| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
Adana Yeni Üniversiteye Hazır mı?
Basından öğrendiğimize göre ATO Vakfı Üniversitesi için ilk adım atılmıştır. Adana Ticaret Odası (ATO) öncülüğünde kurulacak Vakıf Üniversitesinin 2009-2010 eğitim ve öğretim döneminde üç fakülte, iki enstitü ve bir de yüksek okul ile öğretime başlamak istemektedir. Basının aktardığına göre, yeni kurulacak Vakıf Üniversitesi 2009-2010 eğitim-öğretim dönemine yetiştirmek için milli emlak tarafından tahsis edilecek bir arazi üzerine 15 bin m2 kapalı alanda kurulacakmış. İlk etapta Fen Edebiyat, İktisadı ve İdari Bilimler ile Mühendislik olmak üzere 3 fakülte, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri Enstitüleri'nden oluşacağı belirtiliyor.
Bilemiyorum konu ne kadar tartışıldı. Ancak yeni kurulacak olan üniversite ile yetiştirilmesi beklenen öğrenci mevcut hali ile Çukurova Üniversitesince rahatlıkla sağlanabiliyor ve sağlanabilir. Yeni bir İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne gereksinim olduğunu sanmıyorum. Mühendislik fakültesi için ön görülen bilgisayar ve endüstri alanları da Çukurova'da mevcut. İleride kurulması düşünülen Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öngörülen endüstriyel tasarım, grafik ve iletişim bölümleri de Çukurova'da mevcut. Ve bu fakültelerde mezun olan öğrencilerimizin çoğu da boşta geziyor.
Bilindiği gibi işsizlik oranı en yüksek öğrenim görmüşler arasındadır. Bu bağlamda kentin yeni bir üniversiteye ihtiyacı var mı? Varsa gerçekten bu üniversitenin şimdilik Adana için kurulma zorunluluğu var mı? Kurulacak üniversitenin misyonu ve vizyonu nedir? Yeni üniversite Adana'nın hangi sorununa çözüm arayacak? Var olan Çukurova üniversitesi hangi sorunu çözdü veya çözemiyor da yenisi ile bu sorunlar çözülecek? Çözemiyorsa sorunun kaynağı nedir?
EĞER YENİ BİR ÜNİVERSİTE KURULACAK İSE Dünyadaki yeni gelişmelere bağlı olarak yeni bir paradigma ile donatılmış bir üniversitenin kurulması gerekir. Bu üniversitenin aceleye getirilmeden, çok farklı boyutlarda TARTIŞILMASI GEREKİR.
Üniversite Okul Değildir
Yeni üniversite açılımı söz konusu olduğunda hep sanayileşemeyen ülkemizin son yıllarda, MESLEK OKULU gibi üniversite açma anlayışı gündeme gelmektedir. Ülkemizin Cumhuriyet döneminde yetiştirdiği saygın birkaç bilim adamından Prof. Dr. Cahit ARF tam da Çukurova Üniversitesi'nde yaptığı bir konuşmada Üniversiteyi şöyle tanımlamıştı: "Üniversite kurulmaz, Üniversite olunur". Üniversite her şeyden önce bilimsel birikimin yansımasıdır.
Bu bağlamda Adana'da açılacak ikinci üniversite için çok sayıda liseli boşta kalıyor gerekçesi dışında gerekli önkoşulların yeterince sağlanamadığını düşünüyorum.
Kent Yeni Üniversite İçin Hazır mı?
- Yetkililere sormak gerekir: "Adana kenti ikinci bir üniversite için bir çok yönden hazır mı?"
- Şöyle ki; akademisyen açısından Üniversite için yeterli alt yapımız mevcut mu?
- Yeterli öğretim üyesi var mı?
- Kütüphanesi ve gerekli veri iletişim ağı sağlam mı?
- Laboratuvarları çağına uygun olarak donatılmış mı?
- Bina, arazi, ve diğer olanaklar mevcut mu?
- Sosyal ortam buna uygun mudur?
- Adanalı vatandaş gözünde yeni üniversitenin rolü ne olmalı?
- Adanalı öğrenci gözünden üniversite nasıl olmalı?
- Adana sivil toplumu yeni üniversiteyi nasıl karşılıyor?
- Yeni kurulacak üniversitenin kentten beklentisi nedir?
- Kentin gözü ile üniversite
- Yönetici gözü ile üniversite
- Sivil toplum gözü ile üniversite
- Vatandaş gözü ile üniversite
- Öğrenci gözü ile üniversite...
Sonuçta para ve makam gözü ile değil, kentin topraklarından bir parça daha kaparak değil, odaların ve dernek üyelerinin aidatlarıyla birilerine sosyal statü sağlayarak değil, gerçekten şehrin üniversite ihtiyacı esas alınarak duruma bakmak gerekiyor.
Yeni Üniversite mi Kenti Geliştirecek, Yoksa Kent mi Üniversiteyi Geliştirecek?
Bir diğer sorulması gereken soru
o Kent mi Üniversiteyi Geliştirecek,
o Üniversite mi Kenti Geliştirecek?
Bu sorunun tartışılmasını ve Adana'nın beklentilerine uygun yeniden konunun tartışılması görüşündeyim.
Her şeyden önce ne aradığımızı net olarak ortaya koymamız gerekir. Ayrıca ne istemediğimizi de bilmemiz gerekir.
Bunun için de var olan Çukurova Üniversitesi tecrübesinin iyi ve aksayan yönlerinin her yönü ile masaya yatırılması gerekir. Dünyada kent-üniversite ilişkileri konusundaki örnek modellerin incelenmesi sağlıklı olacaktır.
