Gaxxi geliştiricilerinin kendi sitesi; şafak, umut ve çakıl yazıyor.
Ana Sayfa > Arşiv > 06 Haziran 2006
Arşiv > 06 Haziran 2006
06 Haziran 2006 | Havadan Sudan

Bundan bir önceki yazıdaki yorumumda rastlantıyla Wikipedia'nın Simple English diye bir alt dilinin olduğunu fark ettim. Wikipedi'nin bu bölümü İngilizce'sini geliştirmek, bir yandan da bir şeyler öğrenmek isteyenler için harika bir kaynak.

Simple English Wiki'de azıcık İngilizce konuşabilen/anlayanlar için 10.000'e yakın makale var. Bu makalelerin sade cümle yapısı ve basit anlatımları var. Söz farklı dillerden açılmışken Esperanto Wiki'nin de yapma bir dil olmasına rağmen Türkçe Wiki'den daha çok içerik barındırdığını belirtmek gerek! Esperanto nedir bilmiyorsanız, "Esperanto" başlıklı şu yazıya bir göz atın.

06 Haziran 2006 | Havadan Sudan

Esperanto, dünya halkları arasındaki iletişimi kolaylaştırmak amacı ile yaratılmış bir dildir. Temel olarak sadece 16 dilbilgisi kuralı var.

Daha önce "Üst Dil" başlıklı yazıda ortak dilin ne kadar faydalı olacağını ve yazılımcı/programcıların bu konuda öncü kıvılcım yaratmasından bahsetmiştim.

Sonra Esperanto'yu biraz araştırdım. Esperanto öğreten çok güzel bir programa rastladım. Esperanto'yu biraz deneyince oldukça şaşırdım ve sevindim. Okunduğu gibi yazılan basit bir dil. Kulağa da oldukça hoş geliyor.

Okunduğu gibi yazıldığı için özellikle bizler için telaffuzu çok basit. Mantık olarak ta güzel kurulmuş. Mesela tüm sıfatların sonuna "a" harfi ve tüm isimlerin sonuna "o" harfi var.

Esperanto de Kurso sitesinden programı indirebilirsiniz. Gelen sayfada "Ücretsiz İndirim" linkine tıklamanız gerekiyor.

Açıkçası biz çok sevdik ve ben ayrıca öğrenmeye de karar verdim. :) Gaxxi'nin ana sayfasındaki ve yönetici panelindeki linklerini Esperantoca'ya çevirmeye de karar verdik. Çorbada bizim de tuzumuz olsun.

Merak edenler için yazıya birkaç tane Esperantoca ses dosyası ekledim.
safak gönderdi. | Yorumlar (2) | Kalıcı Link
06 Haziran 2006 | Tasarım Konuşmaları

Renkler ve tasarımda kullanılmaları hakkında bir sürü görüş var. Aynı renk için farklı şeyler duyabilirsiniz. Ben, Reha Oğuz Türkkan'ın "İkna ve Uzlaşma Sanatı" kitabından renkler bölümünden olduğu gibi birkaç şeyi yazacağım. Bazı deyimleri web mantığına uyarlıyorum. Böylece sürekli elimin altında olabilecekler.

Bu yazının başlığı "Renkler 1", daha sonra farklı kaynaklardaki renkler hakkındaki yazıları buraya "Renkler 2..." "Renkler 3..." şeklinde ekleyeceğim. Renkler konulu yazıların hepsine ulaşmak için buraya tıklayın.

Rengin iki yönlü etkisi var. Hem Alıcı (ziyaretçi) hem de Verici (site sahibi) üzerinde. Güçlü renkli bir web sitesinin şaşılacak biçimde web sitesi sahibini, editörlerini, yazarlarını heyecanlandırıp motive ettiği görülmüştür.

Bir ürünü renkli yapmak için sarf edilen çaba alıcı tarafından fark edilmiş ve daha çok getiri sağlamıştır, bu istatistiklerle de kanıtlanmıştır.

Renklerin duygularla ve heyecanlarla ilgili vardır. Mesele görmekten ibaret değildir. Ressamlar iyi birlirler: Mavi soğukluğu ve uzak mesafeleri, kırmızı ve portakal renkleri sıcaklık ve yakın mesafeleri çağrıştırır. Bir ofiste duvarlar boyanmış ve "üşüyoruz" şikayetleri üzerine kakao ve portakal renkleriyle yeniden boyanmış, herkes "oh sıcak" demiş ama, kalorifer ısı derecesi aynıymış.

  • Kırmızı sıcaklıktır, ateş ve alev gibi. Kırmızı bir uyarıcıdır da. Beyni sarsar, nabız atışlarını hızlandırır.
  • Turkuvaz (firuze) büyük güç anlatır gibidir. Ateşlilik, ama içte saklı, soğuk bir ateş.
  • Pembenin tonları şenlik çağrışımı yapar. Neden bilmem. Bir de "çingene pembesi" deriz, çingene şarkı, müzik, dans etmek olduğu için mi acaba?
  • Sarı enerjidir. Güneş rengidir. Ama hastalık da çağrıştırır.
  • Yeşil tabiat/doğa sembolüdür. Rahatlatır. Telaşlı halleri dindirir.
  • Gri (kül rengi) "Yorum yok!" gibidir. Heyecanlı tepkileri frenler belki.
  • Mor renk yelpazesinin bir ucudur. Dramatiklik ve esrarengizlik çağrışımları yaptığı olur.
  • Kara felaket, kötülük, saklanmayla ilgili sır hisleri uyandırır.
  • Ak ise masumiyet ve temizlik.

Bütün bunlar renk konusunun insanlarda nasıl sırf "görülen renk" ve "boya"nın ötesinde çok farklı duygular uyandırdığının örnekleridir. Ne var ki renklerin çok farklı anlamlara ve sembollere taşınmış olması, kullanımda isabeti biraz karıştırmıştır.

Şimdi daha evrensel çağrışımlara geçelim:

  • Soluk-pastel renkler çiçek, koku ve parfümü akla getirir.
  • Kırmızı (al rengine kaçanı) bol olarak restoran afişlerinde rastlanır; elmanın, kirazın, taze etin rengi oluşundandır diye tahmin ediliyor. Kayısı, portakal, bej ve yanık sarı renkler de gıda mesajlarında iyi gider diyor uzmanlar. Sanki iştahın rengi. Gıda ambalajlarında renk seçimi üzerine yapılmış yüzlerce araştırma vardır.
  • Renkler ağırlık da çağrıştırabilir. Siyah ve koyu mor, beyaz ve sarıdan daha ağır görünür. Koyu renkler de öyle. Uçak dekorasyonunda ve gıda paketlerinde (dolgun-ağır intiba yüzünden) buna dikkat edilir.

Renkler hep aynı şeyi çağrıştırmaz. Kültüre, yaşa ve coğrafi iklime göre değişir. Örneğin, Çinliler'de ve Eski Türkler'de matem rengi beyazdı, Batılılar'da ise -şimdi biz de- mutlu gelinliğin rengidir.

Güneşi bol olan ülkelerde canlı canlı ve sıcak renkler gözdedir. Küçük çocukların çoğunda sarıya tutku, yaşlılardaysa sarıdan kaçış ve maviyi tercih ediş gözlenir. Çocuklar mordan ve ona yakın renklerden hoşlanmazlar.

İnsanların çoğunluğunu alırsak (araştırmacılara tam inanabilirsek), griye oranla açık renkleri, ara renkler yerine de ana renkleri severler, "imsi" (yani kırmızımsı, yeşilimsi) gibi ara tonlar "entel" ve "sofistike" kişilerin tercihidir.

Günümüzde -özellikle kadınlarda- canlı renkler modadır. Eskiden hep gri-beyaz ve siyah renkte otomobiller artık rangarenk, telefonlar bile renklendi.

Psikolojide birden fazla olayı algılamanın sonuç etkisine "symaesthesias" denir. Renk, göz çelen fiziki bir olay olduğu kadar, bilinçaltında duyguları etkileyen ruhsal bir olaydır da. Renklerin algılanmasında bu durumun etkisi uzun bir araştırma konusudur. Az da olsa biraz değinelim:

  • Pastel tonlar, üredikleri renklerin yumaşaması tesirini yapar.
  • İki ayrı renkten oluşan bir "kompozisyon", bizi iki ayrı değil, tek bir renkmiş gibi etkiler. Sonuçta, her iki rengin psikolojik ruh halini ediniriz: Kırmızı (aktif, uyarıcı) + sarı (neşeli) = dinamik, dışa dönük, ruh hali. Ama bir renk ötekinden daha çok kullanılmışsa onun his çağrışımı daha fazla olur.

Şu renklere dikkatle bakın. Daha çok gıda paketlemesinde kullanılan renklerdir ve şunları çağrıştırırlar.

  1. Ekşilik (sarımsı yeşil/yeşilimsi sarı)
  2. Tatlılık (portakal, sarıdan kırmızıya doğru)
  3. Acılık (lacivert, kahverengi, mor)
  4. Tuzluluk (gri üstüne açık yeşil-mavi)
  5. Likörümsü, tatlımsı (pembe tonlar)

Renkler insanlar üzerinde farklı çağrışımlar yapabilir. Bir cinayete tanık olanın kırmızı görünce yaptığı tepki, böyle bir tecrübe geçirmemiş olanlardan farklıdır. Laylak rengi vaktiyle bir sevgilinin sürdüğü kokuyu veya bluzunun rengini hatırlattığı için o rengi gördüğünde başkalarına oranla daha çok romantik bir ruh haline girer. Ya da yukarıda değindiğimiz yaş, entellektüel seviye, cinsiyet vb.

Yine de çoğunluğun, kullanma konusu gözetilmeden, salt biçimde renklerde algılaması sorulursa şunları söylüyebiliriz. İnsanların çoğunluğunun en çok hoşlandıkları renkler tercih sırasıyla şöyledir: Mavi, kırmızı (ikisi birden örümcek adamın kostümü, site sahibinin notu), yeşil, kahverengi, mor, portakal, sarı. Siyah ve sarı en sonda geliyor. Beyaz belki renk sayılmadığından en az tercih sebebi. Ana renkler, ara tonlardan çok seviliyor. Orta yeşil ton, mavimtrak veya sarımtrak yeşilden önce geliyor.

Aynı durumlara göre bir başka biçimde tercihler şöyle: Gençlikte açık ve parlak renkler, zengin renkler yetişkinlerde, yumuşak ve koyuca renkler yaşlılıkta. Toplumların üst tabakaları hafif renkleri, pastel tonları, renk bileşimlerini, daha alt tabakalarsa kuvvetli, parlak ana renkleri tercih ediyorlar.

Renklere Göre Kişilikler
Fransız atasözü "Renk tercihi tartışma konusu olmaz!" dese de, yine de araştırılıyor. Çoğunlukla, "İnsanlar şu renklerden şu şekilde etkilenmiştir." diyorsak da, Renk Kodları (The Codes of Color, 1999) adlı kitabında Amerikalı Psikolog Prof. Dr. Taylor Haztman, her insanın ayrı bir renge düşkünlüğü olduğunu ve bunun o kişinin ruh yapısını belli ettiğini yazıyor.

  • Beyaz Grubu: Dengeli, duyarlı, barışçı, hoşgörülü, sorumluluk yüklenir, fakat tembelliğe de kaçar. Kuşkucu yanı da vardır.
  • Sarı Grubu: Enerjik, değişken, asi, açık, dostluk ve eğlence düşkünü, iyimser.
  • Mavi Grubu: Depresif eğilimli, mahremiyetine önem verir, sadık, fedakar, samimi, biraz mantık dışı düşünen, eleştirici.
  • Kırmızı Grubu: Karizmatik, güçlü ve güvence odaklı, sorumluluk sahibi, biraz duyarsız, kibirli, hiperaktif, agresif (saldırgan), mantıklı.

