Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Medyadan Seçmeler > Televizyonlar ve çöküş
Televizyonlar ve çöküş

Yeni yayınlanmış bulunan bir kitaptan bir alıntı yaparak konuya girmek istiyoruz. (¹)

 

“Semra yücel (kaynana Semra) adında, kocasından ayrılmış bir kadın ve Ata (Türk) adlı oğlu ekrana çıkartıldı.
 

Hanım oğlunun evlenmek istediği kızları beğenmiyor, kızlara canlı yayında bağırıp hakaretler yağdırırken, oğlunu da baskı altına alıp onların kendisine layık olmadığını söylüyordu.
 

Bu komedi aylarca sürdü.
 

Toplum mariz bir ruh yapısı içinde Show TV’nin yayına yapışıp kalmışken, “Gelinim olur musun” izleyici rekorları kırmaya başladı.


Öyle ki 17 Aralık 2004 gecesi Türkiye’nin Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerine başlama kararının alınacağı saatlerde, Semra Hanım ve Ata Türk’ü seyredenlerin sayısı, bu önemli kararı canlı yayında izleyenlerin sayısını fersah fersah geride bırakmıştı...


Ve gün geldi televizyonlarda başka yarışmalar, başka mutsuz insanlar yaratmak üzere kotarılırken Ata Türk unutuldu gitti.

Ta ki 19 Eylül 2005 günü ajanslara düşen bir haberle tekrar hatırlanana kadar. Şöhret olduğunu sanan zavallı genç adam, unutulmanın verdiği bunalımla içki, esrar ve extacy denilen uyuşturucuya kapılmış, sonunda Adana’da bir otel odasında ölü bulunmuştu.


Normal insan aklı ve izanı bu olaydan sonra ne düşünür; zavallı talihsiz gence acımak ve son uykusunu uyumak üzere onu yalnız bırakmak…


Hayır yazık ki bu ülkede bu bu olmadı!

Ata Türk’ün ölümünden sonra başta Show TV haberini bile paraya tahvil etmekti!  Çünkü reyting, en çok izleyici; en çok izleyici, en çok reklam en çok para demekti!


Tarihe belge düşmek üzere, bu olaya ilk günden itibaren üç gün boyunca haber bültenlerinde yer ayıran kanalları ve yayın sürelerini veriyorum:

 

Star TV           89 dakika

Show TV        76     

ATV               74     

SKY Türk       45    

Habertürk       55     

TGRT  Haber 35     

Kanal   7         37     

Kanal  D         31     

Flash Tv         34     

CNN Türk      27       

TGRT             17     

Kanal 8           15    

Kanal A          8      

Olay TV         10     

Ege TV          2,5    

Samanyolu     9       

Kanaltürk       2,5   

NTV               47   saniye

Cine5             20      

 

Sevgili okurlar;

Olayın üzerinden epeyce bir süre geçti ama televizyonlarda ki benzer “felaketler” sürüp gidiyor.


Kaynana Semra, oğlunu ölüme götürecek denli bir facianın kapısını aralayana dek, ilerde neler olup biteceğini

kestiremedi!

Günümüzün televizyon ekranlarında ise bireyleri felakete götürmekte olan çirkin yayınların, toplumumuzu nereye götürmekte olduğunun, ne yazık ki henüz ayrımına varabilmiş değiliz!

 

Sabahları sanatçıların ağırlandığı ve ünlü kişilerle söyleşi yapılan programları ya da akşamları birbiri ardına ekranlara gelmekte olan ahlaki değerleri erozyona uğratan dizileri izleyenler; bu programlarda kendilerini bilgilendirici ve her yönden eğitici, insani değer niteliklerini artırıcı unsurlar bulabiliyorlar mı?

 

Dansöz yarışması düzenleyerek, genç kızlarımıza ve toplumuza neyi vermek istiyoruz? Bir geceliğine beğendiği kadının bedenine sahip olmak isteyen zengin ve bunu kabul eden kadın tablosuyla toplumda nasıl bir imaj yaratılmak isteniyor?

 

Parası olan bastırsın parayı, beğendiği kadınının rahmine ulaşmakta hiç beis görmesin! Fırsat geldiğinde ve hatırı sayılır paralar bastırılınca neden bir kadın bu tür tekliflerden kaçınsın! Bu “yüksek ruh”umu aşılanmak isteniyor topluma?

 

Yugoslavya parçalanmadan önce televizyonlardaki programlarla manevi erozyona uğratıldı. Sonra da diğer başka plânlarla her yönüyle içerinden çökertilmiş olan toplum, parçalanmaya müsait hale getirildi.

 

Bunu biz söylemiyoruz. Orada doğup büyümüş ve yıllarca yaşamış bir aydın söylüyor... Ülkesi parçalanmış bu aydın kişi, bugün maziyi yüreğinde yara olarak taşıyarak, bizim ülkemizde yaşıyor…

 

Başka ne diyelim?

Sabahları kim kimi şey yapmış, yani kandırmış, aldatmış, ihanet etmiş bu tür söyleşileri… Akşamları da  dansözlü, sazlı sözlü ve geceliği 150 bin dolardan başlayan dizileri kaçırmamaya özen gösterelim.

 

Ülkemiz bu programlar sayesinde yücelecek ve toplum refah ve huzura kavuşacak! Bunu unutmayın!... 


(1)Türk Televizyon Tarihi – Ömer Serim – Syf: 419 - Epsilon yayınevi – Baskı Ocak 2007  

 

             

Burhan
Özbey

Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008