BAZI KENTLERİN TARİHİNİ YAZMAK ZORDUR
GÜZEL İSTANBUL

SİTEMİZİN RESMİ AÇILI TARİHİ OCAK 2010 TARİHİDİR.

Mayıs 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031
Aylık Arşiv
Ocak 2012
Şubat 2012
Mart 2012
Nisan 2012
Mayıs 2012
Yıllık Arşiv
2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012
Son Fotoğraflar
ayvansaray
boğaz ve gemi
SÜLEYMANİYE CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
Rumelifeneri

Rumelifeneri köyü, Sarıyer ilçesinin Karadeniz'e bakan en uç noktasında kurulmuş bir yerleşim bölgesidir. Köyün antik çağlarda ki ismi Panium veya Panyum burnu, Bizans döneminde ki ismi ise, Fanaraki veya Fanariyan burnu idi.

Köy antik çağda ki ismi iile Panium kayalıkları üzerine kurulmuştur. Bizans döneminde ki ismi ile, Fanaraki veya Fanarayan, Avrupa feneri yada küçük fener demektir. Köy Rumeli yakasında kurulduğu için de Rumelifeneri adını almıştır. Köyün ismi bir süre de Türkeli olarak anılmıştır. Rumelifeneri, Garipçe, Demirciköy ve Zekeriyaköy'den sınır alır.

Efsanelere konu olan Öreke kayalıkları da Rumelifeneri köyü ile birlikte anılmaktadır. Öreke kayalıklarına antik çağda, Kyanaeis ya da Symplegades kayalıkları, değişik  zamanlarda ise, Geant veya Bavonere kayalıkları da deniliyordu. gerek antik çağlarda ki gerek Bizans döneminde ki isimlerin Türkçe karşılığı Orakiye, Öreke kayalıkları, öreke taşıdır.

Bu kayalıklar zamanla birbirinden ayrılmış beş büyük kayadan oluşmuştur. Osmanlı döneminde bu kayalara "kanlı kayalar" ismi verilmiş, sonraları Kocataş, Körtaş, mavi kayalar ve kızılkaya da denilmiştir. Bu gün bu kayalıklara Öreke halk dilinde ise Roke adı verilmektedir. Rumelifeneri'nin balıkcı barınağının en dibinde kayalıklar üzerine kurulmuş  olan "Roke balık lokantası " adını burdan almış olsa gerek. Bizans döneminde bu kayaların en büyük ve en yüksek olanının tepesine bir sütun dikilmiştir. Buna Pompeus sütunu denilmişse de sütunun imparator Augustos yada Hadrianus'a aitolduğu söylenmektedir. Bu kayaların en büyüğünün doruğunda Apollo tapınağının bulunduğu da söylenmektedir.

Bizans döneminde bu kayaların en doruk noktasına dikilen Pompeius sütunu, deniz kazalarının önlenmesi amacıyla dikilmiş ve gemilere yol  gösterici olmuştur. Bu sütun üzerinde latince yazılar vardı. Bu yazıları Vestius 1680 yılında üç satır olarak tesbit etmiş, Setsini(1778) sütun üzerindeki üç satır yazıyı yorumlayarak, sütunun tebirius adına dikildiğini ifadeyle burayı sefere çıkacak gemilerin yol güvenliği için kurban adak yeri olarak kullanıldığını belirtmiştir.

Zamanla sütun yıkılmış gitmiş, ancak dibinde ki kaide veya büyük bir parçası kayanın üzerinde kalmıştır. Bu kayalıklara Symplegades denilmesinin sebebi, sabit olan bu kayaların hareket ettiğinin sanılması ve birbirlerine yaklaştıklarına inanılmasından ileri geliyordu. Oysa bu, med cezir denen olayın yani suların yükselip alçalmasından başka bir şey değildi.
Eviya çelebi(1611-1682) seyahatnamesinde, " kaleden taşra yüksek bir kule üzre bir fanus'u azim " bulunduğundan bahsetmesi, burada daha önceleri bir fenerin bulunduğunun kanıtıdır. Ayrıca Ali Macar Reis, 16.yüzyıl eseri olan Atlas'ın da aynı noktada bir fenerin bulunduğunu işaret eder.

