BAZI KENTLERİN TARİHİNİ YAZMAK ZORDUR
GÜZEL İSTANBUL

SİTEMİZİN RESMİ AÇILI TARİHİ OCAK 2010 TARİHİDİR.

Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2012
Şubat 2012
Mart 2012
Nisan 2012
Mayıs 2012
Yıllık Arşiv
2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012
Son Fotoğraflar
ayvansaray
boğaz ve gemi
SÜLEYMANİYE CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
Ana SayfaİSTANBUL BİLGİLERİ:>İstanbul depremleri

İstanbul, bundan 112 yıl önce 10 Temmuz 1894 tarihinde " pek çok tahribata ve can kaybına sebep olan " bir deprem yaşadı. Tarihi kaynaklarda Büyük hareket-i Arz diye isimlendiriilen bu deprem, Rumi takvime göre 1310 yılına rastladığından İstanbul halkı arasında 1310 depremi diye de bilinir.

İstanbul'da son şiddetli deprem 10 Temmuz 1894 yılına rastlar. kayıtlara göre. öğle üzeri saat 12.20 de yada 12.25 de müezzinlerin ezan okuduğu bir sırada önce hafif bir  sarsıntı ile  kendini hissettirmiş, güneybatıdan kuzeydoğuya ve aşağıdan yukarıya olmak üzere bunu, çok daha şiddeti sarsıntılar takip etmişti. İstanbul halkı dehşet içinde sokaklara dökülmüş " Allah Allah " nidaları her tarafta duyulmaya başlamıştı. Deprem, Marmara denizinde de şiddetli dalgalar şeklinde kendini gösterdi. O sırada denizde bulunanlar, mavnalardan, balıkcı teknelerinden, şirket-i hayriye vapurlarından şehir'e baktıklarında, çöken binalarda yükselen toz bulutlarını görmüşlerdir.

DENİZ GERİ ÇEKİLİYOR:
Marmara sahillerinde deniz önce ikiyüz metre geri çekilmiş, sonra şiddetli dalgalar şeklinde karaya vurmuş, kıyılarda ki kayıklar ve tüm tekneler parçalanmıştı. İstanbul halkı kendini sokaklara dar atmış, evlerde dükkanlarda hiç kimse kalmamış, herkes geceyi dışarda geçirmişti. İstanbulşehri bir anda büyük bir yıkıma uğramıştı.
KAPALIÇARŞI ÇÖKÜYOR:
Kapalıçarşı kelimenin tam anlamıyla bir facia yeriydi. Öğle vaktinin halk ve esnaf kalabalığı, çarşının sokaklarından dışarıya çıkmaya çalıştı. Fakat sarsıntılardan dolayı kapılar kapanmış ve Kapalıçarşı'nın duvarları içerde kalanların üzerine yıkılmaya başlamıştı. Sonunda Kapalıçarşı'nın kubbeleri de çöktü. Bir anda Sirkeci'de yok oldu. Bit pazarı, Çadırcılar, Yağlıkcılar, Yeniçeriler çarşısı, Bodrum ve Kellekesen hanları yıkılmıştı. Uzunçarşı, Tahtakale, kutucular, kantarcılar baştan başa harabeye dönmüştü. Gedikpaşa, Kumkapı, Kadırga, Yenikapı, Samatya ve Langa'da yüzlerce ev yıkılmış, Adalar'da da büyük tahribat oluşmuştu. Heybeliada'da ki Ruhban okulu dahil bir çok büyük bina hasar görmüştü.
CAMİLERİN MİNARELERİ:
İstanbul'un camileride depremden nasiplerini aldılar. Edirnekapı, Mihrimah, Kariye camilerinin minareleri yıkıldı; Nuruosmaniye girişi çöktü. Kentde depremle birlikte yer yer büyük  yangınlar da çıktı. Ancak çok ilginçtir ki: Beyoğlu'nda ki yapılarda hiç bir hasar meydana gelmedi. 11 Temmuz 1894 tarihli eski Sabah gazetesi Depremi şu satırlarla bildiriyordu.
" dün sabah beşe çeyrek kala (öğleye doğru) şehrimizde evvela hafifce bir hareket-i arz hissedilmesini müteakip gayet şiddetli bir darbe ile her yer sarsılmaya başlamıştır.

