"Bugünkü koşullarda dernekler nasıl olmalıdır, neler yapmalıdır..."
Fotoğraf en etkili evrensel iletişim aracıdır.
Fotoğraf insan yaşamında artık vazgeçilmez unsurdur.
Fotoğrafın kullanılmadığı bir disiplin kalmamıştır.
Her şeyin çok hızlı üretilip aynı hızlarda tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle insan psikolojisine en hızlı etki eden bilgi görsel bilgidir. Bunun da en temel öğesi fotoğraftır. Fotoğraf, yazı ile anlatımın önüne geçmiştir. Bir fotoğrafı insan beyni en fazla beş saniyede algılıyor. Aynı fotoğrafın anlattıklarını ne kadar yazı ile anlatabilir ve o yazıyı insan beyni ne kadar sürede algılar. Burada fotoğrafın etkili ve hızlı anlatım gücü ortaya çıkıyor.
İnsanlar doğru fotoğraf anlatım dilini öğrenmek zorundadır.
Günümüzde insanlar geçmişe oranla bilgiye ulaşma bakımından çok daha şanslılar. Yaşamımızda artık internet denilen bir olgu var. Bütün dünya insanların iki parmakları arasındadır.
Fotoğrafsız bir web sayfası düşünebilir misiniz?
Fotoğrafın normal boyutu bu,
ileri boyutu ise Fotoğrafın sanat boyutudur. Bu da insanların kendilerini ileri fotoğraf teknikleri ve temel sanat olgularıyla ne kadar besledikleri ile orantılıdır. İnsanın duygusal ve düşünsel zenginliği ile estetik görüş, anlayış gelişir ve ürettiklerine estetik kaygı olarak yansır. Sonuç psikolojik dışa vurumdur.
Fotoğraf, insan yaşamına var olan ışığı, optik yöntemlerle kimyasal maddelerin özelliklerini kullanarak sabitleme (ana loğ) şimdilerde sayısal sabitleme ( dijital ) bilimidir. Çünkü içinde fizik, kimya, matematik, elektrik, elektronik bilimlerini barındırır. Fotoğraf bilimdir. Görüntü düzenleme insanın duygusal ve düşünsel boyutudur.
Fotoğraf dernekleri aynı duygu ve düşüncede birleşen insanların paylaşım ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda buluştukları yaşama açılan penceresi olmuştur. Dernekler kendilerini çağın gelişimine uydurabilmeleri, üyelerinin yetenekleri ve birikimleriyle orantılıdır. İnsanların yeterlilikleri dernek gelişiminde en önemli unsurdur. Birçok sanat dalında olduğu gibi fotoğraf sanatı da önce alaylı olarak başlamış sonra bu alaylıların yer aldığı okullarda gelişmiştir. Dernekler olmasaydı bugün okullarımızda fotoğraf bölümleri daha geç oluşurdu. Bu anlamda dernekler çok büyük katkı sağlamıştır. Meslek edinecekler okullardan yararlanmak zorunda, hobi olarak yürütmek isteyenler derneklerden yararlanmaya devam edecekler. Fotoğraf dernekleri ihtisas kulüpleri gibidir. Amatör ruhla profesyonel işler çıkartılabilir. Yeterli birikime ve kaynağa ulaştığında vakıflar gibi okul da açabilir üniversite de kurabilir, bilimsel anlamda yeterli vasıflara sahip insanların katılımı ile panel ve sempozyum da düzenleyebilir. Bu derneklerden yetişen ve şu anda fotoğraf bölümlerinde ders veren bazı ustalarımızın savunduğu gibi; bilim üniversitelerin işidir, derneklerin işi değildir. Panel ve sempozyum düzenleyemezler söylemi dünyaya at gözlüğü ile bakmaktır.
Fotoğraf Dernekleri bugün artık nasıl olmalı, neler yapmalı, neleri terk etmelidir?
Fotoğraf dernekleri bugün fotoğrafa gönül verenlerin aynı dili konuşmaları anlamında eğitimlerine devam etmeli. İlgilenen insanların büyük bir kesimi öğrencilerden oluşuyor. Hobisi olan insanlar daha mutlu ve başarılı oluyorlar. Özellikle beyin gücü ile çalışan insanların yaşamlarının bir penceresi durumundadır. Toplumun rehabilitasyon merkezleri gibidir. Dernekler bu yöneliş ve istekleri kamu yararına potansiyele dönüştürmeli, bunun zeminini oluşturmalıdır. Bunu oluşturamazsa fotoğraf dernekleri dışındaki dernekler bu işleri yapmaya yönelir, bu da yanlış gelişmelere neden olur. Amatör ruhtan uzaklaşılır. Fotoğraf dernekleri var olan hantal durumu süratle bırakmalı. İnsanlar bilgilerini kontrol unsuru olarak kullanmaktan vazgeçmeli. Bilgiyi paylaştıkça çoğalan önemli bir güç olduğunu kabul etmeliler. Dernekler doğal görsel veri bankalarıdır. Bunları değerlendirme yöntemleri geliştirmelidir. Ülke ve insanların yararına kullanmalılar. Ürettiklerinin bir işe yaradığını görmek insanları mutlu eder, güç verir.
Dernekler üye portföylerini nasıl oluşturmalı?
Derneklere üye olmak isteyenler portfolyolarını oluşturmalılar ya da projeler kapsamında bütünlük içeren çalışmalarını sunmalılar.
Dernek faaliyetlerinde destek olmalı, zaman zaman yönetimlerde yer almaya gönüllü olmalılar.
Derneklerse üyelerin hayata geçirdiği projelerin, proje kuralları çerçevesinde yürütülmesinde yardımcı olmalı, sonuç olarak mutlaka sergi, sunum, katalog, yayın gibi çıktıların oluşabilmesi için alt yapı oluşturmalıdırlar. Dernekler proje bağlamındaki portföylerini çeşitlendirmeli ve zenginleştirmelidir. Portföylerine katacakları konuları fotoğrafın dışındaki unsurları çok iyi araştırmalı ve bir bütünlük içerisinde sunuma hazırlamalılar.
Derneklere üyelik kıstasları ne olmalıdır? Nasıl belirlemelidir?
Derneklerin yasal üyelik kıstası dışında Fotoğraf derneğine üye olmak için en az temel fotoğraf bilgilerine sahip olmalı, üye olacak kişilerin fotoğrafın yaşamlarındaki yerini, amaç ve hedeflerini sorgulayan kıstasların yanında fotoğraf geçmişlerini ortaya koymalarını istemelidir. Sivil toplum kuruluşları bilincine sahip ve gereklerini yerine getirebilecek kişileri belirlemek zorundadır.
Örneğin, eğitim vermeli midir, ne gibi faaliyetlere öncelik vermelidir?
Eğitim vermelidir. Faaliyetlerini fotoğraf temel amaçlı hazırlamalıdır. Günümüzde fotoğraf paylaşımı sanal ortama yoğunlaşması kısa zaman diliminde çok şey paylaşımını sağlasa da insanları yalnızlaştıran bir tehlike içermektedir. Bu nedenle derneklerin duygunun, insan sıcaklığının, yüz yüze paylaşımın en önemli ortamlarıdır, bu misyonunu da sürdürmelidir. Dernekler, insanların mutlu oldukları, yaşam kalitelerini artıran sosyalleşme ortamlarıdır. Fotoğraf duygu ve iletişim işidir. Yüz yüze eğitimi gerektirir. Hobi için kısa süreli eğitimler yeterlidir. Bunu da dernekler verebilir.
Özgün fotograf atölyeleri fotograf derneklerinin çatısı altında oluşturulup desteklenmeli midir ?
Desteklenmelidir. Çünkü bilgi birikimi ihtisaslaşmayı getirir.
Bu da kişi ve ülke yararına önemli projelerin gerçekleşmesinin sağlam alt yapısını oluşturur.
Ya da fotograf ustaları kendi atölyelerini kendilerine ait mekanlarda mı oluşturmalıdır?
Fotoğraf ustalarımız da mutlaka kendi mekânlarında çalışmalar sürdürmelidir. Dernekle işbirliği hem kendilerine hem de çalışmayı birlikte yürüttüğü kişilere katkı sağlayacağı gibi yasal birtakım kapıların açılmasını sağlar. Sivil toplum örgütleri toplumun akciğer bronşları gibidir ne kadar çok oksijen alırsa toplum o kadar sağlıklı ve mutlu gelişir.
Çağdaş bir yaşamda/dünyada fotoğraf derneklerinin yeri nerededir?
Dünya fotoğraf derneklerinin ve federasyonlarının yaklaşık 150 yıllık geçmişleri var bu da ciddi bir birikim demektir. İnsanlarını mutlu ettikleri gibi yaşam kalitelerini artırıyor, toplumlarının kültür ve sanat yaşamlarına önemli katkılar sağlıyorlar. Ülkelerinin ve kültürlerinin tanıtımında önemli lokomotif görevi yapmaktadır. Bizde fotoğraf derneklerinin 70 yıllık geçmişi olmasına rağmen federasyonumuzun 3 yıllık geçmişi var. Dünyada ilişkiler dernek bazında olabildiği gibi daha çok federasyon düzeyinde gerçekleşiyor. Derneklerimiz ne kadar dinamik yapıda olursa federasyonumuz da o kadar güçlü ve etkili olur. Dünyada bireysel başarılarımızın yanında dernek başarılarımız da var ve bu hızla artırılmalıdır. Federasyonumuz ilk uluslararası fotoğrafçılar buluşmasını 4 – 12 Mayıs 2008’de Ölüdeniz’de gerçekleştirecek. Yurtdışından da alışverişimiz arttıkça çağdaş gelişmemiz artacaktır.
Sami TÜRKAY