Temmuz 2009
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2009
Şubat 2009
Mart 2009
Nisan 2009
Mayıs 2009
Haziran 2009
Temmuz 2009
Yıllık Arşiv


KÜNYE

 

KIRŞEHİR Yeni HABER

İnternet Gazete

 

Yayın Yönetmeni:

M. Duran Sönmez

 

 E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com

 

www.kirsehiryenihaber.com

Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.

 

Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

 

 

KIRŞEHİR Yeni HABER  İMD üyesidir.


Son Fotoğraflar
Mucur
Mucur Yenice Mah.
Türk Büyükleri Parkı
Ana Sayfa > Sizin Sayfanız > Ulemaya mı sormalı?
Ulemaya mı sormalı?

Günümüzden 2500 yıl önce yaşamış ‘Devlet’ adlı ünlü yapıtın yazarı Eski Yunan’lı filozof Platon siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonun cahiller tarafından yönetilmek olduğunu belirtmekteydi.

 

Platon yüzyıllar hatta binlerce yıl öncesi yönetim biçimine ilişkin arayışlarında idealist bir yönetim biçimi ortaya koymak istemiş ancak kendine özgü eşitlikçi toplum kurma düşü yani adına sofokrasi denilen ahlâki reformculuğu bir işe yaramayıp yozlaşarak timokrasiye yani zenginlerin diktatoryasına dönüşüvermiştir. Ne binlerce yıl öncesi özdeşleştiği Atina’sında ne de günümüzde demokrasi hiçbir biçimde insanlığın aradığı eşitlikçi, özgürlükçü ve adil bir yönetim şekli olmayı başaramamıştır.

 

Eski Yunan ve Roma tüm uygarlık meziyetlerine rağmen mimari özenle görkemli tapınaklar yanında arenalar da inşa ederek vatandaş gördüklerine ikinci sınıf insan bile saymaktan imtina gösterdiği için ötekilerini ölesiye dövüştürerek hedonist duygulara feda etmekten çekinmemiştir.

 

Çağdaş hukuk sistemine temel teşkil eden Roma İmparatorluğu ilginçtir ki tarihteki ilk köle ayaklanmasına tanıklık etmiştir. Günümüze egemen olan iletişim şekli dünün filozofik yaklaşımlarına bile rahmet okutacak düzeydedir. Küreselleşen dünyada çözülen toplum yapıları, kültürel yaşamdaki yozlaşma, insan ilişkilerinde ulaşılan aşama iç açıcı tablo sergilemekten çok uzaktır.

 

Tüketim anlayışları insanları daha saldırgan bireyler haline dönüştürmüş, yurttaşlık kavramının yerine para ve mülkiyet ilişkilerinin değişimi ile sistemin dayattığı meta kavramı ön plana geçmiştir. İnsanların sahip olduğu parasal değerler arasına giren bilgi sınıfsal ayrımları belirleyici bir değer olarak artık metalaşmıştır. Aydınlanmacı düşünürlerin de belirttikleri gibi bilgiye sahip olmanın yolu aynı zamanda egemen olmaktan geçiyor. Çünkü günümüzde bilgiye biçilen rol sınıfsal ilişkilerin gölgesinde piyasalaşmaktan öte iktidar olmak anlamına geliyor. Her sınıflı toplum bilgiyi (gücü) kullanmaya cevaz veren kendi seçkinlerini yaratıyor.

 

Son günlerde şaşırtıcı olan Türkiye’de gelişen olaylarla gerilen siyaset arenasında tartışmaların odağında bu alanda politika dışı bir ismin gündeme gelmesidir. Siyasetteki yozlaşma ve boşluk sebebiyle bir TV programında sarf ettiği sözler yüzünden kabak Aysun Kayacı adlı mankenin başına patlamıştır. Katli vacip bir aktör haline dönüşen Kayacı oysa bir figür olarak ne savunduğu sınıfı ne tam aksini mi temsil etmektedir? Gerçek ne yazık ki sadece kendi ulema sınıfını oluşturmakla meşgul olanların yaralarına basılmasından ibarettir.

 

