COĞRAFYA KONUMU:
Karadeniz'i Marmara denizine birleştiren, Asya kıtası ile Avrupa kıtasını birbirinden ayıran yeryüzünün en önemli su yollarından biri olan İstanbul Boğazı'nın batısında Avrupa yakasında bulunan Şişli, Beyoğlu plato düzlüğünün kuzey uzantısında yer alır. İlçe toprakları kuzeyde Mecidiyeköy-Zincirlikuyu üzerinden Ayazağa yöresini de içine alarak Sarıyer'e, kuzeybatıda ise, Hürriyet-i Ebediye tepesi üzerinden Kağıthaneye doğru geniş bir alana yayılır.
Şişli, Marmara havzasının Trakya-Kocaeli yarıovaları[peneplen] arasına dağılmış, boğaz ve akarsu vadilerle parçalanmış olup, platolar topluluğunun batısında, Boğaziçi-Haliç arasını dolduran Beyoğlu platosu kuzey uzantısında bulunmaktadır. Düz-hafif dalgalı bir yüzey oluşturan Beyoğlu platosunun her iki yanı, aşınma sonucu önemli ölçüde taşınmıştır. Bu nedenle Şişli yöresinde çukurluklar ve vadiler oluşmuştur.
Galata'dan başlayan ve Beyoğlu, Şişli, Maslak, Derbent ve Büyükdere yönünde uzanan büyük sırt, Beyoğlu platosunun su bölüm çizgisini oluşturmaktadır. Sırtın doğu kesiminde ki sular Boğaziçi'ne, batı kesimi suları ise kağıthane deresi aracılığı ile Haliç'e akmaktadır.
Bu büyük sırt aynı zamanda, Şişli'nin daha önemlisi istanbul'un bu bölümündeki yolların yönünü de belirlemektedir. Beyoğlu platosunun sırtında yer alan, Tünelden başlayarak Tepebaşı,Taksim, Şişli, mecidiyeköy, Maslak tepesi ve Okmeydanı'na ulaşan güzergah, aşınım sonucu düzleşerek bugünkü durumunu almıştır.Taksim'den başlayan Beyoğlu platosunun sırtında kuzeye doğru uzanan Cumhuriyet caddesinin doğu yamacı tatlı bir eğimle Boğaziçi'ne ve Dolmabahçe'ye doğru iner. Batı yamacında ise Kurtuluş ve Dolapdere caddeleri oldukça dik bir eğimle birbirlerine bağlanırlar.
İlçenin ana eksenini oluşturan Beyoğlu platosunda yükseltiler, Taksim'de 70-80 metreye, Okmeydanı'nda 80-100 metreye, Mecidiyeköy'de 100-120 metreye, Levent-Maslak civarında ise, 130-140 metreye kadar çıkar.
Şişli kuzeyde Sarıyer, güneyde Beyoğlu, doğuda beşiktaş, batıda ise Kağıthane ilçeleri ile sınır oluşturmaktadır. Bölge genelde bir yerleşim ve sanayi bölgesi olup, bitki örtüsü olarak sadece fatih ormanlarının bir bölümünden bahsedilebilir.
ŞİŞLİ NÜFUSU:
2000 yılı kayıtlarına göre Şişli ilçesinin nüfusu 271.003 dür. Şişli ilçesine bağlı toplam yirmi sekiz mahalle içersinde en kalabalık olanı toplam nüfusun % 9.11 oranı ve 24.690 sayısı ile Ayazağa semtidir. En düşük nüfus kaydı ise 1.392 sayısı ile halaskatgazi caddesidir. ve bu toplam nüfusun sadece % 0.51 ini teşkil eder. 2000 senesinin kayıtlarına dayanarak verilen bu nüfus bilgilerinin, bu yazının yazıldığı 30.Ağustos 2006 tarihi dikkate alındığında, geçen bu altı yıllık süreç içersinde 271.003 den 300.000 yaklaştığını kabul etmek gerekmektedir.