Rumelifeneri tarihi zenginliklerle doludur. Günümüzde bile kullanılabilir durumda bulunan Ve Cenevizliler tarafından yapılan Rumelifeneri kalesi tarihi zenginliği gözler önüne sermektedir. Bu kale günümüzde zaman zaman film seti olarak da kullanılmaktadır. Papazburnu mevkii Osmanlı döneminde askeri yerleşim bölgesiydi. Burada padişah IV.Murat(1623-1640) tarafından bir hisar yapılmıştı. Hisarın evinde 60 adet asker evi, Sultan Murat adına yapılmış bir cami, buğday ambarları, cephanelik 100 adet büyük ve küçük top, kale muhafızı ve 300 asker bulunuyordu. Kıble yönüne bakan bir demir kapısı vardı. Şimdi bu tarihi  yerleşim bölgesinden geriye kalan, yıkık dökük bir duvardan başka bir şey değildir. Köy içersinde bulunan Osmanlı dönemi hamamı, İkinci Dünya savaşı sonuna kadar askeri birlikler tarafından kullanıldı. Sonraları ise kaderine terk edilmiştir.

Köy içinde ki park da ve liman yolu üzerinde bulunan iki adet çeşme, Gazi Hasan paşa tarafından yaptırılmış(1775) olup aynı ismi taşımaktadır. Bu çeşmelerden birine park çeşmesi diğerine ise liman çeşmesi denilmektedir. Bir başka tarihi eser, Dere mahallesinde ki Hacı Ahmet Ağa çeşmesidir.(1771). Bu çeşme 2002 yılında bilinçsizce onarılmış ve tarihi değerini kaybetmiştir. Eski mezarlığın alt tarafındaki Kabakcı çeşmesi(1815), de tarihi özelliği olan çeşmelerdendir. Ancak bakımsızlık ve ilaveler sonucu tarihi değerini kaybetmiştir. Kaptan Bayram Deniz tarafından yaptırılan Atlama çeşmesi(1936)nin yeri değiştirilmiş ve bu aktarma sırasında tarihi özelliğini kaybetmiştir. Bayraklı çeşmesi de tarihi özelliğini kaybeden çeşmelerdendir.

Rumelifeneri'nde ki en önemli tarihi eserlerden biri de 15.05.1856 yılında yapılan fenerdir. Bu fenere resmi olarak Türkeli feneri denilmektedir. Ancak bu isim tutmamış ve Rumelifeneri denmiştir. Bu fenerin eşi, tam karşıda, boğazın Anadolu yakasında yer alır ve Anadolu feneri semtindedir.

Fenerin içinde bulunan Saltuk Dede türbesi de(1788) tarihi eserlerdendir. Fener, Fransızlar tarafından yapılırken iki-üç kez yıkılmış bu yıkılışa neden olarak da Saltuk dede türbesi üzerine inşaat yapılması gösterilmiştir. Bunun üzerine türbe yeniden onarılmış, ve fener inşaatının temelleri içine alınarak aynı tarihde yapılan Anadolufeneri ile birlikte açılışı yapılmıştır.

Fener 1855-1856 yıllarında Kırım savaşı sırasında Fransız ve İngiliz savaş gemilerinin İstanbul Boğazı'nın karadeniz girişini görebilmeleri ve Boğaz sularına rahatca girebilmeleri amacıyla yapılmıştır. Fenerin kule yüksekliği otuz metre olup, kıyılarımızın en yüksek kulesidir. Kuleye ahşap merdivenlerle çıkılmaktadır. Her kat da kulenin çapı biraz daha daralır. Son basamakla birlikte dev silindir kristale ulaşılır. İçinde eski tarihlerde yunus balığı yağı kullanılırken şimdilerde 500 Watlık ampul kullanılmaktadır. Fener "Rumeli tahlisiye istasyonu" na bağlıdır. Camiye gidenler, sabah namazından sonra topluca türbeye giderek dua ederler. Köy balıkcıları da denize açılırken Saltuk Dede türbesinde dua ederek Karadeniz'e açılırlar. Saltuk Dede türbesi sık ziyaret edilen türbelerdendir.

Rumelifeneri'nde iki cami bir mescit var. Ramazan Ağa cami tarihi özelliği olan ve 17. yüzyılda yapıldığı söylenen bir camidir. Köy içinde ki yeni cami ise, eskiden kilise idi ve uzun yıllar kapalı kaldıktan sonra camiye dönüştürüldü. Köyde ki tek mescit ise Dere mahallesi mescididir.

