Toplam 3 yorum,
1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
BAKIRKÖY TARİHİ
BAKIRKÖY TARİHİ
Yüzyılımızın başlarından itibaren günümüze dek yapılan kimi araştırmalar Bakırköy (Merkez) tarihinin İ.S. II.yüzyıla, yani Romalılar dönemine kadar uzandığını göstermektedir. Antik kaynaklarda görüldüğü gibi Bakırköy’ün Latince’de “yedinci” anlamına gelen Romalılar’ın vermiş oldukları “Septimum” adı, kimi tarihçiler tarafından Roma İmparatoru Septimus Severiusa mal edilmişse de, Konstantinopolis surları dışında kalan bu balıkçı ve sayfiye köyü Bizanslılar devrinde, gene Yunanca’da “yedinci” anlamına gelen “Hebdomon” adıyla, Bizansın son dönemlerinde de “Uzun Köy” anlamına gelen Makri veya Makro Hori adlarıyla anılmıştır. “Septimum” veya Hebdomon tanımlamalarının antik Bakırköy’e verilmiş olmasının nedeni Bizans başkentinin en büyük kilisesi Hagia Sophia (Ayasofya) önündeki ünlü zafer meydanı “Augusteion”da bulunan imparatorluk yollarının başlangıç noktası, yani “0” noktası olarak kabul edilen anıtsal “Million” taşından itibaren Roma’ya doğru uzanan Via Egnatia yolunun yedinci milinde yer almasından kaynaklanıyordu.
İlk zamanlarda basit bir balıkçı köyü olan Hebdomon, Bizans’ın gelişmesiyle beraber önem kazanmaya başlamış. Bizanslı soylular için önemli sayfiye yeri, hatta yaz aylarında imparatorların gelip kaldıkları bir yer haline dönüşmüştür. Bugün,Yedikule surlarının hemen arkasında kalan tarihi Yedikule mezarlığına bitişik Bizans’ın Avrupa’ya açılan ünlü “Altın Kapısı”ndan başlayan Via Egnatia, Akta Ton Elaion adı verilen bugünkü Zeytinburnu sahiline yakın bir yerden geçerek Hebdomon’a gelmekte, oradan Reghion’a yani bugünkü Küçük Çekmece’ye daha sonra da İpsala’yı takip ederek Makedonya’nın Dalmaçya sahillerine ve nihayet Roma’ya kadar devam etmekteydi. Hebdomon, ilk Bizans imparatorlarıyla birlikte surların dışında kalan en önemli yerleşim birimlerinden biri olarak kabul edilmiş, bilhassa İmparator I. Theodosius’un 390’lı yıllarda yaptırmış olduğu Ayios İoannes Prodromos (Vaftizci Yahya) kilisesi gibi görkemli yapıların inşa edildiği bir sayfiye yeri haline gelmiş, Bizans’ın altın çağı Justinianus’un döneminde de en muhteşem dönemini yaşamıştır.
Yetersiz de olsa bugüne kadar kısmen yapılmış olan araştırmalar antik Hebdomon merkezinin bugünkü Yenimahalle taraflarında yer aldığını göstermektedir.
“Fildamı” Sarnıcı;
Bizans’ın altın çağı V-VI. Yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilen, Osmaniye Veliefendi’deki Fildamı; Bizans İstanbul’unun dört büyük açık sarnıcından bir tanesidir. Fildamı adının tam olarak nereden geldiği bilinmemekle beraber, öncelikle Bizans’ın son dönemlerinde, daha sonra da Osmanlılar döneminde, burada ordu ve saraya ait fillerin barındırılmış olduğu fikri ağırlık kazanmıştır. Bizans açık sarnıçlarının günümüze kadar gelmiş en çarpıcı ve en sağlam örneğini oluşturan 127.00 m x 76.00 m uzunluklarındaki Fildamı’nın Bakırköy’deki Magnaura ve Jucundianae saraylarına, bunun yanında Veliefendi hipodromu ve Çırpıcı çayırlarının bulunduğu yerde kurulan Bizans ordugahına su sağladığı düşünülmektedir.
EN SEVDİĞİM SEMT
BEN BAKIRKÖY'DE DOĞDUM BÜYÜDÜM VE ORDA YAŞLANMAYI VE ORDA ÖLMEYİ HEP ARZU ETTİM. ANCAK BAZI NEDENLERDE SU ANDA YENİBOSNA'DA OTURUYORUM, HİÇ ALIŞAMADIM, ASLA DA ALIŞMAYI DÜŞÜNMÜYORUM.İNSALLAH TEKRAR BAKIRKÖY'DE TAŞAMAK BANA NASİP OLUR