Bu bizim için de oldukça sevindirici haber, çünkü şu ana kadar Gaxxi kullanıcıları ödemelerini ancak banka havalesiyle yapabiliyorlardı. Bu yeni gelişme daha çok satış anlamına gelebilir. :)
Bundan yıllar önce üniversiteye giriş sınavlarında tercihlerin başvuruyla birlikte yapıldığı zamanlarda ilk tercihimi dalgınlıkla "Bilkent Burslu" yerine tercih kitapçığında bir alt sırada olan "Bilkent Burssuz" şeklinde yaptım, ikinci tercihim ODTÜ'ye gidemedim... Paralı bir okul da düşünmediğimiz için 1 yılım araya gitti! Sonraki sene Türkiye 511.si oldum.
Anlayabileceğiniz üzere son derece kişisel sebeplerle ve içten duygularımla sevgili ÖSYM'ye "ÖSYM Götümü Ye!"başlıklı YouTube'daki videoyu gönderiyorum. Aşağıdaki klibi yapan kişinin eline sağlık, benim de duygularıma tercüman oldu.
Bir web sitesi temel olarak iki sosyal öğeden oluşur. Birincisi ziyaretçi ve kullanıcıların oluşturduğu halk, ikincisiyse yönetici veya yöneticiler topluluğu. Örneğin, kişisel bir site sahibiyseniz ziyaretçi ve kullanıcılarınız sizin halkınız, sizse yöneticisiniz.
Web sitesi yönetim biçimleri
Mutlak Yönetim (Padişah) Günümüzdeki birçok site ve özellikle blog siteleri bu başlık altında incelenebilir. Padişah tarzı yönetim biçimine sahip bir web sitesinde baskın ve tek bir kişiden oluşan yönetim organı vardı. Yine bu sitelerde padişah kavramıyla çelişecek biçimde bütün içerik oluşturma işini de aynı kişi yapar. Bu yönetim biçiminde, web sitesinin hangi sıklıkla güncelleneceği, yazıların tarzı, ziyareçi veya kullanıcıların yorum yapıp yapamayacağı, yapılan yorumların silinip silinmeyeceği vb. kararlar bu tek kişinin iradesiyle alınır. Yetkisi sınırsızdır.
Tam Oligarşi (Seçkinler sınıfı) Günümüzdeki klasik sitelerin hemen tamamı bu başlık altında incelenebilir. Bu yönetim biçimindeki sitelerde seçkin bir editör ve yönetici topluluğu hemen tüm içerikten sorumludur, aynı zamanda bu yönetici topluluğu kendi içinde ayrıntılı bir hiyerarşik yapıya sahiptir. Katı ve ılımlı oligarşik yapılar olabilir. Ziyaretçi ve kullanıcılarının katılımına hemen hiç izin vermeyen katı oligarşik yönetimlere örnek olarak banka ve devlet/büyük kurum siteleri örnek gösterilebilir. Ziyaretçi ve kullanıcılarının katılımına "yorum, puanlama" vb. özelliklerle sınırlı da olsa izin veren ılımlı oligarşik sitelereyse gazete, e-ticaret siteleri vb.leri örnek gösterilebilir.
Tam oligarşik sitelerin hemen tamamı zaten daha önce de var olan kurum ve yapıların internetteki doğal uzantılarıdır. Bu tarz siteler yaşamaları için eski/klasik işlerinden kendilerine yönelik olarak devamlı bir para akışına/sermayeye ihtiyaç duyarlar veya daha önceden şimdiki hakim konumlarına ulaşmak için başlangıç dönemlerinde bu para akışına/sermayeye ihtiyaç duymuşlardır.
Yarı Oligarşi (Seçkinler sınıfı+kullanıcılar) Bu siteler ziyaretçilerine ve kullanıcılara özgürlük verirler, bunu yapmak için kendi alt yapılarını ödünç verirler. Yarı oligarşik siteleri tam oligarşik sitelerden ayıran temel özellik alt yapı ödünç vermede yatar. Bu siteler tam oligarşik sitelerin kıskançlıkla sakladığı alt yapılarını paylaşırlar.
Bu alt yapı ödüncü bazen kullanıcıya kendi "padişah" yönetim biçimini kurabileceği web sitesi oluşturma alt yapısını ödünç verme şeklinde olabilir, örneğin Blogger veya Blogcu'yla yapılan kişisel siteler böyledir. Bazen de Bildirgeç veya Ekşi Sözlük gibi sınırlı bir alt yapı ödüncü şeklinde olur. Bu ikinci tarz alt yapı ödüncünü veren siteler yapıları gereği oligarşik yönetim biçiminde yönetilmelerine rağmen, sitenin tüm içeriği bu alt yapı ödüncüyle kullanıcılarının kazandığı içerik oluşturma özgürlüğüyle ortaya çıkar. Bunlar içeriğini kullanıcılarının oluşturduğu demokratik sitele benzerler, fakat oligarşik kökleri gereği kurala uymayan bir içerik yayınlanmayabilir, silinebilir veya yok edilebilir. Web sitesi halkının bu konuda sitenin kendi içinde yerleşmiş ahlak kuralları dışında bir güvenliği yoktur.
