Devlet politikası olarak içerik ihraç etmek ve Türkiye'ye gelir kazandırmak
Ana dili İngilizce olmayan bizim gibi ülkelerin fark etmedikleri bir fırsat var. İngilizce içerik ihraç etmek veya yine internetin pazar olarak olgunlaşıp bilgi kaynağı olarak kullanıldığı diğer ülkelerin ulusal dillerinde içerik ihraç etmek.
İçerik ihracatı kavramı yerine yazılım ihracatı kavramını daha önce duymuş olmalısınız. Örneğin, Hindistan ilk yazılım ihracatını 1970'lerde yaptı. Şimdi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinden birisi, yaklaşık 2 milyar $ veya daha fazla gelir elde ediyor. Hindistan uzun süreli planının meyveleri topluyor. Bu örneği verdim, çünkü Türkiye'nin yazılım sektöründe iyi işler yapabileceği bahis konusu olurken Hindistan hep örnek olarak gösterilir.
İçerik ihracatı konusuna dönelim. Bir web sitesi temel olarak sunduğu içerik ve servisler üzerinden reklam alarak veya kullanıcılarına ayrıcalıklı üyelikler satarak para kazanabilir. Şimdi bir web sitesinin, hesap işlerini kolaylaştıracak bir reklam sağlayıcısı olan Google Adsense gelirleri üzerinden hesap yaparak yıllık olarak ne kadar para kazanabileceğini hesaplayalım. Olabildiğince mantıklı varsayımlar ürettim, fakat itiraf ediyorum çıkan rakamlar beni şaşırttı:
Türkiye'nin İçerik İhraç Etme Planı
- Günlük 1.000 ayrı kişi ziyaretçisi, 15.000 sayfa gösterimi ve sağlam içeriği olan Türkçe bir web sitesi Google Adsense'den günde 5$ kazanıyor. Bu kesin bir veri, şimdi varsayım yapmaya başlıyoruz.
- Bu sayfa İngilizce olsaydı geliri kabaca 10 kat artardı diyelim, o zaman günde 50$ kazanırdı.
- 1.000 tekil kişi Türkiye ölçeklerinde değerlendirilse bile küçük bir site sayılır. Şimdi ziyaretçi sayısı ve sayfa gösterimlerini 100 kat arttıralım, yani yapmayı hedeflediğimiz sitelerin günlük ayrı kişi ziyaretçisi 100.000 ve sayfa gösterimi de 1.500.000 oluyor, o zaman gelir de 100 kat artacak ve site günde 5.000$, ayda 150.000$, nihayet yılda 1.800.000$ kazanacak.
Bu hesaplama İngilizce bir web sitenin Google Adsense gelirlerinin Türkçe bir web sitesine göre 10 kat daha fazla olacağı üzerinden yapıldı. Açıkçası benim kişisel deneyimlerim bu oranın daha da çok artabileceğini söylüyor.
- Şimdi elimizde yıllık geliri 1.800.000 dolar olan bir adet web sitemiz var, bu sitelerden 100 adet yapabilirsek Türkiye'ye yıllık 180 milyon $ gelir kazandırmış oluruz.
- Bu sitelerden 1.000 adet yapabilirsek yıllık 1 milyar 800 milyon $ gelirimiz olur.
Başka ülkelerin içerik ihraç etmek konusunda ulusal bir planlarının olup olmadığını bilmiyorum, Türkiye'nin bu konuda bir planının olup olmadığınıysa hiç bilmiyorum, ama iyi yapılan ve emek sarfedilen bir planın işe yarayacağını biliyorum.
İçerik sunmak Türkiye'yi süper güç yapar mı?
- Evet, süper güç yapar. İlk siteleri yaparken zorlanılır, fakat daha sonraki siteler ilk sitelerdeki ziyaretçi trafiğinden alacağı destekle hızla başarılı olacaklardır.
- O zaman elimizde milyonlarca kişinin düzenli olarak ziyaret ettiği web siteleri var demektir. Bu avantaj hangi ülkede olursa, onu dünya politikası üzerinde medya gücünü elinde bulurdurmasıyla dolaylı olarak söz sahibi bir üke yapacaktır.