Sonra ki satırlarda gazete, depremin on-on iki saniye kadar sürdüğünü, şiddetli depremden bir çeyrek saat kadar sonra kısa fasılalarla dört kez daha hareket olduğunu, ayrıca akşama doğru iki hareket daha olduğunu bildirir.

İstanbul'da Fransızca yayımlanan Moniteur Oriental gazetesi de aynı gün şu satırlara yer verir: " dün saat 12.25 de yaklaşık yarım dakika süren siddetli bir yer sarsıntısı bütün kentde, tarifi imkansız bir paniğe yol açmıştır. "
TAKSİM CİVARI:
Taksim civarında ki mezarlık ve bahçeleri gezen Moniteur muhabiri "her sınıf ve tabakadan insanla, karışık  alaca bulaca kalabalığı " anlatır ve şunları yazar: " en yüksek sınıftan kadınların, saç baş dağınık, ürküntü içinde veya üstlerine yalnızca bir sabahlık. bir kombinezon veya jüponla kaçtıkları görülüyordu. Her yerde çığlıklar, göz yaşları, ağlamalar,sinir krizleri bayılmalar,Allah'a, Meryem'e yakarmalar duyuluyordu. "
AVRUPA BASINI:
Avrupa basınıda 1310 zellesine büyük yer verdi. Fransız L'lllustation dergisi, depremin Parc Saint-Maur gözlemevi tarafından saat 10.50 de(paris saatiyle) kaydedildiğini bildirmişti. Aynı dergi depremle ilgili görgü tanıklarına da yer vermiş ve fotoğraflarda yayımlamıştı. Devir Abdülhamit devri idi. Şehremini Rıdvan paşa'nın başkanlığında bir komisyon kuruldu. Yardım çalışmaları başladı. Ama ortada anlatılması güç bir kargaşa vardı. İdare-i mahsusa ve şirket-i hayriye, olağanüstü seferler tahsis etti. Şirketin memurları iskelelere yığılan panik içersinde ki kalabalığı biletsiz olarak Boğaz ve Anadolu-Rumeli  kıyıları arasında taşıdılar.

1894 depremi, Bizans'dan günümüze İstanbul tarihinin en büyük depremi olmasa bile, " son şiddetli deprem "  ünvanını taşır. Ayrıca İstanbul'da can ve mal kaybına yol açan depremler arasında ençok incelenip araştırılmış bir sismik olaydır.

Depremin merkez üssü, İzmit körfezi boyunca, Adapazarı'ndan Çatalca'ya uzanan bir hat üzerindeydi. Uzun ekseni 175 kilometre, kısa ekseni de Katırlı-Maltepe arasında ki 39 kilometrelik hat olmak üzere, bir elips içinde kalan bölge depremden birinci derecede etkilendi. Her ne kadar depremin 9 şiddetinde olduğu söylenmişse de, bu rakamın günümüz Richter ölçeğinde ki dokuz şiddetine eşit olduğu kuşkuludur. Çünkü o tarihlerde İstanbul'da bulunan ve Kumbari Efendi'nin yöneticisi olduğu tek rasathane'nin bu ölçümleri yapabilecek aletleri yoktu.















serdar olca gönderdi. | Yorum Ekleyin | 06 Ağustos 2006 | 1894 depremi:
Detaylı bilgiiçin lütfen başlığa tıklayınız...
serdar olca gönderdi. | Yorum Ekleyin | 06 Ağustos 2006 | 1766 depremi:
Merkez üssü Adalar yakının da olan depremde, 160 bin kadar nüfuslu kentde, beş-altı bin kişi ölmüş, Fatih camii ve Galata kulesi önemli hasarlara uğramıştır. Dalgalar şehir içine kadar yürümüştür.

