BAZI KENTLERİN TARİHİNİ YAZMAK ZORDUR
GÜZEL İSTANBUL

 

Aralık 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031
Aylık Arşiv
Ocak 2008
Şubat 2008
Mart 2008
Nisan 2008
Temmuz 2008
Eylül 2008
Ekim 2008
Kasım 2008
Aralık 2008
Yıllık Arşiv
Son Fotoğraflar
ayvansaray
boğaz ve gemi
SÜLEYMANİYE CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
AYASOFYA CAMİ
Büyükdere
Boğaziçi'nin en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Büyükdere, Çayırbaşı, Kocataş, Kazım Karabekir ve Sarıyer Merkez Mahallesinden sınır alır. Boğaziçi sahil şeridinde yer alan Büyükdere Taksim'e 18, Eminönü ne ise 24 km uzaklıktadır.

Büyükdere önceleri Çayırbaşı, Sarıyer ve Bahçeköy'den sınır alan çok geniş bir yerleşim bölgesi ve mahalle idi. Bu büyük yerleşim bölgesi idari ayrılmalarla küçüldükçe küçüldü. Önce Çayırbaşı (1954) ve sonra da Kocataş'ın (1987) ayrı muhtarlıklar kurularak ayrılması, Büyükdere'yi sahil şeridinde sıkışan bir konuma getirdi.

Büyükdere ismini, Belgrad Ormanındaki Valide Bendinin doğusundaki tepelerden doğan ve Çayırbaşı'ndan denize dökülen Bakla Deresi'nden aldığı iddiası yaygındır. Büyükdere'nin antik çağdaki isminin Bathykolpos olması, bu sözcüğün de derin körfez, büyük koy, derin vadi ve büyükdere anlamını vermesi, Büyükdere'ye bu ismin verilmesinin doğruluğunu kanıtlar.

Antik çağda Bathykolpos adını taşıyan Büyükdere'ye Bizans döneminde Vathys Kolpos ve Kalos Agnos da deniliyordu. Bu sözcükler Derin körfez, güzel ülke, güzel çayır anlamlarını veriyordu. Ayrıca Megaralıların burada Saros adına yaptırdıkları adak yeri nedeni ile de Büyükdere körfezine Saros Körfezi de deniliyordu. Vatfızci John, Aziz Theodoros ve Patrik Taraisos'a adanan manastırlar bu yörede bulunuyordu. I. Haçlı Seferine komuta eden Godetroy de Bouillon 1096 yılında ordugâhını Büyükdere çayırında (şimdiki Çayırbaşı) kurmuştu. Büyükdere, Çayırbaşı ve PTT Evleri Mahallesi sınırları içine kalan mesiresi ile çok ilgi gören bir yerdi. Bilhassa Sultan II. Selim'in (1566-1574) buraya avlanmaya gelmesi ile canlanmış, sonraları Sultan IV. Mehmet (Avcı Mehmet) (1648-1687), Sultan III. Selim (1789-1807) ve Sultan II. Mahmut'un (1808-1839) da Büyükdere mesiresine ilgi göstermesi semtin ve bölgenin gelişmesine büyük katkı yapmıştı.

Büyükdere'nin yerli halkı Hıristiyan Rumlar, Ermeniler, Avrupalılar (bilhassa Latinler, Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar, Almanlar) ve Türkler idi. Ancak Rumlar çoğunluğu oluşturuyorlardı. Büyükdere uzun yıllar Boğaziçi'nin en kalabalık mahallesi, dinlence ve kültür merkezi idi. Bizanslar döneminde balıkçı köyü hüviyetinde iken Osmanlılar döneminde bilhassa 17. ve 18. yy.dan sonra çok ilgi gören bir yerleşim bölgesi ve sayfiye yeri oldu. Yabancı ülke elçiliklerinin yazlık binalarını Boğaziçi'ne taşımaları Büyükdere'yi de etkiledi. Bu nedenle de bilhassa yaz aylarında nüfusunda büyük artış oldu. Böyle olunca da zenginler tarafından sahil boyuna yalılar, sahilhaneler, daha iç kısımlarda köşk ve konaklar yaptırılmak suretiyle hızla büyüme göstermesi sağlandı.

Evliya Çelebi, Büyükdere için seyahatnamesinde şöyle yazar: "Bu kasaba dahi 2. Sultan Selim'in teferrücgahıdır; bir dağlık dere içre bina olunmuştur. Burada bir takım çınar, kavak, servi, salkım söğüt ve sair ağaçlar vardır ki, her biri gökyüzüne erişmiş ulu ağaçlardır. Zeminine güneş tesir etmez cilvegahtır. Gunagün çimenzar sofalar ve nice akarsularla tezyin olunmuş bir mesire-i dilaradır, Bin kadar haneleri vardır. Bir islam mahallesi ve yedi mahalle de Hıristiyan vardır; gemici, bahçevan evleridir. İskele başında Koca Defterdar Mehmet Paşa Camii vardır." (Evliya Çelebi, Çayırbaşı'nı da Büyükdere'den ayırmamıştır).

Büyükdere'nin isimlerinden birinin Büyük Körfez (Bathykolpos) olduğu bilinmektedir. Körfez, büyük liman demektir. Büyükdere Körfezi de Boğaziçi'nin en büyük limanıdır. Bu nedenle de sefere çıkan gemilerin uğrak yeri olmuştur. Osmanlı donanmasının İstanbul'da bulunmadığı bir zamanda ve 1624 yılında Büyükdere, Sarıyer, Kefeliköy, Kireçburnu, Tarabya ve Yeniköy Don Kazaklarının baskınına uğradı. Buraları baskınla tahrip edilerek yağmalandı, yıkılıp yakıldı.
Büyükdere tarihi eserler bakımından zengin bir yerleşim bölgesidir. Büyükdere'de dört kilise, bir cami var. Kiliselerden ikisi Ermenilere, biri Rumlara, biri de İtalyanlara aittir. Bir sinagog olduğu bazı eserlerde yazılıyorsa da her hangi bir iz yok.
Büyükdere Camii, Kara Kethüda Camii olarak anılır. Cami Padişah III. Sultan Mustafa döneminde (1757-1774) Sadaret Kethüdası olan Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. Cami fevkani (iki katlı) olarak yaptırılmış olup, duvarları kâgir, çatısı ahşaptır. Onarımlar nedeniyle pek çok değişikliğe uğradı. Latin harfleri kabul edildikten sonra Camide Millet Okulu olarak bir süre eğitim verildi.

İki Ermeni kilisesinden biri Ermeni Gregoryan Surp Hripsimyantz Kilisesi olup Mehmet İpgin İlköğretim Okulunun karşısındadır. Bu kilise 1848 yılında Garabet Yeramyan tarafından yaptırıldı ve mesh edilerek Aziz Hripsimyantz Bakireler'in adına atfedildi. Kilise 1886 ve 1893 yıllarında onarım gördü. Diğeri ise Surp Boğos Ermeni Katolik Kilisesi olup 1847 yılında Boğos Amira Bılezıkçiyan tarafından şapel olarak inşa edilmiş, bilahare daha geniş boyutlarda yeniden inşa edilerek 29 Eylül 1885'de Patrik Azaryan tarafından ibadete açıldı, bu kilise Eski Bosphor Gazinosu karşısında, İspanyol Elçiliği Yazlık binasının yanındadır.

Ayıos Paraskevi Rum Ortodoks Kilisesi Büyükdere eski vapur iskelesi karşısında Danişmend sokakta geniş bir avlunun arka kısmındadır. Kilise yangın sonucu harap olunca yerine 1831 yılında şimdiki kilise inşa edildi.

Latin Kilisesi olarak anılan Santa Maria isimli İtalyan Katolik Kilisesi eski Parkın karşısında Azatlı Sokakta olup 1866 yılında yapılmıştır. Kilisenin bir bölümü (İdare bölümü) bir süre Sarıyer Belediyesi tarafından kullanıldı. Kiliselerin her biri ibadete açık olup bakımları yapılmakta, tarihi özellikleri korunmaktadır.

Büyükdere'de iki ayazma bulunuyordu. Ayazmalardan biri Rum kilisesi içinde, diğeri de Çayırbaşı Caddesi üzerinde Ermenilere ait ayazma idi.

Büyükdere'nin Müslüman ve diğer azınlıklara ait mezarları Çayırbaşı sınırları içindedir.
Büyükdere'deki tarihi eserlerden biri 16. yy.da yapılan tarihi Büyükdere hamamıdır. Büyükdere Hamam Sokağı üzerinde bulunan bu hamam 1889 yılında yanmış olup yeri bile belli değildir. Büyükdere Hamamına "Balıkçılar Hamamı" da denilmekteydi.
Büyükdere'de birkaç adet tarihi eser çeşme var. Bunlardan biri, çarşı içinde ve eski vapur iskelesi karşısında bulunan Ali Bey Çeşmesidir. Çeşme 1602 yılında yaptırılmış, 1943 yılında esas yerinden biraz daha geri çekilmiş, birkaç kez onarım gördüğü için esas hüviyetinden az da olsa uzaklaşmıştır.
Damatzade Mehmet Murat Efendi Çeşmesi 1756 yılında Büyükdere, Çayırbaşı Aralığı Sokakta meydan çeşmesi olarak yapılmıştır. Onarımlar nedeniyle esas hüviyetinden uzaklaşmıştır. Çeşmeyi Reis-ül Ulema Mehmet Murat Efendi yaptırmış, Kovalızade Mustafa Efendi de 1925 yılında onanmıştır. Hacı Mustafa Efendi Çeşmesi Büyükdere Canfes Sokaktadır. Bu çeşmeye Acı Çeşme, Acı Su Çeşmesi de denilmekte olup, yapılış tarihi bilinmemektedir. Fıstık Suyu Çeşmesi, Fıstık Suyu Sokağına girişte sağ baştadır. Çeşme 1595 yılında yaptırılmış fakat onarımlar nedeniyle eski hüviyetini kaybetmiştir.
Büyükdere de bir başka tarihi eser, Topçu Karakol Sokağa adını veren Topçu Karakolu binasıdır. Bu bina 1911 yılında Sultan Mehmet Reşat döneminde yaptırılmış ve Topçu Karakolu olarak isimlendirilmiştir. Gözetleme kulesi de denilen jandarma karakol binası bir süre okul olarak da kullanıldı.

Büyükdere'deki tarihi eserlerden biri de Şirket-i Hayriye döneminde çift katlı olarak yapılan vapur iskelesidir. Kazıklı sahil yolu yapıldıktan sonra bu tarihi iskele kullanılmaz oldu. Buna karşılık sahil yolu üzerinde küçük bir vapur iskelesi 1989 yılında inşa edildi. Büyükdere vapur iskelesi boğazın en geniş yerinde bulunmaktadır. Eski vapur iskelesi aynı zamanda mahallenin en büyük pasajı idi. İçerisinde; Pastane, kahvehane, terzi, noter, gemi acentesi, gümrük Müdürlüğü ve dernek binaları bulunuyordu.
Boğaziçi'nin en hareketli yerleşim bölgelerinden biri Büyükdere idi. Yabancı ülke elçiliklerinin yazlık binaları Yeniköy, Tarabya, Kireçburnu ve Büyükdere sahil şeridi üzerinde idi. 17. yy. ve sonrasında bilhassa Kabakçı Mustafa isyanı (1807) ile Sultan II. Selim'in tahttan indirilmesi sonrasında yabancı elçilikler yazlık binalarını Boğaziçi'nde yapmaya başlamış, sefarethanelerde bulunan yabancılar ülkeyi güçsüz görmüş sömürgeci bir zihniyetle Rumelihisarı'ndan Sarıyer'e kadar deniz sahili yerlerde ve bilhassa Yeniköy, Tarabya ve Büyükdere arasında yalılar, sahilhaneler ve köşkler satın almışlardır.

Osmanlı devlet adamları, yerli ve azınlık zenginleri de Sarıyer ilçesi kıyı şeridinde kendilerine yalılar, sahilhaneler, konaklar ve köşkler inşa etmişler veya satın almışlardır. Bu bir yerde Sarıyer ilçesi sahil şeridinde yer alan mahallelerin gelişmesine de neden olmuştur.

Bu gelişme iledir ki Büyükdere sahil şeridinde her biri anıt niteliğinde tarihi eser olan yalılar, sahilhaneler ve köşkler inşa edilmiş, bu tarihi eserlerden günümüze kadar ulaşanlar olmuştur.

Büyükdere'yi Sarıyer'den Bülbül Sokağı ayırır. Bülbül Sokaktan Büyükdere'ye doğru gidişe Piyasa Caddesi denir. Büyükdere'nin tarihi eser yalı ve sahilhaneleri Piyasa Caddesinde başlar, Çayırbaşı Caddesi'nin başladığı yerde son bulur.

Piyasa Caddesi üzerindeki en önemli tarihi eser Rus Büyükelçiliği yazlık binasıdır. Bu büyük bina 19. yüz yılın başlarında, 17.123 metre karelik büyük bir ormanlık arazi içindedir. Bir büyük ana bina ve birkaç müştemilat binası ve mükemmel bir koruluğu vardır. Ana binanın cümle kapısı önündeki çakıl taşından yapılmış motifli süs işlemesi, ahşap binanın mimarisi ve kabartma süslemeleri dikkat çeker.

Bir diğer tarihi yalı 49 kapı numaralı Sandalcıyan Yalısıdır. Bu yalı 1822-1823 yıllarında Saray'ın kuyumcubaşısı Sandalcıyan tarafından inşa edilmiş, sonra yılında ise restore edilmiştir.

Rus Sefareti yazlık binasından sonra gelen beş bina tarihi eser binalar olup 19.yy.ın ikinci yarısında yapılmışlardır. 61 kapı numaralı tarihi eser bina Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı Yalısı olarak bilinir. Bu sıradaki önemli ve tarihi eser olarak çok değerli yalılardan biri Azaryan Yalısıdır. Bu yalı 20. yy. başında yanan daha eski bir konağın arsası üzerine Tüccar Bedros Azaryan tarafından yaptırılmıştır. Yalının bir adı da Vidalı Yalı'dır. Malzemeleri yurtdışından getirilip monte edilmesi sırasında, çivi yerine ahşap kavela (ahşap çivi/vida) kullanıldığı için binaya Vidalı Yalı denilmiştir. Bu yalı 1954 yılında Vehbi Koç tarafından satın alınarak müze haline getirildi.

Az ilerisinde yine 19. yy. sonlarında inşa edilen Portakalyan Yalısı da tarihi eser yalılardandır. Büyükdere çarşı içerisine girerken Ermeni Surp Boğos Kilisesinin batısında yer alan bina İspanya Büyükelçiliği yazlık binasıdır. Bu binanın yerinde bir başka bina vardı. Bu bina yanınca yerine 1850'li yıllarda bugünkü tarihi bina yapılmıştır.

Kullanılmayan eski Büyükdere Vapur İskelesinin yanında Keçecizade Fuat Paşa (1815-1869) Yalısı yer alır. Sultan II. Abdülhamid'in (1876-1909) sadrazamlarından olan Keçecizade Fuat Paşa'nın yalısı birkaç kez el değiştirdikten sonra "Hotel Fuat Paşa" olarak hizmete açıldı.

Bu binadan sonra deniz kenarında iki tarihi bina dikkat çeker. Biri Hekimhan'ın yalısı, diğeri de Boğaziçi'nde şato tipindeki tarihi binalardan biridir. Hekimyan'ın yalısı 19. yy.'in başlarında yapılmıştır.

Eski Sarıyer kaymakamlığı binası da tarihi eser binalardandı. Beyazcıyan Yalısı olarak bilinen bu yalı 1841 yılında yapılmış, zamanla Milli Emlak'a geçmiştir. Onarımı yapılmadığından yıkılıp gitti. Az ilerisinde denizle kucak] kucağa olan bir başka yalı göz okşar. Bu yalı Perihan Ataman Holden Yalısı olup, 18. yy.da yapılan ve mahallenin ayakta kalan en eski tarihi eser binasıdır.

Büyükdere'nin Çayırbaşı Caddesi üzerinde ve üst kısımlarında yer alan Akmoran'ların Köşkü, Topçu Karakolu yanındaki Şehremini Köşkü, yine Topçu Karakolu binasının karşısındaki Karnikos'un Köşkü, Çayırbaşı Caddesi üzerindeki Mırmıroğlu Köşkü, Topçuoğlu Yalısı da tarihi binalardır.

Büyükdere deniz sahilinde yalı ve sahilhaneler yer alırken, Çayırbaşı Caddesi üzerinde ve mahallenin iç kısım ve ara sokaklarında tarihi köşk ve konakların da sayısı az değildir. Büyükdere sahil şeridindeki yalı, sahilhane ve iç kısımlardaki köşk ve konaklar büyük çoğunlukla gayrimüslim ile yabancılara aitti. Yabancıların bilhassa Büyükdere sahil şeridinde yerleşmeleri 1757 yılında Fransız elçisi Conıte de Vergennes'in gerekli izni almasıyla başlamış olup Fransızları, İtalyanlar ve Almanlar izlemiştir.

Büyükdere, Sarıyer ilçesi içinde en çok yangın felaketi yaşayan mahalle olmuş yüzlerce ahşap ev, konak, köşk, yalı ve sahilhane yanıp kül olmuştur. 1871, 1875, 1882 (ikinci defa), 1897, 1917 ve 1962 yıllarındaki yangınlarla Büyükdere büyük darbe almıştır. Bu yangınlarda 473 bina, 1 fabrika (Topser) ve lojmanları yanıp kül olmuştur.
Büyükdere'de de tarihi özelliği olan ağaçlar vardır. Belediye Başkanlık binasının önündeki iki çınar ağacı tarihi ağaçlardır. Her birinin yaşı 250'nin üzerindedir. Keza, Vapur iskelesinin karşısındaki Rum Kilisesinin bahçesindeki çınar ağaçları ve Rus sefareti ile İspanyol sefareti bahçesindeki ağaçlar da yaşlı tarihi ağaçlardır.
Büyükdere'nin yerli halkı Rum'du ve nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturuyorlardı. Ermeniler, İtalyanlar (Latinler) ve Musevilerle birlikte nüfus olarak gayrimüslimler ağırlıktaydı. 19. yy.ın sonlarına doğru Türk nüfusta artış görüldü. 93 Harbi (1877 Rus Harbi) nedeni ile Büyükdere çok göç aldı. 1956 yılından sonra başlayan azınlık göçü muhtelif vesilelerle devam edince Rum ve Ermeni nüfus sayısı çok azaldı, İtalyanlar (Latinler) ise tamamen göç ettiler. Gayrimüslim nüfusun azalmasına karşın Anadolu'nun muhtelif yerlerinde göç alan Büyükdere de nüfusta artış gösterdi. Günümüzde azınlık nüfus az sayıda da olsa bulunmaktadır.

Büyükdere öteden beri Sarıyer ilçesinin en hareketli mahallelerinden biridir. Sarıyer Kaymakamlığı 1967 yılına kadar Büyükdere'de idi. Bu tarihte Sarıyer'e taşındı. Sarıyer Belediye Başkanlığı ve ünitelerinin Büyükdere'de bulunması semte yine eskisi gibi büyük hareketlilik kazandırdı.

Türkiye'de Halkevleri 19.2.1932 yılında açılmaya başlandı. Sarıyer Halkevi ise 1935-1940 yılları arasında bir tarihte açıldı. Büyükdere'de halkevinin bulunması, sosyal, kültürel ve sportif açıdan hareketliliğin bu mahallede olmasına neden oldu. Halkevleri 11.08.1951 tarihinde kapatıldı.

Büyükdere, önceleri Boğaziçi'nin merkezi durumundaydı. Otelleri, gazinoları, lokantaları, gemi acenteleri, limanı ve ticari hareketliliği ile dikkat çekiyordu.Buyükdere'ye girişteki Köşem Restaurantın arkasındaki yamaçta Hotel de ellevue, deniz kenarındaki La Piyer, Üniver, iskele yanında Propylees, Paris, basador, Astoriya, Bristol, Mardiros ve Çayırbaşı yakınında Platon isimlerini taşıyan oteller bulunuyordu. Büyükdere meyhaneleri, gazinoları ve çay bahçeleri ile Boğaziçi'nin eğlence merkezi idi. Piyasa Caddesindeki Beyaz Park, Büyükdere Çarşısı içinde Bosfor I gazinoları ile ünlü semtlerden biriydi. Beyaz Park Gazino ve plajı Büyükdere ile adeta özdeşleşmiştir. Gazino ülkenin en önemli ses ve saz sanatkârlarını halka sunardı. Büyük bölümü deniz üzerinde olduğundan sandal ve kayıklarla yüzlerce insan denizden sahneyi seyrederdi.

Büyükdere Beyaz Park plajı 13.8.1926'da açıldı. Plajın açılışı bazı çevrelerce normal karşılanmadığından "Ahlak ve edep dışı" telakki edilerek devamlı şikâyet ediliyor ve kapatılması isteniyordu. Olayın gerçek nedeni erkeklerle hanımların birlikte yüzmeleri idi. İtirazların yoğunlaştığı bir sırada Mustafa Kemal Beyaz Park Plajına gelir. Plajın yerini ve suyunu çok beğendiğini söyler. Plajın sahibi durumu iyi değerlendirerek olanları Tahsin Üzer Beye anlatır ve yardım ister Tahsin Bey olayı Mustafa Kemal'e anlatır. Mustafa Kemal sinirlenir ve "Kadın erkek ayrımı ne oluyor? Burada doğru olmayan şey, aradaki mesafenin azlığı değil, deniz hamamında hala haremlik ve selamlık aranmasıdır" diyerek düşüncelerini belirtir. Bu ifadeden sonra Beyaz Park Plajı yıkımdan kurtulur.
Büyükdere'de ilk plaj daha eski yıllarda açıldı. İstanbul Şehremaneti 28.9.1870'de İstanbul'da Kadıköy, Adalar ve Boğaziçi'nde 21'i erkeklere ve 5'i de hanımlara olmak üzere 26 deniz hamamı (Plaj) açılmasına karar verir. Bu karar üzerine 1871 yazında Büyükdere ile Tarabya'da ilk deniz hamamı (Plaj) açılmış oldu.

Büyükdere, azınlığının fazla olması nedeniyle biraz da gazino ve içkili lokantaları ile ünlüdür. Beyaz Park Gazinosundan başka Bosphor, Şevki, AndonB Mardiros, Astorya, Kibar Yani, Bolu, Şarapçı Nikola, Bursa, Mehmet Efendi (Hayri), Hasırlı, Agora, Orman ve Mina Gazino, meyhane ve lokantalara Büyükdere'nin hareketliğini de gösterir. Ermeni ve Rumlar çeşitli vesilelerle göçtükten ve bu arada kazıklı yol yapıldıktan sonra Büyükdere eski hareketliliğini kaybetti. Bilhassa gazinolar, restaurantlar ve meyhaneler eski şaşaalı günlerini geride bıraktı. Büyükdere'de şimdi Kılıç, Bosfor, Ozkanatçı, Günaydın ve Köşen Gazino ve restaurantları var. Çarşı içinde ve çocuk parkının ilerisinde ise Beyaz Park Gazinosu adını taşıyan bir gazino varsa da eski hüviyetinde değil.

Büyükdere, Bizans ve Osmanlılar döneminde balıkçı köyü olarak bilinirken 17. yy.dan itibaren mesiresi ile ünlendi. Cumhuriyet dönemine gelinmeden yabancıların yazlık olarak ikamet ettikleri dinlence yerlerinden biri oldu. Cumhuriyet döneminde küçük ağ ve olta balıkçılığı, dalyan balıkçılığı yapılması ile birlikte diğer iş kollarında da yoğunluk kazandı. Çayırbaşı'nda (Büyükdere'den ayrılmadan önce) Nektar adlı bira fabrikası, Tekel Kibrit Fabrikası, Fidanlık, çanak çömlek atölyeleri, Topser Tuğla Fabrikası, iki tersane ve kalafat yeri ile işçi kenti özelliğini de taşıyordu. Türk halkı işçi, memur, balıkçılık ve bahçecilikle uğraşırken, Rum, Ermeni ve Museviler ticaretle ilgileniyorlardı.
Büyükdere'de halkevi bir sanat merkeziydi ve her gün yüzlerce insan bu kültür merkezinde sosyal, kültürel ve sportif çalışmalar yapıyordu.

Eski dönemlerde, Büyükdere Çayırlığı denilen bugünkü Çayırbaşından Bahçeköy Kemerine kadar giden büyük yeşillik ve ağaçlık alan ile Fıstık Suyu Büyükdere'nin mesiresiydi. Büyükdere'de Belediye Binası ile yanındaki kilisenin batı tarafında iki kızak (küçük tersane, kalafat yeri) vardı. Buradaki tersaneler kaldırılarak alan açıldı ve park yapıldı .

Büyükdere park bakımından şanslı bir mahalledir. Çocuk Parkı (Liman Parkı), Liseliler Parkı, Belediye Parkı ve Barış Manço parkı isimlerini taşıyan dört parkı var.
Büyükdere'de iki kaynak suyu var. Biri Ali Bey Suyu öteki de Fıstık Suyudur. Diğer kaynak suları ise PTT Evleri ve Kazım Karabekir Mahallesi sınırları içinde kaldı.
Büyükdere'de bilhassa yabancılar tarafından ziyaret edilen bir müze var. Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi olarak isimlendirilen müze 1980 yılında ilk özel müze olarak hizmete açıldı. 1983'de yandaki yalı satın alınıp eskiye uygun olarak onarılarak 1988 yılında Sevgi Gönül Binası adı ile Sadberk Hanım Müzesinin ikinci binası olarak ziyarete açıldı. Müze iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm büyük bina (Azaryan binası), ikinci bölüm küçük bina. Büyük binada sanat tarihi bölümü yer alırken, küçük binada arkeoloji bölümü bulunmaktadır.

Büyükdere'de bir ilköğretim okulu bir de kız meslek lisesi var. Büyükdere İlkokulu 1922 yılında Büyükdere Kara Kethüda Camii avlusunda Millet Okulu adıyla tek sınıflı olarak açıldı. Okul 1924 yılında Gözetleme Kulesi de denilen Topçu Karakolu binasında taşındı. 1953 yılında Çayırbaşı Caddesindeki yeni binasında sekiz dershaneli olarak açıldı. Okula 1969 yılında yedi sınıf daha ilave bilerek okulun adı Mehmet İpgin İlkokulu olarak değiştirildi. 1991 yılında ise ilköğretim okuluna dönüştürüldü. Büyükdere'deki bir diğer okul Sarıyer Kız Meslek Lisesidir. Bu lise 1945/1946 ders yılında Sarıyer Akşam Kız Sanat Okulu adıyla Uzun Fıstık Sokaktaki binada eğitime başladı. 1969 yılında İtalyan Kilisesinden satın alınan Azatlı Sokaktaki 4-6 kapı No.lu binada (Bugünkü bina) öğretime devam edildi. 1973 yılında okulun adı Sarıyer Pratik Kız Sanat Okulu oldu. Bu okulun içinde 1980/1981 öğretim yılında Sarıyer Kız Meslek Lisesi faaliyete geçti. Okul Pratik Kız Sanat Okulunu da bünyesine alarak eğitime devam etmektedir. Bu okul içinde Sarıyer Şükran Ülgezen Anadolu Kız Meslek Lisesi eğitim ve öğretime başlamış, 1993/1994 yılında İstinye'deki binasına taşınmıştır.

Büyükdere'de Rumlara ait bir ilkokul vardı. Kilisenin üst tarafındaki üç katlı binada eğitim veriyordu. Azınlık nüfus azaldıktan sonra bu okul da kapandı.
Büyükdere'de; Yardımsevenler Derneği Sarıyer Şubesi, Büyükdere Spor Kulübü (1946), Büyükdere Denizcilik Yüzme İhtisas Kulübü (1952), Büyükdere Güzelleştirme Derneği (1967) Büyükdere Balıkçıları Derneği, Sarıyer Belediyesi Spor Kulübü (1990) ve Sarıyer Taraftarları Birliği (2004) adını taşıyan demekler var.

Büyükdere'deki derneklerin en önemlilerinden biri Merkezi Ankara'da bulunan Yardımsevenler Derneği'dir. 1928 yılında kurulan bu derneğin Sarıyer Şubesi Büyükdere vapur iskelesi karşısındaki bir binada faaliyet göstermektedir. Yardımsevenler Derneği Sarıyer Şubesinin ilk başkanı Handan Öniş'tir. Sonra sırası ile Calibe Tanca, Mukrima Ürgüplü ve Nuran Alson (Halen görevde) başkan olarak görev yaptılar.

Büyükdere Güzelleştirme Derneği mahallenin tanıtımı ve güzelleştirilmesi konuları ile ilgilenirken, Büyükdere Balıkçılar Derneği de mahalledeki küçük balıkçı esnafın silinip gitmemeleri için çalışmalarını devam ettirmektedirler. Güzelleştirme Derneği'nin mahallelerin tarihlerini içeren konulara ağırlık veren Dergisi (1972) uzun ömürlü olmadı.
Büyükdere'nin nüfusu (1997 nüfus sayımına göre) 9.592 olarak görülmektedir. Muhtarlıkça nüfusun 11.000 civarında olduğu ifade edilmektedir.

Sarıyer ilçe merkezi olmasına karşın Kaymakamlık ve birimleri 1967 yılına kadar Büyükdere'de kaldı. 1967 yılında ise Sarıyer'de yapılan yeni binasına taşındı. 1967 yılına kadar Sarıyer kaymakamı olarak; Hüsnü Uğural (Bilahare, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü, daha sonra da Edirne Valisi oldu), 1960 İhtilali nedeniyle bir süre Yzb. Orhan Bey sonra Nevzat Bey ve diğerleri görev yaptılar. Sarıyer, 1984 yılında Müstakil Belediye oldu. Belediyenin başkanlık ve diğer birimlerinin büyük çoğunluğu Büyükdere'de bulunmaktadır. Sarıyer'in ilk Belediye Başkanı Ali Sandıkçı'dır. Sonra sırasıyla M. İhsan Yalçın, Yusuf Tülün, Sedat Özsoy sonra tekrar Yusuf Tülün (halen görevde) belediye başkanı olarak görev yaptılar.

Büyükdere'de bu güne kadar Tütüncü Süleyman Efendi, Rıfat Efendi, Ahmet Efendi, Ali Efendi (Bayrak), Alb. Gafur Bey, Em.Assb. Kenan Güçtimur, Temel çınar ve Hikmet Bayrak (halen muhtar) muhtar olarak görev yaptılar.

Büyükdere'de 3 Cadde, 60 Sokak, 2 Site var.
Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
slm
gerçekten çok güzel bravo
mehmet ali sonat eklemiş. | 25 Eylül 2007 Saat 10:50
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara