BAZI KENTLERİN TARİHİNİ YAZMAK ZORDUR
GÜZEL İSTANBUL

 

Aralık 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
Aylık Arşiv
Ocak 2008
Şubat 2008
Mart 2008
Nisan 2008
Temmuz 2008
Eylül 2008
Ekim 2008
Kasım 2008
Aralık 2008
Yıllık Arşiv
Son Fotoğraflar
ayvansaray
boğaz ve gemi
SÜLEYMANİYE CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
AYASOFYA CAMİ
Bahçeköy
Sadece Sarıyer'in değil İstanbul'un da akciğeri olan Bahçeköy, Belgrat Ormanları ile akla gelir. Belgrat Ormanları içindeki Belgrat Köyü yıllar önce orman dışına çıkarıldı ve adı da Bahçeköy oldu.

Padişah Kanuni Sultan Süleyman Belgrat seferi dönüşü (1521) beraberinde getirdiği Sırp esirleri Bizans döneminde ismi Petra olan orman içerisindeki köye iskân etmiş ve bu suretle köyün adı Belgrat köyü, ormanların adı da Belgrat Ormanı olmuştur. İstanbul'un su ihtiyacının karşılanabilmesi için Belgrat Ormanı içerisinde bentlerin yapılması üzerine bu köy halkına bentleri ve ormanları koruma görevi verildi. Uzun yıllar sonra İstanbul'da kolera salgınının görülmesi üzerine yapılan tetkikler sonucu salgının bent sularından olduğu anlaşıldı. Belgrat köylülerinin bentleri koruyamadıkları ve üstelik kirlettikleri tespit edildiğinden köyün orman dışına çıkarılmasına karar verildi ve 1894 yılında bugünkü yerine iskân edilerek köye de Bahçeköy adı verildi. Köy halkı, ulusal kurtuluş savaşı sonrasındaki 1923-1924 mübadelesi nedeni ile Yunanistan'a göç etti, Selanik'ten gelen göçmenler de Bahçeköy'e iskân edildiler. Bahçeköy; Zekeriyaköy, Gümüşdere, PTT Evleri, Kazım Karabekir, Kocataş mahalleleri ile Kâğıthane ve Eyüp ilçelerinden sınır alır. İlçe merkezine 9, Taksim'e 21 ve Eminönü'ne de 24 km uzaklıktadır. Bahçeköy; Belgrat Ormanları, kemerleri, bentleri, kaynak suları, mesiresi, arboretumu ve anıt ağaçları ile büyük bir tarihi zenginliğe sahiptir. Bahçeköy kurulduğu 1894 yılından 1992 yılına kadar muhtarlıkla yönetildi. 1992'de ise belde belediyesi oldu. Daha sonra da artan nüfus ve yerleşim bölgesinin genişlemesi üzerine Merkez ve Kemer Yenimahalle olmak üzere üç ayrı muhtarlığa ayrıldı.

Bahçeköy halkı yıllar boyu orman köylüsü olarak yaşam sürdü. Ormanda çalıştı, orman ürünleri alıp sattı, geçimini bu yolla temin etti, Bu arada bahçecilikle de uğraştılar. Zamanla ve bilhassa köyün göç alması üzerine bahçecilik terk edildi, ticarete yönelme oldu. Bunda köyde Orman Fakültesinin açılması ve öğrenci yurdunun bulunmasının büyük etkisi vardı.

BELGRAT ORMANLARI
İstanbul'un akciğeri olan Belgrat Ormanları yaklaşık olarak 5300 hektar'dır Belgrat Ormanının denizden ortalama yüksekliği 190 m.dir. En yüksek noktası ise kuzeyde Büyükkartaltepe olup 230 m.dir. En alçak noktası ise 40 m ile Kurudere'dir.

Belgrat Ormanının asli ağaç türü meşedir. Meşe ormanları Belgrat Ormanının yüzde yetmiş beşini kaplar. Ormanın kuzeye bakan yamaçlarında kayın, dere içlerinde gürgen ve güney yamaçlarda kestane ormanlarına rastlanır. Belgrat Ormanları içerisinde orman şeklinde değilse de tek veya kümeler halinde kızılağaç, karaağaç, çam, söğüt, kavak, ıhlamur, Akçaağaç, üvez bulunur. Ağaççık ve çalılardan ise muşmula, geyik dikeni, çalı süpürgesi, fındık, kızılcık, katırtırnağı, defne, laden çok miktarda bulunur.

Belgrat Ormanları yüzlerce yıldan beri İstanbul'un su ihtiyacını, orman içerisinde yapılan bentler vasıtası ile karşılar. İşte bu nedenle Belgrat Ormanı Bakanlar Kurulunun 12.12.1924 tarihli kararıyla Muhafaza Ormanı olarak koruma altına alındı.

ATATÜRK ARBORETUMU
Bahçeköy sınırları içerisindeki en önemli eserlerden biri, kuruluşu yeni olmasına karşın, Atatürk Arboretumudur. 1939 yılında kurulması çalışmalarına İÜ Orman Fakültesince başlanmış, 1972 yılına kadar eksikliklerinin giderilmesi için uğraş verilmiş, 1973 yılında ise 56 hektarlık alana yayılarak büyütülmüştür. 1980 Yılında Arboretumun ismi, Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yıldönümü nedeniyle Atatürk Arboretumu olarak değiştirilmiş, alanı da tüm ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde 343 hektara yükseltilmiştir.

Dünyanın en büyük Arboretumu olan Atatürk Arberetumu canlı ağaç ve bitki müzesidir. Dünyanın dört bir yanından getirtilen ağaçlar burada yetiştirilmektedir. Her ağacın üzerinde Latince adları, nereden geldiği ve kaç yaşında olduklarını gösterir kimlik kartları bulunmaktadır. Arberetum içinde sulama işleri için gölet ve gezi için yol ve yürüyüş parkuru vardır. Floristik zenginliği dünyaca kabul edilen üç ayrı floraya ait (1. Orta Avrupa, 2. Akdeniz ve Güney Avrupa, 3. Karadeniz ve kısmen Kafkas) 450 ağaç türü barındıran Belgrat Ormanı üzerinde kurulan Atatürk Arberetum idari yönden Orman Genel Müdürlüğüne, bilimsel yönden ise İ.Ü. Orman Fakültesi Dekanlığına bağlıdır.
Atatürk Arberetumu Taksim'e 20, Boğaz sahiline 6, Karadeniz'e ise 9 kilometre uzaklıktadır. Denizden yüksekliği 80-120 metre arasında değişiklik gösterir.

BİLEZİKÇİ ÇİFTLİĞİ
İstanbul'un en büyük çiftliklerinden biri olan Bilezikçi Çiftliği bilimsel bakımdan Belgrat Ormanına bitişik, Floristik bakımdan da devamıdır. Yeni mahallelerin oluşturulması nedeni ile Bilezikçi Çiftliği'nin bir kısmı Kazım Karabekir ve bir kısmı da PTT Evleri (Kozdere) sınırları içinde kalmıştır.

Bilezikçi Çiftliği kuzeyde devlet ormanı, kuzeydoğuda Çırçır Özel Ormanı, güneydoğuda Tekel'e ait Ezba Özel ormanı, Tekel Çay-Kur Tesisleri, güneyde Bahçeköy-Fatih Ormanı üst yolu, güneybatıda Mehmet Akif Ersoy Dinlenme Tesis ve Piknik alanı ve batı da ise Sultan İkinci Mahmut (Bahçeköy) Su Kemeri ve Bahçeköy ile sınırlıdır.
Bilezikçi Çiftliği adını sahibi olan Ermeni sarraf Bilezikçiyan tarafından av korusu olarak kullanıldığı zaman almıştır. Çiftlik 1910 yılında Abraham Paşa tarafından satın alınmış, 1913'de Enver Paşa'nın eşi Naciye Sultan'ın mülkiyetine geçmiştir. I. Dünya Savaşından sonra Mısırlı Mahmut Paşa'nın eşi Nimetullah Hanım tarafından satın alındı. 1943 yılında ise Celep Ahmet Kara çiftlik ve ormanı satın almış daha sonra üçte birini Mehmet Levent'e satmıştır. 1945'de çiftlik ve özel ormanı devletleştirilmişse de sahipleri ile Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı arasında dava sürüp gitmiş, bir kısım arazi ise şahıslara satılmıştır. İÜ Orman Fakültesi Dekanlığının ısrarlı takibi sonunda Bahçeköy'e giderken yolun solunda kalan birinci bölümü İ.Ü. Rektörlüğünün 11.01.1980 tarihli yazısı ile İÜ Orman Fakültesinin "Eğitim ve Araştırma Ormanı" olarak kamulaştırıldı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi tarafından tekrar kamulaştırma yapılmış ve içinde tarihi binaların da bulunduğu ikinci bölüm de eğitim ve araştırma alanı olarak ayrılmıştır. Bilezikçi Çiftliği toplam 806 hektardır. Bilezikçi Çiftliği'nin en yüksek noktası Büyükdoğan Tepesi'dir (236 m) Kocatarla Tepesi (232 m), binaların kuzeyindeki tepe (202 m. ), Sivri tepe (120 m.) ve Çiftlik merkezinin bulunduğu tepe ise (145 m.). En alçak noktası ise güneydeki Fıstıksuyu'dur (20 m).

Çiftlik ormanları daha çok yakacak odun üreten sürgünden gelişmiş ormanlardır. Alanın yüzde 82'sini kaplar. Açık alanlar yüzde 11, koru alanı yüzde 5, tarım alanı ve makilik alanlarda yüzde

Çiftlik alanı içindeki av binalarının inşaatlarını Bilezikçiyan başlatmış, Abraham Paşa tamamlamıştır. Bu bina ve müştemilatların bir kısmı halen kullanılabilir haldedir.
Bahçeköy tarihi eserlerle dolu bir yerleşim bölgesidir. Ormanlara ismini veren Belgrat Köyü Neşet Suyu yakınlarındadır. Köyün ve köy kilisesinin kalıntılarını görmek mümkündür.

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara