Ana Sayfa > yazılar > Mutfak robotlarını sevmeyiz!
Mutfak robotlarını sevmeyiz!
erkekler alışveriş sevmez, erkekler alışveriş sevmez, erkekler alışveriş sevmez, erkekler alışveriş sevmez..denemenin faydası yok. erkekler alışverişi artık seviyor.

eskiden alışverişin o kadınsılığı şimdi erkeklerin de oyuna katılmasıyla maskülen bir tavır aldı. alışveriş merkezleri bol pahtolonlu, timberland botlu, amerikan paltolu erkeklerle dolmaya başladı. ellerinde kocaman torbalar, yüzlerinde snob bakışlar...

erkekler erkek olalı kadınların yaptıkları şeylerden uzak durmayı seçtiler. yıllarca toplumun erkeklerden beklediği tutum ve algı; kaba, kendi hayatı dışında bir şeye katılmayan, asosyal, korumacı, kaşları çatık, maço erkek tiplemesiydi.

şehirlerin gitikçe köyleştiği, köylerin de şehir hayatının minyatür kopyalarına dönüştürüldüğü günümüzde şehirli erkekler kendi kimliklerini bir çok nedene bağlı olarak değiştirme yolunu seçtiler. artık bir erkeğin kaslı güçlü kollarının yapabileceği iş sayısı çok az. dolayısıyla erkek ona tanınmış alanı içersinde kendi maçoluklarını, maskülenliğini sergilemeye başladı. bu da günümüz kadını için en büyük çatışmaydı. çünkü ona da annesi “sen güçlü bir kadınsın” tek başına ayaklarının üzerinde durabilmelisin” öğüdü pompalıyordu. ve ilişkiler elbette kadın ve erkeğin birbirlerinin bu sınırlarını yok etmeleri üzerine kurulu hale gelir oldu.

peki erkekliğin maskülenliği, maçoluğu, ağır abiliği nereye gitti? evrendeki o bir çok kuraldan birinin de boş ve doluluğun asla olmadığı kütlenin sadece yer değiştirdiği varsayımımdır (eminim bilmediğim bir yerlerde bunu birileri benden önce varsaymıştır). dolayısıyla erkeklerin bahsi geçen kimliklerinin de bir yerlere gitmeye, form değiştirmeye, gelişmeye başladığı kesin.

peki kime gitmiş olabilir? masküleniği moda dergilerinde gören kadınlar olamaz, maskülenliğin kareli erkek ceketleri giymek olduğunu zannediyorlar, dedelerimiz olamaz, ikinci bir kurtuluş savaşını kaldıramayacak kadar yorgunlar, o zaman kim?

ROBOTLAR

robot nedir? insanoğlu’nun yapamadıklarını daha az zaman, maliyet ve fiyat ile yapabilen mekanik parçaların tümü değil midir? peki günümüz robotları neler yapar? fabrikalarda, iş yerlerinde en ağır, en zor işleri ya da başka bir deyimle sadece fiziksel güce dayalı işleri yaparlar. duyguları hemen hemen yoktur,. daha da başka bir deyimle erkeklerin bundan 50 yıl önce gururla yaptığı şeyleri artık bugün robotlar yapar. odun kesen robot, kazı yapan robot, araba kullanan robot gibi...

üstelik bunun yanında robotlar gündelik hayatımızda özellikle de kadınlarınkinde daha fazla yer kazanmaya başladı. mutfak robotu, saç şekillendirici robotlar, hizmetçi robotlar gibi...

erkekliğin en önemli itibarını (güç) elinden alan robotlar eğer ki bir başka şeyi de (maalesef onun adı üreme) erkeklerin tekelinden alabilirlerse bundan 150-200 yıl içende dünya kadınlarının erkekleri ihtiyacı kalmayacak gibi görünüyor.

çünkü bugüne kadar kadınlar erkeklerden iki şeyi bekliyorlardı. koruma, üreme.

erkeklerin koruma özelliklerini yitireli epey olduğu varsayılırsa, (günümüzde pompalanan romantik serseri imajı kavga etmeyi, korumayı yasaklıyor ve bunları yapan erkekler kadınlar tarafından nonfashion bulunuyor)

üreme günümüzde bir kadının kocaya ihtiyacı olmadan yapabileceği sıradan bir şey haline geldiyse,

kadın, canı istediği an zihinsel ve fiziksel özelliklere sahip baba adayını seçip ve onu tanımadan istediği gibi bir çocuk dünyaya getirebilme imkanı olduğunu biliyorsa

bir kadın bir erkeğe neden ihtiyaç duysun?

erkekler erkek olalı kimliklerini bu kadar derinden tehdit eden başka bir tehlikeyle karşı karşıya kalmamışlardı. ama bu durumun farkına varan içinden çıkış yolu aramamayı seçen ve kendine güvenen erkekler çözümün hemen yakınlarında durduklarından eminler. erkeklik imajalırın tehdit eden robolarla ya da onları artık sıradan bir ev, hayat objesi olarak gören kadınlara karşı en etkili silahlarını kullanmayı seçiyorlar.

sanırız ki bu cevap bundan 1000 yıl önce de aynıydı, bundan 1000 yıl sonra da aynı kalacak.

ÇATIŞMA.

çünkü tarih boyunca erkek umursamadı, kadın umarsadı. erkek üzerine düşmedi kadın düştü, erkek beyazı sevdi kadın siyahı, kadın dolu dedi erkek boş ve sonunda çatışma doğdu. kadın çatışmayı sevdi. hatta ona aşık oldu. çatışma erkeklerin vitrininde her zaman en çok satan şey oldu.

ertuğ tuğalan sitede yer alan tüm yazı ve görsel çalışmalar Nuri Ertuğ Tuğalan'a aittir izinsiz kullanım ve yayımı yasaktır.