Bu tarz sitelerin başarılı olup olmayacağını belirleyen önemli etkenlerden birisi bu yerleşmiş ahlak kurallarının iyi olup olmaması, yönetici kadronun kendisinin oluşmasına aktif olarak katıldığı bu kurallara uyması ve zamanı geldiğinde kuralları değiştirip bunu tekrar ilan edebilmesidir, en sık yapılan hata bu kuralların yazılı hale getirilmemesidir.
Bazen bu yerleşik ahlak kuralları yöneticiler tarafından israf, yanlış tebdirler, güven kaybedici uygulamalar nedeniyle yozlaşır ve yönetim biçimi tam oligarşik biçime dönüşür. Bu aşamada, eğer web sitesi ömrünün bu dönemine kadar dönüşümünü tamamlayabilmiş ve tam oligarşik siteler gibi güçlü bir sermaye birikimi elde edebilmişse yoluna tam oligarşik bir site olarak devam eder, aksi halde ölür. Bu açıdan yarı oligarşik sitelerin parasal olarak güçlenmesiyle beraber tam oligarşik siteler yönünde ters bir evrim geçirmesi tehlikesi belirir.
Demokrasi (Kullanıcılar) Bu az örneği olan bir yönetim biçimi. Bu yönetim biçimi bir web sitesinin içeriğinin/servislerinin ziyaretçi ve kullanıcıları tarafından oluşturulması, aynı zamanda da hangi içeriğin web sitesinin içeriğini oluşturacağının yine ziyaretçi ve kullanıcılar tarafından yapılan oylamalarla seçilmesi olarak tarif edilebilir. Demokratik web sitesi yönetim biçimine Türkiye'den bir örnek bilmiyorum, fakat yurt dışında üstelik de dünyanın en çok ziyaret edilen sitelerinden biri olan fevkalade bir örnek var, bu örnek site Digg.
Bu site klasik bir kategori sistemine sahip. Kullanıcılar uygun kategorilere kendi sitelerindeki veya başka sitelerde gördükleri haber, bilgi, makale vb. iyi içeriklerin linklerini kısa bir açıklamayla gönderiyorlar. Yine kullanıcılar bu gönderilenleri oyluyorlar ve belli bir seviyenin üzerinde oy alanlar ana sayfaya çıkıyor. Dikkat edilirse, sonuçta Bildirgeç'le benzer bir içerik oluşmasına rağmen, Bildirgeç'te site yönetimini editör vb. bir seçkinler sınıfının üstlenmesine rağmen Digg'de aynı işi kullanıcılar yapıyor.
Bence burada fırsatlar yatıyor, ziyaretçi ve kullanıcıların kendi kararlarını kendi alması ve web sitesininin içeriğinin oluşturulmasına eşit bir oy hakkıyla katılabilmesi örnekleri fazla görülen siteler değil.
Google'ın arama servisi de demokratik yönetim sistemine iyi bir örnek. Gerçekten de arama sonuçlarında yukarıda listelenen siteler, aslında diğer siteler tarafından içerikleri onurlandırılarak kendilerine link verilmiş, yani oylanmış sitelerdir.
Radikal (Ziyaretçiler) Radikal yönetim biçimlerine en önemli örnek Wikipedia. Ziyaretçiler sitenin kullanıcısı olmaya gerek duymadan neredeyse anarşiye ulaşacak biçimde sitedeki tüm içeriği değiştirebiliyor, silebiliyor veya yenisini ekleyebiliyor. Bu yönetim biçiminin temelinde bir gruptaki toplam ahlakın iyi olacağına ve doğru seçimi yapacağına olan güven yatıyor. Bunu kendiniz test edebilirsiniz, örneğin Türkçe Wikipedia'daki "Orhan Kemal" maddesinin içeriğini tam bu yazı yayına çıkarken tamamıyla sildim, bakalım yaptığım bu değişiklik siz bu yazıyı okurken geri alınmış mı? Eğer, şu anda ilgili maddede Orhan Kemal'le ilgili bilgiler görüyorsanız sistem bu sefer de işlemiş, benim yaptığım anarşi denemesi bertaraf edilmiş ve her şey yolunda demektir.
"Ayrıcalıkların ve paranın hakim olduğu bir dünyada gerçekten yetenekli olanların hayat hakkına sahip olması çok zordur.*" J. J. Rousseau
Sitenizi hangi sıklıkla güncellemeniz gerektiği önemli bir konu. Bir blog sitesi temel olarak iki şeye yaramalı.