Rumelifeneri'nde iki mezarlık var. Biri eski mezarlık ve tarihi mezar taşları ile dolu olup, gömüye kapalıdır. Diğeri ise yeni mezarlıktır. Kilise gibi Rum mezarlığı da zaman içersinde yok olmuştur.

Rumelifeneri'nde tarihi eser binalardan örnekler de vardır. Bir kısmı aslına uygun olarak yenilenmiş, bir kısmı da harap haldedir. Rumelifeneri, 1899 yılında büyük bir yangın geçirmiş ve bu yangında yetmiş bina yanarak kül olmuştur.
 
Rumelifeneri tarihi ile ilgili bir olay; 1352 yılında Rumelifeneri açıklarında yapılan Venediklilerle Cenevizliler arasında ki deniz savaşıdır. Bu savaşı Cenevizliler kazanmıştır. Rumelifeneri'nin tarihinde ki diğer bir önemli olay da Kabakcı Mustafa olayıdır. Kabakcı hadisesi olarak bilinen olayı Kabakcı Mustafa başlatmış, Rumelikavağı hisarından çıkarak Büyükdere'de ki çayırbaşında toplanan yeniçeriler, buradan hareket ederek padişah III.Selim'i tahtdan indirmişlerdir.(1807) Alemdar Mustafa paşa'nın olayı duyması ve tekrar III.Selim'i padişah yapmak üzere İstanbul'a gelmesi üzerine telaşa kapılanlar III.Selim'i öldürmüşlerdir.(1808) Bunun üzerine Mustafa Alemdar paşa, isyanı başlatan Kabakcı Mustafa'yı cezalandırmak için Ali bey'i görevlendirmiş, Ali bey'de adamları ile Rumelifeneri'ne giderek konağına yaptığı baskınla kabakcı Mustafa'yı öldürerek cezalandırmıştır.(1808).

Rumelifeneri köyünün halkı Rum'du. Osmanlılar döneminde Türler  köye yerleşmeye başladı. 1897 Rus harbi nedeniyle yaşanan büyük göç sonucu Rize'den gelenler köye yerleştirilerek Türk nüfusu arttırıldı. Bu arada diğer köylerden de göç alan Rumelifeneri, mübadele ile tamamen Türk köyü oldu. İstanbul Boğazı'nın büyük limanlarından birine sahip olan Rumelifeneri halkının hemen hemen tamamı balıkcılıkla uğraşır. Balıkcılıkta en son teknolojiyi kullanarak, ülke ekonomisine katkı sağlamaktadırlar. Rumelifeneri köyüne, " balıkcılık Üniversitesi ", " balıkcılar okulu " da denilmektedir. 

Çok eski dönemlerde küçük kayık ve sandallarla balıkcılık yapılırdı. Daha sonraları Kancabaş da denilen Alamana kayıklarla balıkcılık yapılmaya başlandı.[Alamana kayıkları; üç çifte,dörtçifte,beş çifte zaman zaman da altı çifteli idi. Bir çifte iki kürek anlamına gelir. Her küreği bir kişi çeker.] Daha sonraları devreye takalar girdi. Takalar, Alamana kayıkları çekerek daha hareketli olmalarını sağlıyordu. Takaları takiben Karpuzkıç denilen deniz tekneleri görev yapmaya başladı. Daha sonraları Alamatralar günümüzde ise, büyük tonajlı ve her türlü teknolojik yeniliklerle donatılmış büyük saç teknelerle balıkcılık yapılmaktadır.

Rumelifeneri'nde eski tarihlerden beri Dalyan balıkcılığı da yapılmaktadır. Bağlaraltı(Papaz burnu), Bara ve Atlamataşı mevkileri dalyanların kurulduğu yerlerdi. Bağlaraltı dalyanı İstanbul Boğazı'nın en büyük ve en verimli dalyanıdır ve halen burada kurulmaktadır. Rumelifener'li balıkcılar, balıkcılığın her türünü yapmaktadırlar. Olta balıkcılığı, küçük ağ, büyük ağ balıkcılığı, trolcülük, kalkancılık ve dalyan balıkcılığı gibi. Rumelifeneri halkının tamamına yakını balıkcılık yaparken çok az bir bölümü de ticaret le uğraşmakta ve yine çok az bir bölümüde bahçecilik yapmaktadır.

Rumelifeneri, Cumhuriyet'in ilk  yıllarına kadar nahiye idi. Sonraları nüfusun değişik sebeblerle azalması nedeniyle, yeni düzenlemeler yapılarak köye dönüştürüldü. 1993 yılında kurulan ve faaliyete geçen sağlık ocağı günümüzde işlevini devam ettirmektedir. Köyde ayrıca 1945 yılında köy halkı  tarafından yaptırılan bir ilköğretim okulu vardır.

Rumelifeneri köyü, Koç Üniversitesinin 2000-2001 öğrenim yılında ormanlarla kaplı alanda açılması sonucu bir de Üniversiteye kavuşmuştur. Koç Üniversitesi önce İstinye semtinde açılmış, daha sonra orman içinde ki kampüslerin inşaatı bitince buraya taşınmıştır.

Rumelifeneri köyü, Türkiye'nin en büyük balıkcı köyüdür. Balıkcı köyü olmasına karşın, turizme de açık olup, son yıllarda büyük patlama yapmıştır. Zira mükemmel denizi, tertemiz sahilleri, kırları ve piknik yerleri ile dikkat çeker. Köyün dışında da olsa Çırpına suyu içimi fevkalade güzel olan bir sudur. Marmancık koyu ile Rumelifeneri kalesi her türlü turizme açık olan bölgelerdir. Özellikle Marmancık koyu ve ormanlık  bölgede kurulan Marmancık Golden Beach clup İstanbul  sosyetesinin çok büyük bir ilgi gösterdiği geceler, festivaller ve çok değişik türde eğlenceler düzenlenen bir eğlence merkezidir. Fenerin yanında ki muhteşem manzaralı çay bahçesi, Liman bölgesinde ki Barınak, Roke ve Pavurya balık lokantaları tadına doyulmayan yerlerdendir. 
 






Gelen Yorumlar
Toplam 26 yorum, 1-26 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
fenerim
BEN BİR FENERLİ OLARAK BÖYLE ŞEYLERİN YAPILMASINI DOĞRU VE YERİNDE BULDUM VE KÖYÜMLE BİRDAHA GURUR DUYDUM
ENGİN YALÇIN eklemiş. | 09 Mayıs 2007 Saat 15:09
..
bogazin incisi rumelifeneri...
degerlerimize sahip cikalim...
selman kiran eklemiş. | 25 Haziran 2007 Saat 14:08
cennetten bır parca
her halıyle bana cennetı hatılatan koyume hayranım. orada dogdugum orada buyudugum o havayı tenefus ettıgım ıcın kendımı sanslı hıssedıyorum. ve koyumu herkesten kıskanıyorum :::)
mustafa ozgur eklemiş. | 10 Temmuz 2007 Saat 17:33
CANIM KÖYÜM
Herşeyimi sende buldum. Çocukluğum bu köyde muhteşem geçti. Bir iki gun ayrılsam çok ozluyorum. Bu köyde olduğum zaman kendimi sürekli bir tatilde hissediyorum. Ayrıca fener için şimdiyekadar okudum çok güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık.

AHMET YALÇIN
AHMET YALÇIN eklemiş. | 10 Temmuz 2007 Saat 17:37
HAYATIMIN GEÇTİĞİ YER CANIM RUMELİM
10 yılım orda geçti şimdi silivrideyim orda maddi dururmumuz kötü idi ALLAH a şükürler olsun ki burda durumumuz iyi ama şimdi burda değilde orda yoksul hayatı tercih ederim ordaki arkadaşlrımı çok seviyorum bu arda yaş 15 :)
SAMET KIRAN eklemiş. | 22 Temmuz 2007 Saat 01:16
hatıralarla doluuu
buraya yalnızca 3defa geldim.ama bendeki yerini anlatırsam ahıçkırıklara boğulurum..eğer birgün herkesten herşeyden uzak kalıp bu beni benden alan yerde yaşamak isterim.. ebru t.
ebru eklemiş. | 23 Temmuz 2007 Saat 00:13
canımm fenerimm
bu araştırmayı kim yaptıysa bir fenerli olarak çok teşekkür ederim..süperr olmuşş... bence herkesin gelip görmesi gereken çok ayrıcalıklı bi yer..
ösge girit eklemiş. | 13 Ağustos 2007 Saat 16:35
O BÖYLE GÜZEL

