emanet hafızı çocuklara cinsel istismardan tutuklandı.
Topkapı Sarayı'ndaki kutsal emanet hafızı, çocuklara cinsel istismardan tutuklandı
Topkapı Sarayı'nın Kutsal Emanetler Bölümü'nde 24 saat Kuran-ı Kerim okuyan hafızlardan S.E internette tanıştığı yaşları 14 ile 16 arasında değişen onlarca çocukla cinsel ilişkiye girdiği iddasıyla tutuklandı. S.E'nin tanıştığı çocukları para vererek ya da hediye kontör alarak cinsel ilişkiye zorladığı ileri sürülüyor..
CİNSEL İSTİSMAR SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI
Geçtiğimiz gün Bayrampaşa'da linç edilmeye çalışılan kişinin S. E. (35) olduğu ortaya çıktı. Fatih Adliyesi'ne gönderilen Fatih Müftülüğü'nde çalışan evli iki çocuk babası S.E, küçük çocuklara cinsel ilişikiye girerek istismar ettiği suçlamasıyla tutuklandı. 2 şüpheli ise yer temin etmek ve yardım etmek suçlamasıyla aynı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ne yazık ki, toplumu utandıran bu tür utanç verici tecavüz olaylarını zaman zaman görmekteyiz. Bu nedenle toplumu daha iyi eğitimle donatmalı ve çocuklarımıza daha çok özen göstermeliyiz.

YaYanda gelinlik giymiş ve bu kıyafeti ile İtalya’dan Kudüs’e doğru otostopla barış yürüyüşü yapan İtalyan kız, ne yazık ki Türkiye’yi utandıran, Gebze yakınlarında tecavüze uğradı ve boğularak öldürüldü.

GEBZE - Pippa Bacca ismiyle tanınan 33yaşındaki Milano’lu sanatçı Giuseppina Pasqualino di Marineo’nun cesedi, Gebze ilçesi Tavşanlı Köyü Ballı Kayalar mevkiide birlikte görüldüğü hırsızlık suçlarından sabıkalı M.K’nın yer göstermesi üzerine çıplak ve toprağa gömülü olarak bulundu. Gebze Devlet Hastanesi morgundan alınan Marineo’nun cesedi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait cenaze arabasıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Şimdi bu tecavüz karşısında nasıl yorum yaparsınız.

Kadınlar, ülkemizde ne yazık ki, cinsel yönden sömürülen bir varlık olarak görülmekte.

13 yaşındaki kızların, babaları tarafından başlık parası adı altında satıldığı bir ülkede bulunuyoruz.
Başarılı olan her kadının bu başarı karşılığında illa birisine "verdiğine" inanılan ülke,
Atasözleri “dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek dolanmaz” başlayıp, bilmem neyin olacağına bilmem neyin olsun diye devam eden,
Hayat kadınına tecavüze ceza indirimi uygulanan,
Dul kadınların daha "müsait" olduğuna  ve "şehvetle yandığına" inanılan,
14–15 yaşında kötü yola düşmüş kızları, 60–65 yaşında adamların kiraladığı bir ülkemizde, kadınlara böyle bakılıyor.


ARİF VERİMLİ: BARIŞ GELİNİNE TECAVÜZ KAOTİK TOPLUMUN SONUCU"  

İSTANBUL (ANKA) - Yeditepe Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Verimli, dünyaya barış mesajı vermek üzere Milano'dan yola çıkan ve otostopla İstanbul'a kadar gelen İtalyan sanatçı Pippa Bacca'nın tecavüz edilerek öldürülmesini 1980'lerden sonra yaşanan sanayileşme ve Büyükşehirlere gerçekleşen göçe bağladı.

  “ ….“Son 30 yılda yaşanan sanayileşme, göç ve çarpık kentleşme toplumda kaotik ortamı oluşturdu. Büyükşehirler suç oranı yüksek insanlarla doldu. İnsanlık değerleri, insan sevgisi ve insan hakları gibi değerlere sahip kişilerle suç unsuru taşıyan insanlar yan yana yaşamaya başladı. Sana gelmiş, misafir olarak ülkende ağırlayacağın kişiye tecavüz etme fikri herhalde sevgisizliktendir”

 TECAVÜZDE BEYAZ GELİNLİK ETKİLİ Mİ?-
Bu olayda bireysel etkenlerin de söz konusu olabileceğine değinen Prof. Dr. Verimli ilginç bir konuya da temas ederek tecavüz olayında şarkıcının beyaz gelinlik giymiş olmasının da etkili olabileceğini öne sürdü. Prof. Dr. Verimli, “Kadının nereden gelip nereye gittiği, amacının ne olduğu konusunda en ufak bir düşüncesi yok. Gelin ve gelinlik daha çok cinselliği çağrıştırıyor. Bu faktör de etkenler arasında sayılabilir” dedi. Daha önce yılbaşında yaşanan ve yaz aylarında tatillerini geçirmek üzere Türkiye'ye gelen turistlere yönelik taciz ve tecavüz olaylarının artmasını ise Prof. Dr. Arif Verimli “Türkiye'de, genelde bu tür insanlar arasında, yabancıların ahlak açısından serbest olduğu gibi bir görüş var. Örneğin bütün Ruslara “Nataşa” denildi. Nerede Rus görseler cinsel yönden yararlanılabilir diye bakıldı” dedi

Cevat Kulaksız ckulaksizster@gmail.com

Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008