ŞİŞLİ'NİN TARİHİ:
Şiş yapımıyla uğraşan ve şişciler diye anılan bir ailenin bu yörede konağı olduğu ve şişcilerin konağı yanımlamasının zamanla Şişlilerin konağı haline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı söylenmektedir. Şişli, Taksim'in kuzeyinde ki bütün semtler gibi yeni bir yerleşim bölgesidir. İstanbul'un bu bölgesinin 19. yüzyılın ortalarında bile henüz yerleşim yeri olmadığı bilinmektedir. 1850 li yıllarda, şişli'nin bugün yayıldığı alan geniş bir kırsal araziydi. İlçenin en eski mahallesi olan Tatavla'nın[bugünkü Kurtuluş], 16. yüzyılda kurulduğu ileri sürülebilir. 17.yüzyılda Taksim'den Pangaltı'ya uzanan yolun her iki tarafında mezarlıklar, 18. yüzyılda Şişli ve Mecidiyeköy civarında bağlar, bostanlar ve bahçeler yer alıyordu. Balmumcu çiftlik Hümayûn'u Şişli'ye kadar uzanıyordu. Bahçelerde meyve ve sebzenin yanı sıra bol miktarda çiçek de yetiştirilirdi. 19. yüzyıldan itibaren yörede bina yapımları başlamıştır. Feriköy'de ilk bira üretim tesislerinin kurulması ve Şişli Etfal hastanesinin açılması 1890 yılına rastlar.
Bomonti'de bira fabrikası, 19. yüzyılın başlarında kurulmuştur. 1870 yılında ki Beyoğlu yangınında evsiz kalan Levantenler ve gayrımüslimler, Harbiye çevresinde inşa edilen kâgir binalara taşınmışlardır. Matbaa-i Osmaniye'yi kuran Osman bey de, Harbiye ile Şişli arasında bir arazi satın alarak burada bir konak yaptırmıştır. Osmanbey semtinin adı bu konaktan gelmektedir. Sultan Abdülmecid döneminde(1839-1861) imparatorluğun sınırları içinde bulunan yörelerden gelen pek çok göçmen İstanbul'a sığınmış, bunların bir kısmı da Şişli'nin hemen kuzey doğusunda arpa tarlaları ve dutlukların bulunduğu bölgeye yerleştirilmiştir. Bu kırsal bölgeye padişahın adına atfen Mecidiyeköy denmiştir. Taksim-Şişli tramvay hattı 1913 yılında elektirikli hale getirilmiş, Tramvay deposu da Şişli Mecidiyeköy arasında inşa edilmiştir. istanbul'da ki önemli anıtlardan biri olan Abide-i Hürriyet'de 1911 yılında açılmıştır. Şehir yavaş yavaş Harbiye'ye, Pangaltı'ya doğru daha çok askeri ve idari yapılarla uzanmaktadır. Şehrin kuzeye ve kuzey doğuya yani, Şişli ve Nişantaşı-Teşvikiye'ye doğru yayılmasında iki önemli etken; 1870 yılında Beyoğlu'nun büyük bir bölümünü ortadan kaldıran yangın felaketi ve Tanzimatla birlikte yabancıların da şehrin istedikleri yerinde mülk almalarına olanak sağlanmasıydı. Yerleşmenin Şişli'ye doğru uzaması 1881 yılından itibaren atlı tramvay'ın Taksim'den Pangaltı'ya ve biraz daha ileriye, bugünkü Şişli'nin ortalarına doğru gelmesi ile hızlanmış, 1913'de elektirikli tramvay işlemeye başlamış, Şişli Beyoğlu'ndan sonra eleektirik ve havagazı alan ikinci İstanbul semti olmuştur.
Bütün bu ayrıntılar, semtin 1870 lerden sonra oluşmaya başladığını; 19.YY' ın son yıllarında yabancıların ve kalbürüstü azınlıkların yanında, batıcı bir yaşam biçimini benimsemiş veya buna özenen Osmanlı seçkinlerinin ve aydınlarının, o günün koşullarına göre çağdaş olanaklardan faydalanarak yaşadıkları bir yer olmaya yüz tuttuğunu göstermektedir. 1890 yıllarında Şişli'de, İstanbul'un ünlü yabancı zenginlerinin, Beyoğlu'ndan bu tarafa doğru kayan azınlıkların, Osmanlı paşalarının, yüksek memurların, devrin aydınlarının behçeler içinde ki tek tük konakları yanında, 1895 yılında Okmeydanı'na doğru Darülaceze, 1898 de difteriden ölen kızı Hafize sultan için Padişah II.Abdülhamit'in yaptırdığı Şişli Etfal hastanesi gibi sağlık kurumları da yer almaktadır. Şişli semtininn hızla gelişmeye başlaması, 1913 yılında elektirikli tramvayın buraya kadar uzaması ve Şişli'nin son durak olmasından sonradır. Halaskargazi caddesi boyunca evlerin ve konakların çoğalması, ilk apartmanların belirmesi ise 1910-1920 yıllarını kapsayan dönemdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a gidene kadar Aralık 1918 den Mayıs 1919 a kadar kaldığı ve bugün Atatürk müzesi olarak kullanılan bina, devrin yapıları hakkında fikir vermektedir.
