Gaxxi hakkında bilgiler ve gelişmeler
Gaxxi Baş Yazılım Geliştiricisi
Gaxxi Baş Yazılım Geliştiricisi
Ekim 2006
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
Yıllık Arşiv
Son Fotoğraflar
İlham
Mütevazı
Yükseklere Olan Tutku
Ana Sayfa > Arşiv > Ekim 2006
Arşiv > Ekim 2006
24 Ekim 2006 | Gaxxi Hakkında

Alanlar kısmında iki değişiklik yaptık. Artık çok daha iyi ve esnek.
safak gönderdi. | Yorumlar (6) | Kalıcı Link
19 Ekim 2006 | Havadan Sudan

Tüketici olarak şirketler karşısında zayıf durumdayız. Yasal haklarımız var, fakat HP gibi bazı şirketler yasal haklarımızı bizi yanıltarak, oyalayarak, yerine getirmedikleri vaatlerle bizi kandırarak elimizden almaya çalışabilirler.

Lütfen, aşağıdaki yazılara göz atın ve HP dizüstü bilgisayar alırken iki kere düşünün, aynı şey benim de sizin de başınıza gelebilirdi.

umut gönderdi. | Yorumlar (47) | Kalıcı Link
19 Ekim 2006 | Web Stratejileri

Yeni normal web sitelerine alışmamız lazım, eski normal web siteleri geride kalıyor. Eski normal web sitelerindeki içeriğin ziyaretçilere sunulduğu, ziyaretçilerin içeriğin durumuna göre sitede bol bol zaman geçirdiği ve sitenin trafiğiyle birlikte popülerliğini ve reklam gelirleriini arttırdığı zamanlar geride kalıyor.
 
Yeni normal web sitelerinde içerik ziyaretçiler tarafından oluşturuluyor, haber gönderiyorlar, yazıyorlar, fotoğraflarını, videolarını gönderiyorlar ve nihayet yaşamlarını herkesle paylaşıyorlar. Bu durumda web sitesi, servis sağlayıcı haline geliyor. Bu servisi kullanan ziyaretçilerin oluşturduğu dev sosyal içerik başka ziyaretçiler tarafından geziliyor. İster sosyal topluluk kurun, ister belli bir konuda düzenli haberler sağlayın, ister tüm gündemin takip edildiği haberler oluşturan dev bir veritabanı sunun fark etmez. Ziyaretçilerinizin içeriği sizin için hayati önemdeyse yeni normal bir web sitesisiniz.
 
Aklınıza şu gelebilir. Peki gazeteler, tvler, kitaplar, alışveriş siteleri, son ziyaretçiye hizmet vermeyen siteler ne olacak. Aslında onlar da bu konuda istisna oluşturmayacaklar, örneğin Hürriyet, Milliyet gibi eski normal web sitelerinin anlı şanlı örnekleri bile web sitelerinde kullanıcıların haberlere yorum yaparak katkıda bulunmasına izin veriyor. Milliyet bir adım önde ve blog servisi sunuyor. Yani eski normal web siteleri de bunun bir parçası, çünkü bu neredeyse evrimsel bir gelişme olarak algılandı. Belki biraz da bu yüzden web sitelerinin doğaları gereği bu uyum farkı düzeylerde olacak, fakat yine de olacak. Belki "Web sitesi yönetim biçimleri" başlıklı yazıya göz atmak isteyebilirsiniz.

Bu noktada kişisel olarak şu itirafı da yapmam lazım, zaman zaman hantal yapısını karşılaştırmalar yaparak eleştirdiğim Ekşi Sözlük Türkiye'de bildiğimiz ilk yeni normal web sitesi, tam anlamıyla bir öncü. (Ekşi Sözlük ve Wikipedia karşılaştırması: Ekşi Sözlük yaşlanıyor mu?)

Yeni normal web siteleriyle ilgili bazı şeyler
  • Kulllandığınız içerik sunumuna yönelik teknolojinin pek önemi yok. Önemli olan teknolojinizin ziyaretçilerin içeriğinizi oluştururken bir işe yaraması veya yaramaması.
  • Kullandığınız tasarımın da pek önemi yok. Önemli olan ziyaretçilerin içeriğini keşfederken bir işe yaraması veya yaramaması.
  • Alt yapınız eskisinden daha önemli. Geliştirdiğiniz kodlar eski normal web sitelerine oranla daha çok çalışacak, veritabanınız daha çok kullanılacak. Birçok çapraz sorgu ve veritabanı işlemi gerekli olacak. Bu anlamda bir veritabanı uzmanı şart.
  • Sunucu da eskisinden daha önemli, bunlar eski normal web sitelerinde de önemliydi, fakat şimdi durum daha farklı, alt yapının bir parçası olan sunucu da tıpkı kodlarınız gibi gibi eski normal web sitelerinden daha önemli. Bu anlamda bir sunucu uzmanı şart.
  • Bu kısım ilginç. Kullanıcı topluluğunuz insanlardan oluşuyor ve insanlar çoğu zaman anlaşılması zorlar, örneğin ne istediklerini söyleyebilirler, fakat söylediklerini harfiyen yaptığınızda istediklerinin bu olmadığını aslında başka araçlar istediklerini görebilirsiniz. Bu anlamda projenizde ideal olarak bir sosyolog çalıştırmalısınız, en azından bu konuda kendinizi geliştirmelisiniz. Özellikle bir sosyal topluluk sahibiyseniz bu şart.

Benim yürekten inandığım bir şeyi de söylemeliyim. Eski normal web siteleri veya yeni normal web sitelerinin altında yatan temel motivasyonlar aynı. Bu anlamda bu konuda pek fazla kafa yormaya gerek yok. Aslında değişen bir şey yok, amaçlar ve altında yatan nedenler aynı. Yeni normal web siteleri olsa olsa bu amacınıza ulaşmak için şimdiki normal davranışları gösteriyor. Bir süre sonra da yeni normal web siteleri gidecek yerine başka bir şey gelecektir. 
 
Biz insan ırkı olarak sosyalleşmeyi seven sosyal şeyleriz, fakat sosyalleşmeden önce gerçekleştirmemiz gereken güvenlik, beslenme, seks gibi temel ihtiyaçlarımız var.

Bir toplum alttaki ihtiyaçları karşılayan sosyal şartları sağladığı ölçüde üstteki sosyalleşmeyi sunan web siteleri daha da popüler olacaklardır. Aslında aksi durumda bile popüler olacaklar, çünkü sosyalleşme güvenlikle bağlantılı, onu bırakın internet kullananlar genel olarak temel ihtiyaçlarını gerçekleştirmiş gruplardan veya bu gruplara geçmek için çabalayan gruplardan oluşuyor.

umut gönderdi. | Yorumlar (4) | Kalıcı Link
16 Ekim 2006 | Havadan Sudan

Kişisel ilgi alanlarımdan birisi otomobiller ve bu konuda otomobil üreticileriyle paylaşmak istediğim bir fikrim var. İtiraf etmek gerekirse bir otomobil üreticisini veya bir otomobil fabrikası genel müdürünü, hatta bir otomobil galerisinde çalışan herhangi bir görevliyi bile tanımıyorum. O yüzden de şansımı buradan deniyorum.

Neyseki bir otomobil fabrikam da yok ve yenilikçi fikrimden kazanılabilecek milyonlarca lirayla birlikte fikrimi rahatlıkla paylaşabilirim.

İnsanları kağıt üstündeki performans rakamlarıyla etkilemeyen, fakat ucuz ve süper güvenilir arabalar yapmak. İşte fikrim bu. Bunun son hızları en fazla 50 km/saat olan ve 3 vitesli arabalar üretilerek gerçekleştirilebileceğini düşünüyorum.

Aslında bir otomobil olsaydım, son hızımın 50 km/saat olmasından eminim hoşlanmazdım, fakat işe maliyetler ve güvenilirlik açısında baktığımız zaman işler değişiyor.

Yakıt tüketimi ve üretim maliyetleri motor hacminin küçülmesiyle azalacak, otomobil düşük gelirliler için de ulaşılması kolay olacak. İşte ilginç bir şey daha, bu arabaları kullananlarla performanslı pahalı arabaları kullananlar arasındaki otomobil kazalarındaki ölüm oranlarını karşılaştırırsak düşük gelirlilerin daha uzun yaşadığını keşfedebiliriz. Çünkü, bu hızlarda yapılacak kazalar çoğunlukla ölümcül olmayacak. Bu karşılaştırmayı zalim bulmayın, çünkü gerçek hayatta bu karşılaştırmalar yapılıyor ve şu anki durum yüksek gelirlilerin, yani performanslı ve pahalı arabaların lehine.

İşe başka gözlerle bakalım.

  • Çok ucuz olur, dünyada alt gelir düzeyinde bir sürü insan var.
  • Ailelerin gözünden bakınca çocuklarının böyle güvenli bir arabaya binmelerini isteyecekleri açık.
  • İlk kez araba kullanacaklar açısından bakarsak yavaş ve 3 vitesli bir arabayı kullanması daha kolay.
  • Çevre dostu özelliklerini söylemiyorum bile, bu araba mesaj verir ve dünyayı çok az kirletir.
  • Tasarım kısmı önemli. Araba tasarım bakımından klasik arabalar gibi görünecek, fakat fikir yeni olacağı için tasarımda da yenilikçi bir tarz da benimsenir ve bu arabalar çok havalı bir tasarıma sahip olabilir.

Tamam, ben de kabul ediyorum, bu fikir saçma bir fikir gibi görünebilir ve belki de gerçekten öyledir, ama birileri deneyip yanılana kadar sizin düşüncelerinizi umursamıyorum. Haksız olduğumu düşünüyorsanız bunu kendiliğinden kabul etmeyeceğim!

