Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Turnalar
Turnalar güzellikleri, etkileyici büyüklükleri ve uzun mesafeli uçuşlarından ötürü, binlerce yıldır baş tacı ediliyor türkülerde, ozanların dilinde.

Mısır mezarlarında, Rus şarkılarında, Amerikan yerlilerinin totemlerinde, Avustralya yerli danslarında, Yunan ve Roma mitlerinde karşımıza çıkıyorlar. Asya’nın pek çok bölgesinde turnalar mutluluğun, şansın, uzun yaşamın ve barışın simgesi olarak kutsal kabul ediliyor.

 

Türk Halk ozanları, gurbet, hasretlik, sıla türkülerini 
havalandırırken, havada uzak diyarlara katar katar giden uçan turnalardan, onun hazin avazından-sesinden ilham almışlar, türkülerine turnanın adını katmışlar. Sıladaki, uzaktaki sevgilisine, hastasına onun hazin uçuşundan selam göndermişler. Hacı Taşan'ın bozlak avazında, “allı turnam bizim ele varırsan şeker söyle bal söyle” diyerek nasıl bir özlemi olduğunu, sevdiklerine “benzi soluk yar söyle” derken, gurbette kendi çaresizliğinin hazin duygularını yaşatır. Bilmem (V) harfi şeklinde dizilip, uzak diyarlara giden turnaları gökyüzünde gördünüz mü? Turnalar bizim ozanların türkülerin, bozlakların baş motifi, esin kaynağıdır. Turnanın gidişinden, sazın telinden,
türkünün özünden, aşığın yaşlı gözünden sevgililere özlem dolu mesajlar gönderir ozanlarımız. Adata yalvarır ozanlarımız turnalara, “bizim ele doğru gidin turnalar” diyerek, sevgilisinin bulunduğu ellere, kendi köyüne doğru uçması için yalvarır. Mektubun çok uzun bir zamanda gidip geldiği, telefonun, haberleşmenin çok az olduğu veya olmadığı zamanları, o zamanların sevgililerin özlemlerini, âşıkların duygularını bir düşünün; gurbette, sılada hasta yatan sevenleri düşünün, uçan kuşun gidişinden, turnaların avazından nasıl bir haber, nasıl bir özlem duyarlar.  Âşıklar sazında, sözünde turnalara öğüt verirler, ona bir zarar gelmesini istemezler, (çünkü hayal de olsa onun özlemlerini kim götürür sonra), avcılardan alıcı kuşlardan sakınmasını ister, ozanlarımız. Turnalı türkülerimiz, turnalı şiirlerimiz bizi uzak diyarlara, sılaya götürür, sıladan getirir, hâsılı hazin duygular yaşatır ozanlara. Küçüklüğümde hep merak ederdim, “acep nere gider bu turnalar” diye. Yazın başlarında kuzeye kuzeye, kışın başlarında hep güneye güneye uçup giderken, “guurrrk” “guurrrk” diye ses çıkarıp gitmeleri bana pek hazin gelirdi…

                        

                     TURNALAR                                                                       

        Gökte uçan allı turnalar,

Yolunuz böyle nere gider,

Havada bir sırrınız mı var, 

Varırsa yolun yâre turnalar.

 

Uçarken bizim köye bakın,

Aman turnam avcıdan sakın,

Yüksek gidin uçmayın yakın,

Yakında sonra vura turnalar.

 

Selam edin bizi bekleyene

Umutlara hasreti ekleyene,

Sevgiyle yüreği tekleyene,

Özlemiş bizi sora turnalar.

 

Havada mıdır sizin yolunuz,

Avcıya aman tekin durunuz,

Vurur sizin kırar kanadınız,

Sarmaz sonra yara turnalar.


          Uzak yolunuz gider Mısır’a,

Uçarsın hep böyle sıra sıra,

Bizim elden geçin ara sıra,

Sıla uzak, yâd kara turnalar.

 

Kerbelâ’dan geçerse yolunuz,

Şah Hüseyin’e divan durunuz,

Şehitler hatırını bir sorunuz,

Ehlibeyte selam vere turnalar.

 

Yolda mola verin ırmaktan,

Bekleyenim var yakın ıraktan,

Yol geçerse Kerbelâ Irak’tan,

O kanlı toprağı göre turnalar.

 

Göklerde ne içer ne yersiniz?

Nerden gelip nere gidersiniz?

Sılayı gurbeti ne edersiniz?

Aman gidin sıra sıra turnalar.

 

Göçmen kuştur sizin adınız,

Âşıklara ayandır sizin tadınız,

Hep yoldamıdır sizin yâdınız,

Gide dide yolunuz ıra turnalar.


          Her mevsim gökte uçarsınız,

Turna acep neden kaçarsınız,

Yoksa ben gibi mi naçarsınız,

Yolunuz halınız zora turnalar.

 

Sesiniz gelir dertlice hazin,

Yolda gurbettedir alın yazın,

Hep yoldasınız kışın yazın,

İşin yolda sora sora turnalar.

 

Turna olup göğe uçasım gelir

Yadelden sılaya geçesim gelir,            

Ben de siz gibi göçesim gelir.

Sevda avcıları vura turnalar.

 

Bakın gökte turna sesi var,

Sesi pek yanık acep nesi var,

Yaralı yavrusun göresi var,

Yavru yarasın sara turnalar.

 

Havadan turnam havadan,

Yavru uçtu gitti yuvadan,

Denizden, dağdan, ovadan,

Uçun yola tura turnalar.

 

Geçerse yolun o dağlardan,

Haber verin sılada ağlardan,

Ağlayıp da yürek dağlardan,

Kaldı gurbette dara turnalar.

 

Önde kılavuz arkada katar,

Düzgün uçun varana kadar,

Yolda nice pusular yatar,

Dalman hara hura turnalar.

 

Yolda görürseniz o ayalimi,

Gözyaşlı benzi soluk halini,

Deme yâre hazin ahvalimi,

Sonra düşer zara turnalar.

 

Ona “şeker söyle bal söyle”,

Sevmiş özlemiş hal söyle,

Rızk için gurbette kal söyle,

Sıla halimi göre turnalar.


Gelen Yorumlar
Okuyucu yorumları ‘onay’dan sonra yayınlanır. Küfür, hakaret, tehdit, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008