Fotoritim e-Fotoğraf Dergisi
Fotoğraf yarışmalarını olumlu bulan, destekleyen ve elden geldiğince de katılmaya çalışan birisiyim. Sadece fotoğraf değil tüm uğraşılar için motive edici etkenler olmadı mı o uğraşı bir yerde biter ve tükenir. En azından insanı üretime iten heyecan kaybolur. Fotoğraf yarışmalarının, sergiler, gösteriler ve yayınlar kadar fotoğrafçıyı motive eden bir etken olduğuna inanıyorum.
Şu uyarıyı da yapmamda yarar var, asla yarışmalar bir fotoğrafçı için amaç olmamalı.
Yarışmalar fotoğrafçıları motive ettikçe üretim artar. Üretimin artması da kalitenin artmasındaki etkenlerden biridir.
Yarışmalardaki kalite Türkiye Fotoğraf Federasyonu sayesinde gittikçe artmakta ve uluslararası standartlara yaklaşmaktadır. Federasyon desteği alan tüm yarışmalar şartnamesinden tutun jüri toplantısı anına kadar tam bir denetim altındadır. Bu da kaliteyi beraberinde getirmektedir.
Dijital fotoğrafçılık geliştikçe ve internet hayatımızın içine bu kadar girdikçe on-line yarışmaların sayısında gittikçe artışlar gözlenecektir. Ben kişisel olarak on-line yarışmalara karşı olmamakla birlikte, diğer yarışmalar kadar oturaklı ve amaca yönelik bulmuyorum. Gelecekte bu anlamdaki sorunlar da çözülecektir.
Yukarıda da belirttiğim gibi TFSF onaylı yarışmalar, federasyonun bu amaçla kurulan birimlerince çok ciddi bir şekilde takip ediliyor. Federasyon yıllardan beridir yarışmalarla ilgili standartları oturtmaya çalışıyor. Federasyonun yarışmalar sorumlusu Serdar Akyay, bu işi çok ciddiye alan, tüm detaylarla çok yakından ilgilenen ve yarışmanın standarda uygun yapılabilmesi için sonuna kadar takip eden bir arkadaşımız. Ama şunu belirtmeliyim ki, federasyon kadar yarışmayı düzenleyen kurumun yaklaşımı da bir o kadar önemlidir.
Jüri profilini maalesef standartların dışına çıkaramadık. Federasyonda çok geniş bir jüri listesi olmasına rağmen maalesef önemli yarışmaların jürileri belli isimlerin dışına çıkmıyor. Fotoğrafçılıkta tarzlar ve akımlar çok önemli ve değerlendirmelerde bu tarzların etkisi tartışılmaz. O nedenle yarışma jürilerini bilinen kişilerin dışına çıkarmalı ve geniş bir yelpazeye yaymalıyız. Bir de artık bu alanda akademisyenlerimiz çoğaldı. Bence jüri üyelerinden en az birinin akademisyen olması şartı konulmalıdır.
Proje yarışmalarına daha önem verilmelidir. Çünkü dijital fotoğrafçılığın gelişmesi ile her geçen gün kalitesi artan fotoğrafı önemli projelere yöneltmemiz gerekir. Bence artık yarışmaları tek fotoğrafın hegemonyasından kurtarmalıyız. Değerlendirmeler en az 3 fotoğraflık serileri kapsamalı.
Her olayın artıları kadar eksileri de vardır. Özellikle ticari kuruluşların yaptığı yarışmalara katılan fotoğrafların, yine ticari reklam ve yayınlarda kullanılması ciddi bir sömürü durumu ortaya çıkarıyor. Bu konuda federasyon daha ciddi tedbirler almalı. Fotoğrafın ticari anlamda kullanılması halinde ödül dışında ayrı bir telif şartı koymalıdır.
Fotoğraf yarışması yapan fotoğraf dernekleri ve kurumların sayısı son derece az. Bunlar da bence yetersiz. Vakıf ve belediyelerin düzenlediği yarışmalarda federasyonun denetimi altındaysa sorun yok.
Belediyelerin ve özel şirketlerin yarışmalarına bakışı konusuna tek tip cevap vermek zor. Belediyeden belediyeye değişiklik gösterir. Bence bu durum kurumsal anlayıştan çok bu yarışmaları takip eden kişilerin bilinç düzeyi ve sorumluluğu ile ilgilidir.
Başta söylediğim gibi, yarışmalar fotoğrafçı için bir amaç olmamalıdır. Çevremde bu kavrama uyan fotoğrafçı arkadaşım olmadı ama başka kişilerden böylelerinin varlığını ve sadece yarışmalar için fotoğraf çektiklerini duyuyorum. Yarışma Fotoğrafçılığı terimini bile yanlış ve gereksiz buluyorum.
Uluslararası yarışmalara Türkiye’de dil bilen çok az fotoğrafçı katılıyor. Çünkü duyurular ve şartnameler İngilizce. Dil bilme oranımız az olduğu için uluslararası yarışmalara da katılımımız az oluyor. Federasyon, sitesinde uluslararası yarışmalarının şartnamesinin çevirisini yaptırarak yayınlamalıdır. Bu yapıldığı takdirde yarışmalara katılım artacaktır. Ben Türk fotoğrafçılarının uluslar arası yarışmalarda oldukça başarılı olacağına inanıyorum.
Enver ŞENGÜL