| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
KÜNYE
KIRŞEHİR Yeni HABER
İnternet Gazete
Yayın Yönetmeni:
M. Duran Sönmez
E.Posta: kirsehiryenihaber@gmail.com
Basın ahlâk ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Sitede yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

KIRŞEHİR Yeni HABER İMD üyesidir.
12 Mayıs günlü Hürriyet’te Tufan Türenç’in “Cumhurbaşkanı Gül kimden korkuyor” başlıklı bir yazısında, Cumhurbaşkanlığı ile ilgili bazı güvenlik uygulamalarına yer veriliyorudu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, seçileli sekiz ayı geçtiği halde, Dış İşleri Bakanlığı Köşkün’de oturduğu ve Çankaya Köşküne taşınmadığı sorulmakta.
Köşkte, Cumhurbaşkanı Gül’ün günlük çalışmalarını sürdüreceği bölümde devam eden tadilat için 19 milyon YTL ye yakın (18,8 milyon) eski parayla 18,8 trilyon lira para ayrılmış. Daha köşke taşınmadan 18,8 milyon YTL yapılan bu israfı basın da, vatandaş da yadırgıyor.
Bina baştanbaşa olağanüstü güvenlik tedbirleri ile yenileniyormuş. Sayın Gül’ çalışacağı bölümün 12 penceresinin dokuzu duvar örülerek kapatılmış. Geriye kalan üç pencereye, suikast tüfeği mermisi ile bombayı bırakan tanklarda kullanılan roketlere bile dayanıklı cam takılacakmış. Bu güvenlik tedbirleri, köşkün dış kısmında da yapılıyor. Köşkü yukarıdan gören, bölgenin en yüksek iki binası olan Atakule ile yapımı süren Çankaya Oteli’nin üst katlarında Köşk korumaları nöbet tutmaktalar.
Bu olağanüstü güvenlik önlemleri Çankaya dışını da kapsıyor.
Köşk’ü yukarıdan gören, bölgenin en yüksek iki yapısı olan Atakule ile inşaat halindeki Çankaya Oteli’nin üst katlarında Köşk korumaları nöbet tutuyor. Bu yapılar ve çevresi, köşk çevresi sürekli denetleniyor.
Bugüne kadar gelmiş geçmiş hiçbir cumhurbaşkanı böylesine yüksek düzeyde güvenlik önlemlerine başvurmadığı için, Tufan Türenç, “ne oluyor da böyle olağanüstü güvenlik önlemlerine başvuruluyor? Cumhurbaşkanı neden ve kimden bu kadar korkuyor” diye soruyor. Hiçbir Cumhurbaşkanının yapmadığı böylesine bir vehme kapılıp, dokuz tane pencereleri kapatacak kadar tedbire başvurması, devlet kurumlarının artık saydam olması istenilen günümüzde dikkat çekici değil mi?
EN TUTUMLU CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER’Dİ.
Oysa Ahmet Necdet Sezer korumalarını dahi almadan sık sık alışverişe, sinemaya, tiyatroya bile gidiyordu. Halkla birlikte kuyrukta bekliyor, arabasını kırmızı ışıkta bekletiyordu. Annesinin cenaze törenine sivil plakalı araçla ve benzin parasını kendi cebinden ödeyerek gitmişti.
Yoksul halkımızın 18,8 milyon YTL (yani 19 trilyona yakın) parasını bu şekilde gereksiz harcanmasını büyük savurganlık olarak da görmekteyiz.
Ayrıca, Cumhurbaşkanı neden böyle masraflı bir tedbirle halktan tecrit ediliyor? Sevilmesi gereken Cumhurbaşkanı halkın bağrında yaşar.
Devletimizi, her kurumundaki israf korkunç boyutlarda. Türkiye’de günde bir milyon ekmek çöpe atılıyormuş. Bir kaynaktan okumuştum; Türkiye’deki kamu araç sayısı Japonya’dan da, Avrupa ülkelerdeki kamu araçlarında da fazla. Demek ki, devletimizi israf kemiriyor. Hele TBMM indeki sağlık ve öteki harcama ve israfı siz düşünün. Milletin asıl kendisi zorlukla tedavi olurken, vekili savurganlık, refah, içinde.
Laikliği savunduğu için, bazı laiklik karşıtı çevrelerce insafsızca eleştirilen Ahmet Nejdet Sezer’in, ne kadar mütevazı ve tutumlu olduğunu tüm kamuoyu biliyordu. Her yıl Cumhurbaşkanlığı bütçesinden milyon paraları tasarruf yapar, devlet hazinesine iade ederdi. Göreve geldiğinde ilk işi, selefi Süleyman Demirel dönemindeki personeli azaltmak oldu. 40 civarındaki başdanışmandan sadece 4’ünün kalmasını istedi.
Garson, aşçı, temizlikçi, büro görevlisi gibi personel sayısını minimuma indirdi. Köşk’teki telefon konuşmalarını kısıtladı, özel konuşmaların bedelini konuşan personelden aldırttı. Köşk’te mesai düzeni başlattı. Saat 17.00’de mesai bitince tüm memurlar evine gitti.
Demirel’e her sabah yapılan check-up uygulamasını kaldırdı; şehir içinde kortejine eşlik eden ambulansı geri gönderdi.
Köşk’ün koruma müdürlüğüne tahsis edilen 14 aracı iade etti; bir koruma aracı ve koruma aracı dışında güvenlik önlemi istemediğini söyledi.
Yaz dönemi çalışmalarını kısa süreli olarak Atatürk döneminden kalma İstanbul’daki Huber Köşkü’nde sürdürdüğü sayılmazsa, görev süresince hiç tatile çıkmadı. Bir kez Huber Köşkü’nde şortla yürürken görüntülenebildi.
Görevi sırasında evlenen oğlunun Köşk’te aile içinde yapılan mütevazı düğününün masraflarını, o sırada yanan elektriğe kadar kendi cebinden ödedi. Düşerek bileğini kıran eşini sivil araçla acil servise götürdü. Röntgen çekilirken kuyruğa girip, sırasını bekledi
Şimdi size, resmi istatistik cetvellerinden, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in yıl yıl harcama ve tasarruflarını aşağıdaki cetvelde gösteriyorum:
NE KADAR HARCADI?
2001–2007 arasında Çankaya’ya verilen ödenek ve Sezer’in harcama tutarı şöyle:
Şimdiye kadar hiçbir Cumhurbaşkanının yapamadığı tasarrufu yapmıştır.

NE KADAR TASARRUF ETTİ?
Ortalama 6.5 milyon YTL civarındaki yıllık tasarruf rakamı 2007’de aynen gerçekleşirse 7 yıllık toplam tasarruf 46 milyon YTL’yi geçecek.

Köşk’ün son 3 yıllık ortalama bütçe ödeneğinin 30 milyon YTL düzeyinde olduğu düşünüldüğünde; Sezer 7 yılı geçen görev süresinde neredeyse toplam 1,5 yıllık ödeneğini maliye’ye iade etmiş oldu.
Sevgili Okuyucular, burada madalyonun öbür yüzünü çevirelim; Ankara Ticaret Odası (ATO) nın yayınladığı, bir, yoksulluk raporunun tek bir paragrafına bakalım. ATO Başkanı Sinan Aygün, “komşumuz aç yatıyor” diyor:
VE YOKSULLUK RAPORU (Bu rapor bu sayfalarda da yayınlanıyor)
ATO’NUN RAPORUNA GÖRE TÜRKİYE’DE HER 100 YTL’NİN SADECE 8,2 YTL’SİNİ YOKSULLAR HARCIYOR… HER 100 KİŞİDEN 26’SI YOKSUL
YOKSULLAR, EĞİTİME HANE BAŞINA AYDA 85 KURUŞ, SAĞLIĞA 5.2 YTL. AYIRIYOR
TÜRKİYE’DE 18 MİLYON KİŞİ YOKSULLUKLA BOĞUŞUYOR… 909 BİN KİŞİ İSE AÇ
EN DİPTEKİ 50 BİN 933 HANE GÜNDE 333 KURUŞ VE DAHA AZI İLE GEÇİNİYOR. BU HANELERDE FERT BAŞINA GÜNDE 66 KURUŞ DÜŞÜYOR
YOKSULLAR HANE BAŞINA GÜNDE ORTALAMA 11.79 YTL İLE HEM YİYİP İÇİYORLAR, HEM ISINIYORLAR, HEM DE İLAÇ ALIYORLAR.
AYGÜN: “KOMŞUMUZ AÇ YATIYOR
……………………………………………..
Kaynak: http://www.atonet.org.tr/turkce/bulten/bulten.php3?sira=431
Yine bir paragraf yapıp minik bir gazete haberinden, halkımızın yoksulluğuna (yoksulluktan 35 kişinin kamyon kasasında yolculuk yaptığına) bir bakın. Kaynak: DHA
Şanlıurfa'nın Siverek İlçesi’nde durdurulan üzeri brandayla örtülü bir kamyonun kasasında Kayseri’ye
gitmek isteyen çoğunluğu çocuk ve kadın 35 tarım işçisi bulundu.
Kamyoncuya 1150 YTL para cezası kesildi. İşçiler, "Otobüs ve minibüslerle yolculuk pahalı olduğu için tehlikeli olmasına rağmen kamyon kasasını tercih ediyoruz" dedi.
Kaynak: Mehmet SEZGİN / DHA Hürriyet 12 Mayıs 2008
*
Evimizden, devletimizin her katındaki organlarına kadar tutumlu olmalıyız, israfı önlemeliyiz. Ülkemizin trilyonlara, milyonlara varan israfa tahammülü yok. Ülkemiz gittikçe borç altına girmekte. Bazı uzmanlar, ülkemizin ekonomik krize doğru gitmekte olduğunu söylemekteler, yazmaktalar.
Osmanlı saraydaki israfla, borçla battı. Hepimiz aynı devlet gemisindeyiz. Lütfen, milletçe devletçe israfı önleyelim, tutumlu olalım.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan bazı konuşmalarında madem hadisten, Ayetten bahsediyor; biz de konumuzla ilgili oluğu için, bir ayetle yazımıza nokta koyalım:
“ … Yiyiniz. İçiniz. Fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez” A’raf Suresi,Ayet 31
“Onlar harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” Furkan Suresi, Ayet 67.
Kayna: 1- khttp://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=44961
2-Tufan Türenç Hürriyet 12.5.2008
Cevat Kulaksız ckulaksizster@gmail.com
Köşe Yazıları
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""
"""""""""""""""""""""""""