Eğer başka rennklerin de etkisi varsa, bu ikilem karakter yapısında kendini karmaşık davranışlarla ifade eder. İkili ilişkilerde şunlar gözlenir: İkisi de kırmızı gruptansa sık sık kavga ederler, etmezlerse fevkalade başarılı olurlar. En uyumlu çift beyaz-kırmızı gruptan olanlardır; kırmızı baskındır, beyaz olan bu durumdan memnundur. Sarı-mavide, depresyona eğilimli olan maviyi, enerji eğilimli sarı kurtarır.

Hatzman'ın araştırmalarına tam olarak katılmıyorum. Bana burç tabloları gibi geliyor. Ama bazı görüşler isabetli, daha çok araştırma yapılmalı.

2001'in bu yolda bir araştırması, Türk Standartları Enstitüsü'nün Standart dergisinde yayınlandı. Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hamil Nazik, dünya çapında en çok parlak mavi ve sarının kullanıldığını, en az ise bordo, mor ve menekşe olduğunu yazıyor. Oysa yukarıda belirttiğimiz gibi başka denemeler, mavinin popüler olmasına katılmakla beraber, turuncu ve kırmızıyı en başta sayıyorlar. Bu farklılık orada da işaret ettiğimiz gibi, kültür ve çevre değişikliğinden olabilir. Prof. Dr. Nazik, Türklerin deniz mavisi-parlak mavi rengini öne çıkardıklarını yazıyor. Yine Nazik'in tablosunda, Türklerin en az hoşlandıkları renkler, siyah, kahverengi ve çok koyu mavi olarak sıralanıyor.

Renklerin Psikolojik Algılaması ve Ölçümler
Renk göz aldatarak farklı etkiler yapar. Aşağıda bu durma birkaç örnek var:

  • Bir renk, kendinden daha koyu bir rengin  yanındaysa daha açık bir renk intibaını yaratır.
  • Göz, açık renk bir fon üzerine oturtulursa, onu gerçekte olduğundan daha koyu görür.
  • Koyu bir fon içine oturtulmuş açık renk, daha parlak gibi algılanır.

Göz Hangi Rengi Daha Çabuk ve Kolay Fark Ediyor?
Psikologların marketlerde ve labaratuvarlarda denekler üzerinde yaptıkları testlerden ilginç sonuçlar çıkmıştır; bunun için bizim de hızlı okuma kurslarında kullandığımız "Tachistoscope" aracı çok işe yaramıştır. Saniyenin yüzde biri kadar bir hızla çeşitli renklerden oluşan bir tablo gösterilip deneklere hangi rengi ilk fark ettikleri sorulmuştur; sıralamada renkler şu puanları almıştır:

  1. Portakal (turuncu) rengi -> %21.4
  2. Kırmızı -> %18.6
  3. Mavi -> %17.0
  4. Kara -> %13.4
  5. Yeşil -> %12.6
  6. Sarı -> %12.0
  7. Mor -> %5.5
  8. Gri (kül rengi) -> %0.7

En çok dikkat çeken renkler, portakal ve kırmızı renkler olmuştur: İkisi de aydınlık renklerdir. Sarı da aydınlık olduğu halde neden son sıradadır? Bu kişisel zevk veya kültür etkisi az popülerlikten olabilir. Mavi ise çoğunluk tarafından sevilen bir renktir. Aslına bakılırsa fiziki olarak en çabuk görülen renkler sırasıyla, sarı, portakal, kırmızı ve yeşildir. Testlerde çıkan farklı sıralama, rengin somut görülebilme etkeni kadar, hoşlanmanın da rol oynadığını gösteriyor.

umut gönderdi. | Yorumlar (14) | Kalıcı Link
Neden Bu Sitedesiniz?
Gaxxi'yle ilgileniyorum.
Buradaki bir yazıyla ilgileniyorum.
Hiçbiri.
Ara
Buzz Bu sitedeki dökümanları kaynak göstererek kullanabilirsiniz.