Kabul edin, en azından bu sonuncusu iyi bir strateji, "ben haklıyım, aksini siz ispatlayın" sratejisi.

umut gönderdi. | Yorumlar (12) | Kalıcı Link
10 Ekim 2006 | Web Stratejileri

YouTube son derece başarılı ve tartışmasız biçimde lider bir yeni medya şirketi. Yaptığı iş son derece basit, kullanıcılarının videolarını internetten yayınlayabilmesi için arabirim yaptı, bu videoyu dünyadaki hemen herkesin bilgisayarında yüklü bir eklenti olan Flash'a dönüştürdü, sonra da herkesin izlemesi için internete yerleştirti. Bunları yaparken kullanıcı ve topluluk oluşturmakla ilgili temel kurallara riayet gösterdi.

YouTube'u ciddiye almamız için bilmemiz gereken bir şey var, Google geçtiğimiz günlerde 1.65 milyar $ vererek bu kelimenin tam anlamıyla yoktan varolan şirketi satın aldı. YouTube bu değere 19 ay içinde ve 10 milyon $'lık bir başlangıç yatırımıyla ulaştı. YouTube üzerinde düşünmeye devam edelim ve iş modeli bile olmayan bu şirketin neden bu fiyata satıldığına dair tahminler yürütelim.

YouTube'ın yaptığı şey duygu satmak, bulaşıcılık virüsü satmak, eğlence satmak, ağlatmak, sinirlendirmek, ilham vermek, harekete geçirmek, göstermek ve bunu herkesin yapabileceği kadar kolay biçimde yapmak, 5 dakikada herkesin bir tv kanalı açmasını sağlamak, ilgi alanlarına göre istediğimizi izleyebilmemizi sağlamak ve bunu milyonlarca kişi için yapmak. Aşağıdaki videolara göz atarsanız neden bahsettiğimi çok iyi anlayacaksınız:

Örnek YouTube Videoları

YouTube'in yaptığı şeyden bahsederken hep satmak dedik. Fakat, burada tamamen yanlış bir terminoloji kullanıyoruz. Bir satma eylemi söz konusu olsaydı, bir satın alma eylemi de söz konusu olurdu, YouTube'in kasalarına para girerdi ve Google'da YouTube'u bu kadar kolay satın alamazdı. Gerçek durumsa YouTube'ın sürekli zarar etmesiydi. Sonuçta, YouTube her şeyi ve herkese bedava veriyor. Yani para kazanmak için bir iş modelleri yok, iş modeli olmamasını bırakın; sitelerinde yayınlanan içeriklerin bir kısmının telif hakları ve yasalarla ilgili problemleri de var.

O zaman tek bir sorunumuz var. Ortaya çıkan 1.65 milyar $'ı açıklamak. 

Şirketlerin piyasa değerlerini hesaplarken pazar paylarına bakabiliriz, gayet mantıklı bir yaklaşım, çünkü pazar payını bildiğiniz bir şirketin değerini kolayca ortaya çıkarabiliriz. Pazarın mali piyasalardaki toplam değerini bilirsek şirketin değerini pazar payı büyüklüğüyle doğru orantılı olarak ortaya çıkarabiliriz. Peki ortada bir pazar yoksa ne yapacağız, ortada örnek alabileceğimiz bir iş modeli yoksa, hatta değerini hesaplamaya çalıştığınız şirket para bile kazanmıyorsa o zaman nasıl bir yöntem izleyeceğiz, bu sorunun cevabı Google'ın neden YouTube'a o kadar para saydığının da cevabı ve bence son derece açık bir cevap.

Google, YouTube'i satın alarak mevcut  bir iş modeli ve mevcut pazar payı satın almadı, geleceği satın aldı. Teknik olarak ifade etmek gerekirse "fırsat payı"nı satın aldı. Şu andaki rekabet mevcut ürün ve hizmetler arasında gelişiyor. YouTube'sa henüz mevcut olmayan bir ürün ve hizmet yarattı. Bugün henüz varolmayan ve tam olarak geliştirilmemiş bir ürün ve hizmet, gelecekten bir ürün ve hizmet.

Mp3'ü, cep telefonu melodilerini düşünün, video'nun sesten ne kadar daha büyük bir pazar olabileceğini düşünün...

Aslında bu şekilde mantık yürütünce Google'ın yatırımcı olarak mecburen sahip olduğu bir risk var. Bu bir risk ve belki bu işten zararlı çıkacaklar belki de tam tersi. Bunu zaman gösterecek.

umut gönderdi. | Yorumlar (15) | Kalıcı Link
Neden Bu Sitedesiniz?
Gaxxi'yle ilgileniyorum.
Buradaki bir yazıyla ilgileniyorum.
Hiçbiri.
Ara
Buzz Bu sitedeki dökümanları kaynak göstererek kullanabilirsiniz.
Beril Tech