Kireçburnu, Tarabya ile Cumhuriyet (Kefeliköy) Mahallesi arasında kalan bir yerleşim bölgesidir. Taksim'e 17, Eminönü'ne ise 22 km uzaklıktadır.
Bizans dönemindeki isminin "Boğazın Anahtarı" anlamına gelen Kleidra tou Pontu veya Kleidai tou Pontu (Kleides tou Pontu, Kleithra tou Pontu, Kledro tu Potu, Claves Ponti) dur. Yine Bizans dönemindeki bir ismi de Euphemia idi. Bu ismi Euphemia ayazmasının bulunduğu yerden alıyordu. Kireçburnu adını Kerez (Gürz) Burnu'dan aldığı söylenmesine karşın, Osmanlı döneminde bu yörede bulunduğu söylenen kireç ocaklarından ve kireç iskelesinden aldığı da söylene gelmektedir.
Kireçburnu küçük bir yerleşim bölgesi iken 19. yy.da Keçecizade Fuat Paşanın (1815-1869) Rumeli göçmenlerini buraya yerleştirilmesi ile gelişme gösterdi.
Kireçburnu 17. yy.da Gümrük Emini Hasan Ağanın bahçesi olarak bilinirdi, Hasan Ağanın yaptırdığı muhteşem bahçeden dolayı bu isimle anılır olmuştu.
Kireçburnu'ndaki tarihi eserlerden biri İshak Ağa tarafından 1749 yılında yaptırılan ve set üzerinde bulunan İshak Ağa Çeşmesi'dir. 1897 yılında yaptırılan Hamdi Çavuş Çeşmesi ise yol yapım çalışmaları sırasında ortadan kaldırıldı. Çakaldere memba suyu çeşmesi ise 1921 yılında inşa edildi fakat çok kez onarım gördüğünden tarihi özelliği kalmadı.
Set üzerindeki Mehmet Bey Camii ise 1882 yılında yaptırılan tarihi eserlerden biridir. Bu camiye Ağaçaltı Camii ve Gümrükçü İshak Ağa Camii de denilmektedir. Bir başka tarihi eser, Ankara valisi iken vezir olan ve 1895 yılında dâhiliye nazırlığına getirilen Memduh Paşa'ya (1839-1925) ait olan ve aynı ismi taşıyan yalıdır.
Ayrıca, bugün yerinde bulunmayan vapur iskelesi de tarihi eserlerdendi. 1909 yılında Kireçburnu'nun üst kısımlarında yapılan ve denize yeraltından çıkışı olan savunma amaçlı tabya da bugün kullanılmıyor. Ayrıca Kireçburnu'nda ana cadde üzerinde olan ve aslına uygun yapılan eski eserler de bulunmaktadır. İç kısımlarda ise çok eski eser ev mevcuttur.
Eski çağlarda Kireçburnu tepesinde Ortodokslar tarafından Aziz Yevpime adına bir kilise (Aghia Triada Kilisesi) yaptırılmış ancak zamanla yıkılıp gitmiştir. Hemen kilise yanındaki Azize Efimya'nın adını taşıyan ayazma Yakup Ağa tarafından yeniden yapılmışsa da ayazma da yıkılıp gitmiştir.
Kireçburnu'nda anıt ağaç özelliği taşıyan ağaçlar var. İkisi cami avlusundadır. Bu çınar ağaçlarından ana cadde duvarı dibindekinin çevresi 5.30 metredir. Bu çınar, çeşmeyi yaptıran İshak Ağa tarafından dikilmiştir. Eskiden sahil yolu üzerindeki kahvenin bahçesindeki iki çınar ağacı vardı. Bu çınarlardan biri kuruyup yok olmuş, diğeri ise Ali Baba Restaurant'ın bahçesinde yok olmak üzeredir.
Kireçburnu, Keçecizade Fuat Paşa'nın Osmanlı Rus Savaşı (1877-1878) sırasında Rumeli'den getirdiği göçmenlere tahsisi ile gelişmeye başladı. II. Abdülhamit döneminde (1876-1909) Kireçburnu ve civarı büyük ilgi gördü ve semtin gelişmesine neden oldu. Zamanla ve bilhassa 1950'li yıllardan sonra Kireçburnu'nda nüfus artışı oldu. Gecekondulaşmanın da yaygınlaşması ile hayli büyüdü.
Kireçburnu halkı genellikle balıkçılık, arabacılık, yoğurtçuluk, sütçülük ve çiftçilikle uğraşıyorlardı. Günümüzde balıkçılık ve değişik kollarda işçilik başta olmak üzere çeşitli iş kolunda çalışılmaktadır.
Kireçburnu doğrudan Karadeniz çıkışını gördüğü için bol rüzgâr alır ve serin olur. Bu nedenle bilhassa yaz ayları kalabalık olur. Denizi temiz olup, yüzülebilecek durumdadır. Kefeliköy, Kireçburnu, Tarabya arası sahil boyunda yürüme parkuru bulunmaktadır.
Kireçburnu'nda küçük fakat çok elverişli bir balıkçı limanı var. Liman S.S. Kireçburnu Su Ürünleri Kooperatifi tarafından kullanılmaktadır.
Kireçburnu Limanı yeni yapıldı. Küçük fakat çok elverişlidir. Liman kooperatif tarafından kullanılmaktadır. Liman yat limanı değil, balıkçı limanıdır. Liman Su Ürünleri Kooperatifinin kullanımındadır.
Kireçburnu'nda bir park var. Deniz kenarındaki parkın adı Nadir Nadi Parkı'dır. Bu parkın adı Haydar Aliyev Parkı olarak değiştirildi (2005). Park ve Kefeliköy'e kadar uzanan ağaçlı, banklı ve yürüme parkurlu alan aynı zamanda dinlence yeridir. Bu alana Kireçburnu mesiresi de denilebilir. Parkın, yeniden tanzim edilişi ile birlikte ismi de değiştirildi. Eski vapur iskelesi önü ve sahil boyu takiben Çin Konsolosluğu köşesine kadar olan alan da yürüme parkuru olup, plaj olarak da çok ilgi görmektedir.
Bir sahil mahallesi olarak Kireçburnu balık lokantaları ile meşhurdur. Sera, Bay Balıkçı, Set, Ali Baba, Kulüp Boğaziçi, Pescatore ve Bizim isimli lokantalarda her mevsim istenilen ve arzu edilen balıkları yemek imkânı vardır. Ali Baba Restaurant Türkiye'de en iyi balık yenilen 10 lokanta arasında gösterilmektedir. Kireçburnu'nun çeşitli kurabiye ve hamur işi yiyecek maddesi yapan fırını da çok ünlüdür.
1940-1950 arasında sahil yolunun genişletilmesi 1948 yılında Taksim; Sarıyer otobüs hattının açılması, halkın Kireçburnu'na daha kolay geliş gidişleri sağladığı için semte ilgi de artış gösterdi.
Kireçburnu'nda bir ilköğretim okulu var. Kireçburnu Mektebi ismini taşıyan bu okul ilk mezunlarını 1929/30 döneminde verdi. 1960 yılında Şükrü Naili Paşa adıyla bugünkü okul yapıldı ve okul 1997 yılında ilköğretim okuluna dönüştürüldü.
Kireçburnu'ndaki Ishak Ağa memba suyu uzun bir zamandan beri akmıyor, deniz kenarında Kefeliköy Caddesi üzerindeki Çakaldere Memba Suyu ise işlevini devam ettirmektedir.
Kireçburnu'nda Kireçburnu Spor Kulübü adıyla bir dernek ve bir de Sınırlı Sorumlu Kireçburnu Su Ürünleri Kooperatifi adını taşıyan bir kooperatif var. Kireçburnu limanı bu kooperatifin kontrolündedir.
Kireçburnu'nun nüfusu son nüfus sayımına göre (1997 sayımı) 6081'dir. Ancak muhtarlıkça nüfusun 10 bin civarında olduğu ifade edilmektedir.
Kireçburnu Mahallesinde bugüne kadar Bilal Kuşçuoğlu, Talat Bey, Alaattin Kalender, İsmail Araş, Galip Uyanık, Sezai Okyar, Musa Yaprak ve Rıza Karataş (halen görevde) muhtar olarak görev yaptılar.