
Kilyos(Kumköy), Sarıyer ilçesinin Karadeniz kıyısında yer alan bir sayfiye ve tatil köyüdür. Doğusunda Demirciköy, batısında Gümüşdere ve güneyinde Uskumru köy ile komşu olan Kilyos kuzelde karadeniz'in hırçın bir o kadar da güzel dalgaları ile sınır oluşturur. Kilyos'un Sarıyer ilçe merkezine uzaklığı 11 kilometre, Taksim'e 32, Eminönüne ise 34 kilometredir.
Kilyos, İstanbul Boğazında kıyısı olan bir semt olmadığı halde, onu, Boğaz semtleri bölümünde incelememizin nedeni; Boğazın en büyük ilçesi Sarıyer'e bağlı bir köy olmasıdır.
Kilyos'un, Rumcada kum anlamına gelen
Kilya sözcüğünden türediği söylemi ile birlikte, aslı, Kuwaila olan ve güzel geçit/Boğaz anlamını veren Killa sözcüğünden türeyerek Kilyos'a dönüştüğü söylemi de yaygındır. Zira her iki sözcüğün vermiş olduğu anlam, Kilyos'un çoğrafi durumu dikkate alındığında uygun olduğunu göstermektedir. Cumhuriyet döneminde Kilyos'un ismi
Kumköy olarak değiştirildiyse de alışılmış olan isimden vazgeçilmediği için Kilyos denmeye devam edilmiş ve devam edilmektedir.
Kilyos'da, köyün tarihine ışık tutacak tarihi eserler bulunmaktadır. Kilyos kalesi, üç adet su terazisi, iki adet taş iskelesi, kayıkhane ve tahlisiye binaları, koruganlar ve çınar ağaçları, köyün tarihi eserlerindendir.
Kilyos kalesi ismini köyün adından almıştır. Kale, 4-5 yüzyıllarda Doğu Roma imparatorluğu[Bizans] tarafından yaptırılmış olup, halen askeri bir birlik tarafından kullanılmaktadır. Kale yapıldığı tarihden bugüne kadar sadece savunma amaçlı kullanılmıştır. Evliya çelebi(17.y.y.) ve Comte Dores(19.y.y.) kalenin, İstanbul'u ve Boğaz'ı kontrol etmek için gözlem amaçlı kullanıldığını yazmaktadırlar. Bizanslıların zayıf düştükleri bir dönemde, Cenevizlilerin kaleyi alarak burada uzun bir süre kaldıkları, bu nedenlede kalenin Cenevizliler tarafından yapıldığı bazı kaynaklarda belirtilmektedir. Zaman içersinde Rusların ve Don kazaklarının saldırısına uğrayan ve oldukça hasar gören kale, Sultan I.Abdülhamid ve Sultan II.Mahmud dönemlerinde 1782 ve 1826 yıllarında iki kez onarım görmüştür. 1833 yılında imzalanan
Hünkar Anlaşması sonucu Boğaz'a yerleşen Ruslar, 1841 yılında imzalanan
Londra Anlaşması ile Boğazlardan çıkarılırken, Kilyos kalesi, Türk ve İngiliz askerlerince birlikte kullanılmıştır. O yıllarda İngilizler tarafından kaleye getirilen toplar, kalenin arenasında teşhir edilmekte ve korunmaktadır. I.Dünya savaşı yıllarında da Rusların boğaz'a girmelerini önlemek amacıyla Alman topları kaleye yerleştirilmiştir. Kale 1856 yılında ki
Kırım savaşı sırasında hastane olarak kullanılmıştır. Kırım savaşında yaralanan askerler burada tedavi edilmiştir. Yaralı askerlerden tedavileri sırasında ölenler, Uskumruköy'de ki mezarlığa gömülmüş bu nedenle burada ki mezarlığa da şehitlik adı verilmiştir.
Kilyos köy içersinde Cenevizliler tarafından yaptırıldığı kabul edilen üç adet
su terazisi aynen korunmaktadır. Deniz kenarında ki
taş iskele, 18. yüzyılda yapılmış tarihi eserlerden olup halen köy balıkcıları tarafından kullanılmaktadır. Ayrıca yine 18. yüzyılda yapılan
kayıkhane ve tahlisiye binaları da tarihi eserlerdendir. II.Dünya savaşı sırasında yapılan ve şimdilerde kullanılmayan
koruganlar ise tarihi eser sayılmasalarda, Kilyos'un zenginliklerindendir. Kilyos'da bir de
anıt ağaç özelliği taşıyan tarihi bir çınar ağacı bulunmaktadır. Kilyos kalesi arenasında bulunan bu çınar ağacı 28 metre yüksekliktedir. Ağacın üzerinde bulunan künyede, 551 yaşında [2006 yılı hesap edilerek] yazılıdır. Bu ağacın, istanbul'un fethi anısına 1455 yılında diklidiği söylencesi büyük bir olasılıkla doğrudur.
Kilyos köyünde, yukarıda saydığımız eserlerin dışında, tarihi değer taşıyan sinagog, kilise ve cami gibi eserlere rastlanmamıştır. Günümüzde Kilyos'da iki adet cami vardır. Biri 1931 yılında yapılan Kilyos[kumköy] camii, diğeri ise çarşı içinde olan ve günümüzde inşası devam etmekte olan yeni camidir.
Kilyos, sarp kayalıklar üzerine kurulmuş, batıya doğru düz alanlar şeklinde yayılmış, ileri gidildikçe ormanlarla sarmaş dolaş olan bir yerleşim birimidir. Kilyos'un bir yanı ormanlarla kaplı bir yanı da denizle iç içedir. Bu özelliklerinden dolayı sadece Sarıyer'in değil, İstanbul'un en önemli tatil bölgelerindendir.
Kilyos'un yerli halkı Rumlardan oluşuyordu. Ancak diğer köyler gibi Kilyos da 1877 Rus harbi nedeniyle büyük ölçüde göçlere kapısını açtı. 1923-1924 mübadelesi sonucu, köyde Rum nüfusundan kimse kalmamıştır. Zaman içersinde değişik Anadolu bölgelerinden göç alan Kilyos'un yerli halkı az da olsa karışık bir yapı arz etmektedir.

Bu sayfiye ve tatil beldesi, Kilyos burnundan Gümüşdere plajına kadar uzanan kumluk sahili ile İstanbul'un en büyük ve en temiz plajına sahiptir. Temiz ve sığ olan plajı bir kaç kilometre uzunluğunda doğal bir plajdır. Bu plaj, deniz sörfü için tercih edilecek olan plajlardan biridir. Turizm bankası tarafından 1956 yılında kurulan özel Turban Tatil köyü tesisleri uzun yıllar hizmet verdikten sonra Sarıyer belediyesine devredildi. Baykent koyu ve plajı da, turizme yan tesisleriyle birlikte hizmet vermektedir.
Kilyos; otel, motel ve pansiyonları ile turizme hizmet veren önemli bir yerleşim bölgesidir. cafeler, restaurantlar, çay bahçeleri, kırları ve piknik yerleri ile özellikle yaz aylarında yüzbünlerce insana hizmet verir. Turban tatil köyü ve plajı, Yalı otel, Mehtap otel, Yuva motel, Grup motel, Erzurumlu Otel, Kale otel, Yonca otel ve Mistik camping, Kilyos'a hareketlilik getiren turistik yerlerdir. Köy içindeki Şanzelize restaurant, Mehtap restaurant, Karadeniz ve Vorsi pide salonları halka hizmet vermektedir. Köyün tek eğlence merkesi, yaz aylarında açılan, kış aylarında ise kapalı olan Örs Disco dur.
Kilyos son yıllarda büyük bir gelişme göstererek önemli bir yerleşim bölgesi oldu. Köy içindeki eski binaların yenilenmesi bir yana, yeni alanlarında yerleşime açılması ile köyün kuzey bölgesi bir anda siteler köyü görünümüne sahip oldu. Kilyos halkının geçimkaynağı turizdir. memur, esnaf ve değişik işlerle uğraşanların sayısı çok azdır. bahçecilik, hayvancılık ve orman işciliği yok olup gitmiştir. balıkcılıkla geçinenlerin sayısı ise bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır.
Bahçecilik ve bahcıvanlık, Kilyos halkının en önemli uğraşı idi. fakat zamanla yerini turizm'e ve ticarete bırakmıştır. Ancak yinede Fidan yetiştirme çalışmaları yapan bir büyük işletme bulunmaktadır. Bu işletme her yıl kasım ayı boyunca süren
fidan festivali düzenlemektedir. Balıkcılıkla uğraşanlar artık eskisi gibi av yapamamaktadırlar. Zira madenciler, ocaklardan çıkardıkları moloz ve maden artıklarını deniz kıyısına döktüklerinden, hem sahilin doğal şekli hem de kumsalın doğal yapısı değişti. Önce istiridyeler ve midyeler yok oldu. Sonra da tekir, Barbunya ve kalkan gibi balıklar göç ederek yok oldular.
Aslında Uskumruköy sınırları içinde olmasına rağmen Kişyos'a ait olduğu kabul edilen iki mezarlık vardır. Biri eski mezarlık olup, içinde ki yatırın adıyla anılan
Ağlamış Baba mezarlığıdır. Mezarlık içinde ki türbe, tarihi değer taşımakta olup, yatırın mezar kitabesi okunduğunda isminin
Ağlamalı Ahmet Baba olduğu görülür. Yeniçeriler ve Yeniçeri ocağının kaldırılması sırasında(1826), yeniçeriler kıyıma uğrar. En çok kıyım görenlerden biri de Ağlamış Baba tekkesine bağlı olan yeniçeri grubudur. Kilyos ile Uskumruköy arasında yer alan ve mezarlığın içinde bulunan bu tekke aslında, tekke değil zaviyedir. Mezar kitabesinden anlaşıldığına göre, Ağlamış Ahmet Baba ölene kadar(1824) burada faaliyet göstermiştir.
Diğer mezarlık ise Kilyos mezarlığı adını taşımakta olup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi mezarlıklar müdürlüğüne bağlıdır. Bu mezarlıkda Uskumruköy sınırları içindedir. Kilyos ile özdeşleşen bu mezarlık sadece istanbul'un değil, Türkiye'nin en büyük ve en modern mezarlığıdır. Mezarlıkta sadece Müslümanlara değil, Yehova şahitlerine, Batînilere vs...değişik inanç sahiplerine ayrılmış gömü yerleri de mevcuttur.
Kilyos'da Sarıyer sağlık grup başkanlığına bağlı, Kilyos sağlık ocağı halka hizmet vermektedir. Bu bölgede ayrıca, Botanik parkı, Abdullah kaya çocuk parkı, Muhtar Kamil İlhan parkları bulunmaktadır.Kilyos köyü yıllarca yeterli içme suyundan mahrum kalmıştı. Köy muhtarlığı tarafından 2003 yılında getirilen içme suyu, biri modern olmak üzere dört çeşmeye akış vermektedir.