BAZI KENTLERİN TARİHİNİ YAZMAK ZORDUR
GÜZEL İSTANBUL

SİTEMİZİN RESMİ AÇILI TARİHİ OCAK 2010 TARİHİDİR.

Şubat 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
26272829
Aylık Arşiv
Ocak 2012
Şubat 2012
Yıllık Arşiv
2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012
Son Fotoğraflar
ayvansaray
boğaz ve gemi
SÜLEYMANİYE CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
SULTANAHMET CAMİ
İstinye

İstinye, İstanbul boğazı'nın Rumeli yakasında yer alan bir sahil semtidir. kuzeyinde Yeniköy, güneyinde Emirgan ile komşudur. istinye çok eski bir yerleşim bölgesidir. İlçe olarak Sarıyer'e bağlıdır.

İstinye'nin antik çağda ki adı Leosthenion'dur. Ancak yine aynı dönemlerde Lasthenes ve Sosthenion adlarıyla da anılmaktaydı. Helen dilinde ki adı Sosthenion'du. Bu ad, saos/sos(güvenli) ve Sthenion(güçlünün yeri- Athena'nın yeri )sözcüklerinden türetilmiş olup, " güçlü tanrıça Athena'nın güvenli koyu " anlamına gelmektedir. Bundan da anlaşıldığı gibi istinya adını güvenli koyundan almaktadır.

İstinye'de antik çağda bir adak yeri vardı. Burada ki adak yerinin Argaunotların, Bebrik kralı Amyknos'u yenmelerine karşı saygı ve zafer ifaedesi olarak inşa etmişlerdi. Bu adak yerini yani başka bir deyişle tapınağı, Argaunotların kaptanı Iasson yaptırmıştı. İstinye Argaunotlar zamanında çok seçkin bir yerdi. Bizans döneminde İstinye'nin adı " Stenos " oldu. Yine aynı dönemde " Stenia " adını  aldı. Eski dönem isimlerinden Stenia'ya uyarlanan en yakın isim İstinye olduğu için bu ad benimsenmiş olmalıdır. Bir başka söylenceye göre bu semt de Eskiye adında bir din adamının burada yaşadığı ve bir tapınak yaptırdığı için semtin adı İstinye olmuştur.
Argaunotların yaptırdıkları adak yerini(tapınak), Bizans kralı Konstantin, kendi adına kiliseye çevirdi. Daha sonra ise Makedonyalı Basil onardı. O dönemde İstinye'de " Romanos " adlı imparatorluk sarayı vardı. Bu saray 921 yılında, Tuna kıyısından gelen Bulgarlar tarafından yıkılmıştır. Bu arada o devirlerle ilgili bir rivayet vardır ki: Bizans döneminde bir münzevi olan Daniel adlı kişi, otuz üç yıl boyunca İstinye'de bulunan bir sütun üzerinde oturmuş, yaz kış gelen ziyaretcilere bıkmadan usanmadan vaaz ederek sütunun üzerinde kalmayı sürdürmüştür. Bu rivayet ne derece doğru bilemeyiz.

İstinye koyu, derin ve korunaklı olduğu için, Bizans döneminden beri iskan edilmeye başlanmıştır. Hemen her dönemde Karadeniz'den gelen donanmalar İstinye koyunda demirlemişlerdir. Megaralılar, Argaunotlar, Bebrikler, Gotlar, Cenevizliler ve Bizanslılar İstinye koyunu kullanmışlardır. Zaman zaman İstanbul'un Karadeniz'e yakın semtlerine  baskın yapan Don kazaklarının da uğrak yeri olmuştur. Osmanlı döneminde de aynı üs olarak kullanılan İstinye koyu, aynı zamanda tersane ve kalafat yeri olarak da kullanılmıştır.

İstinye 16.yüzyıldan itibaren gelişmeye başladı. Köy, tersane ve kalafat yeri olarak iş yeri havasına girerken, Neslişah Sultan da semtin gelişmesi için burada ki mevcut yerleşmeye bir mahalle kurarak ve bir mescit yaptırarak(1547) katkıda bulundu.

Evliya çelebi ünlü seyahatnamesinde İstinye ile ilgili şöyle yazar : "Bin parça gemi alır büyük limanı vardır. Han ve Medrese yoktur. Bağ ve bahçesi çoktur. Ahalisinin fukaraları bahçevan ve balıkçıdır. kasaba, körfez dahilinde olduğundan havası o kadar iyi değildir. Liman burnunda bir misafirhanesi vardır. Limanı rüzgardan emindir. "

18 yüzyılda İstinye'de sahil boyunca yerleşme başlar ve yalılar, konaklar yer almaya başlar. Mahalle tarihi eser bakımından zengin yerleşim bölgelerinden biridir. Tarih boyunca uygarlıklara kucak açan İstinye, pek çok kez Bulgarlar, Hunlar, kazaklar ve Rusların saldırısına uğramış ve yıkılıp tahrip olmuştur.

İstinye'de ki tarihi eserlerden biri, Neslişah sultan camiidir. İstinye'de Değirmen sokakta bulunan cami, II.Beyazıt'ın torunu Neslişah sultan tarafından 1540 yılında yaptırıldı. Cami yol çalışmaları  nedeniyle 1957 yılında yıktırıldı. Arsasının bir kısmının yola verilmesine rağmen diğer kısmı üzerinde aynı ismi taşıyan bir cami yaptırıldı.

Kürkcübaşı  mescidi Çayır sokaktadır. Padişahın Kürkcübaşı'sı tarafından 17. yüzyıl başlarında yaptırılmıştır. Yapım tarihi bilinmeyen bu  mescit, yangın sonucu tahrip olduktan sonra yeniden inşa edilmiştir. Onarımlar sonucu bu mescidin tarihi  özelliği  tamamen kaybolmuştur.

Mahmut Çavuş mescidi, İstinye devlet hastanesine yakın bir yerde ve ana cadde üzerindedir. Mahmut çavuş isimli bir kişi tarafından yaptırılmış olup yapım tarihi bilinmemektedir. Zaman içersinde yıpranan cami, 1974 yılında yeniden yapılmıştır. Son kez 2004 yılında onarım gördü. Ahşap olan bu cami 1930 lu yıllarda üç sınıflı okul  olarak da kullanıldı. İstinye'nin koru mevkiinde Boğaziçi  camii  var. Bu cami'nin de tarihi özelliği yoktur. İstinye'de kaplıcalar mevkiinde de bir cami bulunmaktadır. Ayrıca İstinye çarşında Ve İstinye itfaiyesi müştemilatı içersinde de bir itfaiye mescidi vardır.

İstinye hamamı, Neslişah Sultan camii  karşısında İstinye hamamı  sokağı ile İstinye değinilen sokağının birleştiği yerdedir. Hamam 1460 yılında Gazi Semiz Ali Paşa tarafından yaptırılmış ve vakfedilmiştir. Aslında aynı yerde iki  hamam yaptırılmış ancak biri  yıkılmıştır. Halk  arasında bu hamama, Neslişah sultan hamamı da denilmektedir. Dilencilerin rağbet ettiği hamam aynı zamanda " dilenciler hamamı " olarak da anılırdı.

Bizans imparatoru Büyük Konstantin I. (324-337) " baş melek " Arhistratigos Mihail'in anısına şimdi ki  mevcut kiliseyi (iki melek) yaptırdı. Taksiarhon Mihail ve Gavril kilisesidir bu. Bugün ki kilise 1820 yılında Rus gemiciler tarafından yeniden inşa edilmeye başlanmış, 1938 yılında ancak tamamlanmıştır. Bu kilise Fener Patrikhanesine bağlıdır.

Mahallede bir adet Müslüman mezarlığı bulunmaktadır. Azınlıklara ait mezarlık ise yoktur. İstinyede' ki çeşmelerin en eskisi, Ahmet Şemsettin efendi çeşmesidir. Çeşme İstinye meydanında ki küçük parkın içinde olup, 1767 yılında Ahmet Şemsettin efendi tarafından yaptırılmıştır. Çeşmelerin su yolları, 1926 yılında İslamiyeti kabul eden  Trandıl Şem-i Nur adını alan bir hanım tarafından onarılmıştır.

Abdülhamit Han (1) çeşmesi, İstinye cami sokakta Neslişah Sultan cami'nin avlu kapısı bitişinde olup 1782 yılında yaptırılmıştır. II.Mahmut Han çeşmesi de 1834 yılında yapılmış ve günümüze ulaşmamıştır. İstinye sahil yolunda ve Toprak ailesine ait binanın bahçe duvarına bitişik olarak yaptırılan Rizeli Hacı Bayram Kaptan çeşmesi, duvar çeşmesi hüviyetinde olup yapım yılı 1900 yılıdır. Tarihi çeşmelerdendir. Mimar yapısı ile dikkati çeken İskele çeşmesi 1908 yılında yaptırılmış olup, Vapur iskelesi karşısındadır. Bu çeşmeyi kimin yaptırdığı bilinmemektedir.

İstinye, tarihi eser özelliği  taşıyan bina bakımından zengindir. Özellikle, 19. yüzyılda yapılan Faik bey yalısı, harika mimarisi ile dikkati çeker. Bina daha sonra el değiştirdiği için Pakize hanım yalısı olarak da anılır. Recaizade(hancıoğlu) yalısı, İstinye vapur iskelesi yanındadır. Yalı 19.yüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır. Zamanla harap olan yalı, 1970 li yıllarda yıkılmış, 1985 yılında yeniden yapılmıştır.

Yeniköy'den İstinye'ye girişte, sağ tarafta ve tam köşedeki beyaz yalı denilen yalı da İstinye'nin göz okşayan tarihi binalarındandır. Bu binayı geçtikten sonra, hastanelere varmadan sağ tarafta harap görünümde ki tarihi binalar ile, büyük bahçe içesinde ki Toprak ailesine ait köşk ve müştemilatı dikkati çeker. İstinye deresinin ve halı sahasının yanında ki tarihi İbrahim Efendi köşkü de harap haldedir. İstinye'de sokak aralarında pek çok tarihi bina vardır. Bunların bir kısmı restore edilmiş, bir kısmı da harap haldedir.

İstinye-Emirgan yolu üzerinde ve deniz tarafında ki Müşir(deli) Fuat paşa yalısı da tarihi eserlerdendir. Yalı 19. yüz yılın ikinci yarısında yapılmış olup, ilk sahibi Billuri Mehmet efendidir. Sonra sırası ile İran Sefiri Muhsin Han, Hicaz kralı şura-ı Devlet azalarından Şerif Hüseyin bey yalının sahibi olmuştur. Son sahibi ise, Müşir(deli) Fuat paşa'dır. MüşirDeli Fuat Paşa, başarılı bir asker ve devlet adamı olması, bildiklerini ve düşündüklerini çekinmeden ve dürüstce söylemesi nedeniyle kendisine " deli " lakabı  takılmıştır. Bu nedenle yalı son sahibinin ismiyle anılır. Yalı daha sonra Deniz Yolları idaresine satıldı. 1991 yılında, tersane alanı boşaltılınca onarıma alındı. Nihayet 1999 yılında Karadeniz Ekonomik işbirliği D8 Uluslararası sekreteryası, Dış işleri bakanlığının, Türkiye temsilciliğinin kullanımına verildi.

Yeniköy'den İstinye'ye girişte, Kaşkar çay bahçesi ve Han Restaurant'ın çınar ağacı, İstinye'nin anıt ağaçlarındandır.

İstinye'nin yerli halkı, Bizans dönemine kadar Rum ve diğer azınlıklardan oluşuyordu. Ancak 1877 Rus harbi(93 harbi) göçleri, Balkan harbi(1912) göçleri ve Rize'nin Ruslar tarafından işgali nedeniyle İstinye, en çok göç alan yerleşim alanlarından biri olmuştur. Yirmi-otuz yıl öncesine kadar İstinye halkının büyük çoğunluğunu Rize, Ardeşen, Hopa, Fındıklı ve Artvin halkı oluşturuyordu. Balkanlar'dan gelenler de az değildi. Bu yöre toplulukları yine bu bölgede ikamet etmekte ve İstinye'nin yerli halkını oluşturmaktadırlar. Ne var ki son yıllarda yapılaşma, siteleşme ve yeni yerleşim alanlarının meydana gelmesi nedeniyle nüfus da büyük bir artış meydana gelmiştir.

İstinye denince akla koyu,tersanesi, kalafat yerleri, balıkcılığı, taş ve kireç ocakları ve topraklarının verimli olması nedeniyle bahçecilik gelir.

İstinye'de Rumlar ve Türkler iç içe yaşamazlardı. Rumlar genelde deniz kıyısını tercih ederken Türkler iç kısımlarda yaşarlardı.

Denizi ve koyu ile dikkat çeken İstinye'de ilk deniiz hamamı, 05.10.1877 tarihinde Vilayet-i Belediye kanunu gereğince, halkın açıktan denize girmelerini önlemek amacıyla, 1878 yılında açıldı. Bu deniz hamamı çok uzun yıllar kullanıldı. Günümüzde İstinye'de plaj(deniz hamamı) yoktur.

İstinye'nin bağ ve bahçelerinde yetişen bostanlar, sebzeler, meyveler ve özellikle Osmanlı çileği ünlüdür. Günümüzde az da olsa Osmanlı çileği hala yetiştirilmektedir.

İstinye koyunda yıllarca kefal, istavrit, levrek gibi balıklar avlandı. Günümüzde koyda kirlilik nedeniyle balık avı yapılamamaktadır. İstinye denince akla tersane gelirdi. Büyük bir iş merkezi olan tersane yüzlerce işci barındırıyor ve İstinye ile özdeşleşiyordu. " Küçük Haliç " olarak bilinen İstinye koyu, Osmanlılar döneminde Kaptan-ı Derya Cezayir'li Gazi Hasan paşa'nın isteği ve ısrarı ile tersane ve kalafat yeri olarak kullanılmıştır.
 
İstinye koyunda modern bir tersane yapılması için ilk adım 1856 yılında atılmış ve Zaptiye Müşiri (deli) Fuat paşa'nın bu bölgede ki arazisi üzerine ticaret gemileri için bakım onarım ve gemi inşa tersanesi yapım ruhsatı verilmiştir. Tersane yapımına 1909 yılında İtalyanlar talip olmuş, fakat Trablusgarp harbi nedeniyle çalışmalar yarıda kalmmıştır. 1911-1912 yıllarında Fransız şirketi tersane yapımişini üstlendi ve ismi " Boğaziçi istinye Havuz ve Destgahları Anonim Şirketi " olan bir tersane kurdular. Tersane 1912 yılında hizmete girdi. 1918 yılında Mondros Mütarekesinden sonra İngilizler tarafından tersane işgal edilmiş ise de, Fransızlar tersane üzerinde hakimiyet kurmuş ve 1928 yılına kadar çalıştırmışlardır. 1928 yılında tersane, devlet tarafından satın alındı. Önce Denizbank'a sonra Deniz İşletmeleri'ne, 1944 yılında ise Devlet Deniz Yolları ve Limanları Genel Müdürlüüğüne bağlandı.

İstinye tersanesinde üç havuz vardı. Biri 137.15 metre uzunluğunda ve 21.3 metre genişliğinde, diğeri 67.32 metre uzunluğunda ve 29.4 metre genişiliğinde sonuncu  ve üçüncü havuz ise, 152.1 metre uzunluğunda ve 29.4 metre genişliğinde idi. Bu ölçülerden daha uzun bir şilep yada tanker geldiğinde, ikinici ve üçünncü havuzlar birleşitrilerek çok daha uzun bir havuz oluşturuluyor ve tersaneye gelen gemiye rahatlıkla hizmet veriliyordu.

Bostancı(1956), Caddebostan(1956), Çengelköy(1962), Suadiye(1964), şehit Temel Şimşir(1977), Aydın Güler(1981), Rumelifeneri(1988) ve Kızıltoprak(1988) yolcu gemileri ile Celal Atik(1988), Hamit Kaplan(1988) tarak gemileri İstinye tersanesinde inşa edilmiştir.

Uzun yıllar Türk ve Dünya denizciliğine hizmet eden tersane, Boğaziçi yasasının 12. maddesi gereğince, 26.08.1991 tarihinde kapatılmış ve bu arazi turizm alanı ilan edilmiştir. Bu tarihi tersane de izmir Alaybey tersanesine nakledilmiştir. Boşaltılan alan turizm ve eğlence merkezi olarak kullanılmakta, sosyal ve kültürel etkinlikler bu alanda yapılmaktadır. Bu geniş alan üzerinde ve Tokmakburnu yönünde, İstanbul Gemi Trafik hizmetleri merkezi vardır. Boğaz geçişleri bu merkezden yönlendirilmektedir.

İstinye, Sarıyer ilçesinin sanayi bölgesidir. İstinye'nin iç kkısımlarında taş ve kireç ocakları vardı. Bunlar terk edikdikten sonra buralarda binalar yapılmaya başladı. İstinye'nin iç kısımlarında Kavel Kablo fabrikası, Türkay Endüstri ve Ticaret A.Ş.( türkay kibrit fabrikası), Beldeyama, Beldesan, Termo teknik fabrikaları bulunmaktaydı ve bu fabrikalar nedeniyle İstinye ilçenin sanayi merkezi konumundaydı. Ancak, günün koşulları dikkate alınarak bu fabrikaların büyük bir kısmı şehir dışına taşındı. Boşalttıkları alanlar ya konut inşaatına açıldı yada değişik iş alanlarına dönüştürüldü.  Borusan oto, Otokoç, Maxicenter, ChampionSA gibi büyük iş yerleri ve alışveriş merkezleri ile İstinye, Boğaziçi'nin en hareketli ve en canlı iş bölgesidir.

İstinye'de bir de itfaiye teşkilatı bulunmaktadır. Bu teşkilat 1926 yılında İstanbul  Belediyesi tarafından " deniz itfaiyesi " olarak kuruldu ve 1960 yılına kadar hem deniz hem de kara itfaiyesi olarak görev yaptı. Deniz itfaiye gemisi ömrünü tamamladığından hizmetden kaldırıldı. Ancak İstinye itfaiyesi kara müfrezesi ile görevine halen devam etmektedir.

A.B.D Başkonsolosluk binası da İstinye semti sınırları içersindedir.










Gelen Yorumlar
Toplam 36 yorum, 1-20 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
istinye'li
doğum büyüdüğüm çoculukluk gençlik evlilik baba olup dede, hala, baba,kardeş
şimi yitirdiğim terk ettiğim.güzel istinyem.anamla akçay'dan halen özlemle izlediğim istinye'm soranlara selam
metin naifoğlu eklemiş. | 22 Ocak 2007 Saat 20:50
bende istinye'liyim......
istinyeli olmak bir ayrıcalıktır.ilk defa gelenler genelde beklediklerinden daha güzel buluyolar....sanırım cay bahceleri ve sahil yolu insanı cezbedıyo ....(dere de olmasa, kahvelerde biraz azalsa ) sanırım daha iyi olabılır!!!!!!!!
xxxxxxxxx eklemiş. | 11 Şubat 2007 Saat 14:51
surgunde bir istinyeli
28Yil oldu gormeyeli dogdum buyudum deresinden su ictim evet evet yanlis okumadiniz o fabrikalar dereye atiklarini atmadan once icilirdi dere suyu tarabyayi ve bebegi gecin siz art entegrali sanssizligi oldu canim koyumun bostanlar arnavutlara el sanatlari rumlara insaatlarda bize aitti hepimiz icice yasardik inanilmaz degilmi oyleydi.sitede yanlis yazilmis ermeni tepesindeki mezarlik istinye sinirlari dahilindedir iskele karsisindada virjin basinda tarihi bir mezarlik vardir.bunlar azinlik mezarlaridir.sevgili okul arkadasim serdar sana tesekkurlerimi sunarim hazirladigin bu site icin
safak cinar eklemiş. | 14 Şubat 2007 Saat 00:24
Sevgili şafak
Yorumunun güzelliğini bir kenara bırak; son cümlen beni duygulandırdı. Bir okul arkadaşıma rastlamanın onur ve sevincini yaşamaktayım. Çok teşekkür ederim.
serdar olca eklemiş. | 14 Şubat 2007 Saat 16:33
istinyemmmm
 süper bir yer istinye. Herkesin gelip görmesi gereken bir ortam nede olsa benim yaşadığım yer güzel istinyem. İyi ki varsın...
w.!.p eklemiş. | 15 Şubat 2007 Saat 22:21
vatan rıze mekan istinye
sitenın eskı resım kosesı olsa
ne dersın
scuba eklemiş. | 26 Şubat 2007 Saat 09:06
istinyemmm
beyler istinyemiz zaten boğazın incisiderde ben hala meydandan açrşıdan güzel resimler bulamadım nasıl bulabilirim yaa bana bi yardım edermisiniz
miraç çamyeşil eklemiş. | 06 Mart 2007 Saat 23:46
miaca
BEN BU SOYADINI COK IYI HATIRLIYORUM ISTINYEMIZIN SOADI GIBI YESIL GOZLERINE SAHIP BEHIYE ABLA VE BEYHAN KARDESLERE AIT MIRAC SEN ONLARIN YAKINIMISIN OYLE OLSAN SANIRIM SOYADINI BEHCETTEN ALDIN SANA ISTINYE FOTOGRAFLARINI HAYAT ARKADASIM BEYZA ARACILIGIYLA GONDERIRIM YALNIZ BUYUKLERININ O FOTOLARI GORUNCE COK UZULECEKLER SAYGI DEGER SALIYE TEYZEM DEREYE CÖP DÖKENI DÖVERDI ERKEK KADIN DEMEDEN
SAFAK CINAR eklemiş. | 04 Nisan 2007 Saat 21:28
Bogazin incisi Istinye
Inanin Istinye den uzak yasamak, bana cok ama cok zor geliyor. sende bir kere daha olsa gelip gördügüm, cocuklugumun gecmis oldugu yerleri cok özlüyor sizlerinde oranin kiymetini bilmenizi isterim.
Necati Suözer eklemiş. | 17 Nisan 2007 Saat 22:02
istinyeli gençlik
 canım istinyem sensiz olmuyor bunu sizde biliyosunuz istinyenin eski havası yok eskiden bambaşka tadı vardı herkez istinyeli olamaz -istinyeli @ziz-
aziz bezikli eklemiş. | 04 Mayıs 2007 Saat 23:43
TANIYAN BİLE VARSA...
ANNEM, DEDEM, BÜYÜK DEDEM İSTİNYELİ... ANNEMİN ADI NİLGÜN AŞKIN, DEDEM FERİT AŞKIN, ANANEM NERMİN AŞKIN. DEDEMİN, ONUN BABASININ VE ANNEMİN BÜYÜDÜĞÜ, ANANEMİN GELİN GELDİĞİ İSTİNYEDEKİ EVİMİZ ŞİMDİ LOKANTA OLMUŞ.
AİLEMİZİ TANIYAN BİLEN ESKİLERDEN DOSTLARI, ARAKADAŞLARI VARSA BİLMEK İSTERİM.

TORUN EVREN
EVREN BARIN eklemiş. | 06 Mayıs 2007 Saat 22:47
evrene
MERHABA EVREN ANNENIN EN YAKIN ARKADASLARINDAN BIRIYIM DEDENI VE BUYUKLERININ TAMAMINI TANIRIM ADIM SAFAK VE SU AN ISVICREDE YASIYORUM EGER BANA MAIL YAZARSAN SANA OZELLIKLE ANNENLE ILGILI OLDUKCA COK ANI ANLATABILIRIM.ADRESIM:safak.c@hotmail.com
SAFAK CINAR eklemiş. | 07 Mayıs 2007 Saat 23:52
Almnanya da yasayan Istinyeliler !
Sayin Istinyeli hemserilerim,

eger Almanya da yasiyorsaniz, sizler ile haberlesmek isterim. olaki Frankfurt veya civarinda yasiyorsaniz sizin ile görüsmek isterim istinye yi kalbinizde tasiyorsaniz sizin ile gönül beraberligi kurmak isterim bu düsünceler ile yorumuma burada son veriyor herkese sevgi ve saygilarimi sunuyorum .
Necati Suözer eklemiş. | 08 Mayıs 2007 Saat 19:13
en çok istediğim şey...
en çok istediğim şey, annemin o mutlu mesut günlerinde koşturduğu çayırların, ananemin hala anlata anlata bitiremediği İstinye'nin yaz mevsiminin, dedemin insanı gerçekten insan yapan hikayelerinin geçtiği yerin, istinye'nin 30 yıl öncesine dönmesi... belki de en güzel arkadaşlıkların, dostlukların, komşulukların yaşandığı yerde, yani şimdi artık kalmayan o güzel günlerde ben de orada olmak ve orada doğmak isterdim...
EVREN BARIN eklemiş. | 12 Mayıs 2007 Saat 03:35
GECMISE DONMEK
SEVGILI EVREN SEN YASAMADIN OZLUYORSUN O GUNLERI YA BIZ ANNENIN YASITLARI DEDENIN BIR BAKISIYLA HIZAYA GECENLER NASIL OYKÜNMEYELIM O GÜNLERE ANCAK MÜMKÜN DEGIL CANIM KIZIM O CAYIRLAR ONCE FABRIKALAR SONRADA ALISVERIS MERKEZLERINE DÖNÜSMÜS EVIMIZIN YOLUNU BULAMADIMKI SEN GERISINI DUSUN BOSTANLAR YOK CILEK TARLASI TEPE YERINI A.B.D KONS BIRAKMIS KENDI SEMTINDE YABANCI KALMIS DOSTLARIMIZ ANNENLE YUZDUGUMUZ DENIZI GOREMEDIM KUREK KULUBUMUZDE TARIH OLMUS GERIYE KALAN TARIHI HAMAM BIRDE BALIKCILAR DEDENIN VE BUYUK ANNENIN ELLERINDEN SENI YUREGINDEN OPUYORUM
SAFAK CINAR eklemiş. | 14 Mayıs 2007 Saat 22:22
istinyeden uzakta yaşamak
ben üniversitedeyim çanakkalede ama istinye gibi bi yer yok insan uzakta kalınca değerini anlıyor.Ne de olsa ilk göz ağrımız, gözlerimizi açtığımız inşallah da kapatacağımız bi yer.
İSTİNYELİ OLMAK Bİ AYRICALIKTIR...
İLKER SATIR eklemiş. | 22 Mayıs 2007 Saat 07:40
istinye bir cennettir
ben halaistinyedeyim ve hala müptelasıyım buradan beni ayırmak sanki anadan babadan ayrı kalnak gibi geliyor büyüklerimiz hepderya dogdugum yer büyüdügüm yer öldüm yer olsun :) tpede evimiz aksam geçerim camın basına alırım elime sıcacık çayımı saatler ce bogazı izlerim ve istinye nin yanan ısıkları yani tarifsiz
istinye aksam olunca baska oluyor
ali kıtay eklemiş. | 28 Mayıs 2007 Saat 20:58
ALI BEY`e
MERHABA ALI BEY BENDE SIZIN GIBI DUSUNUYORDUM. ANCAK YILLAR SONRA GELDIGIMDE HICBIR SEY ESKISI GIBI DEGILDI.GECMISTE KOYU SEYRETMEK ICIN BIR GECE YETMEZDI.HANI SIMDI KOYDA BALIK TUTAN VE GECE ICINDE ATES BOCEGI GIBI GOZUKEN BALIKCI FENERLERI ISTINYEDEKI BALIKCI TEZGAHLARINDA SADECE BOGAZ VE KOYDA TUTULAN BALIKLAR SATILIRDI GUNLUK VE TAZECIK LUFER YADA PALAMUT 1 AY BOYUNCA KALDIMI KOYDA BALIKCILARIN YUZUNU GULDURUR VE 1YILLIK NAFAKALARINI CIKARIRLARDI GELDIGIMDE YEGENLERIMDEN(CEVAHIRLER) KALKAN ALDIM SERMAYESI 100 YTL VE TABII BUZHANE BALIGI LUTFEN EVINIZDEN SADECE SEYRETMEYIN ISTINYEYI SEVMEK SORUNLARINA SAHIP CIKARAK OLUR AFFINIZA SIGINARAK YAZIYORUM
SAFAK CINAR eklemiş. | 29 Mayıs 2007 Saat 09:32
istinyeli al oğlu
istinyenin eski güzelliklerini duydukça ne kadar güzel biyerde yaşadığımın farkına varıyorum burası istanbulun en güzel semtlerinden birtanesi esnafıyla sahiliyle her şeyiyle istinyenin bir bütün olduğuna inanıyorum
alican al eklemiş. | 30 Mayıs 2007 Saat 17:12
herkese amerikadan sevgi saygi ve hasretlerimle merhaba
benim adim suleyman taskiran.K onumuz istinye arkadaslar harbi harbi size soyleyeyim asagi yukari 4 sene evvel amerikaya geldim ve 4 seneden beri buradayim.Hani bir soz vardir NEREYE GIDERSEN GIT ISTINYENIN O PİS KOKAN DEDIKLERI DERESI ADAMI CEKERMIS DIYORLARDI bende inanmazdim AMA HARBIDENDE TAAAAA AMERIKADAN CEKIYOR . BEKLE BENI ISTINYEM YAKINDA ORADAYIM istinyeli suleymandan taniyan ve tanimayanlara selamlar
suleyman eklemiş. | 06 Haziran 2007 Saat 07:19


Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

Ara