Panele Katılanlar

Ahmet Bozkurt

Ali Rıza Akalın

Arzu Filiz Güngör

Baybars Sağlamtimur

Behiç Günalan

Berrin Cerrahoğlu

Beyhan Özdemir

Celal Kılıç

Ceyda Taşdelen

Enver Şengül

Erden Cantürk

Fikret Özkaplan

Gökhan Demirer

Gülcan Acar

Gülser Günaydın

Gültekin Çizgen

H.İbrahim Tutak

Haluk Uygur

İbrahim Göğer

İdris Aydın

İsa Özdemir

Mehmet Oğuz

Mine Hoşgün Soylu

Muzaffer Sütlüoğlu

Ömer Yağlıdere

Özcan Yurdalan

Reha Bilir

Sami Türkay

Serpil Yıldız

Şule Tüzül

Tanju Akdeniz

Tuğrul Çakar

Tülay Çellek

Yalçın Cidamlı

 

Fotoritim e-Fotoğraf Dergisi

 

 

Ana Sayfa > Fotoğraf Dernekleri > Ceyda Taşdelen : "Fotoğraf Dernekleri" e-Panel
Ceyda Taşdelen : "Fotoğraf Dernekleri" e-Panel

 

Fotoğraf derneklerinin tüzükleri gözden geçirildiğinde, aşağı yukarı şu birkaç noktada birleşmiş görünmektedirler:

 

  • Fotoğraf sanatının yaygınlaşmasına katkıda bulunmak,
  • Fotoğraf sanatının öğrenilmesini, yaygınlaşmasını ve gelişmesini sağlamak,
  • Türk fotoğraf sanatının ve sanatçılarının yurt içi ve dışında tanınmasını sağlamak,
  • Kültür ve sanat ortamı oluşturmak. 

Bu ana amaçlar doğrultusunda da seminer, fotoğraf sergi ve gösterileri düzenlemekte; çeşitli yayın organlarıyla, üyelerini gelişmelerden ve kurum içi çalışmalardan haberdar etmekte, fotoğraf yayınlarının yer aldığı kütüphaneler oluşturmakta, üyelerinin fotoğraf projelerine destek vermekte, çeşitli fotoğraf yarışmaları düzenlemekte ve daha uzun süreli aralıklarla sempozyum gibi etkinliklerle, daha geniş kitlelere hitap etmektedirler. Tüm bu çalışmalar, büyük özveri ve amatör bir ruhla, içtenlikle yapılmakta; zor şartlar altında küçük görülmemesi gereken başarılara imza atılmaktadır. Derneklerde tüm işler, gönüllülük esasına göre yürütülmekte ve üyelerin pek çoğu, büyük bir özveri göstererek katkı sunmaktadırlar. Bu doğrultuda derneklerin, Türk fotoğraf sanatına katkıları yadsınamaz.

 

Günümüzde üniversiteler, akademik eğitimden geçen fotoğraf profesyonelleri yetiştirmektedirler; derneklerse daha çok fotoğraf amatörlerine hizmet ederler. Elbette derneklerden fotoğraf sanatçıları da çıkmakta ya da derneklerden aldığı eğitimle kendini geliştirmeyi beceren kişiler, profesyonel olarak fotoğrafçılık da yapmaktadırlar; ama üniversitelere herkes elini kolunu sallayarak giremezken, derneklerin kapısı bu alana ilgi duyan az ya da çok fotoğraf öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu nedenle dernekler, fotoğraf sanatının yaygınlaşması amacına, üniversitelerden daha fazla hizmet etmektedirler ve tam da bu nedenle derneklerdeki bu eğitimler devam etmelidir. Ancak, günün şartlarına ve teknolojik gelişmelere göre eğitimin de adapte edilmesi ve kendini sürekli yenileyerek, dinamik bir kadroyla ve mutlaka genç beyinleri de kadrolarına katarak eğitim seminerlerini sürdürmelidirler. Ayrıca, üniversitelerde fotoğraf eğitimi alan kişilerin de üniversiteler tarafından derneklere yönlendirilmesi oldukça faydalı bir işbirliği sağlayacaktır. Bu sayede hem öğrencilere birer staj imkânı sunulmuş hem de üniversite eğitiminden dernekler de faydalanmış olur.

 

Günümüz koşulları ve gereklilikleri noktasında bakıldığında ve geçmişle bugün karşılaştırıldığında eksiklikler, yetersizlikler, günün şartlarına ayak uyduramamanın getirdiği sancılar, tüm derneklerde kendini göstermeye başlamıştır. Bu da gerek fotoğraf derneklerinin sivil toplum örgütü olarak ilgi görmemelerine, gerekse insanların dernek etkinliklerine katılımında isteksiz olmasına neden olmaktadır.

 

Günümüzde fotoğraf derneklerinin en büyük sıkıntılarından birisi, Türkiye’deki pek çok sivil toplum örgütlerinde olduğu gibi, kendi içlerine kapalı yapılarını aşmayı başaramamış olmalarıdır. Sanat derneklerinin amacı, üzerine çalışma yaptığı sanatı geliştirmek ve öğretmek olduğu kadar, sanatçı duyarlılığına sahip bireyler yetiştirmek de olmalıdır. Bu da temel sanat eğitiminden, eğitim veren kişilerin sanat bilgisine ve duyarlılığına sahip kişilerden meydana geliyor olmasından geçmektedir. Dernekler, verdikleri eğitimleri birer kurs kıvamında vermeyi sürdürdükleri sürece, birer ticarethane olmanın ya da en azından ticarethane imajı yaratmanın ötesine de geçememektedirler.

 

Günümüzde, derneklerin, üzerlerine yapışmış olan sosyal buluşma ortamı imajını yıkarak, günün gelişmelerini de göz önünde bulundurup, tüm ülke ve dünyadaki derneklerle işbirliği içerisinde bir yapılanmayı becerebilmeleri gerekmektedir. Bu noktada federasyon yapılanmasına büyük iş düşmektedir. Federasyon, sadece ülke içindeki dernekleri çatısı altına toplamakla yetinmemeli, dünya çapında iş yapacak bir güce sahip olduğunu, bu gücü doğru projeler üretip kullanarak kanıtlamalıdır. Türk fotoğrafçılarının dünya çapında tanınması ve tanıtılması için derneklerle koordineli projelere imza atarak, marka isimler çıkarabilmelidir. Elinin altındaki insan gücünü doğru kullanmak, imkânsızı mümkün kılmak için yeterlidir.

Bundan sonrası için fotoğraf derneklerinin hedefleri neler olmalı sorusuna ütopik öneriler…

 

(Aşağıda yazdıklarımı; şu anki dernek yapılanmaları, amaçları, beklentileri, çalışma disiplinleri açısından değerlendirdiğimde, maalesef ütopik olarak görsem de bir açılım olabileceği düşüncesiyle yazıyorum…)

 

Dernekler günümüzde, iç işleyişlerini karmaşıklaştırdıkça ilgi odağı olmaktan uzaklaşmakta, kendileri de profesyonel niteliklerini yitirmektedirler. Aynı dernek içerisinde kısa film ve belgesel atölyesi - seminerleri, fotoğraf seminerleri, karanlık oda eğitimleri, atölyeler, vs. bulunması; bir bakıma üyeler için fırsat gibi gözükse de günümüz koşullarında insanların katılımını arttırmak için bir alanda profesyonelleşmeye gitmenin gerekli olduğunu düşünmekteyim.

 

Örneğin;

 

İFSAK, fotoğraf sergileri üzerine uzmanlaşmalı. Temel fotoğraf eğitimleri yerine, fotoğraf ustalarını eğitmen kadrosuna katarak, fotoğraf seçim dersleri düzenlemeli ve sergi küratörleri yetiştirmeli; üyelerini ülke içinde ve dışında yapılacak sergiler için çalışmaya yönlendirmeli; bu konular için sponsorluklar bulma amacıyla hareket etmeli. İFSAK amblemini gören herkesin, o salonda ülkenin en iyi sergilerinin bulunduğunu düşündürecek kadar marka hâline gelmeli.

 

AFSAD, eğitim üzerine yoğunlaşmalı. Temel eğitimlerden geçen üyelerinden arzu edenlere staj olanakları ve yurt dışında fotoğraf çekimlerine katılma fırsatları sunan bir yapıya bürünmeli. Eğitmen kadrosunu kendi üyeleri içerisinden oluşturarak, bu konuda profesyonelleşmeleri için yurt içi ve dışında eğitimlere katılmalarını sağlamalı, staj imkânları sunmalı. Amatör ve profesyonel tüm fotoğraf meraklılarının, AFSAD’dan eğitim aldığında iş imkânlarının artacağına ya da fotoğraf alanında kabul göreceklerine inanacakları kadar bu alanda marka olmalı. 

 

FSK, toplumsal konulara duyarlı bir eksen üzerine oturmalı. Sokak sergileri düzenlemeli, toplumsal etkinliklere tüm üyelerinin katılımını sağlamalı; sanatçının topluma katkısını sunduğu yer olarak, kendi çizgisini ortaya koymalı.

 

ANFAD, fotoğraf sanatı üzerine kitaplar, albümler üreten yapısıyla, fotoğraf editör ve yazarları yetiştirmeli.

 

GAFSAD,  her yıl için bir konsept oluşturarak tüm çalışmalarını bu konu üzerinden yürütmeli. Örneğin bir yılı çevre yılı ilan etmeli ve tüm sergi, sempozyum, gösteri, yayın için bu tema üzerinde çalışmalar yürütmeli ve bu doğrultuda sponsorlar bulmalı.

 

Vs…

 

Ceyda TAŞDELEN 

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Onay Kodu

e-Panel Tüm Hakları Saklıdır © All Rights Reserved
www.fotoritim.com Sitesinde Bulunan Yazılı ve Görsel Eserlerin Bütün Hakları ve Sorumluluğu Eser Sahiplerine Aittir. Eserlerin İzinsiz Olarak Kısmen veya Tamamen Kopyalanması ve Kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına Göre Suçtur.
All Images and Text Published in www.fotoritim.com are Copyright © Protected by The Author, All Rights Reserved. Use By Author Permission Only.