Sarıyer'in en eski köylerinden biri olan Zekeriyaköy; Maden, Bahçeköy, Uskumru Köy, Demirciköy ve Rumelifeneri'nden sınır alır. Köy ismini, mezarı camiin arkasında bulunan Zekeriya Baba isimli yatırdan alır. Zekeriyaköy ilçe merkezine 5, Taksim'e 26 ve Eminönü'ne 28 km uzaklıktadır.
Zekeriyaköy'deki cami Çelebi Müfti lakabı ile maruf Şeyhülislam Hocazade Mehmet Efendi (Ö.1615) tarafından yaptırıldı. Ayrıca camiin bakımı, onarımı ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması için de Sarıyer'de bir hamam yaptırarak vakfetti. Vakfedilen Sarıyer hamamı İsazade vakfındandır. Cami birkaç kez onarılmış, hatta en son onarımında hemen hemen yeniden inşa edilerek eski özelliğini kaybetti. Zekeriyaköy'deki bir diğer cami de KİPTAŞ Sitesi içindeki Abdullah Kadı Camiidir (Bu cami Kiptaş Camii de denilmektedir) camiin tarihi Özelliği yoktur.
Köydeki diğer tarihi eserler ise çeşmelerdir. Köy içinde ulu çınar ağacının altındaki çeşme Padişah Avcı Mehmet'in (IV. Mehmet) hanımı ve Padişah Üçüncü Ahmet'in annesi Emetullah Valide Sultan tarafından 1745 yılında yaptırıldı. Ne var ki onarımlar sırasında tarihi özelliğini kaybetti. Son onarımı 1994 yılında yapılarak bugünkü duruma getirildi ve eski tarihi özelliğinden herhangi bir eser kalmadı. Çeşmenin eski kitabesi muhtarlıkta koruma altındadır.
Meydan çeşmesi hüviyetindeki Hüseyin Ağa Çeşmesinin (1764) yeri yol yapım çalışmaları nedeniyle iki kez değiştirilmiş, üçüncü seferinde ise tamamen yıkılmıştır. Bu çeşme yapılış tarihinden sonra iki kez onarım görmüş olacak ki ayna taşı üzerinde üç ayrı kitabe konulmuştur. Birinci kitabede hayratı yapan Hüseyin Ağadan (1764), ikincisinde Hacı İsmail Efendiden (1790) ve üçüncü de ise Zübeyde Hanımdan (1889) bahsediyor. Bu çeşmenin iki kitabesi köy muhtarlığınca korunuyor.
Soğuksu Çeşmesi (1793) önemli tarihi eserlerden biridir. Bu çeşmenin asıl adı Ziştovi Ayşe Hanım Çeşmesidir. Çeşme ilk yapıldığı yerde korunmaktadır. Bir diğer çeşme de Kirazlı Bahçe'deki Çeşmedir (1927).
Zekeriyaköy'de anıt ağaç hüviyetinde iki dev çınar ağacı var. Çeşmenin yanındakinin çevresi 11 metre, yaşının ise bine yakın, muhtarlık binasının yanındakinin ise çevresinin 7.5 metre yaşının da dört yüz elli beş yüz civarında olduğu ifade edilmektedir.
Zekeriyaköy'ün ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. Ancak halkının Türk olduğu anlaşılmaktadır. Bu köy de diğer köyler gibi 93 Harbi (1877 Rus Harbi) seferberliği nedeniyle göç alan köylerden biridir. Harp nedeniyle Tataristan ve Gürcistan'dan göçmen aileler geldiği gibi Karadeniz bölgesinden de köye göçen aileler oldu. Ayrıca Yerliköy'ün, sahibi çıkması üzerine köy sakinleri yirminci asrın başlarında Sarıyer'in diğer köylerine dağıtıldı. Bu dağıtımdan Zekeriyaköy'de göç aldı. Bu yerleşim bölgesi çiftliğe dönüştürülerek Yerliköy Çiftliği adını aldı. Bu çiftlik Zekeriyaköy'ün sınırları içerisindedir.
Köyde Rum ve Ermenilere ait herhangi bir kalıntı yok. Köyün Türkler tarafından kurulduğu dolayısıyla da yerli halkının Türk olduğu anlaşılıyor.
Zekeriyaköy halkı yakın zamana kadar bahçecilik, hayvancılık, odunculuk ve orman işçiliği gibi işlerle uğraşıyorlardı. Halen bu işleri yapan bir kısım aile varsa da köy nüfusunun çok büyük oranda artması nedeniyle değişik iş kollarında çalışanlar bulunmaktadır. Köy içinde olduğu gibi köy dışında ve yeni yerleşim bölgesi olan Koza Evleri gibi yerleşim bölgelerinde ticaret, emlakçilik ve müteahhitlik işleriyle uğraşılmaktadır. Zekeriyaköy, köy içinden çok, siteler içerisindeki işyerleri ile köyden ziyade modern bir kent görünümündedir. Marketi, kitapevi, eczanesi, cafeleri, muhallebicisi, restaurantları, mobilyacısı, antikacısı, sanat evleri, kebapçısı, pizzacısı, bankaları ile gerçekten bir kent havasındadır. Amerikan Hastanesinin köyde bir şube açmış olması da bunun göstergesidir. Evliya Çelebi'nin konu ettiği Sarıyer'in Lal renkli sulu Kirazları'nın merkezi Zekeriyaköy'dür. Kirazlıbahçe restaurant ve çay bahçesinde kirazlar altında dinlenme, eğlenme ve yenilip içilme olayı halen yaşatılmaktadır. Bilhassa sitelerin fazlalaşması modern işletmeciliği de beraberinde getirmiş, bu nedenle de eğlence yerleri çoğalmıştır. Acarlarda Coliseum Aktif, Koza Evleri ve civarında Nar Cafe Bar, D&G Cafe, Fincan Bresseria Restaurant, Pizza Mia, Mama Mia Restaurantları ile Zeck Clup bu tür işyerlerinden bazılarıdır.
Zekeriyaköy bağlık ve bahçelikti. Göz alabildiğine ekin alanları ve meralarıyla büyük ve verimli köylerden biriydi. Üzüm bağları, kirazı ve diğer meyveleriyle da ünlü bir köydü. Bilhassa kirazı, üzümü ve karpuzu aranılan meyveleriydi. Evliya Çelebi Sarıyer'den bahsederken "7000 bağı vardır, cümle dağları bağlarla tezyin olunmuştur. Lal renkli sulu kirazları meşhurdur. Hisar kirazı adı ile meşhur olan Gülnar bu Sarıyer'de yetişir ki, her birinden yüzer damla su çıkar methine söz yetmez..." demektedir ki bu ifadenin içinde aslında kirazı ve kiraz bahçeleriyle ünlü olan Zekeriyaköy vardır. Köyün adı çok kez "Kiraz Köy" olarak da anılmaktadır. Bunun nedeni de sultani, dalbastı ve dragaani (siyah, yazılı ve sarı) gibi çok değişik türlere sahip olmasındandır.
Zekeriyaköy büyük gelişme gösteren köylerden biridir. Bilhassa ekin alanlarının ve meraların imara açılması, bazı alanların orman kapsamı dışında utulması nedeni ile Zekeriyaköy villa ve siteler kenti görünümüne dönüşmüştür. Köyün nüfusu 1980'de 386 iken 1997'de 3.047'ye yükselmiştir. Muhtarlıkça nüfusun 7.500'ü geçtiği ifade edilmektedir. Yaz aylarında nüfus daha da artmaktadır. Zekeriyaköy içinde yeni bir kısım binalar yapılmasına karşın eski köy havasını da yansıtmaktadır. Köy dışına çıkılmadan başlayan villa ve siteler insanı modern bir kente götürür. Yirmi dört sitenin dışında Kasap Çayırı Mahallesi, Karaağaç Mahallesi Uzunçayır Mahallesi olarak isimlendirilen yerleşim yerleri Zekeriyaköy sınırları içindedir. Kılıçpınar Mesiresinin de bir kısmı Zekeriyaköy bir kısmı da Bahçeköy sınırları içinde kalmaktadır.
Köy kaynak suları bakımından da zengindir. Soğuk Su, Olukdere Suyu, Molla Suyu, Kirazlı Bahçe ve Kılıçpınar Suyu içimi bakımından çok iyi sulardır.
Zekeriyaköy ağaçlıklar içerisinde şirin bir köydür. Turizme açıktır. Çay bahçeleri, piknik yerleri ve Kirazlı Bahçe ve Barınak isimli restaurantları ile bilhassa yaz aylarında ilgi çekmektedir. Yaz kış hizmet veren Göçmen Çiftliği ve Göçmen Ranch (Binicilik) Tesisleri ilgi gören yerlerdendir.
Burada köyün adını taşıyan bir ilköğretim okulu var. 1925 yılında iki derslikli olarak açılan okul 1955 yılma kadar devam etmiştir. 1955 yılında okul yeniden yaptırılmış, 1975 ve 1987 yıllarında da onarım görmüştür.
Zekeriyaköy'de özel okul da var. Biri 1998 yılında kurulan Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumu olan Anaokuludur. Diğeri de Acarlar Sitesi içindeki Özel Acarlar Anaokulu ile İlköğretim Okuludur. 1998 yılında öğretim ve eğitime başlayan okul, 1999 yılında Özel Acarlar Anaokulu ve Özel Acarlar İlköğretim Okulu olarak isim değiştirmiştir. Aynı kampus içindeki Özel Acarlar Lisesi de 2000/2001 öğretim yılında eğitim ve öğretime başladı.
Köyde ve Koza Evleri Sitesi içinde Amerikan Hastanesi Kliniği bir de Hill's adını taşıyan hayvan hastanesi var.
Köyde; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Zekeriyaköy Şubesi, Zekeriyaköy Rotary Derneği, Zekeriyaköy Rotaract Derneği, İstanbul Su ve Doğa Sporları Kulübü Derneği ve Zekeriyaköy İlköğretim Okulu Aile Birliği Derneği adlarını taşıyan beş dernek faaliyet göstermektedir.
Zekeriyaköy'de bu güne kadar; Ethem Ağa, İsmail Efendi (Bingöl), Mustafa Efendi (Dayal), Şerafettin Dayal, Hasan Efendi (Özgen), İsmail Bingöl, Cela Balaban, Ahmet Dayal, Nihat Bingöl ve Mustafa Bingöl (halen görevde)muhtar olarak görev yaptılar.
Zekeriyaköy'de; Merkez Mahalle ile birlikte 11 Mahalle (ayrı muhtarlık değil) 22 Cadde, 108 Sokak, 25 Site, 1 Lojman var.