RUMELİ FENERİNİ DAHA YENİ KEŞFETTİĞİM İÇİN ÇOK ÜZGÜNÜM
BİR İSTANBULLU OLARAK.. BOŞA GEÇEN 33 YIL .ORAYA GİTTİĞİMDE
BU KADAR GÜZEL BİR YERİN NASIL OLUYORDA DAHA FAZLA DEĞERLENDİRİLMEDİĞİNE VE HERKESİN ORTAKÖY GİBİ YERLERDE TOPLANIP
NEFES ALAMAZ HALE GELDİĞİNE İNANAMADIM AMA SONRA KÖYÜN İÇİNDE DOLAŞIRKEN BURANIN BU KADAR HUZURLU OLMASINI
FAZLA DOKUNULMAMIŞ OLMASINA BAĞLADIM VE FENER.. BÖYLE OLDUĞU İÇİN ORALARDAN DAHA GÜZELDİ


ŞENAY PEKDİL eklemiş. | 19 Ağustos 2007 Saat 18:32
DÜNYANIN EN GÜZEL YERİ
ANNEANNEM VE ANNEMİN DOĞUP BÜYÜDÜGÜ YER OLAN BU GÜZEL KÖYE HER YIL 2,3 KERE GELİRİM.ORADA AYRI BİR HUZUR DUYUYORUM.HELE MEZARLIĞIN OLDUĞU YER SANKİ CENNETTEN BİR KÖŞE ,ALLAH O CENNET GİBİ YERDE ZAMANI GELİNCE YATMAK NASİP EDER İNŞALLAH.



İLKNUR UYSALER
23,9,2007
ilknur uysler eklemiş. | 23 Eylül 2007 Saat 16:53
istanbulun tarihi yeri
çok işme yaradı 100 aldım herkez alkışladı çok teşekür ederim
sümmeyye kansoy eklemiş. | 31 Ekim 2007 Saat 21:42
ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA, O KÖY BENİM KÖYÜMDÜR.
BİLİYORMUSUNUZ BABAMI ÇOK SEVERİM AMA ÇOK TA KIZARIM.
BUNUN SEBEBİ DE KÖYÜMÜZÜ (RUMELİFENERİ) TERK EDİP YILLAR ÖNCE İZMİT TE YERLEŞMİŞ OLMASINA,HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI OLARAK GÖRÜYORUM O ANI,
RUMELİFENERİ, ANLATILMAZ, YAŞANIR.
ÇOK YER GEZDİM GÖRDÜM AMA SEN BAMBAŞKASIN BENİM İÇİN R. FENERİ
HEP BÖYLE KAL.
ÜMİT UÇAR eklemiş. | 07 Ocak 2008 Saat 12:15
süpeer
gerçekten harika bir yer burda olmak bana huzur verior.feneri ,kalesi ,limanı ve viyasıyla gerçekte çok güzel bir yer fenerimi çoooook seviyorumm.
adılazım diiil eklemiş. | 14 Ocak 2008 Saat 19:49
köyüm benim
Ben burada doğdum burada büğüyorum.Okadar seviyorum ki anlataman burada sıkılmıyorum yazın deniz kışın okul,çok güzel kimse beni buradan ayıramaz.
NURSİMA ENGİN eklemiş. | 15 Şubat 2008 Saat 18:35
güzel memleketimin güzel köyü
Yaşadığımız yerleri şehirleri gidip görmezsek bir kültür ve güzellik mağruru olarak kalırız.Rumelifeneri köyü bu güzel yerlerden biri değil güzel yerlerin en güzeli.Sol yanı Karadeniz'e sağ yanı ise Marmara'ya bakıyor.Bir diğer deyişle cennet olur.Ben böylesine güzel bir yerde oturmaktan memnuniyet duyuyorum.Çünkü burada doğup burada yetiştim ve halâ burada yaşıyorum.Bu toprakları almak için uğraşan ingilizine kürtüne fransızına şunu söylüyorum:BU TOPRAKLAR NAMUS UĞRUNA CAN UĞRUNA KORUNMUŞTUR.KİMSE BU TOPRAKLARI ALAMAMIŞ VE ALAMAYACAKTIR.BU TOPRAKLAR BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR.
Oğuz Gerçek eklemiş. | 11 Nisan 2008 Saat 21:56
BİZİM KÖYÜMÜZ
BURASI DÜNYADA EŞİNE AZ RASTLANACAK BİR TARİHİ YERLEŞİM BÖLGESİDİR MÜHİM OLAN YAZIDA ANLATILAN OTARİHİ YERLERİN YANİ KALE ROKE TAŞI FENER V.S GİBİ YERLERİN KORUNMASIDIR BEN RUMELİ FENERİNDE YAŞAMANIN BİZE ALLAH TARIFINDA VERİLMİŞ BİR LÜTÜF OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
İLKER ATALAY eklemiş. | 22 Ağustos 2008 Saat 15:50
selamlar
fenerin karşısındaki mekan'a sırf kafa dinleyip kitap okumak için okmeydanı'ndan gelen birisi olarak mutlu oldum.. köyün ortasındaki kahve'de çaya gelicem yakında bilginize ..