Cumhuriyet kurulduktan sonra Şişli, 1930 yıllarında İstanbul'un en mutena semtlerinden biri olmuştur. Büyükdere caddesi üzerinde ki tek yapı eski tramvay garajıdır. Karşıları ise mezarlıktır. Halaskargazi caddesine paralel giden Abide-i Hürriyet caddesinin batısında Bomonti bira fabrikası ve bahçesinin bulunduğu sırtlara doğru, semtin 1920 ler sonrası hızla yapılaşan kesimleri yer almaktadır. Bugün de varlığını sürdüren Feriköy Fırın sokağı ve ona paralel Sıracevizler sokağı, semtin son meskun bölgeleridir. 1930-1940 yıllarında başta Halaskargazi caddesi olmak üzere semtin ana caddelerinin her iki yanında çoğu günümüze kadar gelen, dönemin en lüks apartmanları bitişik nizam olarak inşa edilmiş, böyle bir apartman yerleşmesi Abide-i Hürriyet caddesinin batısında kalan ve en ünlüleri Perihan sokak, Hanımefendi sokağı, Sıraceviler caddesi olan sokaklarda da büyük bir hızla gelişmiştir. Ünlü Lüküs hayat opereti, zengin ve modern yaşam özlemini dile getirirken, yörenin sosyal yapısınıda sergilemektedir.
Şişli semtinin mutena bir konut ve yerleşme bölgesi olarak gelişmesi, 1960 hatta 1970 yıllarına kadar sürmüş, bu dönemden sonra ise semt, komşu semtlerle birlikte daha çok zengin çarşıların, pasajların, seçkin dükkanların, butiklerin iş yeri ve bankaların yer aldığı, ticaret ve eğlence hayatının ağır bastığı bir yapı kazanmıştır. Şişli'nin günümüzde merkezi sayılan Şişli cami 1949 yılında inşa edilmiş olan yeni bir camidir. Caminin biraz ilersinde ve Halaskargazi caddesi üzerinde yer alan Fransız lape hastanesi, Etfal hastanesi ile birlikte semtin en eski sağlık kurumudur. daha sonra ki dönemlerde bunlara çok sayıda yenileri eklenmiştir. Maçka silahhanesi, Mekteb-i Harbiye binası, Nişantaşı semtinde ki Meşrutiyet camii, Teşvikiye camii ve Darülaceze binası semtin en eski yapılarındandır.
1950 yılından itibaren Türkiye'nin gündemine girip, günümüze değin hızını yitirmeyen göç olgusundan Şişli ilçesi de nasibini almıştır. Semtin kuzey bölgelerinde Çağlayan ve Gültepe gibi gecekondu mahalleleri oluştu. Kağıthane'nin nüfusu da hızla artmaya başladı. Bu sırada Beyoğlu bölgesine bağlı bir bucak olarak yönetilen Şişli, 1954 yılında ilçe oldu. 1960 yılından sonra yeni yerleşim birimleri, evler ve fabrikalar yapıldı. Halaskargazi, Rumeli ve Valikonağı caddeleri 1980 li yıllarda İstanbul'un belki de Türkiye'nin en gözde alışveriş merkezleri haline geldi. Üst üste gelen bu gelişmeler Kağıthane ve yöresine hizmet götürmeyi güçleştirdiğinden dolayı Kağıthane belediyesi kuruldu. Şişli ilçesinde ki bu gelişmeler 1980'den sonra da tüm hızıyla sürdü. Ayazağa ve Kağıthane köy statüsünden çıkarıldı. kağıthane 1987 yılında ilçe olmuştur.
Şişli camiinden Büyükdere caddesine doğru eski tramvay ve İETT garajının yerine ve çevresine yapılan büyük blok oteller, kültür merkezleri ve büyük alışveriş merkezleri bulunmaktadır. Halaskargazi caddesi üzerinde iki yanlı büyük pasajlarda sinemalar, eğlence yerleri ve hazır yemek büfe ve lokantaları semte canlılık kazandırmaktadır.
İlçe'de yer alan sinema ve tiyatroların yanı sıra, Lütfü Kırdar Kongre salonu, Cemal Reşit Rey Konser salonu, Açıkhava tiyatrosu, Şehir tiyatroları Harbiye sahnesi, Askeri müze, İstanbul Teknik üniversitesi, Marmara Yıldız teknik üniversitesinin bazı birimleri şişli ilçesinin sınırları içinde kalmaktadır. Şehrin dört büyük stadyumundan bir olan Ali Sami Yen stadyumu da Şişli ilçesinde mecidiyeköy semtindedir.
Atarük müzesi, Şişli cami vb.gibi tarihi değeri olan yapılar, sitemizin tarihi yerler bölümünde ayrıca detaylı olarak sizlere bilgi olarak sunulacaktır.