En iyi yaptığım şey, "yazı yazmak." Kendimi en iyi ancak bu şekilde ifade edebiliyorum. Kendi tasarrufumda olan, benim koyduğum kuralların geçerli olduğu, sadece bana ait bir dünyaya sahip olmanın tadını çıkarıyorum e-vren günlüğü'nde. Duygu insanıyım ve inişlerimi çıkışlarımı, hüzünlerimi, sevinçlerimi buradan paylaşmayı tercih ediyorum. Çünkü ben "konuşunca yoruluyor, yazdıkça yaşayabiliyorum!"
İnsanları çok seviyorum. Aşk'sız yaşayamıyor, hele dostsuz nefes bile alamıyorum. En büyük aşklarımı dostlarımda tadıyor, onlarla yaşıyorum. e-vren günlüğü'nü de bu duygularla inşa edebiliyorum zaten. Hayatımda yer alan herkesin ya adı, ya silüeti, ya bir hatırası ya da küçük bir kelimesi burada mutlaka yer alıyor. Yaşamıma etki eden herkesi ve her olayı e-vren günlüğü'nde cümlelere döküyor, yepyeni bir dünya kuruyorum. Yüreğimle, sözlerimle, harflerimle, dostlarımla, onların sevgileriyle, sevdalarıyla...
10 yıldır, yarım bir yürekle yol alıyorum hayat denen sonu belirsiz bu yolculukta. Düşe kalka ilerlerken yanımda olan, olmaya çalışan "en yakınlarım"a teşekkür ediyorum. Çünkü, kimse bu dünyada "kendi kendisine adam olamıyor." "Hayat benim hayatım" saçmalıklarına aldırmadan tutunmaya çalıştım başka yüreklere hep, herkes gibi. Çok iyi biliyorum, herkes kendi hayatını yaşıyor olsa da, bu yeryüzünde bir başımıza yaşamıyoruz. Benim hüznüm bir başka yüreği de üzebiliyor mutlaka, başka birinin mutluluğu da beni sevince boğabiliyor. Attığım her adım ya benden önceki bir başka adımın tekrarı oluyor ya da yeni bir yol açıyorum adımlarımla ardımdan gelen başka bir adıma...
Sevgili ziyaretçi... Benim hayatımda yer alan biri isen, bil ki adın gizlidir yazılarımda, ya eski arşivlerde ya yeni günlüklerde. Ya da beni tanıyabilmek için buradaysan en doğru yerdesin. Çünkü e-vren günlüğü, bir "elektronik yaşam projesidir", iyi seyirler...