Tahmin etmediğim sonuçlara ulaştığım ilginç bir yazı oldu, aksini ispatlayacak görüşlere açığım.
Gelen Yorumlar
Toplam 5 yorum,
1-5 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Güzel bir yaklaşım, ancak teknoloji ile ilgili eksikliklerimiz var, altyapı konusuna yeterince eğilmez isek bu içeriği sunacak yapıları maliyeti düşük şekilde hazırlayamadığımızdan rekabet şansımız pek yok, amatörce çalışmalar kişi çabaları ile bir ihtimal başarılı olabiliyor. Kolay para değil profesyonel meslek olarak bakılmadığı takdirde biraz zor. Hindistan ve Türkiye kıyaslamasını blogumda yapmıştım, belki ilginizi çeker. http://atcevik.blogspot.com
Evet, içeriği sunacak maliyetler çok önemli... Aslında içerik projelerinde yazılımcıların gideri önemli olacaktır, fakat sunucu ve alt yapı maliyetlerini de es geçmemek lazım.
256 kb'lik limitli veya limitsiz bant genişlikleri Türkiye'de 100'lerce dolara satılıyor, üstelik sunucu maliyetini tamamen siz yüklendiğiniz halde. Aslında o yüzden devlet politikası haline getirilmesi gerekiyor.
Sanayiciler için elektrik ve su maliyetleri gibi, biz de sunucuların bant genişliğine denk geliyor aslında... :)
safak eklemiş. | 10 Temmuz 2006 Saat
21:49
Türkçe'den İngilizce'ye çeviri ücretleri de ciddi bir rakam tutar arkadaşlar. Uluslararası düzeyde 100.000 kişinin ziyaret edeceği içerik güncellemesi yapılan bir sitenin dile hakim bir çevirmen ekibine sahip olması gerekir. Hedef dil (burada İngilizce) bu dile anadili düzeyinde hakim insanlar tarafından kotarılabilir. Böyle bir niyetiniz varsa, küçük bir araştırma yapmanızı öneririm. Yapılmayacak şey değil, ancak parayı akıtsanız bile, ilk başlarda ciddi bir İnsan Kaynakları sorunuyla karşılaşacağınızı şimdiden söyleyeyim.
(Sözcük başına 0,1 Euro yani 10 sent gibi rakamlar önerilecektir, benden söylemesi.)
Çevirmen eklemiş. | 12 Temmuz 2006 Saat
13:56
Çevirmenlik konusundaki düşüncelerinize katılıyorum, fakat aklımdaki düşünceye göre ana dili gibi yabancı dilleri konuşan bir ekip düşünüyorum. Örneğin, Gaxxi'nin Almanca'sını yapmak istiyoruz ve Adana İSO Anadolu Lisesi'nde bir yandan üniversite sınavlarına hazırlanırken ben de Şafak da 7 yıl kadar Almanca eğitim görmüştük.
Yaz sonunda içimizden biri Almanya'ya 2 aylık eğitim için gidip, eğitim sonunda Almaca okuyup ve yazmak üzerine dikkatimizi vereceğiz. Geçmişteki alt yapı ve bu eğitimle birlikte Gaxxi'nin en az Türk müşterileri kadar, muhtemel olarak daha çok Alman müşterisi olabilir. Buzz'da tamamen bir Almanca bölüm de dahil olmak üzere Almanca bir servis düşünüyoruz.
umut eklemiş. | 13 Temmuz 2006 Saat
14:35
konusunda kendini geliştirmiş, uluslararası kültüre hitap edebilecek, gezmiş, görmüş ve insanların nabzını tutmaktan anlayan içerik editörlerini unutmayalım arkadaşlar. zaten bu profildeki insanlar yeteri kadar olsaydı, olay şimdiye kadar beklemezdi bile diye düşünüyorum.
GokhanT eklemiş. | 25 Temmuz 2006 Saat
19:57