Tamer UYSAL

dosteli16@hotmail.com

Gelen Yorumlar
Toplam 2 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda. Okuyucu yorumları onaydan sonra yayınlanır. Küfür, tehdit, hakaret, aşağılama içerikli mesajlar silinir ya da değiştirilebilir; sorumluluğu yorumu yapana aittir.
ÜLKEMİZE YAZIK EDİLİYOR SİYASİLER VIR VIRDAN VAZ GEÇMELİ
Maalesef Sayın Bir eski TBMM başkanı beyanat veriyor.Benim hoşlandığım ve istediğim yasa olmassa o yasalara Cumhuriyet denmez.Benim özlediğim yasa benim gibi düşünmeli diyor.Cumhuriyet yasaları sayesinde elit olmuş ülkenin en yüce makamına oturmuş 5 yıl 2. adam olmuş zat Cumhuriyeti beğenmiyor.Dahası var.TC.Devletinin Dışişleri bakanı AB toplantısında efendim Benim ülkemde Gayrı müslümlerin ibadet zorlukları var.Müslümanlarında ibadet sorunu var anlamına gelen beyanat veriyor.Olurmu?Olmaz.TV kanalları aman MHP meclise girsin diyordu.Mamafiğ AKP lilerede olsun diye baktık.Ne varki bugünkü manzarayı yaratanlar kendileridir.Ülkede sulh var.Ancak siyasilerin kafasında sulh yok.Ülkeyi gerenler siyasetcilerdir.1980 Öncesine dönülmüştür.TV ler gazeteler lak lak ve şak şak la meşgul.Senin adamın benim adamım politikası revacta.Anayasa ve Cumhuriyet kazanımlarını yok etme gayretkeşliği var.Senin gazeten benim gazetem.Senin TV in benim TV im diye yayın organları bitti.Nefret ederek açıyorsun gazeteleri.Siyasetimizde ve siyasilerin Kapital ilişkisinde ABD formasyonu var.Ancak ülkede geçim sıkıntısı var.Ülkenin yaşam biçimi ve kar ilişkisi ABD ile kıyaslanmayacak kadar geri.İşsizlik var.İşsizlikten intihar eden veya ailesini yok eden Müslüman ve Türk insanlarına tanık oluyoruz.İşte bu ahval içinde ülkede sıkıntı var.Kene 33 can aldı.Daha ne kadar alır bilinmiyor.Yazın Keneden kışında kuş gribinden çekiyoruz acıyı.Ya uzak doğu ülklerinde Afrika ülkelerinde veya bizde olan bu acı ve yokluk sanki müreffeh bir ülkeymişiz havası pompalanıyor.Sağlıktada sorunlarımız var.Kapı kapı dolaşan yanık hastaları ve trafikzedeleri hergün görüyoruz.Onkoloji ve yanık konusunda hastahanelerin içi boş.Büyük şehirlerde dahi Onkoloji konusunda 3 Üniversite birde özel hastahane servis veriyor.Halbuki binlerce hastahane var ülkemizde.Bu sorunlar varken Siyasiler bile bile Türban konusunu ortaya atmışlardır.Ülkeyi gerende gerilende kendileridir.Şu beyanatlar akıllı orta yaşlı insan tavrımı.Temel gıda ürünlerinde fahiş bir artış var.Küçük esnaf hergün kepenk kapatıyor.İhraçattaki teksitil oranı hızla düşüyor.Aç TV yi kavga kapat TV yi kavga.Grup toplantısı hamasi palavralar.Ülkemizde kavgasız engin gönüllü insanlar uğraşsın siyasetle.Klikleşmeye prim vermeyelim.Birlik ve beraberliğimizi 3-5 yıl için idaremizi alanların aklıyla bozmayalım.Doğudan batıya her mezhepe mensup can kardeşliğimizi yüceltelim.Camide bizim Cemevide bizim diyelim.Doğudaki Rozan'la batıdaki gül'ün kardeşliği dünya durdukca devam etsin.Engin düşü nelim.Camide namaz kılalım Cem evinde semah dönelim.Irkcılığı ve ırkcıları elimizin tersi ile yok sayalım.Gönül dağarcığımızda barışın ışıkları olsun.Bu siyasilerden düzenleme beklemeyelim.Onlar gergin insanlar.Ülkemiz gerilmeden barışın ve sevginin yatağı olsun. DERVİŞ YUNUS'UN,AHİ EVRAN'IN,ŞEYH EDABALİ'Nİ,AŞIK PAŞA'NIN BARIŞ YATAĞINA SELAM OLSUN.
Yaşar AVCI | 06 Haziran 2008 Saat 22:09
ULEMADAN KASIT..
Aslında,ulema diye kastedilen Amerika'da ikamet eden bir zat-ı muhteremdir. Aylardır ülkemizde bir ulema lafı dolaşıp duruyor da hiç kimse bu ulema lafı ile kastedilenin kim olduğunu bilemez.İşte bu ulema ile kastedilen "Feto" kod adlı Fethullah Gülen'dir. Bilenler bilmeyenlere,öğrenenler de öğrenmeyenlere öğretsin. Aslında şu anda AKP içindeki lider çekişmesi de buna dayanmaktadır. Liderin birisi sırtını Fethullah Gülen cemaatine, diğeri ise Nakşibendi tarikatine dayamıştır.Şu anda parti içinde yaşanan güç mücadelesinin sebebi de budur.Hatta bu mücadele liderlerin eşlerinin arasının bile açılmasına sebep olmuştur.
AHMET OZANOĞLU | 07 Haziran 2008 Saat 15:45
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

KırşehirYeniHaber
KIRŞEHİR Yeni HABER sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. Hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

2006 © 2008