selamlar..
volkan savcı eklemiş. | 10 Ocak 2009 Saat 05:40
RUMELİ FENERİ
Siz hiç şafakta gemilerin sirenleriyle uyandınız mı? o sisli havada fener'in ışıklarını gördünüz mü? o bahçelerinde ki meyveleri dalından koparıp yediniz mi? çeşmesinden buz gibi su içtiniz mi? o havayı hiç kokladınız mı? metrelerce dalga yapan o karadeniz'de liman'ın köşesindeki taşa bakıpta sanki tonlarca temizlik malzemesi denize dökülmüş gibi köpüren o deniz'e bakıp kendinizden geçtiğiniz o0ldu mu? Bu sorduğum sorularla canınızı sıkmış olabilirim ama Rumeli Feneri'ni size başka türlü nasıl anlatacağımı bilemedim. Eskiler bilirler köyün ayşe teyzesi olan anneannem ve tahlisiye memuru olan Ahmet Münir Gürsoy'ın kızı olan Semiha'nın oğluyum. Allahıma hamdolsun ki böyle bir cennette doğup büyüdüm. o güzellikleri dünya gözü ile gördüm ve aileme hakkın rahmetine kavuştuğumda beni R.Feneri mezarlığı'na dedemim, anneannemim ve annemin yanına defnedin diye vasiyet ettim. İŞTE size R.Feneri
cenk GÜRSOY eklemiş. | 02 Mayıs 2009 Saat 23:09
selamlar
evet ya benim köyüm çok güzel huzur buluyorum orda
mine arıcı eklemiş. | 26 Haziran 2009 Saat 16:24
Canım Rumeli feneri
Ben 1991-1994 yılında ilk rumeli feneri Jandarma Karakol Komutanı Önder Astsubay...Orada yaşadığım günlerimi hiç unutamıyorum..ben Türkiyenin her yerini gezdim ama bu köy gibi bende etki bırakan başka bir yer olmadı...orada yaşayanlar...oranın kıymetini bilin..
Önder KAYA eklemiş. | 11 Kasım 2009 Saat 00:09
güzel babam
Rumeli Feneri benim için hep güzel kalacak.
Güzel babamın huzur içinde yattığı güzel köyüm.
belgin taşçı eklemiş. | 11 Aralık 2009 Saat 16:39
rumeli feneri
küçük olsada en güzelidir
vildan demir eklemiş. | 31 Aralık 2009 Saat 13:05
rumeli feneri
canım rumeli fenerim burda doğdum burada büyüdüm senin kendin küçük olsa bile kalbin ve tarihi eserlerin büyük sen busun işte canım fenerim
vildan demir eklemiş. | 31 Aralık 2009 Saat 13:16
VATAN BORCU
rumeli feneri seni hiç unutamadım tam yirmili yaşlarda bir senemi verdim sana o güzellikler hep aklımda vede hayalimde tekrar görmek nasip olur İNŞALLAH
ASIM ÇETİN eklemiş. | 22 Ocak 2010 Saat 17:11
VATAN BORCU
rumeli feneri seni hiç unutamadım tam yirmili yaşlarda bir senemi verdim sana o güzellikler hep aklımda vede hayalimde tekrar görmek nasip olur İNŞALLAH 1972-2 tertip

önder astsubayım bana ulaşırmısın ascetin06@hotmail.com


ASIM ÇETİN eklemiş. | 22 Ocak 2010 Saat 17:21
dünya incisi
nefes alıp ,gülümseyerek baktıgım huzur buldugum cennet yer
mahir çakır eklemiş. | 30 Ocak 2010 Saat 18:13
rumeli feneri köyü
rumeli feneri hakkında duyduğum güzel şeyler beni daha oraya gelmeden meraklandırdı.tek bilmediğim oraya doğalgazın gelip gelmediği.
Arda KARACAN eklemiş. | 05 Haziran 2010 Saat 02:18
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara