Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Cevat Kulaksız > Tek bacaklı güvercin
Tek bacaklı güvercin

Ankara Ulus’ta dolmuş durağına doğru ilerlerken dolmuşların arka tarafında duvar dibinde tek ayaklı bir güvercin gördüm. Öteki güvercinler badi badi yürüyüp onun bunun attıkları simit ve öteki besin artıklarını toplamaya çalışan çift ayaklı güvercinlerin yanında, tek ayağı üzerinde zıplıya zıplaya yürümeye gayret eden güvercini görünce çok şaşırdım. Refleks bir hareketle durakaldım.

Allahım, ne olmuştu güvercinin öteki ayağına! Tek ayak bacakla birlikte yoktu. Allah’tan bu dip köşede gelip geçen pek yoktu.

Durup güvercinleri, özellikle tek bacaklı güvercini seyrettim.

Tek bacağınızla yürüseniz nasıl yürürsünüz? Zıplaya zıplaya yürürsünüz değil mi? İşte tek bacaklı güvercin de zıplaya zıplaya yürümeye çalışıyor, bulabildiği yiyecek kırıntılarını toplamaya gayret ediyordu.

Seyrederken yüreğimin sızladığını hissettim, gözlerimi nemlendi. Kendi kendime:

“- Allahım ne olurdu şu güvercine bir koltuk değneği verebilse idim,” diye düşündüm.

Hava da oldukça soğuk ama bir türlü oradan ayrılamadım. Seyrettim, seyrettikçe içimin daha çok burkulduğunu hissettim.

“- Şu güvercinler ne güzel kuşlar Allahım,” diye içimden geçirdim.

Kışın çok soğuk günlerde, sizin de pencerenizin önüne hiç güvercin konar mı? Bizim evin penceresine zaman zaman güvercin gelir, sağa sola bakar. Bir metreden daha az, perdenin arkasından pencerenin dışındaki güvercine bakarım. Aman kaçmasın, aman rahatsız etmeyeyim diye nefesimi bile tutarım. Bir süre sonra uçar gider.

Eşim yanıma geldiğinde, “Bu güvercin neden buraya geliyor?” diye sordum. Eşim de, “Kışın onlar yiyecek bulamıyor, yesinler diye oraya bulgur atıyorum” dedi.

Siz de evinizin penceresine bulgur atın, bakın ergeç güvercin ya da serçe gelir. 

Hemen yakın bir satıcıdan simit alıp, minik parçalara bölerek güvercinlere atmaya başladım. Öteki güvercinler ondan önce varıyor, simit parçalarını alıyorlar. Zavallı tek bacaklı güvercin, onlardan daha çok az alabiliyordu. Ne yapsam da ona daha çoğunu versem, diye düşündüm, ama seçemiyor, ayıramıyordum tek bacaklıyı onlardan.

Minik simit parçalarını güvercinler yemeğe başladığında nereden geldiler, bilmiyorum; üç beş serçenin geldiğini gördüm. Bu serçeler güvercinlere göre ne kurnaz, ne atik kuşlar. Güvercinden beşte bir mi, onda bir mi daha küçük. Simit parçalarını attıkça, güvercinlerden önce atılıyor, tek ayaklı güvercinin önündeki parçayı hemen kapıp kaçıyordu. Ne ki güvercinlerin olduğu yere attığım halde, serçeler ani dalışla daha havada yakalıyorlardı. Simit parçalarını birbirinin önünden kapıyorlar, güvercinlerin önünden kapıyorlar.  Güvercinler, hemen gagalarının önünden kaptıkları halde, serçelere bir şey yapmıyorlar, üzerlerine saldırmıyorlar. Alabilirlerse simit parçalarını almaya çalışıyorlar. Yarabbi şu güvercinler ne kadar barışçıl kuşlar, diye düşündüm. Demek ki, dünyada barışın sembolü güvercin olması bundan olsa gerek.

En az yiyecek alabilen bizim tek bacaklı güvercindi. Simit parçalarını olabildiğince tek bacaklıya doğru yavaşça atıyorum; ya güvercinler hemen alıyor, ya da serçeler bir pike yaparak kapıp kaçıyorlardı. Ben üzüntü, çaresizlik içindeyim, tek bacaklı güvercin için.

Şunu yakalasam, eve götürsem, en iyi besinleri verebilsem, diye düşündüm. Ama o arkadaşlarından ayrılamazdı.

Simidin son parçasını da attıktan sonra, gitmek zorunda olduğum için oradan ayrıldım.
 
Cebimden çıkardığım cep telefonumun objektifini onlara doğru, özellikle tek bacaklı güvercine doğru yönelterek korkutur da kaçırırım korkusu içinde, uzaktan da olsa birkaç kare resim çektim. O tek bacağı ile insanlar arasında, güvercinler arasında yaşama mücadelesini vermeye gayret ederken, “Elveda güzel kadersiz güvercinim” diye mırıldanarak ve de arkama bakarak, gözlerim nemli oradan uzaklaştım. 

Tek bacaklı güvercin için üzüntülü duygular içinde gittiğim yerde okumak için gazetemi açtığım zaman, hayvanlar köpekler, güvercinler hakkında duygulu destansı yazılar yazan, insanı sevdiği kadar onları da çok seven Bekir Coşkun’un köşesinde, aşağıdaki kelimelerle başlayan yazısını okuyunca inanın çok şaşırdım. Karşımda bana bakan insanlardan, birden gözlerimden akan yaşları nasıl saklayacağım diye bocaladım durdum.  

         “Yaban güvercinleri.. 
BAŞIMI kaldırıp baktım. 
"Yaban güvercinleri" bölük bölük dönmeye başladılar. 
Saydım, saydım. 
27 eksik çıktılar”
................

Cevat Kulaksız
ckulaksizster@gmail.com.tr 

Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008