10 Eylül1509 depremi, hemen Adalar önünde oluşmuş ve İstanbulkentinde önemli hasarlar yaratmıştır. Bu deprem halk arasında " küçük kıyamet " olarak isimlendirilmiştir. Makrosismik gözlemlerin ışığında bu depremin büyüklüğü Ms> 7.4 dür. Ambraseys ve Finkel bu depreme ait tarihsel verileri titizlikle inceleyerek, aşağıda ki bilgileri vermişlerdir
  • Depremden 30 yıl önceki bilgilere göre, İstanbul ve Galata'nın nüfusu 160 bin civarındaydı ve 35 bin kadar yerleşim birimi mevcutdu. Deprem anında ise nüfus sayısı daha fazlaydı.
  • 10 Eylül 1509 depremi sonucunda, 1000 ev yıkıldı ve 4000 - 5000 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında Osmanlı hanedanından üç kişi de bulunmaktadır. Vezir Mustafa paşa ve emrinde ki 360 süvari öldü. Bu tarihsel belgelerde, İstanbul ve Pera'da hasara uğramayan hiç bir evin kalmadığı rapor edilmiştir.
  • Bu deprem sırasında şehir surları da oldukça büyük bir hasara uğramış, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar yıkım gözlenmiştir. Ayrıca Edirne kapısı, Silivri Kapısı ve Yedikule gibi ana giriş kapıları ağır hasara uğramıştır. İshak paşa kapısı, Topkapı sarayının duvarlarının, hastalar kapısı ve kayıklar kapısı arasında arasında yıkıldığı görülmüş ayrıca bu yıkılan duvarlara yakın pek çok evin denize gömüldüğü görülmüştür.Galata duvarları ve Galata kulesi'nde hasarlar gözlendi. Fatih cami'nde çok ağır hasar gözlendi. Minaresi, kubbesi, duvarları yıkıldı, demir parmaklıkları kkıvrıldı. Sultan Bayezıd[imaret] camii, medreseler, Karaman pazarında ki pek çok iş yeri; Davud paşa mescidi, St John Theologos, Dikilitaş, Beşiktaş gibi bir çok bölgede hasar gözlendi. Bazı belgelere göre; bir çok kervansaray,hamam,mescid yıkıldı.
  • İstanbul ve Pera'nın bazı bölgelerinde, yerde yarılmalar, su ve kum fışkırmaları gözlendi. Deprem sonrasında oluşan dalgalar surları, Galata ve İstanbul'da ki pek çok duvarı aşarak hasar oluşturmuştur.
  • Depremden sonra yapılan tamirlerden anlaşıldığına göre; Anadoluhisarı,Yoros kalesi, Rumelihisarı, Kızkulesi ve Haliç ağır hasar görmüştür.
  • Heybeliadası'nda ve Burgaz adası'nda bir çok cami ve kilise ağır hasar görmüş, Çekmece'de bazı köprüler, duvarlar ve Silivri kalesi hasar görmüştür.
  • Gelibolu'dan Edirne'ye kadar pek çok yerleşim biriminde ki yapılar ağır hasar görmüş ve özellikle Çorlu halkı depremden sonraki korkudan dolayı, iki ay kadar, yeni yapılan evlere girmemiş. Bursa şehrinde kısmen hasar gözlenmiş ve İznik'de ki bazı yapılar depremden sonra tamir edilmiş. Bolu şehrine ait surlar ve kuleler yıkılmış, fakat ölüm gözlenmemiş.
  • Bu depremin oldukca geniş bir bölgede, Yunanistan'dan Mısır-Nil deltasına ve hatta Avusturya'da hissedildiği rapor edilmektedir. Artcı depremler aylarca sürmüş ve Büyük artcılar, Edirne'den Athos'a kadar hissedilmiş. [ en önemli artcılar: 23 Ekim 1509, 16 kasım 1509, 10 temmuz 1510 ve 26 mayıs 1511 ].10 Eylül 1509 depreminden sonra, Osmanlı sultanı, imparatorluğun her köşesinden toplattığı 66.000 işci, 3.000 ustabaşı ve 11.000 asitanı görevlendirerek, imar işlerini başlatmış. Ayrıca halktan deprem için özel bir vergi toplatmış, ve mart-haziran 1510 tarihleri arasında hasarlar tamir edilmiş.

 

serdar olca gönderdi. | Yorumlar (1) | 06 Ağustos 2006 | 1509 depremi
Ara