Adana'da ikinci üniversite için en azından Eskişehir modeline bakılması, gerekiyorsa Çukurova Üniversitesi'nin ikiye bölünmesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.
Yeni Üniversite Çukurova Üniversitesi İçinden Çıkmalıdır
Adananın sorunlarını akademik boyuta tartışalım. Adana'nın ihtiyacı ikinci bir üniversite ise, yeni bir üniversite her yönü ile nasıl sağlanır, onu konuşalım. Unutmayalım, üniversite bina ve para ile kurulabilir ancak felsefesi ve kültürel alt yapısı olmadan gelişmez. Güçlü bir Çukurova Üniversitesi yaratılmadan açılacak yeni üniversite her iki üniversiteyi de geliştirmeyecektir. Yeni vakıf üniversitesi, Çukurova üniversitesi'nden bir kaç kişiyi yüksek ücretle bünyesine katarak orada ders verdirterek araştırma yapma şansını ortadan kaldıracaktır. Bu durumda her iki üniversite için de geleceğin bilim adamları kaynağı zayıflayacağı için HER İKİSİ DE ZARAR görecektir.
Açık söyleyeyim, eğer Adana'ya ikinci bir üniversite kurulacak ise, Eskişehir örneğinde olduğu gibi Çukurova'nın bünyesinden ikinci bir üniversite çıkmalı ve kamu üniversitesi olmasını isterim. Adana Ticaret Odasının da sürece maddi ve manevi destek sunmasını isterim. Bir zamanların büyük köyü bugünün metropolü Adana zengin tarım potansiyeli, girişimci iş çevreleri ve üniversitenin insan gücü ile bütünleşince güneyin merkezi konumuna gelmiştir. Adana'nın daha fazla gelişmesi için, hepimizin değişik kanallardan daha fazla çaba harcamamsı gerekir. Üniversite olarak büyüyecek ve yeni tohumlar üreterek yeni alanlar açacak ise bununda kendi dinamiği içinde gelişmesi gerekir.
Her Önüne Gelen Üniversite Açmamalıdır
Vakıf Üniversiteleri sorunu ülkemiz yükseköğretimi içinde son 20 yıldır kendi içinde ayrı bir yer oluşturuyor. Türkiye'de ve Kıbrıs'ta hizmet veriyorlar. Sıfırdan yetiştirdikleri araştırıcı örneği neredeyse yoktur. Neredeyse ücret ödememek için asistan bile almadıkları söylenmektedir. Var olan vakıf üniversiteleri kamu arazileri ve kamusal kaynakla yetişmiş, isim yapmış birkaç ismi bünyelerine katarak biraz da reklam yapmaya çalışıyorlar. Ancak yine de öğrenci tarafında arzulanan ölçüde ilginin oluşmadığı da bir gerçek. Tabii şimdi özel üniversite talebi oluşmaya başladı.
Yabancı kaynaklı üniversiteler ülkemizde şube açmak istemektedirler. Bütün bunlar önümüzdeki dönemlerde ciddi baskı oluşturacaklardır. Bu konun aceleye getirilmeden ve her arsa, bina ve para bulanın yatırım yapacağı bir alan olmamsına dikkat etmek gerekir. Yarın vakıf ve özel üniversite hatta yabancı üniversiteler aranan bütün koşulları sağladı, hatta hatta başka imkanlar da sundu, buna evet mi diyeceğiz. Korkum odur ki dün dershaneler konusunda yaşadığımız sorunu, yarın vakıf veya özel üniversitelerde yaşayabiliriz. Bu da üniversite öğretimini salt okul olarak gören anlayışı geliştirecektir.
Vakıf Üniversiteleri Kendi Kadrosunu ve Kaynağını Kendisi Yaratması Gerekir
Ankara'da bir konferans veren Alman Yüksek Öğretim Sendikaları Başkanı Romuin Beich "Almanya'da açılacak özel Üniversiteler diğer üniversiteler kadar her yönü ile alt yapıyı kurmak ve geliştirmek zorundadırlar". Aksi taktirde kurulamaz demişlerdi. Ülkemizde açılacak vakıf adı altında açılacak üniversiteleri mutlaka kendi kaynağını kendisi yaratmalı, kamu üniversiteleri ile aynı alt yapıya sahip olması gerekir. Hatta kurulduktan sonrada kendi akademik kadrosunu kendisi Yüksek Öğretim sistemine bağlı olarak kendisi yaratabilmelidir.
Bu bağlamda Vakıf Üniversiteler, eğer farklı bir model oluşturacak ve kendi kaynağını kendisi sağlayabilecekse bir yere kadar açılsın derim, yoksa kamu üniversitelerinin bütçesinden ve kadrosundan bir kasımını tırtıklamak veya hazine arazilerini ele geçirmekle üniversite olunamaz.
Yeni Açılacak Üniversitelere Bilim Felsefesi Açısından Bakılması Gerekiyor
Ayrıca üniversitenin felsefi ve bilimsel boyuta araştırma yapama zorunluluğu da unutulmamalıdır. Son yıllarda açılan vakıf üniversitelerinin araştırma kapasitesi de ayrıca sorgulanmaktadır. Yasal zorunluluk olmasa, fen-edebiyat fakültesi bile açmayacaklar. Bir hocam "Doğrudan fayda sağlamayan, değişim değeri sıfır olan bilimin (üniversitelerin) özelleştirilmesi; temel bilimlerin öldürülmesi demektir". Yeni açılacak üniversitenin, böyle bir mantık içinde baştan üniversite olmayacağı kanaatindeyim.
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""