Ziyaretçilerin işine yaramalı Ziyaretçileri eğlendirebilirsiniz, bilgilendirebilirsiniz, onların ufkunu açabilirsiniz, onlarla paylaşabilirsiniz. En önemli kural onların vaktini boş yere harcatmamak olmalı. Şu soruyu sorun: Yazdığım şeyler bu yazıyı okuyan, bu siteyi takip eden ziyaretçinin ne işine yarıyor. Onun ruhunda veya maddi dünyasında ne gibi değişiklikler oluşturuyor?
Blog sahibinin/yazarının işine yaramalı Bu sizsiniz, burada kural kendi vaktinizi boşa harcamamak ve eğlenmek. Eğlenmiyorsanız yazmayın, vaktinizi boşa harcıyorsanız yazmayın, bir amacınız yoksa yazmayın. Amaç bulamıyorsanız, amacınız amaçsızlığınız olsun, bu da saygı duyulacak bir şeydir.
Ziyaretçiler nasıl düşünebilir?
Ayda 1 kez yazarsanız, "böyle bir site mi vardı?".
2-3 günde bir fakat iyi yazarsanız, "keşke biraz daha çok yazsa".
Çok sık yazarsanız, "ne kadar çok vakti var".
Çok sık ve iyi yazarsanız, "bu enerjiyi nereden buluyor, ne yazık okumaya vaktim yok".
İyi yazarsanız, fakat herkesin bahsettiği şeyden bahsederseniz, "bunlara ihtiyacım yok".
İyi yazarsanız, fakat sürekli olarak aynı şeyden bahsederseniz, "bunları daha önce söylemişti, ihtiyacım yok".
Kısa bildiriler yaparsanız, "keşke biraz ayrıntılı yazsa".
Ayrıntılı ve uzun yazılar yazarsanız, "çok vakit alıyor, biraz kısa yazsa".
Peki ne yapacağız, aslında cevap herkesi aynı anda memnun etmenin imkansız olmasında yatıyor. Bu açıdan ziyaretçiler için yazıp, fakat onların hepsini fazla ciddiye almamak gerekir. Örneğin, bu site temel olarak Gaxxi kullanıcıları için ve Gaxxi hakkında bir site, geride kalanlar belki fikirlerimizi beğeniyor belki başka bir şey, ama gerçek bu.
Siz de, hayalinizde kendi siteniz için kendinizi sorumlu hissettiğiniz örnek bir ziyaretçi canlandırın, ona bir isim, yaş, görünüm ve iş verin. Onu memnun ediyorsanız tamam, gerisini boşverin.
Radikal Gazetesi Sanal Alem ortak çalışması haftada bir kez güncelleniyor ve ortalama 10-12 yeni giriş oluyor. Çoğu giriş kısa tanıtım ve ilginç linkler bilgileri şeklinde. Kıyas yaparsak, Bildirgeç aynı şeyi çok daha iyi yapıyor.
Radikal'ın sanal alem bölümünün yazarı M. Serdar Kuzuloğlu haftada bir kez yazıyor.
NTVMSNBC Teknoloji bölümü günde 5-6 kez güncellenir, fakat bu ana kategorinin altında "uzay, bilim, internet" gibi birçok alt kategori var. Örneğin, internet kategorisi bazen günde 1 kez bile güncellenmeyebiliyor.
Bildirgeç birçok yazarı bulunan bir topluluk blogu. Çok sık güncelleniyor, bazen günde 20-25 yeni giriş oluyor. Örneğin 3-4 gün RSS'lerine bakmazsanız sizi 100 kadar haber bekler. Bu ürkütücü bir durum, bir iyi tarafı bunların kısa bildiriler şeklinde olması. Bildirgeç'te etiket temelli RSS takip sistemi de var, böylece sadece ilgi alanlarınıza giren konuları takip edilebilir.
Farketing hafta sonları yazmıyor ve hafta içi her gün güncelleme yapmaya dikkat ediyor. Günde 1 yeni giriş ortalamasını yakalıyor. Konular benzer.
Altı Üstü Tasarım sık güncellenmiyor, haftada 1 bazen 2 yeni giriş ortalaması var. Yazılar ayrıntılı.
* Yazının başındaki alıntı Prof. Dr. Adnan Güriz'in "Hukuk Felsefesi" kitabından alıntı. Rousseau yukarıdaki sözlerinin yer aldığı yazısıyla girdiği bir yarışmada, kendi yeteneklerinin karşılığını vermeyen topluma hücum ediyor, fakat yarışmayı kazanıyor.
Sosyal içerikli bir internet macerası olan 1milyon sitesi, 2006 tarihli bir Türk yapımı... Sitelerini ziyaret eden ilk 1 milyon kişiden biri olursanız otomatik olarak bu maceranın başrol oyuncuları olan figuranlardan biri oluyorsunuz. Benim bakış açım son derece olumlu kendilerine, tabi şeytanca fikirlere gark olmadıklarını varsayıyorum. Bir kazan/kazan durumu da var, onlara link verirseniz onlar da size link veriyorlar, sizden bahsediyorlar. Kaçırmayın...